Ölmeden Önce Ölünüz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.495
Gösterim
Adı:
Ölmeden Önce Ölünüz
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757200932
Çeviri:
Elif Ara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okyanus Yayıncılık
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.
195 syf.
Olduğundan değişik bi inceleme yapmak istedim

Kitapta güzel hikaye ve hayatı sevdiren örneklerler nasihatler söylemler barındırıyor.Sohbet havasında tek oturuşta bitirebileceginiz bir kitap. Her kitap okunmalidir bu kitabıda okuyun tavsiye ediyorum.Mantigim kabul etmediği için bir deney gözlem yapmak istedim :) sevgili oshoya birkaç şey söylemek istiyorum.

(kitap ta konular sorulan sorularla açılıyor bende öyle yapayım :)) -röportaj seklinde-
Ve her seferinde sevgili osho diye hitap ediliyor bende öyle yapayim:) osho soru sorayim hayatta geri dondugunde cevap yazacaktir. kimse onun yerine cevap yazmasin lütfen :) )

Burası
SEVGİLİ OSHO ya
bu sizin okuduğum ikinci kitabiniz digeri İnsan Kendinin Aynasıdır kitabiydi. Ona inceleme yazmadım. Özlü sözlerden oluşuyor hangi sözü ne için söylediğinizi kestiremedim.(neyse) Kafamdaki soru şu tabi mistik hocasısiniz işinizi yapıyorsunuz. Herseyi meditasyona nasıl bağliyorsunuz. Misal "
Çünkü Meditasyonda hiçbir şey ters gitmez.Meditasyon olmadan ise herşey zaten ters gidiyordur.Meditasyon olmadan hiçbir şey yolunda gidemez. Diyorsunuz
Aynı şekilde meditasyondan korkmadığınız zaman ölümden de korkmazsınız.Meditasyon sizi ölüme hazırlar.Meditasyon bir iş değildir.
Meditasyon saf mutluluktur.
Meditasyon zorlu, eziyet veren, insanı dünyevi zevklerden soyutlanmaya zorlayan bir ibadet biçimi değil aksine oldukça keyifli, müzik dolu, şiirsel ve gitgide daha çok saf bir neşeye dönüşen bir yöntemdir.
Meditasyon meditasyon meditasyon ....
Uff sıkıcı değil mi ulan yapacak o kadar iş var gözlerimi kapatıp öylece bekleyecem.

Şimdi asıl mevzuya geleyim.sizin inancinizda reenkarnasyon var.
"Ölüm yalnızca bedeninizi ve zihninizi alacak, sizi değil.Siz ebedi yaşama aitsiniz.""ölüm anında, ölüm gerçekleşmeden hemen önce, iki beden artık birbiriyle özdeşleşmemeye başlar. Artık ikisi ayrı yola gidecek, tensel beden fiziksel elementlere karışırken, tinsel beden yeni bir doğuma, yeni bir şekle, yeni bir rahme doğru kutsal bir yolculuğa çıkacaktır."
Yaşam her zaman sürmüştür ve her zaman da sürecektir.Varoluş süreklidir. "Diyorsunuz bati ise tam aksini idea ediyor . Bilinç altlarında biricik yasam sanslari var. Bu yüzden zaman için pek uğraş içerisinde değerli kullanma bir eğilimde değilsiniz . Batı aksine "Charles Darwin dediği gibi hayatin bir dakikasını boşa harcamaya cüret eden hayatın değerini anlamamıştir. diyor.Hatta onlar reenkarnasyonu geçtim cennet cehennmem vs bizim inancıninda dışında yok olma bilinciyle yasiyorlar yada bilinc altlarında bunu barindiriyorlar.bu inanç yasam şekillerini bicimlendiriyor. Haberin olsun millet berduş gibi ortalıkta gezerse sorumlusu sensin (aynı sekilde "bilinc"kavramı icin doğu gönül batı akılda diyor. biz yol ustundeki guzergahtayiz:) osho burasi seninle alakası yok ). Bide Hz Muhammed(sav) Hz musa(as) Hz isa(as) ' nin reenkarnasyondan haberdar olduğunu ve bu sefer bilerek insalara söylemediğini yaşamlarını daha faydalı gecirsinler diye farklı bir yöntem kullandığını ideaa ediyorsunuz, hatta İncil'de doğrudan olmasa da bunu işaret eden bir çok ipucu vardır. Birkaç gün önce İsa'dan şöyle bir alıntı İsa'dan şöyle bir alıntı yapmıştım: "Ben İbrahim'den çok önce vardım." Ve İsa der ki, "Geri geleceğim".Böyle bir tespitte bulunmussunuz(hayret) siz niye insanların hayatı biricik yaşamalarını sağlamıyor da soyluyorsunuz gene dünyaya geri geleceksiniz diye niye niye niye :) siz daha mı ileri goruslusunuz. Ölünün arkasindan konuşmak iyi değil derler . Şimdilik aklıma bunlar geldi. Doğduğunda ara beni bul numaram 05... :))
195 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Size dindar olma ilhamını veren şey yaşam değil, ölümdür."
"Gerçek din size ibadet etmeyi öğretmez, gerçek din kendi ölümsüzlüğünüzü, içinizdeki Tanrıyı keşfetmeyi öğretir." Bunları ve bunlar gibi pek çok insanın iliğine işleyen şeyleri söylüyor Osho.
Baştan nedir, kimdir falan derken sonra nasıl yani? diyorsunuz (dedim). Hakikati anlatmak yada Hakikat'ten parçaları anlatmak hindistanda doğmuş herhangi bir dine mensup olmadığını beyan eden birisine de nasip olmuş.
Eğer tasavvuf nedir, din nedir, kimim, nereye gidiyorum, yaradılış nedir, ben bu oyunun neresindeyim gibi açlık çektiren sorularınız varsa, bu kitap ve Osho nun diğer kitapları hedefi göstermek açısından değil yolu anlatmak babında fazlasıyla yardımcı olacaktır. Ben Kapıyım(Osho) kitabında şöyle birşey okumuştum; hangi kitabı okursan oku, bir şekilde bildiğinden fazlasını öğrenemezsin, kendinden öteye geçemezsin.

Şunu anlattı bana hem bu kitabında hem diğerlerinde; zaten biliyor olduğumuz birşeyi fakat unuttuğumuz o şeyi, aşkla yaşamayı.
195 syf.
·13 günde·6/10
Okuduğum ilk osho kitabı. Başlarda son derece ilgi çekici ve sürükleyici bir şekilde okunurken ilerleyen sayfalarda ne söylesem mütevazı mi olayım kendimi mi öveyim karar verememiş. Bir taraftan okuyucuya ego yu öldürmesini tavsiye ederken kendisi pek başaramamış gibi geldi bana. Kaldı ki ölmeden önce ölünüz sözü mesnevide oldukça sık geçer. Mevlana'yı Yunus Emre'yi okuduktan sonra Osho çok basit kaldı. Tabi bu benim görüşüm okuyup çok beğenen olabilir saygı duyarım.
195 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ilk Osho kitabı ve çok ilginç. Osho yaşamı boyunca tek bir kitap bile yazmamış aslında yaptığı konuşmalar derlenerek kitaplaştırılmış. Kitapta ölümün bir son değil yepyeni bir başlangıç olması ilgi çekici ve keyifli hikayelerle desteklenerek anlatılmış. Pek çok açıdan İslam tasavvufuyla örtüşen bir eser ancak İslamiyetten tamamen ayrı yönleri de var reenkarnasyon gibi ... Okunulası, ilginç bir kitap.
Bu kitapla tanışmam; Beypazarı'nda girdiğim müzedeki danışmanın okuduğunu farketmemle başladı. Arka kapağını okumamla bende uyandırdığı haz aynen böyleydi: "Hayatı dolu dolu yaşayamadığımız yetmiyormuş gibi bir de korkularımız ve başetmeye çalıştığımız hayat mücadelemiz var "demekteydim. Hala aynı şeyi düşünüyorum. Hayat kısa kuşlar uçuyor. Hayat gayeniz uğruna mücadeleye devam !
195 syf.
·8/10
Ölümden korkanlar için,yaşamı daha sade görmelerini sağlayacak ve size bir şeyler katacak okunması gereken eser Osho abimizden. Sevgili Osho biraz kendini övmüş,batıyı haklı olarak gömmüş,biraz da fazla tekrara düşmüş evet ama ortaya güzellik çıkarmış. İmkanı olan hemen edinsin.
195 syf.
·4/10
Bir teker durdurulmayı bekleyen ve sonrasında saf bilinç olmak genel olarak meditasyondan bahsedilen hint gurusu OSHO nun pek öneremiyeceğim bir kitabı
195 syf.
Kitap, Osho'ya sorulan ve genel itibariyle konusu ölüm ve meditasyon olan soruların cevaplanmasından oluşuyor. Her biri ayrı sorular ve farklı zamanda verilen cevaplar olmasından dolayı da çok fazla tekrar var. Ezberlediğim cümleler oldu diyebilirim. Cümlelerin yanında görüş tekrarı da çok baskındı. Yani 'ölüm bir son değil, yeni hayata başlangıçtır, ölüm bir kutlamadır' görüşü kitapta dönüp dolaşıp denk geldiğiniz konu oluyor. Ölüm korkusu üzerine durup, aslında ölümün korkulması değil, kutlanması gereken en kutsal şey olduğunu, ölümden sonra yeni bir hayatın olduğunu yani reenkarnasyonun var olduğunu savunuyor Osho ama bu reenkarnasyon için ikna edici bir şey bulamadım ben.
Ölüme çok fazla kafa yoran biri olarak kendi görüşlerimle her ne kadar uyuşmasa da bana zıt görüş olarak oldukça çok şey kattı. Okunmaya değer bir kitap. Özellikle de ölüm korkusu olanlar okuyabilirler. :)
195 syf.
·21 günde
Soru cevap şeklinde oluşturulmuş, ölümün bir son değil bir başlangıç olduğunu hatırlatan bir kitap. İnsanın ölüm korkusunun, aslında bir 'yok olma' korkusuna dayandığını, fakat insanı tensel ve tinsel (beden ve ruh) olarak ikileştirip sadece bedenden bir ayrılış olduğunu anlatıyor. Bu açıdan bakılınca bizim düşüncelerimizle uysa da aslında reenkarnasyondan bahsediyor. Benim açımdan çok olağanüstü bir kitap değil. Ama okunabilir..
195 syf.
·4 günde·2/10
Halamla yaptığımız bir sohbet üzerine bu kitabı almış ve bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. Kısmet bugüneymiş. Ölmeden Önce Ölünüz ne demek diye merak ederseniz söyleyeyim; Osho'nun kastettiği şey meditasyon yapmakmış. Ölümle meditasyonun hemen hemen aynı olduğunu söylüyor. Tarzım olmayan bir kitap, bu yüzden çok yorum yapamayacağım. Hatta bazı bölümleri bana son derece absürt geldi ( daha önceki yaşamları hatırlaması gibi). Neyse. Osho'nun Başka kitapları da var bende, belki onları severim.
195 syf.
·Beğendi·9/10
Batı zengindir fakat gergindir.Ölümün her an gelebileceğini zihinlerine kazımış hep bir yarış içerisinde hayatlarını sürdürmektedir.Ölümün, yaşamın bir parçası olduğunu kabul etmek istemezler. Bu durum gerginlik, keder ve endişeye yol açar. Tüm bu konforlar, lüksler, zenginlikler işte bu yüzden anlamsızdır. Doğu ise rahattır. Ölümün bir son değil başka bir yaşama açılan bir kapı olduğunun bilincindedir ve o kadar fakirlik ve yoksulluğun arasında ölümü hayatın bir parçası olarak kabul edip benimsemesi hayatı farklı algılamayı ve içsel zenginliğini ortaya çıkarmasını mümkün kılmış insanlığın bakış açısı ve yaşantısında devrim yapmıştır. İnançlar kağıttan yapılmış gemiler gibidir. Var oluş okyanusunu bu gemiyle geçemezsiniz. O yüzden içinizdeki tanrıyı keşfedin. Ölümün ulaşılabilecek en güzel ve temiz bir doruk olduğunu unutmayın.Yaşamın halen devam ettiği sadece şekil değiştirdiğini bilmek ve hayatını bu bilinci kendinde arayarak yavaşça geçirmek işte en büyük mutluluk budur. Doğarken ölmeye başlayan hayatımızda bilinçsiz bir şekilde bu düzene uymaktansa bilinçli bir şekilde farklı yaşama geçmek mutluluğun formülüdür.Ölüm korkusunu kaldırırsanız bütün korkuları kaldırırsınız...
195 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Biraz Osho'dan bahsederek incelememe başlamak istiyorum kalem erbapları:
Hindistan’ın Madhya Pɾadesh adlı eyaletinde dünyaya gelen Osho, biɾ öğɾeti insanıdıɾ. Çocukluk yıllaɾından itibaɾen felsefeye ve özellikle ‘ben’ duygusu üzeɾine yoğunlaşan Osho, başkalaɾının veɾdiği bilgiye ve öğɾetileɾe değil; kendi iςinden doğan bilgiye ve öğɾetiye itibaɾ etmek geɾektiği kanaati ile asi biɾ ɾuh sergiledi
Üniveɾsite öğɾenimini 21 yaşında tamamladıktan sonɾa, Jabalpu Üniveɾsitesi’nde felsefe deɾsleɾi veɾmeye başladı. Aynı dönemde Hindistan’da değişik bölgeleɾde felsefe üzeɾine konuşmalaɾ yaρtı. Hiçbiɾ geleneğe bağlı olmadığını söyleyeɾek, kendini geɾçek biɾ ‘vaɾoluşçu’ olaɾak ilan eden Osho, tutucu dini lideɾleɾe de kaɾşı cephe aldı. Benimsediği yolda kendini ciddi anlamda geliştiren, çok okuyan Osho; belirli bir dönemden sonra kendine dair gelişimini tamamladı ve edindiği deneyim ve bilgiyi konuşmalarla insanlara aktarmaya başladı. Her fırsatta meditasyonun önemine dikkat çeken Osho; 1960’lı yılların sonuna doğru, kendine has bir dinamik meditasyon tekniği oluşturdu. 1970’li yıllar Osho’nun ününün Hindistan dışına taşmaya başladığı yıllar oldu. 1974’te Hindistan’da kurduğu kendi grubuna (komün) batılı ülkelerden de çok fazla katılımlar olmaya başladı. Kendini hiçbir gelenekle ve dini öğreti ile ilişiklendirmeyen Osho kendisini, yeni bir din bilinçliliğin temsilcisi ve başlangıcı ilan etti.

Osho 1985 yılında göçmen yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı. 19 Ocak 1990 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümünün doğal bir ölüm olmadığı, Amerikalı hükümet ajanlarınca zehirlenmek suretiyle öldürüldüğü iddia edilmiştir.

Gelelim kitaba:

muhammedin bir hadisi olmakla birlikte batıni ilimlerin üstünde yürüdüğü yoldur.

fiziksel ölüm gerçekleşmeden önce ruhunuzdaki , zihninizdeki zayıflıklar, bencillikler ve egoları yok ederek ölünüz" anlamındadır. sancılı bir süreci temsil ettiği için "ölüm" kelimesi kullanılmıştır. ölmeden önce ölerek , yeniden doğmuş oluyorsunuz tüm aydınlık ve güzel taraflarınızla. - anlamına gelmektedir benim anladığım.
beklentileriniz az olursa, daha mutlu bir insan olmanız da mümkün olur" mottosunu benimsemiş kitap da denebilir.

Ayrıca;ölümün yaşamın karşıtı değil, madalyonun diğer yüzü olduğunu, aslında yaşanan her dakika ölüme yaklaşmakla her dakika ölündüğünü, ölümün yeni bir hayata doğmak olduğunu, bu nedenle ölen kişinin sadece bedeninin yok olduğunu ve bilincinin yer değiştirdiğini, kutlanması gereken bir yeniden diriliş olduğunu anlatır da diyebilirim size.
Küçük Joey annesinin evden ona seslendiğini duyduğunda bir ağacın altında oturuyordu, "Joey ne
yapıyorsun?"
"Hiçbir şey, anne" diye yanıt verdi.
"Yo, gerçekten Joey, ne yapıyorsun?"
"Hiçbir şey dedim ya."
"Bana yalan söyleme! Ne yapıyorsun söyle çabuk!"
Bu noktada Joey, derince iç çekip yerden küçük bir taş aldı ve biraz uzağa fırlatarak annesine,
"Taş atıyorum" diye seslendi.
"Ben de bunu yaptığını sanıyordum zaten! Şimdi hemen buna bir son ver!"
"Tanrım" diye kendi kendine söylendi Joey, "bugünlerde kimse hiçbir şey yapmamana izin vermiyor."
Ölmeden yaklaşık on saat önce bana şöyle dedi: "Sen haklıydın, ertelemek doğru değil. Şimdi
kafamdaki tüm sorularla birlikte ölüyorum. Unutma, bütün tavsiyelerim yanlıştı. Sen haklısın, hiçbir şeyi erteleme. Kafanda bir soru belirdiği zaman, yanıtını en kısa zamanda bulmaya çalış."
"Kesinlikle özel ve mahrem olan iki deneyim vardır: ölüm ve rüya görmek. Kimse benim
yerime ölemez ve kimse benim yerime rüya göremez."
Kesinlikle özel ve mahrem olan iki deneyim vardır: ölüm ve rüya görmek. Kimse benim yerime ölemez ve kimse benim yerime rüya göremez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölmeden Önce Ölünüz
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757200932
Çeviri:
Elif Ara
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okyanus Yayıncılık
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.

Kitabı okuyanlar 94 okur

  • Esma Koçer
  • Ceylin SARIGÜL
  • Elif deniz
  • Furkan Güreci
  • Gokooo
  • Özlem zorlu
  • Gülşah Mutlu
  • Havva Hande Günoğlu
  • Mutlu Gözler :)
  • Özge Nur Karaca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.3
25-34 Yaş
%43.8
35-44 Yaş
%37.5
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.8
Erkek
%52.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.9 (7)
9
%23.1 (6)
8
%26.9 (7)
7
%7.7 (2)
6
%3.8 (1)
5
%3.8 (1)
4
%3.8 (1)
3
%0
2
%3.8 (1)
1
%0