1000Kitap Logosu
Paradise Lost
Paradise Lost
Paradise Lost

Paradise Lost

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
169 Kişi
426
Okunma
165
Beğeni
16,4bin
Gösterim
384 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 10 sa. 53 dk.
Basım
English · Türkiye · Oxford University Press · 15 Eylül 2005 · 9780192806192
Diğer baskılar
Paradise Lost is the great epic poem of the English language, a tale of immense drama and excitement, of rebellion and treachery, of innocence pitted against corruption, in which God and Satan fight a bitter battle for control of mankind's destiny. The struggle ranges across heaven, hell, and earth, as Satan and his band of rebel angels conspire against God. At the center of the conflict are Adam and Eve, motivated by all too human temptations, but whose ultimate downfall is unyielding love. This marvelous edition boasts an introduction by one of Milton's most famous modern admirers, the best-selling novelist Philip Pullman. Indeed, Pullman not only provides a general introduction, but also introduces each of the twelve books of the poem. In these commentaries, Pullman illuminates the power of the poem and its achievement as a story, suggests how we should read it today, and describes its influence on him and his acclaimed trilogy His Dark Materials, which takes its title from a line in the poem. His observations offer a tribute that is both personal and insightful, and his enthusiasm for Milton's language, skill, and supreme gifts as a storyteller is infectious. He encourages readers above all to experience the poem for themselves, and surrender to its enchantment. Pullman's tremendous admiration and passion for Paradise Lost will attract a whole new generation of readers to this classic of English literature. An ideal gift, the book is beautifully produced, printed in two colors throughout, illustrated with the twelve engravings from the first illustrated edition published in 1688, with ribbon marker.
5 mağazanın 22 ürününün ortalama fiyatı: ₺28,15
8.4
10 üzerinden
169 Puan · 33 İnceleme
Elif Tiryaki
Kayıp Cennet'i inceledi.
240 syf.
·
Beğendi
·
5/10 puan
Milton ve şeytanının benzerliği
Her sene bu çeviriden haberi olabilen şanslı ingiliz dili ve edebiyatı öğrencilerinin "Milton ve Dönemi" dersi için kapış kapış aradığı bir kitaptır. Raflarda bir adedine rastlarsanız piyangodur. Bu anlamda Pegasus yayınlarına ülkemiz diline yapılmış tek çevirisi için bir takdir gerekmektedir. Sanırım bu kitap olmasaydı bu dersten geçemezdim. Gerçi en çok araştırıp, en çok sevip en çok korktuğum ve bir kerede geçtiğim bir ders oldu ama tamamen Milton'un eserinin dipsiz bir kuyu olduğunu görmek ve nasıl başa çıkılacağını bilememek korkusundan çalışmayı abartmıştım. Ilk kez kitaba bakıyorsanız bunun Kayıp Cennet şiirinin sadece bir cildinin çevirisi olduğunu zanneceksinizdir lakin içerisinde Paradise Lost'un on iki cildi birden yani şiirin hepsi tek kitapta toplanıp çevrilmiştir. Shakespeare'le birlikte ingilizceye ve de dünyaya en çok kelime kazandıran John Milton'un bu zorlu epik şiiri konu itibariyle aşina olduğumuz bir mevzu içerir. Bu kitabın konusu için spoiler çok önemli değildir çünkü önemli olan şiirin seslenişini bizzat okumaktır. Hatta bizim dilimizin ve kültürümüzün dışında bir şiiri anlamaya çalışıyorsanız önceden konu dahil tarih, coğrafya ve hatta pek çok şeyi önceden bilmelisiniz ki mecazi derinlikleri de fark edesiniz. Kuran-ı Kerim, Tevrat, Incil okurken de konuyu biliriz ama önemli olan seslenişin inceliğinin farkına varıp gerçek mesaja o şekilde erişmektir: ( yine de bu satırdan sonra spoiler sayabilecekler için bu da uyarım olsun. ) Adem ve Havva'nın ilk günahı, şeytanın cenetten düşüşünün sonrasında cehennemdeki krallığının kuruluşu, mağrur ve gururlu savaşının şiirsel bir dille anlatılan mücadelesi, bizi o dönemin önce bilimsel gelişmelerine yani Copernicus'un güneş merkezli evren sistemini bulmasıyla eski sistem olan evren merkezli bakış açısını değiştirmeye başlayan avrupa'nın ve ingiltere'nin aydınlanma çağına geçişinin dönemine ve 17.yy ingilteresinin siyasi evreninde bir yolculuğa çıkarır. Şiirde şeytanın kurduğu Pandemonium isimli cehennemindeki krallığı içinde monarşik düzene (ki bu tanrının sistemidir), karşı çıkar gibi isyankar ruhlu olmasının yanında şeytanın cehenneminde birtakım yandaşlarıyla oylamalar yaparak demokratik davranması, Milton'un da yapıtındaki şeytan gibi real hayatında bir parlemento yanlısı olması nedeniyle de ingilterenin restorasyon döneminin derin siyasi eleştirisiyle birlikte içerisinde aslında dinden daha önce bambaşka çok şey bulduğumuz bir eserdir. Kimine göre şeytan fazla yüceltilmiştir çünkü Milton tanrıtanımazdır, ruhunu şeytana falan satmıştır bu sebeple yapıttaki tanrı da Ademle Havva'ya bile dünyaya düştükleri andan itibaren fazla kayıtsızken ortada da ciddi pek sözü yoktur. ( Bunu bile çağın bilim ve inanç sisteminin değişimine yorumlarız. Dünya merkezli sistemdeyken tanrının tahtından evrenin ortasında kalan dünyadaki Ademle Havva'yı direk gözlemleyebilmesi ve direk onlarla diyaloğu, yasak ağaç için uyarısı ve ilk insanlığa doğrudan müdehalesi söz konusuydu ama güneş sistemine geçildiginde ise araya güneşin girmesiyle tanrıyla da iletişimi bir kaybediş yaşandı. Insanın seçimlerinde ve sonuçlarında yalnız kalışı ki, bu bi nevi ilahi yöne bakmaktan ziyade kendine dönüp özgürlükle kendini keşfe başlamaktır ve insanı merkeze alıp humanistik kavşağına evrilme süreçleri söz konusu. Tanrı yerine şeytan başroldedir. Milton hayatının ikinci evresinde çok okumak ve yazmak nedeniyle kör olur ve zindanda şiiri başkalarına sözlü olarak anlatarak kaleme aldırarak tamamlar. Tıpkı şeytanın kör kalması gibi Milton da aydınlanma çağında karanlıkta kalmıştır. Bu eser için benzer spekülasyonlar sürekli konuşulur çünkü kendisi aslında karmaşık bir kimsedir. Çağına karşı söz açısından da devrimci özellik taşır. Restorasyon döneminde tüm tiyatroların banlanıp edebi eserlerin yasaklanıp edebi verimliliğin ne kadar azaldığına bakarsak Milton harici bu devirden sağ çıkabilmiş önemli bir baş yapıt yoktur. Çünkü Milton insanları yöneten gücün dilin kuvveti olduğunun farkında ve yüce söylemlere en yakın olan şiirsel epikle mana ve manevi alanı genişleten biçimi seçmiştir. Bu kitapla akademik anlamda haşır neşir olanlar, 12 kitabı da su gibi bilmesi istenen, birtürlü mezun etmeyen en zorlu Milton dersleriyle meşhur olan Yale üniversitesinin youtubetaki dersleriyle ayrıntılı şekilde çalışabilirler. Kutsal kitabın özellikle "Tekvin ve Genesis, Yaradılış" bölümleri ile birlikte. Adem ve Havva'nın yaradılırken adeta bir labratuvar atmosferi olan Aden bahçesi nerededir, bilgi ağacından koparılan yasak elmayla düşülen diğer cennetse nerededir, evrenin karanlık kaostan yaratılma süreci kutsal kitaplara göre ve bir edebiyat şiirinin hayal ürünleri de barındıran evren mimarisiyle kozmoloji çalışılıp özellikle hristiyan ve mitolojik tradisyonlardan bilgi edinerek okunmalıdır. Paradise lost ve evren modelleriyle ile ilgili çizimler için googledan yardım alınılabilinir. Son olarak din, siyaset ve bilim dışında eser feministik okuma yapıldığında da farklı mesajlar içerir: Havvanın, yılan kılığına girmiş olan şeytanın sözlerine kanıpta daha bilgili olma arzusuyla yediği meyva; zeka ve basiretini açmamış onu şeytanın vaadindeki gibi en bilinmeyeni bilen, en yüce, bilgili kişi yapmamıştır bilakis ilk günah meyvasının sebebi olan cinsiyet olduğu gibi bir de Adem'in yani erkinin de sebebi olduğu için artık sürekli aşşağıya çekilecek sebebi kendi kendine doğuran bir cinsiyettir. Milton'un salt monarşik güce karşı isyancı karakterinin yanında epiğin dilinde maskülen baskınlıklı anlatımı tercihi, feminen güce karşı eril iktidarı koruma çabası salt güç olma konusuna eleştirel duruşunda çelişki doğurur. Havva'ya şeytanın tecavüz etme düşünceleri, Havva'yı tanımlarken ki küfürsel sıfatları ve Adem'in tanrı için Havvanınsa sadece Adem için kaburgasından ikincil olarak yaratılma vurgusu. Dişil gücün daha fazla bilmek istemiyle bi nevi iktidari ele geçirmek isteyen zihnini çirkince resmederken Ademi hırslardan haberi olmayan saf bir cins olarak işlemiştir. Ataerkil sistem ve patriark geleneğinin temellerine tuğla koymuş yegane bir yapıt fakat bu dil hegomanyasını eril güçte koruma çabasına rağmen bir kaç dönem sonra Virginia Woolf gibi dişil kimlikli anlatıcılığa zemin olmuş karşı feminist dalgayı da o yaratmış olur. Kendine Ait Bir Oda isimli kitabında Woolf neden kadınların bir Shakespeare yaratamadığını sorgular, cevabı ise erkeklerin para kazanıp zengin olup matbaa ve basım gücünü yani anlatıcı gücü tek eline alması kadınlarınsa evlilik hayatında sadece anne ve eş olarak sınırlı dünyasına mahkum edilme seneryosunun eril iktidar tarafından yazılmasıdır. Milton'un karısından sonra kadın düşmanı bir birey olabileceği spekülasyonunu da ekleyerek bugünün tüm düşünce ve yapıtlarını da ciddi sekilde etkilemiş bir eser yazdığını da söyleyebiliriz.
Kayıp Cennet
8.4/10
· 426 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
36
Ceren Acun
Kayıp Cennet'i inceledi.
240 syf.
·
9/10 puan
Adem ile Havva’nın Cennetten kovuluşunu mitolojilerden de yararlanarak anlatan mükemmel bir kitap. Mükemmel olmasına karşın okuması fazlasıyla zor. Aynı zamanda din ve mitoloji alanında az da olsa bilgi sahibi değilseniz anlaması da çok zor. Ben kitabı internete bakarak anlayabildim, sayfaların altında açıklamalar var, evet ama her terim sadece ilk kullanıldığında açıklanmış. Kitabı Kitab-ı Mukaddes’i okuduktan sonra tekrar okumayı düşünüyorum.
Kayıp Cennet
8.4/10
· 426 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Efsuni
Kayıp Cennet'i inceledi.
240 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
KAYIP CENNET JOHN MİLTON Pegasus yay. 240 sayfa Merhaba kitap sever dostlarım , Kayıp Cennet Adem ile Havva'nın cennetten kovuluş öyküsüdür.Yazarımız (1642 -51 ) İngiltere iç savaşı sırasında koyu bir cumhuriyetçi olarak tanınır.Shakespeare 'den sonra gelir. Kitabımız 350 yaşında olmakla beraber son yıllar kaybeden ününü pek çok yazarın ,bu kitaptan alıntı yapmasından dolayı yeniden kazanmıştır. Bir destandır bu kitap .Çoğu okur tarafından Dante 'nin İlahi Komedya 'sıyla karşılaştırılır. Eeee yakın zamanda İlahi Komedya'ya da başlıyacağım bakalım benzerlik var mı ? 10000 mısra yaklaşık epik manzume ,serbest nazımla yazılmış. Öyle bir destan ki etkisinden çıkmak çok zor. Milton döneminde dini anlatımlarla siyasete dokundurmalar yapılırdı. Oysa günümüzde bu mümkün değil mazallah kafir oluverirsiniz. Milton çevresi tarafından Allah inancı olan biri olarak tanınmakla beraber kitabında bu siyasi görüşünden dolayı şeytanla iş birliği içinde gibi görünebilir. ve şeytanı konuştururken şeytan şöyle der'' kim ister ki ateşler içindeki cehennemde yanmayı ,kötüyü de sen yaratmadın mı tanrım '' bu ve benzeri cümleler o dönem yoğun yaşanan siyasi başkaldırı ve eşitlik isteğinin savaşıdır. Kayıp Cennet Kraliyet yanlıları tarafından bile övgüyle karşılanmıştır. '' İnsan beyninin ürettiği en üstün eserler ''statüsüne konmuştur. Milton 'un gözleri genç yaşta kör olunca Kızlarına kaleme aldırmıştır. 🔖Yerinde olan ve kullanılan bir akıl her zaman Cehennemi Cennet, Cenneti Cehennem yapabilir. 🔖Hey gidi sefil insanlık, şu düşkünlüğüne bak; Nasıl da harap bir hale gelmişsin! 🔖Özgür iradenle yapmayacağın şeyleri, Tutkunun sana yaptırmasına izin verme. Kesinlikle okunmalı muhteşem bir kitap.
Kayıp Cennet
8.4/10
· 426 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
Elif Uçar
Kayıp Cennet'i inceledi.
240 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Kayıp Cennet 17. yüzyılda John Milton’ın destan biçiminde yazdığı epik şiiridir. Kitap adından da anlaşılacağı üzere insanın masumiyetini kaybedişinin ayrıntılı temsilini anlatıyor. Ingilizcedeki en güzel epik şiir sayılan yazarın bu başyapıtı her ne kadar genel olarak bildiğimiz Adem ile Havva’nın hikayesini anlatsa da dönemin iç savaşına da gönderme yapıldığı düşünülen bir eserdir. İncil, Tevrat ve dünya mitolojilerinin harmanlandığı bu muazzam öykü 11 bölümden oluşuyor. Her bölüm başında konuyla ilgili kısa özetler de yer alıyor. İlk bölümlerde ana karakter rolünü Şeytan üstleniyor ve cennetten kovuluş ve Pandemonium meclisinin kendi cennetlerini yaratma hikayesini okuyoruz. Kitapla ilgili okuduğum birkaç makalede Milton'a, Şeytanın Avukatı yakıştırması yapılmış olsa da eser bilinen manasıyla şeytana övgü eseri değil. Konunun derinliğine daldığınız zaman farklı bir bakış açısıyla pek çok felsefi ve sosyolojik detaylar görülebiliyor. İnancıma aykırı, İslamiyete ters düşen yerler de vardı muhakkak. Hatta ilginç bulduğum ve beğendiğim birçok alıntıyı herhangi bir polemiğe girmek istemediğim için paylaşmadım. Bu nedenle eseri inanç penceresinden bakmak yerine edebi bir kurgu gözüyle okumakta fayda var. Gerçi inanç gözüyle bakıldığında dahi birçok sahnede şeytanın mağlubiyeti apaçık görülüyor. Saramago’nun Kabil kitabını, Kayıp cennetin son bölümünden esinlenerek yazdığı hissine kapıldım. Eserin dili, çevirisi çok iyiydi. İnsan beyninin ürettiği en üstün eserler arasında yer aldığı söylenen bu eseri kesinlikle tavsiye ederim.
Kayıp Cennet
8.4/10
· 426 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
28