Geçmiş ne kadar aldatıcı olabiliyor. Peter Pan benim için Tinkerbelle uçan kancalı bir kaptanla savaşan tatlı mı tatlı bir çocuktu. Ancak kitap sosyal medya da sürekli karşıma çıkmaya başlayınca kendimi hikayeyi okurken buldum.
Öncelikle yazarın hikayesi kitabı daha ilgi çekici bir hale getirdi benim için. Yazarımızın abisi o küçükken ölüyor ve bu ölüm yazarın ailesini yasa boğuyor. Yazarımız da kendince bir oyun bularak abisi gibi giyiniyor onun gibi davranıyor. Neredeyse kendisi diye bir şey kalmıyor artık. O kadar ki psikolojik cücelik diye bir gelişim bozukluğuna yakalanıyor. Zaten ileride de Peter Pan'ı yazıyor. Asla büyümek istemeyen bir çocuğu. Kitap bir çocuk kitabına göre çok fazla simgesel ögeye yer veriyordu bence. Hook'un vicdanı, etik değerlere olan takıntısı ve Peter'ın adalet kavramına olan düşkünlüğü bunları geçmişte fark etmemiştim. Bir de kitapta Peter'ın başta çok zalim olduğunu ve kancalı kaptandan çok da bir farkı olmadığını düşünüyorumdum ancak sonrasında fark ettim ki o sadece ailesi tarafından hayal kırıklığına uğratılmış bir çocuktu. Her neyse incelemeyi daha fazla uzatmayalım. Bana kalırsa kitap bir masal kitabı olmak için fazla şiddet içerikli. O yüzden çocuğunuza okurken küçük ve resimli olanları okutun bu hali uykularını kaçırabilir:))
Peter PanJ. M. Barrie · Karbon Kitaplar · 20189,3bin okunma
Bendeniz iyi kalpli Kaptan Hook ve bu kitabı okumanızı şiddetle ( şiddet her zaman kötüdür ) öneriyorum.
Peter Pan benim için kesinlikle apayrı bir klasik oldu. Kitaptaki her karakteri -Bayan Darling'i bile- ayrı ayrı çok sevdim. Ara sıra Peter'in kendini beğenmiş tavırlarına sinir oldum. Yazar Peter'in büyümeye olan düşmanlığını, Wendy'nin anne şefkatini, Kaptan Kanca'nın bile içindeki çocuğu o kadar güzel ve o kadar beklenmedik zamanlarda yansıtmış ki kitap beni gerçekten etkilemeyi başardı. Kitabın son bölümünü bitmesin diye o kadar yavaş ve gözlerim dolu dolu okudum ki ben bile şaşırdım. Peter Pan bazen sırıtarak bazen buruk bir sevinçle okuyacağınız harika bir eser.
!SPOİLER!
Kitabın ingilizce versiyonunu okudum ve betimleme kısımlarında giren zor kelimelerde biraz zorlansam da bitirebildim. Kitap bende akmadı. Yazıldığı yıldan olsa gerek Wendy'e sürekli yakıştırılan anne lakabı da temizlik için çağrılması da erkeklere daha çok sevinildiğinin söylenmesi de beni rahatsız etti. Cinsiyetçiliğin ne kadar büyük ve geniş ölçüde bir problem olduğunu ve toplumumuzun ne kadar derinine işlediğini bir kez daha acı bir şekilde fark ettim. Peter çocuk kalmak uğruna kendi ve diğer çocuklarının hayatını harcayabilecek birisi. Ve ben karakterini sevemedim. Sürekli çocuk kalmak belki teoride iyi olsa da gerçekte çok tehlikeli ve sıkıntılı bir süreç olurdu bence. Yaşın getirdiği olgunluğu seviyorum belki de ben. Ama Peter'in yolda bile kim olduklarını unutabilmesi, sürekli çocuk kalıp oyun dediği maceralara atılmasını ben imrenilecek bir şey olarak değil de korkunç bir şey olarak görebildim. İnsan anıları sayesinde yaşar, anıların ve tanıdığın beraber olduğun insanların yoksa, sadece bir makineden ibaret değil misin?
Peter PanJ. M. Barrie · Karbon Kitaplar · 20189,3bin okunma
J. M. Barrie
Peter Pan kitabını küçükken her okuduğumda neden böyle yarıda kesilmiş gibi olduğunu sorardım kendi kendime. Daha sonra aradan yıllar geçti, o sırada ben kısa kesilmiş Peter Panlar'ı okuyordum, babam bana bir sürpriz yaparak Karbon Kitaplar'ın içimde birkaç kitap bulunduran bir serisini aldı. Çok mutlu olmuştum. Aralarında Peter Pan'ın bu tam metni de vardı. Çok sevindim ve hemen okumaya başladım. Okuduğumda o kadar çok beğendim ki diğer kitapların yüzüne bile bakmadan defalarca tekrar tekrar okudum. Hayal gücüm zaten genişti. İçine J. M. Barrie'nin hayal gücü de eklendi ve devasa bir hayal gücüne sahip oldum. Gerçek Peter Pan'i, Kayıp Çocuklar'ı, Wendy'i, John'u, Michael'i, Tinker Bell'i, Varolmayan Ülke'yi ve Hook'u tanıdım. Umuyorum ki her okuyanda böyle bir etki bırakır.
Bu kitabı hep merak etmiştim ama hiç okumaya fırsatım olmamıştı. Ve nihayet başlıyorum okumaya. Bakalım nasılmış merak ediyorum açıkçası. Okuyunca yorumumu tazeleyeceğim :)
Peter PanJ. M. Barrie · Karbon Kitaplar · 20189,3bin okunma
Bu kitabı ben bir öneri üzerine okudum. Aslında hiç beklemediğim bir zaman diliminde gerçekleşti her şey. O sıralar hayattan sıkılmaya başladığım ve her günün birbiriyle tamamen aynı olduğu
Okumaya başladığım an beni kendi içine çeken bir kitaplayız bugün. Yargılayacağım ne kitabı ne de yazarı. Yargılayacağım sadece okuyucuları.
Çünkü insanlar yıllardır hakkında aynı hatayı yapıyor.
Keşke James Matthew Barrie'nin "Bütün çocuklar büyür, biri hariç." dediği o çocuk ben olsaydım... Kitap bitince tam olarak bu his uyandı içimde. Şimdi bu kış vakti penceremi açık bırakıp
Peter Pan çocukluğumdan hayal meyal hatırladığım bir masal kahramanıydı. Modern klasiklerden tekrar okuyarak nostalji yapmak istedim. Yetişkin gözüyle okuduğumda hikaye baya karanlık geldi.
Yazarın hayat hikayesini okuduğumda çok etkilendim. James Barrie’nin abisi ailenin en sevilen çocuğu olan David öldüğünde James’in annesi bir türlü toparlanamaz. Annesinin moralini düzeltmek için James bir gün abisinin kıyafetlerini giyerek onun gibi davranmaya başlar. Bu durum annesinin çok hoşuna gider ve bu oyun yıllarca devam eder. Geçen yıllar James’i psikolojik olarak çok etkiler. 20 yaşına geldiğinde hala büyümek istemeyen bir çocuk durumundadır. Hatta bu olay nedeniyle psikolojik cücelik denilen bir rahatsızlığa yakalanır yetişkin halinde dahi boyu 142 cm’dir. Yazar Peter Pan’ın tüm telif hakkını Great Ormond Street Hospital’a devretmiş bütün gelir hasta çocuklara gitmiştir.
Biraz araştırdığımda Peter Pan’n orijinal hikayesinin çok daha karanlık olduğunu öğrendim. Bu okuduğumuz yumuşatılmış haliymiş. Peter Pan annesi tarafından unutulan ve bu yüzden büyümek istemeyen bir çocuktur. Olmayan ülkede çetesiyle birlikte yaşar. Bazen Kızılderililerle bazen korsanlarla savaşır. Baş düşmanı Kaptan Kanca’dır. Peter annesini sevmediğini söylese de hep kendine bir anne arar. Büyümeye ve büyüyen çocuklara tahammül edemez. Bu öyküde Wendy ile yaşadığı maceraları okuyoruz.
Çocukluğumdan aklımda kalan saat yutmuş timsah ve ondan çok korkan Kaptan Kanca’yı tekrar okumak güzeldi. Nostalji yapmak isteyenlere öneririm.
Küçüklüğümüzde ebeveynlerimizin bizlere anlattığı onca masallar var ve bunlardan biri Peter Pan. Küçüklüğüme ait bir masalı yetişkin bir bireyken okumak çok heyecan vericiydi. Bu hikayenin aslında
J. M. Barrie 9 Mayıs 1860’da Kirriemuir, Scotland’da doğdu. Margaret Oglivy -taparcasına sevdiği annesi- onu diğer 10 çocuğu arasında yetiştirdi. Barrie 6 yaşındayken, ağabeyi David (annesinin gözbebeği) öldü ve Barrie çocukluğunun geri kalanını, yas tutan annesi avunsun diye, ölen ağabeyinin yerini doldurmaya çalışmakla geçirdi. Bu, “hep genç kalan” David’in yerine geçme çabası, Barrie’nin yetişkin çağlarına ve yazın hayatına yansıyan bir etki yarattı.
Edinburg Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Nottingham Journal’da yazmaya başlayan Barrie, kendisini tiyatronun büyüsüne çok önceleri kaptırmıştı. Pek çok kısa öykü yazdıktan, pek çok başarılı kitabı basıldıktan sonra Barrie ilk oyununu yazdı, Ibsens’s Ghost-1891. Bunu Walker izledi ve bu oyunu yazdığı günlerde, gelecekteki eşi, aktris Mary Ansell ile tanıştı. Evliliği başarılı sayılmazdı ama bu süreçte en başarılı oyunlarını (The Little Minister, The Admirable Crichton ve Peter Pan gibi) yazdı. Peter Pan fantastikti ama bildik peri masallarından çok farklıydı.
Barrie, Peter Pan’i, aynı yıl kaybettiği arkadaşları Sylvia ve Arthur Llewely Davies’in oğulları için yazdı. Anne babalarını kaybeden bu çocuklarla, her biri bir karakter seçip Peter Pan’i oynarlardı.
Peter Pan, Barrie’nin en mükemmel çalışması oldu. 1912’de bu çalışmasını “Peter ve Wendy” adını verdiği bir romana dönüştürdü. Peter Pan’den sonra da oyun yazmayı sürdüren Barrie uzun bir hayat sürdükten sonra 1937’de öldü.