Bizim Koğuş

Pijamalılar

Rıfat Ilgaz

Yorumlar ve İncelemeler

GÖRÜNMEYEN DİRENİŞ, BAZEN EN ANLAMLI GÜÇTÜR.
Puan vermedi·224 syf.·
2025 34. kitabı
Selamlar! Eylül ayının ilk kitabı ile karşınızdayım: Rıfat Ilgaz’ın Pijamalılar’ı. Bu kez hastane koğuşunda geçen, ama sadece bir hastane hikâyesi olmayan, çok daha derin bir yaşam öyküsüne yolculuk ediyoruz. Pijamalar içindeki gençler, birbirlerine tutunurken hayatın sınırlarını, umutlarını ve dayanışmayı bizlere gösteriyor. Okurken hem hüzünleniyor hem de küçük bir cesaret ve umut kıvılcımı buluyorsunuz. Bu incelemede, kitabın detaylarına ve hissettirdiklerine biraz daha yakından bakacağız. Pijamalar içindeki insanlar, bir toplumun susturulmuş sesleridir. Sessizlik içinde birbirine tutunan, bazen gülümseyerek, bazen hüzünle günün yükünü hafifleten gençler… Koğuş, kendi kuralları ve sınırlarıyla küçük bir dünya, ama içinde sakladığı umut, direniş ve dayanışmayla sınırsız bir alan gibi. Hastalık ve yalnızlık onları kısıtlar, dışarıya özlem duyurur; ama hayal kurmayı, gülmeyi ve birbirine güç vermeyi bırakmazlar. Her kahkaha, her küçük isyan, sessiz bir direniş, baskı altındaki bir toplumun nefesidir. Ne kadar sınırlansak da, insanın yaşama gücü umuttan, direnmekten ve paylaşmaktan geliyor. "Daha mı susalım! Biz sustukça biniyorlar dalımıza!" Metin ayrıca, sağlık sistemine dair eleştirileri de gözler önüne seriyor. Hastane koşullarının yetersizliği, personelin yoğunluğu ve sınırlı kaynaklar, gençlerin yaşadığı zorlukları artırıyor. İlgi ve desteğin bazen yetersiz oluşu, sistemin eksiklerini, mekanik ve soğuk yanlarını gösteriyor. Bu durum, karakterlerin dayanışması ve hayata tutunma çabalarını daha da anlamlı hâle getiriyor. Her karakter kendi küçük savaşını veriyor. Hastalık, yalnızlık, belirsizlik… Ama birlikte hareket ettiklerinde, küçük bir kahkaha ya da paylaşılmış bir umut, dünyalarını genişletiyor; sınırları aşan bir dayanışma doğuyor. Okurken fark
PijamalılarRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016461 okunma
6/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2019 23:21
Rıfat Ilgaz'ın akıcı diliyle geçmiş sağlık sisteminize eleştirel mizahi bir yaklaşım. Kitapta dikkat edilmesi gereken bir husus, geçmişte ya da "eski insanların" diyelim her ortamda oluşturabildikleri ortak akıl, dostluk ve paylaşımın bu gün neyazık ki bizlerin kaybettiği değerler olduğu konusudur.
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
8/10
·208 syf.··
2017 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2017 00:35
Okuduğum bölümdeki danışman hocamın tavsiyesi üzerine edindiğim ilk Rıfat Ilgaz kitabım; Pijamalılar.. Rıfat Ilgaz’ı neden hiç okumadığımı hatta okumaktan ziyade neden hiç merak etmediğimi sorgulattı bana.. Bir hastane, veremli insanlar, yaşadıkları trajikomik olaylar.. Oldukça etkilendiğim, güldüğüm ve üzüldüğüm bende değişik duygular uyandıran gayet yalın bir dille yazılmış fakat akıcılık konusunda biraz sıkıntı yaşadığım bir kitaptı. Bitirdiğim zaman neden dedim. Neden bu dünyada, bu ülkede, hastaların, yoksulların, yaşlıların, farklıların, düşkünlerin... bu sıra uzar gider en iyisi şöyle söylemek Neden babadan zenginler ya da yalakalar ve hırsızlar dışında diğer insanların hiç değeri yok ? Neden halkların yaşamları bu kadar değersiz ? Neden biz YUKARIDAKİ İNSANLARIN sadece seçim zamanı kolalı gömlekleri ve kol düğmeleri ile yukarıdan yapmacık bir şekilde hal hatır sordukları ve verilen cevapları hiç önemsemedikleri insanlarız ? Sanırım cevap onurlu bir mücadele esnasında Havva Ninenin söylediği o cümlelerde saklı; Biz Halkız ! Böyle isyanlardan sonra iki paket makarna ve kömür için bize bu isyanı ettirenleri yine başımıza getirmeye zorlanan halk.. Velhasıl kelam güzel bir kitaptı favori karakterim Şoför Kamil’in ruhu hep içimde yaşayacak :)
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2022 64. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 22:33
İyi Geceler! Bir komedi hikayesi ile başlayacağımı sandığım, tamamen beklentimin tersine ama beni sonuna kadar esir alan bir kitap okudum. Bunun sebebi Rıfat Ilgaz’ın anıları diyebileceğim bir öykü bütünlüğünün içine çekilmemle beraber onun gülümseten anlatım tarzı da diyebilirim. Olur ya nadir eserlere denk gelirsiniz. Bizim Koğuş olarak da ismini görebilirsiniz, aynı kitaptır. En sevdiği kitabı olduğunu okudum araştırmalarımda ve bunu merak ettim. Tiyatro havasında çok fazla konuşma metni içermesi, bolca eleştiri okumamız ve sağlık sisteminin geldiği durumu yansıtmasıyla da önemi büyüktür. Özellikle doktorların hastalara zerre değer vermemeleri ve sağlık sektörünün ne kadar kötü durumda olduğunu belirtmesi çok önemli. Recep Yazıcıoğlu’nun anlatıldığı ve birçoğumuzun da karşılaştığını düşündüğüm hastane sahnesi gözlerimin önüne geldi. Aynı zamanda şimdi gelinen noktada mükemmel hastaneleri görmezden gelemeyeceğim. Ve yine bununla bağlantılı olarak doktorların şartlarının her zaman iyileştirilmeleri gerektiği, mutlaka kıymetli hissettirilmeleri gerektiğinin bir zorunluluk olduğunu da belirteceğim. Çok güzel hastanelerimiz var ama bunları güzelleştiren sağlık çalışanlarına da emeklerinin karşılığını fazlasıyla vermeliyiz ki bu yapıların bir anlamı olsun. Diye düşünüyorum. Eleştirilerin temeli ise şuradan gelmektedir. Kendisi de verem hastalığına yakalanmış ve hastane hastane gezerek kendine yer aramıştır. Bulduğu yere ise sonradan esprili bir dille anlatım kazandırmıştır. Hangimiz yaşarken bize sinir bozucu gelen olayların üzerinden geçtikten sonra esprili bir dille anlatmamışızdır ki zaten. Bu noktada bulduğu yer, tanıdığı insanlar ve herkesin bir lakabının olması güzel. Askerlik anıları anlatır gibi eğlenceli bir dille anlatmış başından geçenleri. Anlattığı dönemi
PijamalılarRıfat Ilgaz · Sınıf Yayınları · 1973461 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 15:09
Geçmişte hastanelerin durumu mizahi bir dille anlatılmış. İşlemeyen bürokrasiye ince göndermeler var. Kitaptan beklentim daha yüksekti. Haddim olmayarak puanım 5/10.
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
Puan vermedi·198 syf.·
2020 60. kitabı
Bir verem hastanesi... Doktor Baba Şükrü, Hastabakıcı Nalbant Şevket, Asistan Pırpır Dündar, Bir hemşire, Hastalar; Kekeme Kemal, Mercimek Fahri, Beyzademiz Bihruz Bey, Şoför Kamil, Gariban Deve Recep, Doktor Baba Şükrü'nün simsarı Yengeç Ali, Birçok hastanenin gediklisi kurnaz, çapkın Musluk Nuri, Hüseyin Kazma, Naci Elitemiz, Rizeli Zeki, Tahir Tutuk, Bey Amca Nadir Bey, Piston Sadi, ve daha nice verem illetinden muzdarip farklı sosyal ve ekonomik sınıftan hasta. Zaman zaman acı bir tebessüm, fazlasıyla dönemin sağlık koşullarının yetersizliğinin yarattığı buruk insan hikayelerinin okuyanın zihinlerinde bıraktığı tatsız duygularla dolu kara bir mizah. İyi okumalar...
Edebiyat
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 01:28
Rıfat Ilgaz, toplumsal aksaklıkları mizahın o keskin ama iyileştirici diliyle anlatma konusunda eşsiz bir usta. Pijamalılar (veya ilk adıyla Bizim Koğuş), yazarın kendi sanatoryum yıllarından süzülüp gelen, güldürürken düşündüren değil; güldürürken boğazda o bildiğimiz yumruyu bırakan cinsten bir eser Kitabın en etkileyici yanı, dönemin sosyal ve bürokratik saçmalıklarını bir hastane koridoruna sığdırabilmesi. Ilgaz, hastane koğuşunu adeta küçük bir Türkiye panoramasına dönüştürmüş. Kahramanların "pijamalı" halleriyle verdikleri o trajikomik mücadele, aslında dışarıdaki hayatın, yoksulluğun ve adaletsizliğin bir yansıması. Sayfalar arasında gezerken, fıkra tadındaki diyaloglarla kahkahalar atarken, bir sonraki cümlede kendinizi derin bir kederin içinde bulabiliyorsunuz. Okumaya başlarken beklentimi çok yüksek tutmamıştım ancak kitap beni tam anlamıyla ters köşe yaptı. Rıfat Ilgaz’ın o gösterişten uzak, samimi ve "içimizden" anlatımı, eseri çok keyifli bir okuma deneyimine dönüştürüyor. Karakterlerin gerçekçiliği, sanki o koridorun tozunu yutuyormuşuz gibi bir his uyandırıyor. Sezar’ın hakkı Sezar’a; kurgu yer yer kendini tekrara düşmüş gibi hissettirebilir. Bazı bölümlerdeki benzer olay akışları dikkat çekiyor. Ancak bu "tekrar" halini, aslında hastane hayatının o boğucu, her günün birbirinin kopyası olduğu durağan yapısının bir yansıması olarak da okumak mümkün. Yazar, belki de koğuş hayatının o bitmek bilmeyen rutinini bizlere bu şekilde hissettirmek istemiştir.
1000Kitap
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 15:46
#okudumbitti Rıfat Ilgaz Pijamalılar Hepimiz onu Hababam Sınıfı ile tanırız değil mi ??? Fakat bir sürü eserde bırakmıştır ardında biz okurlarına ; şiirden mizah öykülerine, romandan çocuk kitaplarına birçok farklı alanda eser sığdırdı. 1959 yılında kaleme aldığı bu eseri ilk önce *Bizim Koğuş* ismiyle yayınlanmış daha sonra ise Pijamalılar olarak basılmış... Rıfat Ilgaz’ın bizzat kendi hayatını da yansıtan bir eserdir. Türkiye’nin karışık dönemlerinde yakalandığı verem hastalığı ile çektiği zorluklara yer verilmiştir. Hatta “Pijamalılar” yazarın en sevdiği eseri imiş. Peki kimler var , nerde geçiyor , neler yaşanmış bir bakalım kitaba Bir hastanedeyiz ; Veremli insanlar, yaşadıkları trajikomik olaylar, sağlık raporu almak için hasta yada sağlam kişilerin yaşadıkları sorunlar , hastanelerdeki sözde temiz olması gerekirken içler acısı durum, hastalara mali durumlarina göre yapılan muameleler , hastalara verilen bozuk yemekler ama doktor ve hemşirelere çıkan taze sağlıklı yiyecekler , sağlık sektörünün o zaman ki çarpık ve düzene aykırı durumu ..... Kitap ayrıntılı incelendiğinde toplumsal yergiye çok fazla rastlanmaktadır. O dönemdeki doktorların neredeyse hastalara hiç değer vermedikleri ve ülkedeki sağlık sektörünün çok geri bir durumda olduğu görülmektedir. Tabi bunlar mizahi bir şekilde ele alınmış Bu hastane koğuşunda herkes birbiri ile aile gibidir. Herkesin de bir lakabı vardır. Kimisi dış görünüşüne göre almıştır lakabını, kimisi ise memleketi ya da davranışlarına göre… Doktorlarına bile bir lakap uydurmuşlardır: Mesela doktor Baba Şükrü. Bunun haricinde ; “Rizeli Zeki, Tutuk Tahir, Musluk Nuri, Nalbant Şevket, Kekeme Kemal, Bihruz Bey,
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
9/10
·224 syf.··
2022 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2022 00:00
Bir verem hastanesinde geçiyor kitabımız. Baş karakterler ve hastanenin müdavimleri olan Musluk Nuri, Nalbant Şevket, Kekeme Kemal, Mercimek Fahri,Takmataş Şükran.... ile birlikte komedi filmi havası veriyor insana kitap. Tabii Rıfat Ilgaz çoğu kitabında olduğu gibi bu kitabında da komediyle karışık biraz da dram yazmış bana kalırsa. Bu konuda hastane ve doktorların ilgisizliği, ilgilenseler bile başlarından savmaları başı çekiyor. Klasik bir Rıfat Ilgaz kitabı, okumanızı tavsiye ederim.
İnceleme
PijamalılarRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016461 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2024 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2024 09:22
Rıfat Ilgaz’ı daha yeni tanıdım. Yaşantısından kaleminden çok şey kattım kendime, ama bu kitabı bana diğer okuduğum 2 kitap kadar tat vermedi. Kitabı okurken olanlara üzülüp hayret ediyor bir yandan da gülümsüyorsunuz. Bugün ile geçmişi karşılaştırıyor, hala benzer şeylerin yaşandığını hissediyorsunuz.
PijamalılarRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017461 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Rıfat IlgazYazar · 67 kitap
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. 7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.