Sarı Yazma

8,6/10  (20 Oy) · 
53 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.063 gösterim
Rıfat Ilgaz'ın bu romanı, adını Karadeniz'in emekçi, çalışkan kadınlarının simgesi olan sarı yazmadan almıştır. Ilgaz'ın çocukluk yıllarını geçirdiği Cide'ye dönüşüyle başlayan Sarı Yazma da bu topraklara aittir. Çok küçükken ayrılmak zorunda kaldığı, ama hiçbir zaman unutamadığı memleketi, yazarı geçmişine götürür. Sarı Yazma'da çocukluğunu, öğrenciliğini, zorluklarla geçen öğretmenlik günlerini, aile yaşamını, her türlü baskıyla engellenmeye çalışılan cezaevi ve sanatoryum arasında sürdürdüğü yazarlığını anlatır. Rıfat Ilgaz'ın kendi yaşamı ekseninde Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'ndan 1950'li yıllara kadarki politik yapısını ve edebiyat dünyasını anlattığı bu roman, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı'nın karanlığından nasibini almış 1940 Kuşağı toplumcu-gerçekçi aydınlarının mücadele dolu öyküsüdür. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2016
  • Sayfa Sayısı:
    536
  • ISBN:
    9786053601883
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Uğur D. 
 09 Kas 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir Kastamonu'lu (Pınarbaşı) olarak, Koca Çınar'ın Cideli olduğunu bilir hatta Cide'ye tatile gittiğimde bile Çınar'ın evini görmeye gitmişimdir. Cide çok güzel bir ilçedir hatta kasabadır diyebiliriz. 11 - 12 km kumsalı ile Türkiye'nin en uzun kumsalına sahiptir ve en önemli değerlerinden biri de Cideli kadınların taktığı, bu kitaba da ismini veren sarı yazmadır. Nedir bu sarı yazma dersek, kitabın kapağında da koyu olarak gözüken bir başörtüsüdür. http://www.bulbulogluhelva.com/...50-large_default.jpg http://www.orencikkoyum.com/...File/sari_yazma1.jpg
Kastamonu'nun bir başka güzel geleneği de Kurban Bayram'ında kendi muhtarlıklarına bağlı köylerin, bayramın 4 gününü bölüşüp (ilk gün kurban kesimi), her gün bir köyün diğer köyleri misafir etmesi, tanıyan tanımayan misafirliğe gelen köylülerin misafirliğe gittikleri köyde sadece selam verip istediği eve girmesi ve önüne koyulan kurban eti ile yapılmış çokça çeşitli yemeklerden yemesi geleneğidir. Bu geleneği de kitabında yer vermesi beni ayrıca mutlu etti. #10901429 />

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz'ın otobiyografik romanıdır ve roman içinde hem Çınar'ın hayatına dair önemli olayları Ilgaz'ın eşsiz kalemi ile okurken hem de Türkiye gündemini yine Ilgaz'ın eşsiz kalemi ile okuyup hatta son derece zeki eleştirileri de okuyup bilgisine varabileceğimiz bir eser. Eser içinde neler yok ki, hem yazım ve içerik olarak son derece edebi değeri yüksek bir roman hem de içerik/konu olarak edebiyat ile çok çok ilgili bir roman. Zaten otobiyografik roman dememden de anlaşılacağı üzere Çınar'ın yazarlığa, şairliğe attığı ilk adımların anlatıldığı, çıkartılan edebiyat ve hiciv dergilerinin anlatıldığı ve basım ile dağıtım sürecinde yaşanılan zorlukların da anlatıldığı ve sonuçlarında maalesef ki yazarların yargı ile tanışıp, cezalandırılmalarına kadar giden süreçleri de okuyabileceğimiz bir eser. Edebiyat içeriği derken kimler yok ki kitapta, Ahmet Kutsi Tecer, Halil Lütfi Dördüncü, Halil Vedat Fıratlı, Orhan Veli, Hüseyin Nihal Atsız, Aziz Nesin, Hasan Ali Yücel ve tabii ki de Sabahattin Ali. Sol kesimli yazarların beraber çektiği süreçler anlatılırken, kısa da olsa Turancıların yani Atsız ve beraberindekiler ile girilen mücadele de anlatılıyor. Bu sürecin içinde Sabahattin Ali ile karşılıklı Rıfat Ilgaz'ın konuşmalarını okurken hatta Ali'nin Sırça Köşk hikaye kitabındaki "Kurtla Kuzu" isimli hikayesinin Aksaray'da oturan karakteri olan Rıfat'ın aslında Sabahattin Ali'nin Rıfat Ilgaz'dan esinlendiğini, onun görüşleri sayesinde böyle bir hikayenin ortaya çıktığını öğreniyoruz. Bu kadar çok Sabahattin Ali ile ilgili sayfalar okurken artık Rıfat Ilgaz beklenilen üzücü olayın geldiğini kalemi ile hissettiriyor ve kısa ama dolu dolu cümleler ile Sabahattin Ali'nin ölümünü de okutturuyor. #10788708 />

Hababam Sınıfı gibi bir yapımın yazarının bu derece fakirlikle uğraşması ve bu fakirlik beraber veremle mücadelesi, verem ile savaşırken halkın da derdini unutmadan Marko Paşa gibi dergilerde dile getirmesi ve olmayan adalet tarafından yargılanıp içeriye atılması maalesef ki devletin en büyük ayıplarından biridir. Bir baba düşünün ki oğluna gerçek manada simit alamasın, bir simit almaya bile para bulamasın, bir baba düşünün ki İkinci Dünya Savaşı döneminde devlet tarafından getirilen bir yasak tarafından fırınlardan simit çıkmamasına sevinebilsin. Seviniyor çünkü oğlu simit isterken o cebinde para olmadığı için simit alamayacak durumdayken oğluna simit alamamasının derdini devlete atabilsin, içinden iyi ki de simit yasak diyebilsin.

Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse,
Boşa gitmesin son sıcaklığım!
Son Şiirim

ozge 
21 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazar çocukluğunun geçtiği Cide'de hatıralarında derin izler bırakan Sarı Yazmalı kadınların adını kitaba verse de aslında bu o kadınların hikayesinden çok otobiyografi niteliğinde. Yazarın hayatından kesitlerle kurtuluş savaşı yıllarını, cumhuriyetin ilk yıllarındaki yaşamı hissediyorsunuz. Oldukça içten yazılmış bir kitap. Yazar Rıfat'tan çok insan Rıfat ile tanışıyorsunuz. Ben sevdim . Tavsiye ederim.

Aslı T. 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu

Yazarın hayatını anlattığı kitapta otobiyografik bir roman okuyoruz.

Çocukluğunun geçtiği Cide'ye yıllar sonra yeniden döner Ilgaz ve anlatmaya başlar yaşadıklarını. Öğretmen, gazeteci, şair olarak Kurtuluş Savaşı sonrası toplumundaki rolünü kendi cephesinden duru bir Türkçe ile anlatmış kitabında.

Hastalığı -verem- dolayısıyla sanatoryum ve hakkındaki suçlamalar nedeniyle cezaevi arasında gidip gelen yaşamını anlatmış. İçinde bulunduğu dönemi de edebiyatçılar açısından örnekler vererek değerlendirmiş kitabında.

Kitaptan 32 Alıntı

Uğur D. 
25 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Edebiyat
Edebiyat hiçbir derse benzemez. Ona kendimi ne kadar versem, daha çoğunu ister.

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 162)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 162)
Zeliş Erdoğan 
17 Ağu 11:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Öğretmenlik yalnız istiareyle teşbihi öğretmek değil... Yaşayışıyla da öğrencisine örnek olabilmek değil mi?

Sarı Yazma, Rıfat IlgazSarı Yazma, Rıfat Ilgaz
Uğur D. 
30 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Nedense bu memlekette hep deliler seviliyor. Akıllılar hep kendi çıkarında."

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 281)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 281)
Zeliş Erdoğan 
20 Ağu 09:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben her işi yapmasına yapardım, ama işin içinde biraz mürekkep kokusu olmalıydı.

Sarı Yazma, Rıfat IlgazSarı Yazma, Rıfat Ilgaz
Zeliş Erdoğan 
23 Tem 16:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap okurken bir kalabalığın içinde, insanların arasında görüyorum kendimi.

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 162)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 162)
Seren Eren 
07 Haz 17:58 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"İnsan yazdığı şiiri ezbere okuyabilmeli, okuyamıyorsa şiiri tam istediği gibi yazılmamış demektir."

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 131 - Çınar Yayınları)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 131 - Çınar Yayınları)
Uğur D. 
 02 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sabahattin Ali
Sabahattin Ali'yi bu arada yitirmiştik. Arkadaşımız olduğu, devrimci olduğu bir yana, bir sanatçı, bir hikâyeci olarak bile yerine bir yenisi kolay kolay konamazdı.

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 362)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 362)
Zeliş Erdoğan 
22 Tem 22:16 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hiçbir düşüncesini, ne acısını, ne tasasını, yerine göre sevincini bile belli etmezdi babam.

Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 142)Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz (Sayfa 142)
4 /