Sarı Yazma

Rıfat Ilgaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Biz yürekli kişileri severiz."
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 23:56
Dostlarım, size bir soru! Rıfat Ilgaz dediğimde aklınıza ilk ne gelir? Tabii ki Hababam Sınıfı! İtiraf ediyorum okumadım ama çok izledim. Benim gibi sizlerin de izlerken kahkaha ile güldüğüne eminim. Peki Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı'nı neden yazmış ve nasıl bu kadar güldürebilmiş, biliyor musunuz? Buyurun cevabını kendinden dinleyelim. Soru: ‘’Nasıl bu kadar çok güldürebildiniz?’’ Rıfat Ilgaz: ‘’Eskiden idamlar sabaha karşı yapılırmış. Belli bir süre sonra idam yaklaştığında tüm dükkanlar açılmaya, esnaf satış yapmak için bağırıp çağırmaya başlamış.’’ ‘’Bunun üzerine aileler de o saatlerde sokağa çıkmaya başlamış ve idam vakitleri panayır havasına bürünmüş. Sonuçta da ölen bir adama bakarak gülen bir halk görüntüsü oluşmuş.’’ ‘’Ben de çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz ölen bu sisteme bakarak güldük.’’ Bir çoğumuz yazarın hayatını hep yazdığı eserlere göre değerlendiririz. Ama derinlere indikçe hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Mesela Aziz Nesin! Aziz Nesin, hayatı boyunca sıkıntı çekmiş ama yazdıkları bizi hep güldürdü. Aziz Nesin'in çevresinde olup da sıkıntı çekmeyen bir tane yazar söyleyin desem mümkün değil sayamazsınız. Onun devrindeki yazarların hangisi iktidarın tokatını yemedi ki! İşte bir tane daha, Rıfat Ilgaz! Yıl 1911. Ne Çanakkale Savaşı, ne Birinci Dünya Savaşı başlamamış daha. Kastamonu'nun Cide'sinde ailesinin son çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Üç kardeşin en küçüğü. Aslında fazlası var ama kimi hastalıktan kurtulamamış, kimi gittiği cepheden dönememiş . Kala kala üç kardeş kalmışlar. Küçük olunca da nazlı büyümüş biraz. Özellikle de babasının gözünde. "Şu var ki babamı gerçekten de çok severdim. O benim her bakımdan arkadaşımdı." (s. 120) Çocukluğunu okurken nedense aklıma hep küçük Nusret (Aziz Nesin) geldi. Onun kadar yolluk içinde büyümemiş büyümesine ama o
Edebiyat
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017741 okunma
Kukla gibi aptala yatıp önümüze atılana şükretmemiz mi lazım?
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 00:17
"Cumhuriyet yasaktı benim gençliğimde. Şimdi cumhuriyetçi olmamak yasak.” der bu otobiyografisinin daha başlarında Rıfat Ilgaz. Kuşağının tüm çilesini özetler bu tek cümle. Genç Cumhuriyet’in yetiştirdiği ilk okumuş kuşağın her yaptığından korkulacak, her hareketinde hata aranacak, başı dertten kurtulmayacaktır. İster anlı şanlı İsmet Paşa olsun başta, ister genç Menderes, hiç farketmez. Bu güzel yurdumuzda başa geçen siyasetçi öyle kalkınmaymış, adaletmiş, halkı insanca yaşatmakmış, ülkeyi ilerilere taşımakmış; hiçbirini önceliğine almaz. Varsa yoksa kendisine muhalefeti susturmaktır derdi. Esas sorunu kendi yetersizliğidir; vaat ettiklerini başaramadığı sokaklarda konuşulur oldukça koltuğunun sallantıda olacağını bilir. “Ülkenin saygınlığı” der, “makama hakaret” der, “bölücülük” der, mutlaka bir yafta bulur o yüzden muhalif sesleri susturmak, geride kalanları da sindirmek için. Eeee, yetkin yöneticiler kolay kandırılamayacağı, dolayısıyla devlet kaynakları da kolayca hortumlanamayacağından, derdi “söğüşlemek” olan sermaye de bu fırsatı kaçırmaz; gazeteleri, dergileri, şirketleri, tüm finansal gücü ile bu vasıfsız kadroları destekler. Atalarımız bizi çoktan uyarmış; “kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi?” Esirgemezler! "Hakkını istemek neden suç olsun! Hükümet hakkını istemeyen, hakkını istemesini bilmeyen kişilerin hükümeti olmakla ne kazanır? Böyle miskinlerin başına geçen hükümete hükümet mi derim ben! Eğer hükümetse, hakkını aramasını bilenleri idare etsin de göreyim onu! Ona hükümet derim işe o zaman ben! Miskinleri idare etmek de iş mi sanki?” diyor Rıfat Ilgaz. Yalan mı? Bir avuç vatandaşının derdine çözüm aramaktan aciz bir cumhuriyet, büyük devletlerle ekonomik rekabete nasıl girebilir? Kaynaklarını “iç düşman” yaratmak ve onlarla savaşmakta tüketen
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 1990741 okunma
Puan vermedi·529 syf.··
Beğendi
·
2022 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 08:17
"Al paçalıklı sırtı küfeli, Başı çifte çifte sarıyazmalı Siler gibi alın terini çevrene Bu kara yazıyı alnından silip Kendi özyazını, kendin yazmalı!" Rıfat Ilgaz Rıfat Ilgaz, Karadeniz'in emekçi kadınlarının simgesi olan "sarı yazma" adını verdiği bu otobiyografik romanda çocukluğunu, öğrencilik yıllarını, öğretmen olduktan sonra geçen zorlu günleri, ailesini, cezaevi ve sanatoryum arasında geçen zorlu hayatına rağmen devam ettirdiği yazarlık serüvenini anlatıyor. 1911 yılında dünyaya gelen yazar Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı olmak üzere üç büyük savaş görür. Cumhuriyetin ilk yıllarının tüm yoksulluk ve yoksunluğuna rağmen, eğitim ordusunun bir neferi olarak farklı illerde, farklı okullarda öğretmenlik yapar. Öğrencilik yıllarında yakasına yapışan ve bir türlü iflah olmayan, kronikleşen akciğer hastalığı nedeniyle ömrünün büyük kısmını sanatoryumlarda ya da muhalif kimliği sebebiyle cezaevlerinde geçirir. Yazıları, şiirleri yasaklanır, kitapları toplatılır. Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte çıkardıkları Marko Paşa'da yer alan muhalif yazıları nedeniyle defalarca hakkında dava açılır. Devlet için mimlenmiş bir sakıncalıdır o. En bilinen eserlerinden olan Hababam Sınıfı'nı bir eğitimci olarak kaleme aldığında amacı eğitim sisteminde gördüğü aksaklık ve yanlışları ortaya koymaktır aslında . Ancak Hababam Sınıfı'nın filme çekilmesi sırasında romanda olmayan bazı tiplemelerin ve olayların filme ilave edilmesini esere ve kendisine yapılmış bir saygısızlık olarak gören, hasılat rekorları kıran filmi çeken şirketi protesto amacı ile mahkemeye veren bir muhaliftir. Bu hayatta büyük bedeller ödemiş bir isimdir Rıfat Ilgaz. Tabii onunla birlikte ailesi de büyük bedeller ödemiş. Hem hastalığı hem de sık
Edebiyat
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2011741 okunma
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2017 214. kitabı
Sarı Yazma...Kitap ismini Cide'li kadınların başlarına bağladıkları başörtüsünden almış.Rıfat Ilgaz'ın çocukluğunun geçtiği Cide'de yaşadıkları ,Cide'den kopuşu ve hastalanarak tekrar geri dönüşü. Kitap roman olarak geçiyor ama aslında otobiyografi denilebilir.Ilgaz'ın sevinçleri,hayal kırıklıkları,yazdığı ilk romanı,sevdiği kadın,annesi,babası,abileri ve ablası kitapta flashbacklerle yer buluyor..Ilgaz'ın isyanlarına bolca şahit oluyoruz.Çocuk Ilgaz'a bayılacaksınız ;) Yazar Cide'ye döndüğünde çok hastadır,yaşaması mucize kabilinde,Cide Rıfat Ilgaz için en iyi sığınak,nefes alınacak en iyi yer,huzur bulabileceği ve onu geçmişi ile birlikte çocukluğuna ve tekrar yaşama döndürecek en uygun yerdir. Kurtuluş Savaşı'nda 1950'li yıllara kadar Siyaset ve edebiyat dünyasından kişileri de anlattığı bu kitap,toplumcu-gerçekçi yazarlardan biri olan Ilgaz'ın en iyilerinden biri bence. Kitapta en çok dikkatimi çeken kısım Ilgaz'ın en tanınmış ve en büyük eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı'nın filme çekilmesi hakkında yazdığı satırlar oldu,incelemenin sonunda o satırları bulacaksınız.O satırlarda eserinin filme çekilmesini nasıl acı bir isyanla anlattığını inanın ta içinizde hissediyorsunuz :( Ilgaz bu kitabı ile içinizi burkacak,sizi kah neşelendirecek,kah üzecek,bu kitabı ile kocaman bir takdiri ve teşekkürü sonuna kadar hak ediyor.(her ne kadar haddim olmasa da) Bu kitapta Ilgaz'ın kendi kaleminden hayat hikayesini,çocukluğunu,gençliğini,ailesini okuyun.edebiyat budur kardeşim! Bu kitabı bana bir arkadaş getirmişti,kapağını açtığımda aaa!! O ne!! Ilgaz'dan imzalı abi bu!!Manyak bir sürpriz oldu.rengarenk bir kitap,gökkuşağı gibi inanın,size sadece kitabı elinize alıp o gökkuşağı'nın altından geçmek kalıyor ;) Kitapta sadece Ilgaz yok,Aziz Nesin,Orhan Veli,Sabahattin
Sağlık
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017741 okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2018 103. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2018 17:50
Sarı Yazma, Hababam Sınıfı eserinin yaratıcısı, yazar, şair ve mizahçı Rıfat Ilgaz'ın 1976'da yazmış olduğu anı kitabıdır. Rıfat Ilgaz bu kitapta çocukluğunu, zorlu öğretmenlik yıllarını, aile yaşamını, cezaevi ve sanatoryum günlerini büyük bir içtenlikle okuyucuya aktarmaktadır. Sarı Yazma eseri Rıfat Ilgaz'ın çocukluğunu geçirmiş olduğu Cide'ye dönmesiyle başlamaktadır. Yazar anılarını geriye dönerek anlatmıştır. Yazarın anılarını anlatırken akıcı, anlaşılır ve sade bir kullanması ve içtenliği kitabı okumanızda büyük etkisi olmaktadır. Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz yaşamı ekseninde Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'ndan 1950'li yıllara kadar olan politik, edebi, toplumsal ve kültürel yapısını gözler önüne serdiğinden okunmaya değer olarak görülmelidir...
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 1990741 okunma
Rıfat Ilgaz
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
Sarı yazma Karadeniz'in çalışkan kadınlarının simgesi. Cide'li kadınların sembolleşen örtüsü. Sarı Yazma Rıfat Ilgaz'ın otobiyografik romanıdır. Eteklerinde kitaplar olan edebiyatımızın çınarı'nın içten, vurucu kalemi bu sefer kendi yaşamını bütün çektikleri ile toplumsal olayları da içine alarak çocukluğunu, sürgünlerini, hapishane günlerini, sanatoryum da geçirdiği günlerini 1950 li yıllara kadar olan dönemi toplumsal ve kültürel yönleriyle o kadar akıcı betimler ki okurken usta ile yaşadığı dönemin içinde onunla yaşarsınız. Rıfat Ilgaz, bu ülkenin en onurlu sanatçılarından biri olan, bu usta'nın eserleri mutlaka ölmeden önce okunması gerekenlerdendir...
Edebiyat
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 1990741 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 18:17
Rıfat Ilgaz’ın çocukluk yıllarını geçirdiği Cide’den başlayarak 1950’li yıllara kadar yazma serüvenini, hapis yıllarını ve siyasi olayları ele aldığı kendi hayatından kesitleri konu ediniyor. Roman, Cide’de doğup yaşamının ilk on iki yılını orada geçiren şairin yıllar sonra o şirin sahil kentine dönmesiyle başlar. Bu dönüşün neden kaynaklandığı anlatılır. Bu korku, yıldırma, bitkinlik veya kaçış değildir. Bu, şairin hayatının yeniden başlangıcıdır. O topraklarda yeniden doğmak, büyümek ve yaşlanmak, ömrünün geri kalanını burada geçirmektir. Aynı zamanda amacı, geçmişine şimdiki gözleriyle bir kez daha bakmaktır. / Alıntıdır
Otobiyografi
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 1990741 okunma
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 19:34
ilk otobiyografik okumalarımdan biri oldu "Sarı Yazma"; bu tarz eserlere olan çekincemi başımdan savmamı sağladı. Rıfat Ilgaz' ın çocukluğunun milli mücadele döneminde geçmiş olması ve bu kitabı okumuş olmam benim için çok artı bir durum oldu. O dönemin şartlarını, zorluklarını ve hissini, yaşayanın kaleminden doğrudan okumak apayrı bir zevk verdi.  Beni çok heyecanlandırdı. Kitabı okurken; Rıfat Ilgaz'ın kendisinin hep yanlış anlaşılmasının ne kadar zorlayıcı olduğunu ve kendisini; çizdiği ve gittiği yolu açıklama gereği duyduğunu aynı zamanda o dönemlerde yaşanılan her şeyin üstünün kapatılmamasını istediğini ve bunun için bu eseri yazdığını hissettim. Ilgaz'ın yaptığı isyan mıydı? Hayır; hakkını, haklarını koruyamamış ama savunmaya çalışmış, kendisine destek aramış. (Günümüzde de devam ediyor bu yakarışlar ve bu yakarışların karşılığı...) Onun gibi birçok şair ve yazar da ona yol arkadaşı olmuş.
Otobiyografi
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017741 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2016 43. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2016 22:24
Bir Kastamonu'lu (Pınarbaşı) olarak, Koca Çınar'ın Cideli olduğunu bilir hatta Cide'ye tatile gittiğimde bile Çınar'ın evini görmeye gitmişimdir. Cide çok güzel bir ilçedir hatta kasabadır diyebiliriz. 11 - 12 km kumsalı ile Türkiye'nin en uzun kumsalarından birine sahiptir ve en önemli değerlerinden biri de Cideli kadınların taktığı, bu kitaba da ismini veren sarı yazmadır. Nedir bu sarı yazma dersek, kitabın kapağında da koyu olarak gözüken bir başörtüsüdür. bulbulogluhelva.com/img/p/1/5/0/150... orencikkoyum.com/FileUpload/ds27... Kastamonu'nun bir başka güzel geleneği de Kurban Bayram'ında kendi muhtarlıklarına bağlı köylerin, bayramın 4 gününü bölüşüp (ilk gün kurban kesimi), her gün bir köyün diğer köyleri misafir etmesi, tanıyan tanımayan misafirliğe gelen köylülerin misafirliğe gittikleri köyde sadece selam verip istediği eve girmesi ve önüne koyulan kurban eti ile yapılmış çokça çeşitli yemeklerden yemesi geleneğidir. Bu geleneği de kitabında yer vermesi beni ayrıca mutlu etti. #10901429 Sarı Yazma, Rıfat Ilgaz'ın otobiyografik romanıdır ve roman içinde hem Çınar'ın hayatına dair önemli olayları Ilgaz'ın eşsiz kalemi ile okurken hem de Türkiye gündemini yine Ilgaz'ın eşsiz kalemi ile okuyup hatta son derece zeki eleştirileri de okuyup bilgisine varabileceğimiz bir eser. Eser içinde neler yok ki, hem yazım ve içerik olarak son derece edebi değeri yüksek bir roman hem de içerik/konu olarak edebiyat ile çok çok ilgili bir roman. Zaten otobiyografik roman dememden de anlaşılacağı üzere Çınar'ın yazarlığa, şairliğe attığı ilk adımların anlatıldığı, çıkartılan edebiyat ve hiciv dergilerinin anlatıldığı ve basım ile dağıtım sürecinde yaşanılan zorlukların da anlatıldığı ve
Edebiyat
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017741 okunma
SARI YAZMA’DAN GÜNÜMÜZE İNSANIN İNSANA ZULMÜ İLE İLGİLİ BİR İNCELEME
9/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 07:57
Rıfat Ilgaz'ın, Sarı Yazma adıyla kitaplaştırdığı bu hatıralar 1980'li yıllarda Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde günlük makaleler olarak yayımlanmış ben de bir kısmını orada  üzüntü ve tarifsiz kederlerle okumuştum. Daha çocukluktan ağır verem hastası olan Ilgaz bütün olumsuzluklara, yokluklara, çaresizliklere rağmen okuyup öğretmen olur. Fakat Atatürk Cumhuriyet’i kurmuş, isyanlar ve suikastları bahane ederek kendisine rakip olarak gördüğü ve kendisine  kayıtsız şartsız biat etmeyen, bir fikri, görüşü olan, yazar ve düşünürleri, bütün silah arkadaşlarını sopa olarak kullandığı yargı vasıtasıyla ortadan kaldırmıştı. Atatürk’ün savrulduğu faşizm, Turancılık, diktatörlük girdabına İnönü, Bayar ve  Menderes’te dört  elle sarılacaktı. . İşte böyle bir dönemde Ilgaz’a, bu kötü gidişatı alkışlamamanın Ebedi Şef ve Milli Şef’e biat etmemenin bedelini ödetmişler, el üstünde tutulması gerekirken Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Sabahattin Ali ve daha niceleri gibi onun da ömrü, karakollar, mahkemeler, zindanlar arasında geçmişti. Bu kitabı İbn-i İshak'ın Hz Muhammed, Hıfzı Topuz’un Taif’te Ölüm, Yılmaz Karakoyunlu'nun Üç Aliler Divanı kitapları ile art arda okudum. Birinci kitap Hz. Muhammed, ikinci kitap II. Abdülhamid, Üç Aliler Divanı ile bu kitap ise Atatürk ve İnönü dönemlerini anlatıyor. Ve arada 1400 yıl olsa, asırlar, çağlar, isimler, zaman değişse de zulüm zalimlik değişmiyor... Zira bu dönem ve liderler ile günümüz saray rejiminin iktidarı ele geçirme, tek adamlığa geçiş, menfaati için her yolu mubah görme, korku ve dehşet iklimi oluşturarak halkı kendisine biat’a tapınmaya zorlama, tapınmayanları bertaraf etme taktik ve yöntemlerinin birebir aynı olduğunu görürüz. Bu kitap, bizi iflasa sürükleyen günümüz muktedirlerinin dayandığı temelleri ve yakın tarihimizi
Sarı YazmaRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017741 okunma

Yazar Hakkında

Rıfat IlgazYazar · 67 kitap
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. 7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.