Kitap, yudum yudum içilen zehir gibi. Erika, sevilmeyi bilmeyen bir kadın olarak karşımıza çıkıyor; aşkını gösterebilmenin tek yolunun şiddet olduğunu düşünüyor. Bu yüzden onu yargılamak imkânsız, başka yol bilmiyor. Kendine kesik attığı anlar, Klemmer’e yazdığı mektuplar, sınırlarımızı zorluyor, sinirlerimizi geren bir gerçekliği yaşıyor. Ama durmuyor, hep daha fazlasını istiyor; mümkün olsa kendini sonsuz bir ıstıraba mahkûm edecek kadar derin bir arzuyla dolu.
Cinselliğini keşfedememiş bir kadın Erika. Kendi bedenine dokunması bile yasak. Bu yüzden, belki de ilk kez bir erkeği arzuladığında, ağır cezalandırılmak istiyor. Arzusunun büyüklüğünün ölçüsü aslında bu. Yasak koyan anne, cinselliği kötü ve cezalandırılması gereken bir şey olarak görüyor. Mantığında ters bir şey yok Erika’nın; yaşadığı hayat ona bu yasakların doğruluğunu öğretmiş. Bir akşam eve geldiğinde annesiyle arasında sadece tokatlaşmaktan ibaret olan sözsüz iletişim, aralarındaki çarpık ve acınası bağı bir kez daha yüzümüze vuruyor. Kızının hayatı karşısında endişelenen bir anne yok ortada. İletişim kurduğu tek kişi olan anne, acımasızca işkence ediyor kızına. Yazar çok net söylemese de, çaldığı piyano da Erika için bir işkence aleti gibi. Müzik, onu yalnızlaştırmış, başka çıkış yolu bırakmayacak şekilde mahkûm etmiş notalara. Erika piyanist olmaktan başka bir şey yapamaz, hayatta kalamaz, tek bir kaçış yolu bile yok.
Annesinin evinde, ona rağmen Klemmer’i istiyor. Bu bir isyan, bir intikam aslında anneye karşı. Sonunda istediğine kavuşuyor ama istediği şekilde değil. Klemmer onun cinsel cazibesini yok sayıyor. Klemmer ona tecavüz ettiğinde ise Erika nihayet bunu istemediğini anlıyor; belki de Erika’nın hisleri ilk defa normale yaklaşıyor. Okuyucu çoktan farkında aslında, Erika mazoşist değil;
#okudumbitti
#piyanist
#elfriedejelinek
¶¶Kesinlikle +18 yaş grubunun okuması gereken bir kitaptır.
°°Anne baskısı altında yaşayan, orta yaşlarda müzik dâhisi piyano öğretmeni ile öğrencisi arasındaki sıradışı bir ilişkinin, bastırılmış duygullar ile açığa çıkan bir sadomazoşiz hâl almasını anlatan bir kitap.
°°Anne-kız, öğretmen-öğrenci, bastırılmış duygular konularından oluşmaktadır.
°°Yazarın anlatımı akıcı fakat konuşma çizgilerinin olmaması nedeni ile ilk başta ne okuduğunuzu çok anlayamıyorsunuz.
°°Ülkemizde 2002 yılında yasaklanmıştır.
°°İçerisinde şiddet ve ağır cinsellik içeren bölümler bulunmaktadır.
>>Kitaptan bazı alıntılar;
>>Şu yaşlı kadın, yeni binmesine rağmen biletçiye uğramadı. Bu vagona bindiğini gizleyebileceği kanısında. Aslında çoktandır her şeyden inmiş durumda zaten, bunu kendisi de hissediyor. Para ödemeye değmez artık. Öteki dünyaya kesilmiş olan bilet, çantasında nasılsa. Öyleyse bu biletin tramvayda da geçmesi gerekir.
>>Onu sanat da teselli edemeyecek, ki sanatın, bir sürü şeyin yanı sıra, iyi bir teselli edici güce sahip olduğu söylenir. Oysa bazen acının davetçisidir sanat.
>>Bu konuda defalarca uyarılmalarına rağmen yaşlılar, yüreklerini ve kapılarını hep açarlar yabancılara, yalnızdırlar çünkü.
>>Önlem almak pişman olmaktan iyidir.
Piyanist aykırı, çarpıcı, rahatsız edici bir aşk hikâyesi. Birileri, sıradan birileri, bir gün gelip hayatın ve cinselliğin içindeki şiddeti görünür kılar. Ruhsal acıdan bedensel acıya sığınılır, avcı avlanır, zarar gören zevk alır, aşağılayan yücelir, sonra hepsi yer değiştirir.
Kitap inanılmaz derecede rahatsız edici. İlk yayınlandığında yasaklanmış. Bir taraftan karaktere üzülürken bir taraftan da ben ne okudum böyle dedirtiyor.
Çok zor,irrite edici,aykırı bir aşk hikâyesi Piyanist.
Nobel ödüllü Elfriede Jelinek 'i Aşık Kadınlar ile tanımıştım. Kadin meselesi üzerine yazılmış çok güzel bir romandı.
Piyanist ise hem yarim bırakmak istediğim ama sonunu da merak ettigim için okudugum bir kitap oldu.
Jelinek 'in anlatımı farklı. Olay örgüsü öyle akıp gitmiyor. Karakter durumu üzerine ilerliyor roman. Dili sert ve rahatsız edici. Her şey apaçık bir biçimde dile getiriliyor.
Nevrotik Erika ve öğrencisi Walter arasındaki tuhaf ilişkide yer değiştiren bir iktidar mücadelesi var.Walter ,kadını ne olursa olsun elde etmeye çalışırken Erika'nin mazoşistce başka planları vardır.
Annesi ile yaşayan Erika 'nin çok kapalı bir sosyal yaşamı vardır. Babası akıl hastanesinde ölmüştür. Annesi ise aşırı baskıcı, tutucu ve kontrol manyağı bir kadındır. Yeni bir elbise bile alması şiddetli tepkiyle karşılanır. Aklınca kızını korumaktadır. Oysa kızının, annesinin hiç bilmediği farklı, aykırı bir yaşamı ve hayalleri vardır....
Kitapta arka fonda bol bol Avusturya,Viyana, Schubert,Schumann,Beethoven ve Mozart vardır. Kitabı okurken bu müzisyenlerin eserde bahsedilen parçaları dinlenebilir.
NOT:Kitabın Haneke tarafından yönetilen bir filmi de var. Filmi de beğendim.
PiyanistElfriede Jelinek · Notos Kitap · 2013381 okunma
İronik ve edebi bir dile sahip Piyanist, tek boyuyluluk (fetiş haline getirilmiş bir meslek) ve başkasına teslim edilen irade ile yok sayılan cinselliğin bireyi sürüklediği şaşırtıcı edici yeri betimliyor.
PiyanistElfriede Jelinek · Notos Kitap · 2013381 okunma
Elfriede Jelinek ile tanışmam, Elena Ferrante’nin önerdiği 40 kitaplık liste sayesinde oldu. Ancak içeriğinden haberdar olsaydım, “kesinlikle okumam” dediğim eserler listemin tepesine bu kitabı da eklerdim.
Okuma süreci boyunca sık sık “Ben ne okuyorum böyle?” şaşkınlığını yaşadım. Kitabı yarıda bırakmayı düşündüm, herkes her kitabı okumak zorunda değil. Ama bir şekilde direnip tamamlamak istedim. Bittikten sonra uzun uzun düşündüm: “Bu kitap hakkında ne yazabilirim?” Sonunda en doğrusu, dürüstçe hissettiklerimi paylaşmak olur dedim.
Daha önce kitabı okuyanların “rahatsız edici” şeklindeki yorumlarına katılmakla kalmıyor, bunu daha da ileri götürüyorum: Bu eser, cinselliği tüm romantik çağrışımlardan arındırarak çarpık ve boğucu bir güç savaşına dönüştürüyor. Üstelik bu hikâyenin bir öğretmen ve öğrencisi arasında geçmesi beni ayrıca rahatsız etti.
Evet, dünyada böyle ilişkiler yaşanıyor. Evet, insanlar gün içinde türlü cinsel düşünceleri akıllarından geçiriyor. Bunları inkâr etmiyorum. Ancak ben, bu tür içeriklerin bana edebi ya da duygusal bir katkı sunacağını düşünmüyorum.
Dünya zaten yeterince karanlık. Kötülüğün empatisine açık hissettiğim bir dönemde değilim. Bu nedenle yazdığım bu değerlendirme tamamen kişisel. Genel geçerlik iddiası taşımıyor.
Kitabı sevmedim, bana hitap etmedi. Okumayı düşünenlerin, bu değerlendirmeyi göz önünde bulundurarak başlamasında fayda var.
Jelinek oldukça sert, lafını esirgemeyen, okuru rahatsız eden hatta yer yer tokatlayan bir yazar. O yüzden herkes sevmeyebilir ancak bence okunması gereken bir yazar. Jelinek’i çok sevmemin iki önemli nedeni var. Birincisi, toplumdaki aksaklıkların tümünü cinsiyet eşitsizliğine indirgeyerek anlatmak yerine, bütünü görüp dillendirmesi. Bunu Aşık Kadınlar’da daha baskın olarak görüyoruz ancak Piyanist’te de başta göçmenler ve akıl hastalarına reva görülen muamele olmak üzere güçlü bir sistem eleştirisi mevcut. İkincisi, toplumun ve erkek egemen dünyanın kadınlara baskısını ve şiddetini yansıtırken, aynı zamanda her kadının az ya da çok, bilerek ya da bilinçaltındaki kodlamalar nedeniyle ve farklı biçimlerde kendileriyle ve hemcinsleriyle ilgili haksız yaklaşım, fikir ve davranışlarıyla da okuru yüzleştirmesi muazzam. Zaten rahatsız ediciliği de burada. Belki kendinize bile itiraf edemediklerinizi tokat gibi çarpıyor suratınıza ama hazmı ağır olsa da bu yüzleşmeden daha farkında ve daha olgun çıkıyorsunuz. Zaten tam da bu yüzden herkes ama özellikle her kadın okumalı bence Jelinek’i. Piyanist’e gelecek olursam, baskıcı ve kızının hayatını tahakküm altına alan bir annenin üniversitede piyano öğretmenliği yapan kızının hayatına etkisini anlatıyor. Baskıcı ebeveynlerin çocuklarının hayatına verebileceği tahribatı ve bunun gerek cinsel gerekse sosyal dünyaya yansımasını, yine bastırılmış duyguların sonuçlarını okuyoruz. Toplumun kadına biçtiği roller, kadın-erkek ilişkilerindeki ikiyüzlü çifte standartlar ve kadın olma mücadelesi üzerine Jelinek nokta atışı tespitlerini tüm açıklığı ve sertliğiyle paylaşıyor. Filmini izlemiş olmama ve hikayeyi bilmeme rağmen beni en çok sarsan kitaplardan biri oldu. Müstehcenlikten rahatsız oluyorsanız size hitap etmeyebilir. Jelinek benim
PİYANİST-ELFRIEDE JELINEK,288 sayfa
Bazı okurlar bu kitabı müstehcen bulabilir,2002 yılında ülkemizde yasaklanmış,halkın ar ve haya duygularını incittiği için diye.Aradan 21 yıl geçmiş,kitap mı daha müstehcen şimdiki yaşam şekli,ahlak yapısı mı daha müstehcen karar veremedim.Okuyup siz karar verebilirsiniz.İlk kez tanıştığım bir yazar.Konusu günlük hayatta rastlanabilecek ama toplum içinde açığa çıkması biraz zor olan bir yaşam şekli.
Yazar bu kitabı ile 2004 Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış ama kalabalık korkusu ve sosyal fobisi nedeniyle ödülü kendisi alamamış,onun yerine törende bir video mesaj gösterilmiş.
İki insan,tek hayat…Bir anne ve onun gözünde hâlâ büyümemiş,büyütememiş,piyanist olmuş,müzik dehası,otuz yaşındaki kızıyla yanlış mutluluk içinde beraber sürdürdükleri veya sürdürmek zorunda kaldıkları yaşamları…
Annesi tarafından her tür duygusu bastırılarak sindirilmiş,cam bir fanusa alınmış,anneye göre yanlış bir davranışta bulunduğunda -hoşuna giden bir elbise aldığında,annenin tam istediği saatte evde olması gerekirken gittiği yer hakkında yalan söylemesi ve bunun anında anlaşılmasında,yanlış bir notaya basıp kötü bir performans sergilediğinde -
otuz yaşında olmasına rağmen anında dayakla cezalandırılmış ve üstelik küçük yaşta babanın akıl hastanesine yatırılması süreci yaşamış bir karakter Erika…
Zaman zaman patlamalar da yaşıyor annesine karşı,hayatının dizginlerini tutması konusunda azarlıyor annesini.
“Bu yaşta bunu yapabilmeliyim,”diye bağırıyor.Anne ise her gün,”bunu annelerin çocuklardan çok daha iyi bileceğini,çünkü bir annenin her zaman anne olduğunu “söyleyerek karşılık veriyor.
Otuz yaşında bir genç kadın olmasına rağmen annesi tarafından her türlü duygularıyla beraber cinsel dürtüleri de bastırılmış bir karakter Erika.Öyleki annesi ile aynı
2004 Nobel Edebiyat Ödüllü feminist şair, oyun yazarı, çevirmen ve romancı olan Elfriede Jelinek kalabalık korkusu ve sosyal fobisi nedeniyle ödülünü almaya bizzat gitmediği yazmaktadır arka kapakta bunu okuduktan sonra yazılan her cümle ayrı 1anlam kazandi benim için Piyanist te...
Yazardan okuduğum 2.kitap olan Piyanist daha önce kitap dostunun muhakkak okumalisin diyip pdf ini attığı O Olmayan Olarak O: Robert Walser ile, ‘e Doğru 28 sayfalik kısacık kitapta yine anlamlı 1çok cümleyle 1çok durumu anlatmıştı ki kütüphanemde 2 kitabı daha mevcut okumak için sabırsızlanıyorum zira kurduğu cümlelerdeki dile gelmeyen vurucu cümleler kendi adıma çok etkileyiciydi...
Sosyal fobisi olduğu düşünülünce kitaptaki her cümledeki tutsaklıları ve toplum bazinda da bazı durumlara ayna tutar gibiydi. Epeyce derin düşüncelere sevk eden kitap zekice kurgusu ve sivri diliyle sarsıcı durumlarla susturulan beden olsa da, sanata da bol bol vurgu yapmıştır, Bach cümleleri favori kısımlardı benim için...
Annesiyle yaşayan cinselliği bastırılmış piyano öğretmeni Erika yı anlatan kitapta 30lu yaşları sonunda hala annesiyle yaşarken ona ilgi duyduğunu hissettiği öğrencisiyle içindeki tüm saklı arzuları dışa vurup şiddet, haz ve aşkın karmaşasını epeyce hissettiren kitap yasak olan tüm durumlarla bastırılmış duyguların tercümanı gibiydi.
Arada kalmışlığın ve bilinçaltında yatan ailevi etkilerin en iyi ifadesi gibi olan Piyanist ölmeden önce okunmasi gereken 1001kitap arasında olup, özellikle kitabın başındaki herkesten farklı olmak vurguları yazarla ilgili derin düşüncelere beni salmış olsa da sıradışı okumalar yapmak isteyen okurlara kesinlikle tavsiyemdir, dünya yara almamış yerinde dursa da kimilerinin umrunda olmadan devam ettiği hayatta, Erika nın
2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
Jelinek Avusturya'nın Steiermark eyaletinin Mürzzuschlag kasabasında doğdu. Babası II. Dünya Savaşı'ndan sağ kurtulmayı başarmış Çek asıllı birYahudi'ydi. Annesi varlıklı bir Viyana ailesindendi. Küçük yaşlardan itibaren piyano, org, gitar, keman, viyola dersleri aldı. Viyana konservatuarından orgçu olarak mezun oldu. Aynı zamanda Viyana Üniversitesi'nde sanat tarihi ve tiyatro okudu. Genç yaşta şiir yazmaya başladı. İlk eseri Lisas Schatten adlı derleme oldu. 1970'lerin başında Gottfried Hüngsberg ile evlendi.
Nobel Ödülü'nü almadan önce Jelinek Almanca konuşulan ülkelerin dışında pek tanınmıyordu. Yazı tarzında geleneksel Avusturya edebiyatı derinden hissedilir ve Avusturyalı yazar Robert Musil'in etkisi görülür.