Politika

Aristoteles
Çevirmen:
Mete Tunçay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2019 04:30
MÖ 4. Yüzyılda Aristoteles tarafından insanların en iyi şekilde yaşayabileceği, en iyi devlet düzenini ortaya koyabilmek amacıyla kaleme alınmış bu eser, siyaset ve felsefe alanında etkileyici düşünce ve fikirlerden oluşuyor. Aristoteles'in düşünce ve fikirlerinde Platon'un önemli bir etkisi var. Bu kitapta, Platon'un siyaset felsefesi alanında sunduğu "Devlet" ve "Yasalar" isimli eserlerindeki düşünceleri üzerinde oldukça fazla duruluyor. Kitap toplam sekiz bölümden oluşuyor. Eserin birinci bölümüne devletin ortaya çıkışı ve devleti oluşturan insanların doğası gereği, cinsiyet, akıl ve fiziksel güç olarak birbirlerinden ayrılması anlatılarak başlanıyor. Aristoteles'in sadece bedensel güçlerini kullanıp zihinlerini kullanamayanları hayvanlara benzetmesi ve bu insanların ekonomik açıdan köle olarak kullanılmasının gerekli olduğunu savunması dikkat çeken bir yaklaşım. Bu kölelerin zihinlerini kullanmaları gerektiğini de söylemiyor ve bu yönde bir eğitimde önermiyor. Çünkü toplum içerisinde bazılarının ekonomik açıdan üstünlük elde edebilmesi, diğer insanları sömürebilmesi, özgür olabilmesi ve ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için kölelere ihtiyaç olduğunu söylüyor. Kölelerin ise karnı doysun yeter. Asil ve soylu yurttaşlar için köleleri mülk olarak görüyor, araba gibi yahut at gibi. Bu köleyi mülk edinme anlayışı insana daha fazla değer verdiğini düşündüğümüz Hristiyanlık ve İslam dininin ortaya çıkmasından sonra dahi yüzyıllar boyunca varlığını korudu. Neyse ki günümüzde modern köleliği saymazsak insanı mülk edinme gibi bir durum yok. (?) İnsanların mülkiyet kazanmaları daha sonra takas, ticaret ve para kazanma faaliyetlerine girişmeleri kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Burada Aristoteles ihtiyaçlar doğrultusunda mülkiyet kazanmanın gerekliliği ile ticaretin
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 75. kitabı
Aristoteles ~Politika MÖ 4. Yüzyılda Aristoteles tarafından insanların en iyi şekilde yaşayabileceği, en iyi devlet düzenini ortaya koyabilmek amacıyla kaleme alınmış bu eser, siyaset ve felsefe alanında etkileyici düşünce ve fikirlerinden oluşuyor. Politika, olması gereken devlete giden yolda yönetim şekillerini ve geçmiş filozoflarca ortaya konulan kuralları tartışan Bir yapıt. İlk bölümlerde ideal devlet kavramları derlenerek tartışılmaktadır. Ardından, devlet türleri karşılaştırılmalı olarak anlatılmaktadır. Bir devlet için en iyi yönetim şekline değinilmeden evvel bütün anayasalar ayrıntısıyla açıklanmaktadır. Doğru bir anayasa için olmazsa olmazlara gidiş vardır.Devlet-anayasa- yönetim- halk kavramları hiyerarşik bir düzenle anlatılmıştır. Bu anlatımda kavramların iç içe geçerek birbirini tamamlama özelliği ise eseri akıcı hale getirmiştir. Ana kavramlarin ardından doğru- erdemli insan ve bu insanın oluşabilmesi için gerekli eğitim konularına deginilmektedir. Eğitimde diğer alanlardan bahsedilmese de müziğin yeri ayrıntılıca tartışılmaktadır. " Zevk almanın aşırılıktan oluştuğu durumlarda, insanlar zevkli aşırılığı yaratan şeyi ararlar. Eğer bunu para kazanmakla sağlayamazlarsa, bütün yetilerini bu uğurda kullanarak, onu başka yollardan elde etmeye çalışırlar " " Zihnin niteliğini görmek, bedenin niteliğini görmekten çok daha zordur " " Doğası gereği şehri, devleti olmayan bir kimse ya fazla iyidir ya fazla kötü, ya insanlığın altındadır ya da üstünde "
1000Kitap
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Siyaset felsefesinin mihenk taşlarından biri
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 20:55
Öncelikle Politika'yı, Metafizik'ten sonra okuyarak hata ettiğimi söylemem gerekiyor. Metafiziğe göre anlatımının oldukça bariz olması, içerdiği konuların anlaşılabilirliğinin daha fazla ve bilgi birikim ihtiyacının daha az olması sebebiyle, akıcı şekilde okunabiliyor Aristo kitapta; demokrasi, siyasal yönetim, oligarşi, aristokrasi, krallık, tiranlık , anayasa, yasa, kölelik, haklar, devrim, erdem, iyilik, eğitim, en iyi devlet gibi kavramların hepsini teker teker inceliyor. Kitabın adının Politika olmasının muhtemel sebebi, yönetim biçimlerinin ayrıntılı olarak açıklanması ve karşılaştırılması. Kitapta alıntılanacak, dikkatli şekilde, tekrar tekrar okunacak, 2500 yıl öncesinden günümüze ışık tutacak o kadar çok bilgi var ki ne bunları burada özetlemek ne de alıntılayarak konuları sırası ile anlatmak mümkün. Zaten kitabın kayıp bölümlerinin olduğu da açıkça belli oluyor, bazı bölümlerde tekrara düşülüyor veyahut bir fikir düşünce tam olarak açıklanmadan gerekli açıklamalar yapılmadan kestirilip atılabiliyor. Bazı konularda dönemselliği açıkça belli olmakla beraber temel bilgilerde evrenselliğin korunduğu görülüyor. Siyaset felsefesi için giriş düzeyinde bir kitap olduğu kanaatindeyim ancak Aristo'nun ne denli büyük bir deha olduğunu, konuya yaklaşımının güncelliğini bu zamana kadar koruyup yansıtan satırlar, açıkça gösterecektir. Bu sebep bile kitabı okumaya değer kılacaktır. Hepimizin içten içe düşündüğü ancak dile getirmekte zorlanacağımız siyasal fikirlerin milattan önce 5. yüzyılda bu denli sarih bir şekilde dile getirilmesi ancak Aristo'ya yakışırdı. Kitabı okurken çokça kez günümüz siyaseti ile ilişkilendirebileceğimiz, bize bir yerlerden tanıdık gelecek, fazlaca örneğin bulunduğunu söylemek istiyorum. Bu tür antik kitapları okuduğum sıralarda hep aklıma
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2021 20. kitabı
Aristoteles’in teleolojik öğretisine göre bir şeyin doğası, o şeyin yetkinleşme sürecinin tamamlanmış halidir. İnsan, ev, aile ve diğer her şey o şey olmayı, yetkinleşmeyi amaçlar. İnsanın amacı mutluluğa ulaşmaktır ve mutlu bir yaşam için de şu 3 öğe bir arada bulunmalıdır: bedensel varlık, zihin ve ahlak nitelikleri; cesaret, dürüstlük, zeka ve ölçülülük. Mutluluğa ulaşan insan, gerçek doğasına yaklaşmış olur. İnsanın erdem arzusu sınırsız, zenginlik ve ün arzusu ise sınırlı olmalıdır. Zaten erdem zenginliği getirir, ama zenginlik erdemi getirmez. Herkes manevi ve zihni iyiliklerle mutlu olmalıdır. Tanrının varlığı da bunun kanıtıdır. Tanrı, dışsal şeylerden ötürü değil, kendi doğası gereğince kutsal ve mutludur. İyi eylemde bulunmayan insanlar ve şehirler mutlu değildir. Eylemde olmak, eylemsizlikten değerlidir. Çünkü mutluluk, bir şeyler yapmaktır. İyilik kendi başına yeterli olmaz, onu eyleme çevirme gücü olmalıdır. O halde en iyi yaşam için etkin bir yaşam da şarttır. En iyi yaşama ulaşmak için en iyi şehir kurulmalıdır ve bu şehrin büyüklüğü de nüfusu da ölçülü olmalıdır, ne çok az ne çok fazla. Böyle bir şehirde yurttaşlar erdem ve yeteneklerini geliştirmek için yaşamalı; işçi ve tüccar olmamalıdır. İyi ve erdemli olmanın 3 kaynağı vardır: doğa, alışkanlık ya da eğitim ve akıl. Eğitim yolunda çocuklara 4 şey öğretilmelidir: okuma yazma, beden eğitimi, müzik ve resim. Bunların arasında müzik, hazla ilgili olduğu için müzik aleti kullanabilme yetisi değil, müzikten anlama becerisi öğretilmeli. Müzik aleti kullanmak, soylulara yakışır bir şey değildir. Çizim yeteneği ise en azından alışverişte kullanılabiliyor ve esas olarak maddi nesnedeki güzelliği görmeye yarıyor. Beden eğitiminde ise zihin ve bedenin aşırı çalışması aynı dönemde olmamalıdır. Bunlar birbirini
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
Kitabın başında bazı halklar iyi yaşamak istiyorsa bazı halkların köle olması gerektiğini söylemesi biraz emperyalistçe geldi. Ancak bana michu kaku'nun "geleceğin fiziği" indeki hindistandaki fakir halkın orta sınıfa yükselmesiyle avrupada et kıtlığı çekilebileceğini söylemesini anımsattı. Nitekim okuyun tavsiye ederim:)
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Sosyoloji Günlükleri pdf 3
9/10
·304 syf.··
2018 11. kitabı
Tipik bir tiran, ciddî ve özgürlüğe eğilimli insanlardan hoşlanmaz. Kendisini tek yetke sayar; biri kalkıp kendi düşündüklerini özgürce söylemeye hakkı olduğunu iddia ederse, tirana üstünlüğünden ve m utlak efendi olmasından bir şeyler eksiltiyormuş gibi gelir. Dolayısıyle, düşünce sahibi olma özentilerinden tiranın hoşlanmayışı korkuya dayanm aktadır; bu gibi kimseler onun erkinin gizil (potansiyel) yıkıcılarıdır. Tiran, ayrıca, yabancıları yanma almaya ve kendi şehrinin üyelerindense, onlarla birlikte yemek yemeğe de meraklıdır: Çünkü yurttaşları gizil düşm anlarıdır, ötekilerinse ona etkin bir karşıtlıkları yoktur. 171
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 20. kitabı
İnsanın kendi olanaklarını gerçekleştirebilmesi açısından toplumsal düzenin ve devletin varlığı elbette zorunludur. Yazar, insanı siyasal bir hayvan olarak tanımlar ve siyasal topluluğun temeli hak’tır der. Aristoteles ideal bir devlet resmi çizmekten ziyade bunun yerine var olan devlet ve yönetim biçimleri üzerinde tartışır. Devletin farklı insanlardan oluştuğunu bundan dolayı da eğer insanlarda birlik hedeflenirse bunun devlet ile bağdaşmayan bir durum olduğunu belirtir. Ayrıca devlette amaçlanan iyilik adalettir der. Kitapta, Platon’un Devlet’ine yönelik bazı taşlamalar da vardır.
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 13. kitabı
Aristoteles’in Politika’sı, insanın sosyal bir varlık olduğunu ve toplum olmadan tam gelişemeyeceğimizi anlatıyor. Farklı yönetim biçimlerini inceliyor ve en iyisinin, orta sınıfın güçlü olduğu dengeli bir sistem olduğunu savunuyor. Adaletin ve vatandaşlığın önemi üzerinde duruyor.
1000Kitap
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
7/10
·304 syf.·
Beğendi
·
2018 8. kitabı
2300 yıl öncesinden günümüze ışık tutan ve eskimeyen bir klasik. Politikaya ilginiz olmasa da mutlaka okuyun. Zamanınızı boşa harcamış olmazsınız. " Devletler, yasa uyarınca demokrasi ile yönetildikleri zaman demogoglar yoktur, en iyi yurttaşlar sağlamca baştadır; oysa yasaların egemen olmadığı yerde demogoglar baş gösterir. Halk monarklaşır, birçok kişilerden oluşan tek bir yönetici gibi olur. ...19. Baskı143.s"
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Felsefe tarihinde önemli bir düşünür olan Aristoteles mantık, metafizik, matematik ve fizik alanlarında yaptığı çalışmalarla günümüze kadar katkı da bulunmuş ve bu alanların gelişmesini sağlamıştır. Bunların yanında gökyüzü, zooloji, siyaset, ahlak, biyoloji, gibi alanlara da yönelmiş ve birçok disipline ilişkin bilgi ve birikime sahip olmuştur. ​Aristo, her ne kadar Platon'un öğrencisi olsa da bilgi felsefesi ve siyaset felsefesi gibi pek çok alanda, birbirlerine ters düşünceleri mevcuttur. Platon, bilginin nesnelerinin bu dünyada yeri olmadığını, idealar dünyasının varlığını savunurken Aristo, duyu organlarımızın algıladığı nesneler ile bilginin nesnelerinin bir ve aynı olduğunu düşünür. Ayrıca Platon ebedi ve kusursuz bir devlet teorisini ileri sürerken Aristoteles döneminin mevcut devlet sistemlerini inceleyerek var olanın arasından en iyiyi bulmaya çalışmıştır. İki düşünürün değişime bakış açısı da farklıdır. Platon'a göre değişimin sebebi zıtlıklardır, buna karşın Aristo'ya göre değişimin sebebi, değişimin doğal bir töz olmasıdır. GİRİŞ ​Batı Düşünce tarihinin en etkili düşünürlerinden biri olan Aristoteles’i benim kalemimden okuyalım istedim. Kısa bir giriş yaptıktan sonra Aristo’nun gözünden konu başlıkları oluşturarak günümüze kadar devam eden pek çok çalışma alanının temellerini atan Aristo'nun felsefe alanında neden bu kadar etkili olduğunu irdeleyeceğiz. ​Platon'un ölümünden sonra yerine kendisini geçirmemesi üzerine Aristo'nun Atina’dan ayıldığı düşünülmektedir. Aristoteles, MÖ 343’te Makedonya Kralı Philippos’un sarayına, oğlu İskender’in eğitimini üstlenmek üzere çağırılmıştır. Philippos’un ölümünden sonra MÖ 335'te İskender iktidara geçmiştir. Bunun üzerine Aristoteles, Atina’ya dönüp Akademeia’ya rakip olarak kendi okulunu, Lykeion’u ya da diğer
PolitikaAristoteles · Remzi Kitabevi · 20141,167 okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.