İlk şiirlerinden sonra bi sadelik geldi, dili basitleşmiş. İyidir hoştur da, okurken şiirlerin ruhunu göremiyorum.. Erdem Bayazıt'ın sanıyorum bi şiiri vardı idam sehpasındaki birini anlatan, benzer konulu şiiri Nazım Hikmet de yazmış ama olmuyor, oturmuyor bi şekilde.. Cemal Süreya'ya da böyle hissediyorum mesela.
"Siz bana iyisi mi
Nâzım'dan şiirler okuyun."
Bu güzelim kitabı çok çok değerli ve kıymetli bir arkadaşım üstüne " Nazım'ı seversin biliyorum, iyisi sen Nazım'dan şiirler oku , sonra sevdiklerini ben sana okuyayım." notunu yazıp bana hediye etmesiyle kitabı okudum. Benim için özellikle üstündeki notla çok değerli ve güzel bir kitap oldu. :)
Kitaba gelecek olursak;
Nazım'ın zorlu koşullar altında korunmuş olan şiirleri derlenip toparlanarak doğruları ve yanlışlarıyla bu kitap altında buluşmuş. İyi ki de buluşmuş.
Kitapta geçen birkaç şiir dışında kitap genel olarak çok güzeldi.
Kitabın geneli toplumsal konular üzerine yazılmış şiirlerden ve " saçları saman sarısı kirpikleri mavi" şeklinde hitap ettiği son aşkı (!) Vera'ya olan şiirlerinden oluşuyor.
Vera'ya ithafen
'Kimseler yapamaz senin resmini
Senin resmini ben yapacağım.'
şeklinde "Vera'nın Resmi" adı altında yazdığı şiirinde yayımlamıştır.
Biliyor musun Nâzım?
Senden sonra hiç kimse senin kadar güzel yapamadı Vera'nın resmini.
Bu dünyadan bir Nazım Hikmet geçti. Bir daha senin gibisi geçmedi.
"toprağı severmişim meğer
toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen
ben sürmedim
pılatonik biricik sevdam da buymuş meğer."
En çok da Nazım'ın şiirlerine yakışan Genco Erkalı söylemeseydim uyuyamazdım sanırım bu gece. Sen de hep var ol Genco Erkal hep...
( youtu.be/jCI-ITNzy2M ) :)
İyisi mi siz her zaman en önce kendinize sonra sevdiklerinize Nazım'dan şiirler okuyun.
Hayatınızda güzel insanların ve şairlerin olması dileğiyle...
Kitaplarla, şiirlerle, güzelliklerle kalın. ✓
***
İyi ki sevdim yağmuru,
İyi ki yattım hapiste.
Sevdim ulaşılmazları...
***
Sürgün ve hapishanelerle geçen bir ömür... Ancak bu kadar güzel yazılabilirdi. Döneminin siyasi konularına damga vuran eserleriyle tanınmış Mavi Gözlü devimiz üzerine yazılan binlerce inceleme, araştırma ve biyografi yazılarını bir kenara itin, şairin otobiyografisi kendi şiirlerinden apaçık bir şekilde okunuyor.
Bu kitap da ömrünün son yıllarında yazmış olduğu şiirlerin derlemesinden oluşuyor. Nazım Hikmet, her zaman olduğu gibi, şiiri düşüncelerinin hizmetine sunmuş. Ben şiiri, düşüncelerinin bir aracı olarak gördüğünü düşünüyorum. Çünkü anlatmak istediği her şeyi kolaylıkla dile getirebilmiş. Tabi şiirleri başına bela olmuş ama başına gelen zorluklara, sürgünlerle geçen hayatına rağmen yazmayı bırakmaması, onu şiirin üstadı yapmış.
Kitap alıntı yapmaya doyamadığım mısralarla dolu. Şiirleri okurken okuduğunuzun şiirden daha fazlası olduğunu anlayacaksınız :)
Nazım Hikmet'in 1959 - 1963 yılları arasında kaleme aldığı, bazıları yaşarken yayımlanan, bazıları yayımlanmayan "Son Şiirleri"adı altında toplanan şiirlerinden oluşuyor.Hayatının büyük bölümünü hapishane ve sürgünlerde geçiren şairin özlem dolu, aşk dolu , hasret dolu dizelerini okuyacağınız güzel bir kitap.
Nazım Hikmet 'in şiirlerini severek dinlerim. Alkışa şayan bir şairimiz.
Okuduğum ilk kitabı, çok akıcı ve makbule geçti.
Umuyorum ki diğer yapıtlarınıda okuma fırsatı bulurum ki bulacağıma eminim.
Son Şiirlerinde daha çok söylemek istediklerini yer alıyordu..Yaşadıkları olaylara bölüm bölüm yer veren (şiirselleştirme) bir anlatım vardı.
Çok naif dizeleri var; tekrar tekrar okuduğum, okudukça altını çizdiğim..
Beğendiğim bir çok alıntıyı sizlerle paylaştım..
Buraya da çok çok beğendiğim unutmak istemediğim alıntılara yer vermek istiyorum;
"İçimde telaş
varıp görememek
görüp kahrolmak telaşı."
"Kafamı çıkarıp dolaba kilitlesem bir haftalığına
karanlığına boş bir dolabın
omuzlarıma bir çınar diksem kafamın yerine
uyusam gölgesinde bir haftalığına."
"Bense bir türlü akıl erdiremiyorum,
gündüzü mü kovalıyoruz geceyi mi?"
"Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım..."
"Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. ...Ne güzel de darma duman ediyorsun beni.."
"otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini.."
"Okyanuslar büyük sevdalar gibidir Tulyakova
Nazım Hikmet’in 1959-1963 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşan kitap. Nazım’ın lirik şiirlerini çok seven biri olarak kötü diyemem. Eserleriyle yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada ismini duyurmuş bir şairin şiirlerini okumak size çok şey katacaktır. Ama yinelemeden geçemeyeceğim. Nazım’ın lirik şiirleri bambaşka :) Keyifli okumalar.
Nazım Hikmetin 1959-1963 arasında yazmış olduğu şiirlerin derlenmesi ile oluşturulan bu kitap, özlem kokan, aşk kokan, hasret kokan hislerin kağıda dökülmüş halidir.
VERA'YA
Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm”
1963
Saman sarısı.. Bakıldığın da aşırı klasik bir cümle kimse umursamaz bu iki kelimeyi çünkü saman sarıdır zaten. Lakin doğru ellerde nasıl da samanın sarısı işe yarıyor demi.
Dikkat alıntı içerir!
...
Vera'ya
Gelsene dedi bana.
Kalsana dedi bana.
Gülsene dedi bana.
Ölsene dedi bana.
Geldim.
Kaldım.
Güldüm.
Öldüm.
Vera'ya;
Nazım Hikmet'in son şiiri.
Ne acayiptir ki son şiirinin son kelimesi ölüm..!
Vera;
Saçları saman sarısı,
Kirpikleri mavi,
Kırmızı, dolgun dudaklı
Nazım Hikmet' in hayatının son beş yılını kapsayan bu 'Son Şiirleri'ni okuduğumda en ağır basan konular 'Ölüm' ve 'Vera'ydı.
Mavi kirpikli karısı Vera ve Vera'sıyla arasındaki en büyük engel ölüm...
çok iyi şiirler olmakla birlikte bazıları günlük tutar gibi dünyayı, yaşamından kesitleri birbirine eklediği bir hayat anlatımı birçok şiiri.
yine kavganın, açlığın, hürriyetin, barışın önemine çoğu kez rastladığımız şiirlerde ekstra vurgulanan şey şu ki; "ben yaşadım, şunları yaptım ve kim bilir daha neler yaşayacağım"
var olmak, öyle alelade bir gelip geçmek değildir hanımlar beyler.
Nazım Hikmet Ran 'ın en büyük öğretisi -bu kitabında benim için- dolu bir yaşam -her hoyratlığı içinde barındıran-
Nâzım Hikmet Ran ya da Türkiye'den ayrıldıktan sonraki soyadı ile Nâzım Hikmet Borzecki (15 Ocak 1902; Selanik, Osmanlı İmparatorluğu - 3 Haziran 1963; Moskova, SSCB), Türk şair ve yazardır.
Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir.
Komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiş; Türkiye'de 11 ayrı davadan yargılanarak İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yatmıştır. 1951 yılında Türkiye'den ayrılması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmış; bu karar ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihinde iptal edilmiştir.
1963 yılında Moskova'da kalp krizinden hayatını kaybetmiştir. Mezarı Moskova'dadır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Nazim_Hikmet