Stenbol Stenbol

Burhan Sönmez
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
Basım Tarihi:
2022
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2019
Yayınevi:
Avesta Yayınları
Orijinal Adı:
İstanbul İstanbul
ISBN:
9786258383102
Ülke:
Türkiye
Dil:
Kürtçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·228 syf.·
2022 31. kitabı
“Acının kıyısında zaman başka türlü aktığı için” Öğrenci Demirtay, Doktor, Küheylan Dayı ve Berber Kamo” dışarı çıkmaya gerek duymadan dünyayı içeri alıyor, zamanla birlikte mekanı da” aşarak, yerin üç kat altındaki ufak, karanlık, soğuk bir hücrede on gün boyunca hikâyeler anlatıp umuda sığınıyorlar. Koridorun karşısında başka bir hücrede ise seçilmiş suskunluğun sesi; Zinê Sevda… Kadın olmanın, olabilmenin tüm anlamları yüklü onda. İnsanı derinden sarsan ironik bir yanı var “İstanbul, İstanbul”un. İki yüz yirmi yedi sayfada mürekkeple hayat bulan tüm hikâyelerin, hayallerin baş kahramanıdır İstanbul. “Mış gibi” üstü kapalı anlatır yazar onu bize ve “mıh gibi” yerleşir zihnimize. İnsanı anlatırmış gibi, şehri anlatır. Yer altını tasvir edermiş gibi, yeryüzünü betimler. Aşkı anlatır. “mış gibi” yapmadan bu defa. Ölümü anlatır, sevdanın ve umudun kıyısında. Yeraltından yer üstüne bakıp en çok da kavruk acıyı, işkenceyi anlatır bize. Ve öyle bir anlatır ki işkencenin hiç bir detayı yer almazken romanda, yoğunluğunu hissedersiniz bedeninizde. “Acının paylaşılmadığını aklınla bilmek başka, bedeninle öğrenmek başkaydı … Kendine inanmak ile kendini kaybetmek arasında ince bir çizgi vardı… Zaman uzamak yerine derinleşirdi acıda.” der Doktor, 2. Gün’ü anlatırken. Gerçek hayâle, hayâl de gerçeğe dikey çizgide minicik bir delikten yol bulur sayfalar boyunca. Böylece kum saati kendi minik zerrelerini aşağıya akıttığı aralıktan geçit verir ışığa. Aşk da, ölüm de, umut da sınırda yaşar bu romanda. “Kalbi yansıtan söz en büyük mucizedir!” Berber Kamo 3. Gün, Duvar bölümünde bu cümle ile ayna tutar bize. Öyle bir hikâye var ki bu bölümde bir defa değil on defa okusa insan, hala “gerçeği isteyen, ama gerçeği anlamayacak” insanlar bulabilirdi. Hangi kahramanı seçerseniz bir
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Bir Değil Tam İki İstanbul Masalı!
10/10
·228 syf.··
2021 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 17:36
Toplanın, size muhteşem bir yazardan ve onun harikulade romanından bahsedeceğim. Aslında kitabı okurken niyetim inceleme yazmak değildi. Fakat bu kitapla ilgili bir şeyler yazmazsam benim gözümde esere haksızlık etmiş olurum. Öncelikle Burhan Sönmez, bu kitabı okumaya başlayana kadar adını bile duymadığım bir yazardı. Muhtemelen büyük çoğunluğunuz da yazarın adını ilk defa şimdi görüyordur. Sakın endişeye kapılmayın, geç kalmadınız! Burhan Sönmez, daha kitabın başından itibaren öyle güzel bir dil kullanıyor ki, tam bir edebiyat şölenini elinizde tuttuğunuzu hemen anlıyorsunuz. Yazarın dile bu kadar hakim oluşu, sade bir üslup kullanmasına karşın yoğun ve sembolik anlatımları okura ustaca geçirmesi, vermek istediği mesajın bir kısmını okurun önüne sunup bir kısmını okurun çabasına bırakması, sapına kadar gerçek bir hikayeyi masalsı bir anlatımla sunması ve aynı anda birden fazla konuya değinebilmesi beni ziyadesiyle şaşırttı. Garip bir bilgi daha vereyim size, sonra uzatmadan kitabın konusuna değineceğim. Yazarın bize sunduğu edebiyat şöleni öyle bir noktadaydı ki, kitabı beraber okuduğumuz arkadaşımla aramızda şöyle bir diyalog geçti: "Hani küçükken sevdiğimiz çikolatayı veya şekeri hemen bitmesin diye ağzımızda eritiriz ya, işte bu kitabı okurken de öyle yapmak istedim." Kitabın ismi, "İstanbul İstanbul." Yani iki tane İstanbul. Madalyonun iki yüzü gibi. Yer altı ile yer üstü gibi. İyilikle kötülük gibi. Yaşamla ölüm gibi. Acıyla tatlı gibi. Mutlulukla mutsuzluk gibi. Bu kavramları gereksiz yere çoğaltmıyorum. Bu kavramların her biri kitapta kendisine yer bulmuş ve çoğu aynı cümlenin içerisinde birlikte yer almış. Yazarın ustalığı da tam olarak bu noktalarda kendisini göstermiş. Bilirsiniz, vakti zamanında çoğu kişi İstanbul Haydarpaşa garından "Seni yeneceğim
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
7/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 22:39
Dün tükendi, bugün belirsizdir insan için... İstanbul ‘daki zamanı, geçmiş ve bugün diye ayırmak yerine zamanı, yeraltındaki ve yer üstündeki zaman diye ayırarak, anlatıyor. Burhan Sönmez, acının ve her şeye rağmen umudun yörüngesinde dönen bir kenti, büyük bir romanla yeniden yaratıyor. “Alıntı” İstanbul İstanbul. Yazar ile tanışma kitabımız oldu, kalemini ve üslubunu sevgim. Birbirinden bağımsız çeşitli sebeplerle tutuklanmış insanlar ve onların birbirlerine hikaye anlatmasıyla başlayıp devam eden, keyifle okunan güzel bir eser. Keyifli okumalar, kitapla kalın. Acıda herkes yalnızdır. Sen de çözüleceksin...
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 20:15
" Cehennem, acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir ." Hayatın içinde insan olabilmek ve insan kalabilmek, farkındalığı güçlü bir bilinçtir.Olaylara nasıl tepki vereceğimiz en önemli özgürlüklerimizdendir. Çaresizlik ve korku anlarında davranışlarımız nasıl da belirler kişiliğimizi . Ama akıllara hep şu soru gelir insan ne kadar bilinir ki? Yerin altındaki o karanlık ve soğuk hücrede Öğrenci Demirtay, Doktor, Küheylan Dayı ve Berber Kamo, Zinê Sevda ' nın on gün boyunca işkenceler içindeki sürede birbirlerine hikâyeler anlatıp umuda sığındıkları günleri okudukça , sizin de yüreğinize dokunacak .Acının olduğu yerde zaman başka türlü akıyor maalesef .Ve bu acıları bedenimizde hissetmek , aklımızda bilmekten çok daha başka oluyor. Çektiğimiz acıları kimselerin duymaması acımızı daha da derinleştiriyor. Karakterlerin mücadele ve direnişlerini okudukça 12 Eylül ' ün o hüzünlü atmosferini yaşadım . İstanbul ' un iki farklı yüzünü ele alır yazar: iyiliği anlatırken kötülüğü, yer altını anlatırken yer üstünü, mutluluğu anlatırken mutsuzluğu, zamanı anlatırken zamansızlığı, yaşamı anlatırken ölümü de anlatmıştır. Umutlarının içinde aşkı da güzel ifade eder. Burhan sönmez'in sisler içinde yarattığı , pus dağıldıkça çoğalan renkleriyle, surları, kuleleri, kubbeleriyle istanbul'da geçen romanı. Keyifli okumalar . Kitaptan Alıntı: "insan ne kadar bilinir ki, doktor? sen vücutlarını yarıp kalbini, ciğerini gördüğün hastalarını bilebildin mi? kuş sadece kuştur, çoğalır ve uçar. ağaç sadece yeşillenir ve meyve verir. insan başkadır." ...kenti kent yapan insanın bakışıydı. Kötü bakanlar kenti kötüleştirir , güzel bakanlar onu güzelleştirirdi . Kentin değişmesi ve güzelleşmesi, insanın değişip güzelleşmesine bağlıydı.
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
İnsan İnsan
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 13:37
Son dönem Türk Edebiyatının en başarılı romanı olduğunu çok rahat söyleyebilirim İstanbul İstanbul için. Kitapta edebiyata ve yaşamaya dair her şey var. Bu kadar çok şeyi sadece iki yüz küsurlu sayfada bu kadar etkili bir biçimde biz okuyuculara sunmayı başardığı için Burhan Sönmez’in önünde eğilip, elini öpüp başıma koymak istiyorum. İNSAN VE KENT. Kitap bize insan ve kent ilişkisini o kadar akıcı ve sarsıcı bir şekilde sunuyor ki yazara hayran kalmamak elde değil. İstanbul’un iki yüzü; altı ve üstü, sokakları ve dehlizleri, binaları ve kapkaranlık hücreleri, güzelliği ve acımasızlığı, görünürlüğü ve gizini okuyoruz. Türkiye’deki seksen iki olaylarının bir kenti nasıl vahşi bir canavara dönüştürdüğünü ve bu kentle beraber insanların şeytanlaştığını okuyoruz. Bu kentin Osmanlıdan kalma hücrelerinden birinde dört adam. Her birinin ayrı hikayesi. İNSAN VE İNSAN: Bu dört adamın hikayelerini okuyoruz kitapta. Sırayla anlatıyorlar. Kitap da bu şekilde on bölümden oluşuyor. Yani on gün. Kitap kahramanları Kamo lakaplı Berber Kamil, Küheylan Dayı, Öğrenci Demirtay ve Doktor. Her birinin ağzından diğerinin hikayesini okuyoruz. Bir tarafta işkence ve acı, diğer tarafta yaşam ve hayal. Bire iki metre çapında bir hücrede dört insan ne yaparlar, diye kendimize sorduğumuzda çok farklı cevaplar ve hikayeler çıkabilir ortaya. Ama sanırım bunu Burhan Sönmez kadar kimse güzel anlatamazdı. İnsanın insanla olan samimi ilişkisi nasıl da acının üstesinden gelebildiğini görüyoruz. Bu dört adam birbirlerine asıl sırlarını söylemeden yer yer hikayeler, ki bu hikayeler ünlü romanlara, ünlü halk hikayelerine göndermelerle doludur, yer yer de bilmeceler sorarak zamanın ayrı bir boyutunu keşfediyorlar. Burhan Sönmez’in metinler arası göndermelerine bayıldım. O kadar gerçekçi, o kadar hissedilir
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Kesinlikle okuyun !
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2024 16:45
Burhan Sönmez Kitap bittikten sonra arkama yaslanıp derin bir ah çekebiliyorsam, yazılanları iliklerime kadar hissedip etkisinden uzun süre kurtulamıyorsam eğer o kitap benim için tamamdır diyebilirim. Istanbul İstanbul 'da benim için unutulmayacak kitaplar arasına eklenmiştir. Burhan Sönmez'in okuduğum tüm kitaplarının beni bu kadar etkilemesi normal mi bilmiyorum ama yazarla aramda tuhaf bir bağ oluştuğunu söyleyebilirim. Ne yazsa okurum dediğim nadir yazarlardan kendisi. Kesinlikle okuyun, yazarın kıymeti bilinsin çok istiyorum çünkü.
Edebiyat & Roman
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Sus! Kimseye sırrını verme
7/10
·228 syf.·
2024 57. kitabı
Öğrenci Demirtay, Doktor , Berber Kamo ve Küheylan dayıyı aynı karanlığa hapseden kader birbirlerine ışık olmalarına mani değildi. Soğuk kış günlerini birbirlerini ısıtmaya çalışarak, bazen kaygı içinde bazen gülerek ama bolca acı çekerek yerin üç kat altında geçiren dört adam. Hepsinin farklı hikayesi vardı ama hepsinden beklenilen şey aynıydı. Bir isim ve bir adres vermeleri... O nedenledir ki birbirlerinin yarasına merhem olmaya çalışan bu dört adam birbirlerine sırlarını asla söylemediler. Çünkü kimin hangi işkenceye dayanamayıp çözüleceği belli değildi. On karanlık günü birbirlerine hikayeler anlatarak, fıkralara sessizce gülerek, hayaller kurarak geçirdiler. Belki de onları ayakta tutan gerçek yaşıyormuşçasına kurdukları bu hayallerdi. Öyle ki hayalinde elinde tuttuğu sigaranın dumanını hem onlar hem de okurken ben gördüm sanki. Birbirlerine anlattıkları hikayeleri bildikleri halde sanki ilk defa dinliyormuşçasına dinlediler, birinin hikayesini biri tamamladı. İstanbul'un hem güzel hem karanlık yönlerini, insanların zalimlikte ne kadar ileri gidebileceğini, güzel seylerdeki birlikteliğe karşılık acıda insanın yalnızlığını anlatan bir kitap. Okurken çok az gülümsediğim daha çok acıma duygusu hissettiğim, yazarı ile yeni tanıştığım bir kitap oldu. Okurken bazı bölümlerde keyfiniz kaçsa da okumak isteyenlere iyi okumalar dilerim Not : Kitapta adı geçen Decameron adlı kitabı da merak ettim :)
Edebiyat
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Tanrı sahte değildir… İnancımız yoksa biz de yokuz. . .
8/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2023 305. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 13:09
“Tanrı sahteydi. Arzu bu sahteliğin tekrarıydı. Buna insanın sahteliği de eklenince, yaşam dayanılmaz bir hal alırdı. Şair­ler dışında kim vardı bu döngüyü kıran? Ölümün diliyle ko­nuşan ve insana arzunun sınırsızlığı yerine gerçeğin sonsuz­luğunu vaat eden kim kalmıştı şairlerden başka?” Hikâyeler, hikâyeler, hikâyeler… Ne çok hikaye var değil mi? Bilmediklerimiz, bildiklerimizin yanında derya, deniz… Elimde olsa hepsini dinlemek ister miydim? Bilmek mi daha iyi, bilmemek mi, yoksa bilipte bir şey yapamamak mı? Öyle boş ki her şey, öyle sıradan ve öylesine… Kitabın konusuna kısaca değinmem gerekirse; yer altında sorguya çekilen, sürekli işkence gören dört adamın, bir araya geldiklerinde birbirlerine hikâyeler anlatarak o sığ gerçeklikten kurtulmaya çalışmaları işleniyor. (Her şeye rağmen gülerek ve kahkahalar atarak). Hayallere dalıp kendilerine yapma gerçeklikler yaratmaları da dinlemeye değer, hayali demleyip içtikleri çaylar ve tüttürdükleri sigaralar da. Âh o hikâyeler… Hiçte yadsınacak türden değil inanın. Onları dinledikçe dinlemek istiyorsunuz, neler hissettiklerini anlamak ve en önemlisi normalde nasıl insanlar olduklarını neler yaşadıklarını; seçimlerini, aşklarını, tutkularını, ne yiyip ne içtiklerini, hangi filmi yada hangi şiiri en çok sevdiklerini merak ediyorsunuz. Ben kendimi de merak ediyorum bazen… Edebiyat olmasa, mesela şiir… Ne yapardım? Nasıl yaşardım? Bir bitki gibi mi veya evde herhangi bir yere konan kenar süsü? Sonrasında da düşünme diyorum düşünme. Edebiyat var ve gittiği yere kadar da sen varsın. Var’sın. Yaşa gitsin. İstanbul, İstanbul… demir kapının paslı sesi… “ acıda herkes yalnızdır, sen de çözüleceksin…”
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
8/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2021 86. kitabı
‘İnsan kendisiyle yetinmeyen tek varlıktır, Doktor. Kuş sadece kuştur, çoğalır ve uçar. Ağaç sadece yeşillenir ve meyve verir. İnsan başkadır, hayal etmeyi öğrenmiştir. Var olanla yetinmez. Bakırdan küpe yapması, taşlardan saray inşa etmesi, görünmeze merakındandır.’ . Küçücük bir hücre, soğuk mu soğuk. Hücreye giren kaçıncı kişiler bilmiyor hiçbiri. Önce üç kişiler, şimdi dört. Tabii hep oturmuyorlar. Konuşuyorlar, hikayeler anlatıyorlar. Kimi zaman kan akıyor vücutlarından, kimi zaman gülüşlerini bastırıyorlar. Sıralarını bekliyorlar, umut da var sanki, kırıntılarından karın doyar mı bilemedikleri. . Burhan Sönmez ile tanıştım nihayet. Ne yalan söyleyeyim öyle methedilmişti ki İstanbul İstanbul, ben de severim diye düşünüyordum. Fazlası oldu, çok sevdim. On günü anlatıyor Sönmez. Neler olur on günde bir düşünsenize. İyileşebilir bir hasta, bahar gelebilir birden, saatler akıp giderken bir saat on dakika geriden de yetişebilir hayata. Acıyı bal eyliyor Sönmez hikayeleriyle, Decameron’da ölümden kaçanların anlattıklarına çalıyor rengi. Ölüm var biliyor herkes ama illaki kapının önüne çıkıp mı beklemeli ölümü? Şöyle bir Boğaz manzarası görmeden, Beyoğlu’na inmeden mi gitmeli? . Her bir karakteri dinleyip, onları anladığım; sözlerinin devamını dinlemek için beklediğim, bilmecelerine meraklandığım bir kitaptı İstanbul İstanbul. Taş zeminli odalarda etinden et koparılanları, ağzından alamadıkları laflar için kerpetenle dişleri sökülenleri, çıplak bıraktıkları bedenlerden utanmayanları, ‘evlatlarını bile sevemeyenleri’ öyle derinden hissettim ki… İyi ki okumuşum, tam da zamanında. . İstanbul’un sustuklarını anlatan bir kitabın kapağında da anca İstanbul’un gözü olan Ara Güler’in fotoğrafı olabilirdi, değil mi?
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Ölümün acısını bile unutturan "sarı kahkaha"nın romanı
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 23:24
“Aşık olmak için görmenize gerek olmayan bazı şehirler var. İstanbul onlardan biri.” demiş Burhan Sönmez bir röportajında. Ve “İstanbul İstanbul” romanı ile güzellik ile çirkinliği, zenginlik ile sefaleti, güç ile zayıflığı, acı ile mutluluğu bir arada bulunduran bu acımasız ama büyülü şehri çok farklı bir kurguyla; yeraltındaki küçücük bir hücrede kimseler farkında değilken insanlık dışı işkenceler altında ezilen dört kişinin dilinden anlatmış bize. Öncelikle söylemeliyim ki son dönemde okuduğum en başarılı eserlerden biri “İstanbul İstanbul”. Etkileyici konusunun yanısıra kurgusu, metinlerarası göndermeleri, masalsı dili, insanı insan yapan duygulara ve değerlere hakimiyeti ile bence Türk Edebiyatının son dönemdeki en başarılı romanlarından biri. Umarım daha fazla bilinir ve daha fazla okunur. Şehrin derinliklerinde, yeri bilinmeyen küçücük bir hücrede yargılanmadan tutulan ve acımasız işkenceler gören dört tutuklunun dilinden anlatılan bir hikayeler demeti bu. Penceresiz, 1 metreye 2 metrelik pis bir hücreye kilitlenen bu dört kişi, rutin olarak dar bir koridor boyunca sürüklenir ve ardında sonsuz eziyetlerin beklediği demir bir kapıdan geçerler. Yakalanmışlardır ama suçları belli değildir; kana susamış işkencecilerinin tek amacı konuşmalarını sağlamak ve böylece işkence edebilecekleri yeni kurbanlar bulmaktır. Hayatlarının hiçbir değeri olmadığını ve kendilerine kimsenin yardım edemeyeceğini bilen bu dörtlü, hem acılarını katlanır kılmak ve haysiyetlerini korumak, hem de başka kimseye zarar vermemek için kendi gerçeklerini saklayabilmek amacıyla hayaller kurar ve hikayeler anlatırlar birbirlerine. Hayallerinde keyif sigaraları tüttürüp zengin mezeler ve güzel İstanbul manzarası eşliğinde rakı-balık keyfi yaparlarken, Boccaccio’nun Decameron’larından esinlenen
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma

Yazar Hakkında

Burhan SönmezYazar · 8 kitap
Burhan Sönmez, yazar, edebiyatçı, avukattır. İlk romanı Kuzey, 2009 yılında yayımlandı. Eserleri 30 ülkede 42 dile çevrildi, ulusal ve uluslararası ödüllere değer görüldü. 2016 yılından beri uluslararası PEN yönetim kurulunda yer alan Sönmez, Eylül 2021'de Uluslararası PEN Kulübü başkanı seçildi. 1965 yılında Haymana'daki yarı göçer köylerden Şeyhhanı’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Polatlı’da tamamladı; Türkçeyi Polatlı'da öğrendi. 7-15 yaş arasında okul eğitimine paralel olarak din eğitimi aldı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1991'de avukatlığa başladı. Aktif siyasetle uğraştı, çeşitli gazete ve dergilerde kültür ve siyaset üzerine yazılar yazdı. Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV)'ın kurucuları arasında yer aldı. 1996’da kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkan Yardımcılığı’na seçildi. 1996 yılında Ankara'da uğradığı coplu polis saldırısı sonucunda beyin travması geçirdi.1998 yılında Londra'da Medical Foundation İşkence Mağdurları Tedavi Merkezi’nde tedavi gördü. 1999 yılında Türkiye'ye döndü. 2000’de tekrar rahatsızlanınca Londra’ya geri döndü; gerek politik nedenlerle gerek sağlık sorunlarından dolayı 2010 yılına kadar yurt dışında kaldı. İngiltere'de yaşarken yeminli tercümanlık alanında eğitim gördü. Cambridge Üniversitesi’nde roman incelemeleri üzerine bir yıllık bir programa katıldı. İlk romanı Kuzey 2009 yılında yayımlandı. Ardından Masumlar (2011), İstanbul İstanbul (2015), Labirent (2018) Taş ve Gölge (2021), adlı romanlarını yayımladı. Masumlar, 2011 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'ne ve İzmir St. Joseph Roman Ödülü'ne değer görüldü. İstanbul İstanbul romanı otuzdan fazla dile çevrildi ve bu romanla 2018 yılında Londra'da verilen EBRD Edebiyat Ödülü'ne ve 2017 yılında ABD'de bulunan Vaclav Havel Kütüphane Vakfı tarafından "içinde yaşadığı baskıcı rejime meydan okuma cesareti gösteren" yazarlara verdiği Vaclav Havel Ödülü'ne değer görüldü. Öyküleri Bir Dersim Hikâyesi (2012), Bana Adını Söyle 2014) ve Gezi (Almanca, 2014) öykü derlemelerine yer aldı. Bursa Yazın ve Sanat Derneği tarafından verilen 2015 yılı Öykü Onur Ödülü'nün de sahibi oldu. Şair William Blake'in Cennet ile Cehennemin Evliliği kitabını Türkçeye çevirdi (2016). Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü 2014 yılı seçici kurulunda ve Cenevre Uluslararası Film Festivali 2020 yılı belgesel seçici kurulunda yer aldı. ODTÜ'de edebiyat ve roman üzerine dersler verdi. Ayrıntı Yayınları'nda editör olarak çalıştı. Türkiye PEN, Kürt PEN ve English PEN üyesidir. 2016 yılından itibaren uluslararası PEN yönetim kurulunda yer alan Sönmez, 2021 yılında PEN International‘ın başkanı oldu. Halen İstanbul'da ve Cambridge'de yaşamaktadır. 2026 yılında, İtalya'da düzenlenen Hemingway Ödülü kapsamında “Çağımızın Tanığı” ödülünün sahibi olmuştur.