Sultan Hamid Düşerken

Nahid Sırrı Örik
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Nahid Sırrı Örik ve Nadide Romanı: Sultan Hamid Düşerken
9/10
·263 syf.··
2020 136. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 10:02
" Nahid Sırrı, Balzac'ın 'Roman, büyük tarihsel figürlerin görülüşüne ancak ikinci derecede karakterler olarak katlanır' sözünün bilincindedir." Fethi Naci'nin 100 Soruda Türkiye'de Roman ve Toplumsal Değişme adlı eserinde geçen bu cümle beni yıllardır ertelediğim bu eseri okumaya heveslendirdi. Sonucunda ise beni ilk okumada kendisine hayran bırakan bir yazar ile tanışmış oldum. Yazar ve eseri hakkında okumalar yaptım. Heyecanım içime sığmadı. O yüzden biraz Nahit Sırrı'dan biraz da Abdülhamid Düşerken'den bahsetmek istedim. Kimdir Nahit Sırrı Örik ? Hukuk Mektebi hocası, Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahid Sırrı Örik, 1895'de İstanbul'da doğar. Beşiktaş'taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okur ve mezun olur. Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebine devam eder. Galatasaray Mekteb-i Sultani'sine girer. Ancak hiçbirini tamamlamaz. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katılır ve burayı da yarım bırakır. I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nahid Sırrı (1915), Cumhuriyet'in ilânından sonra 1928 yılında Türkiye'ye geri döner. Yurduna dönüşünden hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başlar. Ardından Ankara'ya yerleşir ve Millî Eğitim Bakanlığı'nda çevirmen olarak işe girer.1933 yılında Yaşar Nabi ile birlikte Varlık Dergisi'ni çıkarır. Babasının 1933'teki ölümünün ardından İstanbul'a döner. Ölümüne kadar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmayı sürdüren Nahid Sırrı'nın Anadolu gezileri sırasında yazdığı makaleler de farklı dergi ve gazetelerde yayımlanır.18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da ölür. Kitabî bilgiler bunu söylüyor. Benim Anladığım Nahid Sırrı Örik Kimdir? Zengin ve kültürlü bir ailede doğmuş; 4 yaşında iken anne ve
Abdülhamit DüşerkenNahid Sırrı Örik · Sander Yayınları · 1976633 okunma
10/10
·356 syf.·
2026 25. kitabı
Nahid Sırrı Örik okuduğum ikinci romanı. Kıskanmak Kitabını elimden bırakamadan okumuştum. Bu da onun gibi oldu. Sanırım bu sene Örik'den devam edeceğim. Tam bir edebiyat şöleni yaşamak isterken I. Meşrutiyet döneminin olaylarına da vakıf olmak isterseniz byrun....
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2026633 okunma
Sultan Abdülhamid
9/10
·356 syf.··
2024 71. kitabı
Osmanlı Tarihinde üzerine en çok yazılıp çizilen dönemdir 2. Abdülhamid dönemi. Kimilerine göre kızıl sultan, kimine göre ise cennetmekân Abdülhamid Han Hazretleridir. Abdülhamid dönemi denince akla 31 Mart Hadisesi gelir genelde. Ancak en az onun kadar önemli olan bir diğer olay ise 10 Temmuz darbesi diyebileceğimiz padişaha cebren meşrutiyetin ilan ettirilmesi hadisesidir. İşte bu kitapta, 10 Temmuz darbesiyle başlayıp 31 Mart hadisesi ile noktalanan sekiz aylık bir dönem ele alınmaktadır. Gerçek olaylar gerçek tarihi karakterlerle birlikte işlenir. Tabi ki kurgu karakterler de vardır. Ve olaylar Sultan Abdülhamid'in vezirlerinden Şahabettin Paşa'nın ailesi çevresinde ilerler. Paşa'nın kızı Nimet Hanım ise hırsı ve yükselme azmiyle kimine göre güçlü bir kadın iken kimine göre ise arzularının esiri olmuş şirret biridir. Yazarın olayı işleyişi ve bunu yaparken kullandığı dil muazzam. Cümleler uzun ve Osmanlıca kelimeler barındırsa da okurken edebî haz bırakan bir üslup kullanıyor. Daha önce aynı dönemi anlatan Üç İstanbul ve İsyan Günlerinde Aşk romanlarını da okumuştum. Ama hem kurgusu ve diliyle hem tarihe sadık kalması yönüyle en iyisi buydu bence. Meraklısına kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2022633 okunma
9/10
·265 syf.··
2020 14. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 09:50
Nahid Sırrı Örik çoğumuz tarafından Abdülhamid Han yandaşı olarak bilinir. Bilinir bilinmesine ama bunu eserine hiç mi hiç yansıtmaz. Olaylara objektif yaklaşarak, hiçbir konuda yandaş olmayarak nasıl da güzel tarihi bir roman yazılacağını gözler önüne serer. Bakın bunu Fethi Naci ne güzel dile getirmiş. “Nahid Sırrı Örik’in tutumu, İkinci Meşrutiyet’ten, İttihat ve Terakki’den, Sultan Hamid’den söz açan öteki romancıların tutumuna hiç mi hiç benzemiyor... Ne var ki Balzac’ın kralcı oluşu toplumsal gerçekliği nesnel gelişmesi içinde vermesine nasıl engel olmamışsa Nahid Sırrı’nın Sultan Hamid’den yana olması da toplumumuzun belirli bir tarihsel kesitini bütün gerçekliğiyle yansıtmasına engel olmamış.” Eserimiz Sultan Hamid’in elinde tutmakta olduğu telgrafı acı bir tebessümle okumasıyla başlıyor. Sonrasında ilan edilen II.Meşrutiyet ve doğurduğu sonuçlar, Sultan Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesine kadar olan süreç işleniyor. Kitap hakkında, daha doğrusu yayınevi hakkında tek olumsuz eleştirim günümüzde çok fazla kullanılmayan eski kelimelerin çevirilerini vermemiş olması. Arapça ve Farsça kelimeler sizi biraz yorabilir lakin okunmaya değer bir eser. Başlarda biraz sabredip yazarın üslubuna alışınca kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 16:54
#okudumbitti #sultanhamiddüşerken İkinci Abdülhamid’in hükümdarlığının son yıllarında artan iç ayaklanmalar, Batılılaşma hareketleri, benzeri görülmemiş toprak kayıpları, halka yapılan baskılar ile İttihat ve Terakki’nin saltanat karşıtı hareketleri nedeniyle Sultan Hamid Kanuni Esasi’yi ilan ederek Osmanlı tarihinde ilk anayasal hareketi başlatarak Meşrutiyeti ilan eder. Uzun yıllar memurluk ve paşalık yapmış Mehmet Şahabettin Paşa ve kızı Nimet gücü seven ve sadece kendi çıkarlarını düşünen kişilerdir. Bu uğurda insan harcamaktan çekinmezler. Padişahın gücünün kısıtlanmasıyla Paşa ve ailesi korkuya kapılır ve kendilerine alternatif yollar ararlar ki servetleri gitmesin ve onlara dokunulmasın Bir yandan bu saray çevresinin entrika, güç oyunlarını okurken diğer tarafta ülkenin genel durumu , içi boşaltılan koltuklar yetmezmiş gibi inanılmaz yaşlı kişilerin koltuk sevdaları çok başarılı şekilde aktarılmış. Aynı zamanda Meclis-i Vükelâ’nın duruşu ve aldıkları kararlar ile gazetelerin Sultan Hamid’i devirmek için mücadele etmesi. Bir yandan da şeriat isteyenler de var tabi ki ! Ülke ateş hattı . Hırslı ve yeni bir meclis üyesi olan Şefik’in bu Paşa kızının elinde oyuncak olması da cabası ! Rüşvet, haraç ,entrika ve saray erbabının psikolojisi , devlet içindeki güç grupları ,halkın korkuları ve tabii kaçınılmaz olarak gelen 31 Mart Vakası ile Abdülhamid’in tahttan indirilmesi. Harekat Ordusu’nun İstanbul ve çevresini sarması Mustafa Kemal’de bu Ordu başında komutan imiş. Padişah’ın hiç karşı koymadan tahttan inmesiyle sonuçlanıyor bu vaka. 33 yıl hüküm sürmüş bir padişah , her adımını temkinli atan ve öldürülme şüphesiyle çevresini sürekli daraltan, kıdemli paşaları kendine karşı komplo kurmamaları için görevden alan Sultan Hamid daha sonra çevresinde kimseyi
Alıntı
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2026633 okunma
KUKLAYA ÇEVRİLEN SULTAN!..
10/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2019 71. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2019 15:56
Sultan Hamid Düşerken, Nahid Sırrı Örik'in 1957 yılında yazmış olduğu tarihi romanıdır. Roman II. Meşrutiyet'in ilanı ile II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi arasında geçen süredeki toplumsal ve siyasi olayları ele almaktadır. Örik, her ne kadar Abdülhamid taraftarı bir yazar olsa da, bu dönemde geçen olayları gerçekçi bir bakışla ele almayı başarmıştır bu romanında. Roman, İttihat ve Terakki cemiyetinin II. Abdülhamid'in padişahlığının son günlerinde oynamış oldukları siyasi rollere odaklanmaktadır. İktidarın sürekli değişmesi ve muhalefetle olan ilişkileri romanın ana temasıdır. Paşa soyundan gelen kimseler ile kendini yetiştirmiş askerlerin bir mücadelesi olarak da ele alınmaktadır. Sultan Hamid Düşerken, siyasi hayatta yer alan insanların gerçek yüzlerini büyük bir açıklıkla gözler önüne seren tarihsel bilgiler sunduğundan okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma
9/10
·265 syf.··
2021 9. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 21:54
Abdülhamid devrini tarafsız bir biçimde anlattığı için Abdülhamid yanlısı olarak yaftalansa da aslında gerçek ortada. İttihat ve Terakki'nin yaptığı zulümleri göstermesi, kendisini Abdülhamid yanlısı yapmıyor. Onun dışında, editörün ellerine sağlık. Bir kitap ancak bu kadar güzel düzenlenebilir. Okurken çok keyif aldım. Romanı yazmak biraz uzun sürmüş olacak ki, sonu "yazayım da bitireyim artık" aceleciliğinde fazla özenilmeden yazılmış hissi verdi.
Edebiyat
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma
10/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2020 04:01
2. Meşrutiyet'in ilanından 31 Mart Ayaklanması'na kadar geçen süredeki bazı ricalin fırtınada yön bulma çabaları. Seksenlik paşaların iktidar hırsı. Aşkı, sevgiyi umursamayan, menfaatçi, muhteris bir kadın. Şahsî konumlarını memleketin istikbalinin önünde görenler. Her devrin adamlarının riyakar hayatı.
1000Kitap
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma
Puan vermedi·265 syf.··
2024 1. kitabı
Meşrûtiyet dönemine ılık tutan çok güzel bi kurgusal hikaye. Kurgusal dediğime bakmayın tarihi gerçeklerde barındıran zengin bir tarihi eser. Akıcılığı hikayenin acabaları kafada bıraktığı izler çok etkileyici. Sultan Hamid’in hikayesi ve 31 Mart vakası ile iktidardan düşmesi güzel bi şekilde anlatılmış.
Edebiyat
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma
Puan vermedi·265 syf.·
2023 13. kitabı
Bu kitabı okumadan öncede bildiğim bir şey vardı o da askeri tarihimiz ne kadar destan doluysa siyasi tarihimizin de o kadar istikbalperestik ve menfaatçilik ile dolu olduğuydu. Son yıllarda edindiğim izlenimle tarihi bir yönüyle Freud' un Psikanalitik Kuramına benzetiyorum. Bu yön, bilinmeyenleri, gizli kapaklı kalan gerçekleri ifade ediyor. Freud insan bilincini üçe ayırıyor ve bunu okyanustaki buz dağıyla özetliyor. Suyun yüzeyindeki kısım bilinci, görünen kısımla suyun birleştiği kısım bilinç öncesini, en altta kalan ve asıl buz dağının kendisi olan büyük kütle ise bilinçaltını ifade ediyor. Tarihte bize anlatılan, ders kitaplarında her an göz önündeki kaynaklarda tarihin görünen yüzünü, su üstündeki kısmını bizlere anlatıyor. Ne yazık ki bu tarih değil. İnsan psikolojisini nasıl ki en çok bilinçaltı etkiliyor. Tarihide en çok tarihin bilinçaltı etkiliyor ve anlatılmayan, unutulmak, saklanmak, gizlenmek istenen gerçekler orada yatıyor. İşte asıl tarih bu. Her zaman anlatılan abartılmış, süslenmiş destanılaştırılmış, objektifliği kaybedilmiş, yanlı bir tarih yazımı kabul edilemez. Çünkü kandırmak amacıyla yapılan bir eylem iyi bir niyetle temellendirilmiş bile olsa hoş karşılanmaz. Eğrisiyle doğrusuyla tarih olduğu gibi aktarılmalıdır. Tarihin biliç altını kavratmak yolunda güzel bir adım olacağını düşündüğüm bu kitabı tarihe şüphe ile bakan, araştırmaya meraklı herkes okumalı.
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 2017633 okunma

Yazar Hakkında

Nahid Sırrı ÖrikYazar · 23 kitap
Divan sahibi Oltili Ahmet Nafiz Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsûmât müdir-i mütercimi, Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Gürcü asıllı Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahid Sırrı Örik, 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu. Özel dersler aldıktan sonra Beşiktaş'taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okudu ve mezun oldu. Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebine devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultani'sine girdi. Ancak hiçbirini tamamlamadı. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katıldı ve burayı da yarım bıraktı (1913). I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nahid Sırrı, Cumhuriyet'in ilânını takiben 1928 yılında Türkiye'ye geri döndü. Döndükten hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı. Ardından Ankara'ya yerleşti ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nda çevirmen olarak işe girdi. Ankara'da 1933 yılında Yaşar Nabi ile birlikte Varlık Dergisi'ni çıkardı. Aynı yıl babasının vefatının ardından İstanbul'a döndü. Hayatının sonuna kadar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmayı sürdüren Nahid Sırrı'nın Anadolu gezileri sırasında yazdığı makaleleri de farklı dergi ve gazetelerde yayımlandı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da öldü. Tarzı Nahid Sırrı Örik eserlerinde bazı konulara özel olarak değinmiştir. Bunlardan biri siyasi güçler ve bunları elde etme çalışmaları, hırslardır. Örik özellikle tarihe çok düşkündür. Tarihi anlatırken yalı, konak betimlemelerini ve kadın karakterini çok başarılı yansıtmıştır. Tarihe bu kadar bağlı kalması ve zaman zaman övercesine betimlemesi, Örik'in Osmanlı geçmişini geride bırakmaya çalışan bir toplum tarafından ve bu toplumun edebiyatçıları tarafından geri plana atılmasına neden olur. Bunda eşcinsel kimliği de etkili olmuştur. Yusuf Ziya Ortaç kendisi hakkında "Kırıtarak gelirken uzaktan Nahid Sırrı / Sanırım pantolonlu ceketli bir kız gelir" diye yazmıştır. Etkileri Nahid Sırrı Örik, Selim İleri'yi çok etkilemiştir. Yazar, "Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver" romanındaki erkek karakteri Örik'ten esinlenerek yaratmıştı. Bahriye Çeri ise kendisi hakkında "Bir Cihan Kaynanası: Nahid Sırrı Örik" adlı bir kitap yayınlamıştır. "Eve Düşen Yıldırım" adlı eseri Show Tv tarafından diziye uyarlanmıştır. Kemal Bekir, Örik'in Sultan Hamid Düşerken isimli romanını 1976 yılında Düşüş ismiyle oyunlaştırmıştır. Eser, 2002 yılında Ziya Öztan tarafından Abdülhamit Düşerken adıyla filme çekilmiştir. 2009'da Zeki Demirkubuz tarafından Kıskanmak isimli romanı aynı isimle çekildi. Nergis Öztürk, bu filmdeki Seniha rolüyle 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı. Eserleri Hikâye Kitapları Kırmızı ve Siyah (1929) San'atkârlar (1932) Eski Resimler (1933) Eve Düşen Yıldırım (1934) Romanları Kıskanmak (1946) Sultan Hamid Düşerken (1947) Yıldız Olmak Kolay Mı? (2006) Tersine Giden Yol Turnede Bir Artist Öldürüldü Oyunlar Sönmeyen Ateş (1933) Muharrir (1934) Alınyazısı (1952) İnceleme Edebiyat ve Sanat Bahisleri (1932) Tarihi Çehreler Etrafında (1933) Roman ve Hikâye Hakkında Bir Kalem Denemesi (1933) Hayat ile Kitaplar (1956) Gezi Notları Anadolu (1939) Bir Edirne Seyahatnamesi (1941) Kayseri-Kırşehir-Kastamonu. (1955) Hatıraları Eski Zaman Kadınları Arasında (1958)