Tartuffe

Molière
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Spoiler içerir
10/10
·98 syf.··
2020 111. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 23:42
Fransız tiyatrosunun dehası Molière'in kaleme aldığı "Tartuffe", yüzyıllar öncesinden günümüze uzanan evrensel bir mesajın taşıyıcısıdır. 17. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen, eserin ele aldığı dini istismar ve ikiyüzlülük temaları, bugün hâlâ tüm canlılığıyla karşımızda durmaktadır. Molière, döneminin katı dini otoritesine meydan okuyarak, toplumun en hassas noktalarından birine parmak basmış ve bu cesur duruşu nedeniyle eserinin yasaklanmasına, hatta hayatının tehlikeye girmesine göz yummuştur. Tartuffe'ün sahneleri arasında dolaşırken, insanlık tarihinin belki de en eski aldatmaca biçimlerinden biriyle karşılaşırız: dini duyguların istismarı. Oyunun merkezinde yer alan Tartuffe karakteri, dindarlık maskesi altında gizlenen açgözlülüğün, sahtekârlığın ve ikiyüzlülüğün somut bir temsilidir. "Bütün mukaddesatı zırh gibi kuşanmasını da ne kadar iyi biliyor" sözü, bu karakterin özünü mükemmel biçimde özetler. Tartuffe, kutsal değerleri kendine kalkan yapmış, dini söylemleri kişisel çıkarları için kullanmayı meslek edinmiş bir sahtekârdır. Oyunda Orgon'un Tartuffe'e olan körü körüne bağlılığı, insanların inanmak istedikleri şeylere nasıl kolayca kandırılabildiklerini gösterir. Orgon, ailesinin tüm uyarılarına rağmen Tartuffe'ün sahte dindarlığına inanmayı seçer ve sonunda tüm mal varlığını ona devredecek kadar ileri gider. Bu durum, günümüzde de sıkça karşılaştığımız bir olguyu yansıtır: İnsanlar, dini otoritelerin veya dini söylemler kullanan kişilerin sözlerine sorgulamadan inanma eğilimindedir. "Zahirde, misli görülmemiş bir ibadet; halbuki niyet, Allah yoluyla dünyaya rağbet" sözü, bu ikiyüzlülüğü çarpıcı biçimde ortaya koyar. Molière'in ustalığı, sadece dini istismarı eleştirmekle kalmaz, aynı zamanda gerçek dindarlık ile sahte sofuluk arasındaki farkı da net
Din
TartuffeMolière · MAARİF MATBAASI · 1944822 okunma
8/10
·96 syf.·
2020 126. kitabı
TartuffeTartuffe MolièreMolière Moliére'in son derece iyi oyunlarından biriydi. Tâbi bu eseri Orhan Veli KanıkOrhan Veli Kanık 'ın çevirisiyle okumam da kitabın benim için ayrı bir güzel yanıydı. Moliére bu eserinde yine yaşadığı dönemde ve toplumunda bulunan sahtekar ve riyakar dindarların portresini bir sahtekar ve dolandırıcı olan Tartuff karakteri üzerinden yansıtmış ve bu durumu komik bir şekilde hicvetmiş. Dini gösteriş için kullananları, riyakarları çok iyi bir şekilde işlemiş Moliére. Mizah unsuru da bir hayli fazlaydı. Kalemini ve ustalığını çok iyi bir şekilde kullanmış Moliére. Gerçekten komedi ve hiciv'de usta olduğunu bir kez daha göstermiş...
Edebiyat
TartuffeMolière · MAARİF MATBAASI · 1944822 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2024 36. kitabı
Moliere'in daha önce okuduğum oyunları arasında açık ara en iyisi (tabi şimdilik) Kibarlık Budalası, Cimri, Hastalık Hastası oyunları da müthişti ama Tartuffe Eğer okumadıysanız mutlaka ama mutlaka okuyun Ben 1944 basımı Orhan Veli Kanık çevirisi ile okudum o da ayrı bir keyif verdi. Yalancı, hilekar, sözde din adına konuşarak insanları kandıran Tartuffe'u okurken bu tip insanların varlığını çokça gördüğümüz şu günlerde, bundan 400 yıl öncede karşılaşıldığını bilmek oldukça şaşırtıcı olacaktır. Bu arada karakterlerden biri olan Cleante'ın Tartuffe hakkında söylediği küçük bir kısmı #Spotify Akıl Fikir Gezegeni kanalında seslendirmeye çalıştım. İnanılmaz bir oyundu. Hem Moliere'in yazdığı hemde Tartuffe'un insanlara oynadığı
TartuffeMolière · MAARİF MATBAASI · 1944822 okunma
7/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2023 57. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 23:18
Ülkemizde tiyatrolarda defalarca oynanan bir eser olan Tartuffe; bize hiç yabancı olmayan, her dönem varlığını sürdüren, riyakarlığın, sahte dinciliğin, dost gibi görünüp yüze gülen, arkadan iş çeviren sistemin ürünü. Bu hikaye o yüzden hiç bir zaman eskimez. Tartuffe'ler ölmez...
TartuffeMolière · MAARİF MATBAASI · 1944822 okunma
Tartüf - Molière
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 117. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 22:57
TartüfTartüf, 17. yüzyıl Fransa’sında geçen, din kisvesi altında gizlenen ikiyüzlülüğü ve maddi çıkar peşinde koşan sahtekarlığı konu alan MolièreMolière'in tiyatro oyunudur. Eserin yazarı Molière, bu oyunda hem toplumsal eleştiride bulunmuş hem de düşündürürken güldürmeyi başarmıştır. Eserin ana karakteri olan Orgon, zengin ve saygın bir aile babasıdır. Ancak kendisini dindar ve erdemli biri olarak tanıtan Tartüf adlı sahtekara inanır ve evine alır. Tartüf, aslında Orgon’un servetine ve karısına göz dikmiş, çıkar peşinde koşan düzenbaz bir adamdır. Ne yazık ki Orgon, ailesinin tüm uyarılarına rağmen Tartüf'e duyduğu hayranlıktan ve güvenden vazgeçmez. Hatta tüm mal varlığını ona devreder. Kızını, sevdiği kişiden ayırıp Tartüf ile evlendirmeye kalkışır, oğlunu ise evden kovar. Ancak Tartüf’ün asıl ilgisi Orgon’un kızından çok karısı Elmire'dir. Orgon, ona o kadar güvenir ki evde yokken eşini bile ona emanet eder. Ancak Orgon'un eşi Elmire, Tartüf'ün gerçek yüzünü görür. Elmire’in zekice planladığı bir oyun sayesinde, Orgon da geç de olsa gerçeği kendi gözleriyle görür. Fakat geç kalmıştır çünkü Orgon kendi elleriyle tüm servetini Tartüf'e devretmiştir. Neyse ki, oyunun sonunda kralın adil müdahalesiyle bu dinci sahtekar tutuklanır ve aile kurtulur. Bu eser, bir yandan dini istismar eden sahte dindarları ve batıl inançları hicvederken, diğer yandan sağduyu, akıl ve dürüstlüğün önemine dikkat çekmiş. Molière, inanç ile akıl arasında olması gereken dengeyi, hiciv dolu bir dille ustaca yansıtmıştır. Bu arada MolièreMolière ile Hüseyin Rahmi GürpınarHüseyin Rahmi Gürpınar arasında dikkat çekici bir benzerlik olduğunu fark ettim. Farklı yüzyıllarda ve coğrafyalarda yaşamış
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma
RİYAKARLIĞIN KOMEDİSİ!!
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 13:14
Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Bu akşam sizlere çok sevdiğim bir oyunu tanıtacağım. Aslında bu yazıyı Instagram sayfam için hazırlamıştım, ama bir tık genişletip sizlerle de paylaşmak istedim. Bu platformda paylaştığım incelemelerime göre biraz daha kısa olacak ama anlatmak istediğimi yine de anlatabildim. :)) Hazırsanız başlayalım… MolièreMolière , çok sevdiğim Fransız oyun yazarıdır. Onun oyunları sadece güldürmez; toplumu, ahlak anlayışını, ikiyüzlülüğü ve insanın kendini kandırmasını hicveder. Şimdiye kadar 3 eserini okudum, fakat kalan eserlerini de okuyacağım mutlaka çünkü kendisi tam bir tiyatro adamı… Babası saray çalışanlarından olmasına rağmen o sarayın rahat hayatını bırakıp kendini tiyatroya adamış birisi. Hem yazarlık, hem oyunculuk hem yönetmenlik yapmış; yani sahnenin her alanında yer almış. Gezici tiyatro ekibi kurup Fransa’yı dolaşmış, halkın her kesiminin dertlerini, insanların karakterlerini gözlemlemiş ve bunları ustalıkla oyunlarında kullanmış bir adamdan bahsediyorum. Bütün bunları göz önüne aldığımızda oyunlarının her anlamda bu kadar kaliteli olduğuna şaşırmamak gerekiyor… Yazarımız bu eserinde ise din kisvesiyle, sahte ahlakla insanların kandırılmasını hicvediyor. Tartüffe isimli riyakar bir adamın, erdem maskesi altında, saf bir aileyi nasıl kandırdığını anlatıyor. Ama aslında bu sadece bir evin hikâyesi değil… Toplumun, kör itaatin hikâyesi… Kitap zeka dolu, gülümseten diyaloglarla dolu; hatta kendinizi kahkaha atarken bile bulabilirsiniz. Fakat bu kahkahaların altında acı bir şey var: Tartüffe’lerin günümüzde de hala var olduğu gerçeği... İnsanların dini duygularını sömürerek çıkarları doğrultusunda hareket eden bir güruh, ve o güruh ne yaparsa yapsın körü körüne bağlı büyük bir topluluk güncelliğini koruyor maalesef… Oyun ilk
Edebiyat
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma
9/10
·100 syf.·
Beğendi
·
2026 55. kitabı
Molière yine yapacağını yapmış. TartüfTartüf’te yine zamanlar üstü bir meseleye dokunur: din kisvesi altında çıkar sağlamak ve kör bağlılıkla gerçeği göremeyen insan tipini ele alır. Oyunun merkezinde Orgon vardır. Kör bir bağlılıkla evine aldığı Tartüf’e inanır, ailesini hiçe sayar, kızını ona vermek ister. Oysa eş Elmire’in zekâsı, hizmetçi Dorine’in sağduyusu ve kayınbirader Cléante’in aklı, gerçeği göstermek için çırpınır. MolièreMolière , mizahı ve hicvi kullanarak bu ikiyüzlülüğü görünür kılar. Bu eseri okurken aklıma sürekli 'Hastalık Hastası' geldi. Orada da Argan menfaati için, kızını bir doktorla evlendirmek ister. Bu durum, Tartüf’te Orgon’un kızını sahte bir din adamına vermek istemesiyle paralellik kurar. Her iki oyunda da baba figürünün körlüğüne karşı, hizmetçi ve akraba karakterler hakikati açığa çıkarmaya çalışır. Tartüf’ün sonunda kralın müdahalesiyle adalet sağlanır. Bu da umut veren bir kapanıştır. Dileğim odur ki aynı adalet, bizim toplumumuzda da uygulanabilsin. Sonuçta Tartüf, yalnızca 17. yüzyıl Fransa’sının değil, bugünün de hikâyesidir. İnsanların umutlarını ve korkularını kullanarak çıkar sağlamak, tarih boyunca değişmeyen bir yöntemdir. Tıpkı "bunu yaparsan cennette yerin garanti” söylemiyle insanların kandırılması gibi... Ne yazık ki bugün farklı maskelerle toplum yine aynı tuzağa sürükleniyor. Kısacası bugünü anlamak için dünün sahnesine bakmak yeter; bakıp da gerçekten görebilene... Molière’in gücü de tam burada, toplumsal yaraları ele alıp düşündürmesinde. Yine beğenerek okuduğum bir eser oldu. Mutlaka okunmalı.
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2025 4. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 10:15
Güncelliğini hiç yitirmeyen, hepimizin hayatında da muhakkak sahnelenmiş bir eser Tartuffe. Yüzlerce yıl sonra bile güncelliğini böylesine koruması Moliere' in zekasının kanıtı. Okurken kitaptan taşıp hayatımıza karışıyor, ete kemiğe bürünüp dahil oluveriyor hayatımıza resmen. Eğlenceli ve akıcı bir oyun.
2025 Okumaları
TartuffeMolière · Parşömen Yayınları · 2008822 okunma
“Gerçek erdem gösterişsizdir.”
10/10
·120 syf.·
2025 98. kitabı
Ne kitap ama! Tartuffe, Moliere’in din adı altında yapılan sahtekârlığı eleştirdiği mükemmel bir oyun. Kitapta, insanların dini inançları suistimal ederek çıkar sağlaması ve bu tür kişilere sorgusuz bağlılık duyulmasının tehlikeleri anlatılıyor. Moliere dindar görünerek insanları kandıranları cesurca eleştiriyor. Tartuffe karakteri üzerinden sorgulamayan bireylerin nasıl kolayca aldatılabileceğini gösterirken akıl ve özgür düşüncenin önemi üzerinde insanlara ışık tutuyor. Etkileyiciydi. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
TartuffeMolière · Karbon Kitaplar · 2024822 okunma
Hepimiz aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz
Puan vermedi·104 syf.··
2025 1. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 17:05
benzer sorunlarla yüzleşiyoruz.. Benzer sorunlarla yüzleşmemize bir kanıt da bu kitap olsun. Bu kitabı eline alıp da "Övüyorsunuz onun dindarlığını büyük bir imanla, Ama sanırım sahte bir pırıltıyla kamaşmış gözleriniz." şu cümleleri okuyan bizlerin aklından geçenler pek de uzak sayılmaz. Çok güzel mesajlar veren bir kitaptı. Ve bir kez daha anlamış oldumki: Bizim için, toplumsal problemlerimiz yalnızca bize dokunursa bir problem oluyor. Bazen gözlerimizle gördüklerimize bile inanamıyoruz. Ya da inanmayı tercih etmiyoruz. İnsanlar öyle iyi rol yapıyorlarki biz de gözümüz kapalı teslim oluyoruz, hemencecik. Karşımda doğruları görünce bile inanamayan bir Orgon vardı, annesi Madame Pernelle vardı. Ancak kendilerine zarar geldikten sonra "İtiraf edeyim, bu adam iğrenç bir mahlukmuş ha!" diyebildiler. "İllaki deneyimlemek mi lazım! Zaten bu kadar uyarıya ne hacet!" diye kızmak istiyorum Orgon'a ama bazen de yaşamak şart oluyor. Ve en sevdiğim alıntıyla bitireyim "Hakaretleriniz zerre kadar dokunmaz bana, Her şeye katlanmaya öğrendim ben Hak yolunda."
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.