Teselliler (MS 40-45), Seneca'nın "Teselli Üzerine" (De Consolatione) isimli üç ciltlik bir yapıtını simgeler. Bunlardan biri, evladını kaybeden Marcia adında Romalı bir kadına, öbürü kendisinden uzakta olan annesi Helvia'ya -Seneca bu sırada Korsika bölgesinde sürgünde yaşıyor- , üçüncüsü de Claudius'un dilekçe yazmanı, azatlı Polybius'a seslenir ve tesellilerini aktarır.
Bu teselliler, diyaloglar (dialogi) olarak da bilinir. Ayrıca Teselliler'i okurken Seneca'nın yaygın olan Stoa öğretileriyle de fazlasıyla karşılaşırız.
Şimdi biraz daha derine, eserin içine dalalım.
Seneca'nın yazdığı bu teselliler -onlarca sayfa metin- bildiğimiz teselliler gibi uçucu ve etkisiz değil. Aksine insanın aklına ve ruhuna çok sert, sarsıcı bir biçimde vuran, insanda büyük sarsıntılar yaratan teselliler oluyor. Yani insanı kendine getiriyor diyebiliriz.
İlk bölümde Marcia'yı, oğlunu kaybetmiş bir anne olarak görüyoruz. Seneca burada Marcia gibi evlat acısı yaşamış kadınları örneklendirerek Marcia'ya iyi ya da kötü ruh halinde olma tercihini bırakarak teselliler sunuyor.
İkinci bölümde annesi Helvia'ya, kendisinin sürgünde oluşunun bir zarar olmadığını, aksine faydası olduğunu ve burada araştırmalar yaptığını iletiyor (Seneca, 7 yıl boyunca Korsika'da kendini eğitti, araştırmalara gömüldü. Sonucunda da tanıdığımız Seneca ortaya çıktı). Bunun için de annesinin mutlu olması gerektiğini, bunu bir lütuf olarak görmesini söyleyerek tesellilerini sunuyor.
Üçüncü ve son bölümde ise Seneca, İmparator Claudius'un -Claudius, Seneca'yı sürgüne yollayan imparatordu- azatlı dilekçe yazmanı Polybius'a yakın olabilmek için, deyim yerindeyse yağcılık yaparak, erkek kardeşini kaybetmesi üzerine Polybius'a samimiyetten uzak teselliler sunuyor. İlerleyen süreçte bunun dalkavukça bir hareket olduğunu