Uğurböceği

D. H. Lawrence
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
108
Basım Tarihi:
Ocak 2016
İlk Yayın Tarihi:
1915
Yayınevi:
Zeplin Yayıncılık
Orijinal Adı:
The Ladybird
ISBN:
9786059691093
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·108 syf.··
2025 13. kitabı
Dönemi ile kıyasladığımda, D.H Lawrance’ı sanırım en çok kadınların hislerinin ve arzularının da olduğunu ve iç dünyalarının da bir o kadar derin olduğunu hissettirdiği için seviyorum. Uğurböceği de beni bu bağlamda mest eden bir eser oldu. Birinci Dünya Savaşı sırasında Leydi Daphe’nin yaşadığı çalkantılı duygusal sürece tanık oluruz kitabın açılışında. Dönem zaten insanın içini sıkan bir atmosferdeyken; Daphne, İngiltere’de bir hastanede savaş tutsağı olan Kont Johann Dionys Psanek’le tanışır. Ve zamanla Kont’un zekâsı, düşünce derinliği ve ruhani havası Daphne’yi etkiler. Savaşta olan kocasıyla karşılaştırmaya başlar onu… Ki bu da pek çok noktada hikayeyi akıl ve mantık savaşına taşır. Bir yanda hisler tüm çıplaklığıyla ortadadır, diğer yanda toplumsal normlar, savaşın gerçekleri ve mantığın sesi durur. Tıpkı uçlara savrulsa da her seferinde mantığın ağırlığıyla duran bir sarkaç gibi. Yorumumu sonlandırmadan önce eski bir İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak kısa bir şekilde de İthaki’nin kapak tasarımını da ele almak istiyorum. Kapaktaki görsel John William Waterhouse tarafından çizilmiş, Lord Tennyson’un da Lady of Shalott adlı şiirini konu almaktadır. Hikayeye göre ise Elaine isimli bir kadın Camelot yakınlarında bir adada kulede yaşamakta. Lanetlendiği için ise insanları odasında yer alan bir aynadan bakarak izler çünkü camdan bakmak onun için ölümü işaret eder. Bir gün Sir Lancelot’un şarkı söyleyen sesini duyar, aşık olur ve camdan bakar. O anda ayna çatlar ve Elaine bilir ki lanet gerçekleşmek üzeredir. Bu yüzden kayığına atlar ve Sir Lancelot’un peşine düşer. Ancak karaya ulaşmaya kalmadan ölüm onu bulacaktır. Elaine, sadece bir aynadan yansımalar aracılığıyla izler. Bir nevi duygusal ve sosyal izolasyonunun simgesi haline gelir. Paralel olarak,
UğurböceğiD. H. Lawrence · Zeplin Yayıncılık · 2016161 okunma
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2022 396. kitabı
"Güneş öfkenin bile çiçek gibi açılmasını sağlıyor.." Bu kitabın bende bıraktığı izi anlatmaya kalkışsam anlatamam çünkü yazabileceğim herhangi bir şey kendi yoğunluğumdan daha hafif kalıyor.. Lakin hikayenin sonunu bile bile yürek sancısıyla sayfaları çevirdim.. Hani bazen size tanıdık gelen hatta bildiğiniz belki de deneyimlediğiniz hikayeleri yine de sonuna kadar merakla dinlersinizya, işte o hesap benimkisi. Sonuna geldiğimde en derinimde huzursuz hissettiğim bir şeyler bıraktı kitap. Kurguladım, acaba şöyle mi olsaydı? Böyle mi olsaydı? Ve de derin karakter analizleri. Detaya inmeyeyim, yapmayayım, bu hikayeyi de kendi halinde öylece rahat bırakayım mahremine girmeyeyim dedim kendi kendime ama farkettim ki Daphne, Dionys ve de Basil hala zihnimin bir köşesinde sandığımdan da daha canlı. D.H Lawrence'ın kalemiyle hayat bulup sonunda da beni bulmuş (iyi ki de bulmuş) sembollere de takılmadım değil. Bunlardan bir tanesi de uğurböceği..
İnceleme
UğurböceğiD. H. Lawrence · Zeplin Yayıncılık · 2016161 okunma
Savaş Karşıtı Bir Novella
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
119 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 17:58
İngilizlere esir düşmüş Avusturyalı bir kont ile İngiliz bir kadının manevî aşkını anlatan Uğurböceği, Birinci dünya savaşının insan ruhunda yol açtığı yıkımı anlatmaktan da geri durmaz. Aşk öyküsü gibi görünse de satır aralarında felsefeden uhrevî aşka ve savaş karşıtı bir yığın söyleme rastlamak mümkündür. D.H.Lawrence etkili dili, şaşırtıcı kurgusu ve felsefî altyapısını etkili kullanarak güzel bir öykü yazmış. Zeplin kitap kimi yerlerde basım hataları yaparak kıtanın hakkını verememiş, bu açık. Bilindik bir yayınevinden özenli bir çeviriyle okumak daha güzel olurdu kuşkusuz. Döneme dair bilgiler, göndermeler hakkında bilgi gibi detaylarla verilse çok ses getiren bir çeviri olurdu kuşkusuz. Lawrence öykünün usta isimlerinden bu çok açık. Yer yer felsefî söylemlerin öyküyü güçlendirdiğini de söyleyebiliriz. Bilhassa Kont'un savaş karşıtı görüşleri etkileyiciydi. Üzerine düşünülmesi gereken bir uzun öykü ya da novella. Tavsiye ederim...
Edebiyat
UğurböceğiD. H. Lawrence · Zeplin Yayıncılık · 2016161 okunma
7/10
·108 syf.··
2018 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2018 14:10
Kontun modern dünyanın ve bu dünyanın bir getirisi olan savaşın sıkıştırdığı bir insan olduğunu söyleyebilirim. Özgür olmak ve kanunun dışına çıkmak istiyor. İçine sıkıştığı dünyayı sevmiyor. Yazının tamamı için: kitapmagarasi.blogspot.com/2017/11/ugurboc...
UğurböceğiD. H. Lawrence · Zeplin Yayıncılık · 2016161 okunma
5/10
·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 20:14
Merhaba arkadaşlar. Geldik yazarın -nihayet- bu serimizdeki son eserine. Bu eserinde bizler savaş dönemine ait bir aşk hikayesine konuk olduk. Beveridge adında bir kadın Kont Johan ile hastanede –kendisi savaş yaralısı- karşılaşıyor. Beveridge daha sonra kızı Daphne’e gidip durumu anlatıyor ve Johan’ın ziyaretine gitmeye başlıyorlar. Daphne’in kocası da askerde ve o Türkler tarafından savaşta esir alınıyor. Kont başta bu ziyaretleri istemese de gözden uzak olan gönülden de uzak olur diyerek ikili yakınlaşmaya başlıyor. Savaş esiri kocayı düşünen, umursayan yok tabi. Bu biraz sinir bozucu ama ne diyebilirim ki. Çağımızda artık tek eşlilik ayıplanacak bir durummuş gibi herkes çok eşliliğe dönmüş durumda ne yazık ki. Ve bu durumdan gerçekten şikayetçiyim. Biriyle konuşmaya korkuyoruz artık. Evli mi bekar mı, çoluk çocuğu var mı, başka bir yerde onu merak eden bir sevgilisi var mı derken hepimiz bu durumlardan artık korkmaya başladık, eskiden sadece çekiniyorduk şimdi korkuyoruz. Kont karakterinin sert yapısı ise dönemi eleştirmek adına bulunmaz bir nimet. Çünkü kendisi oldukça sert, oldukça nefret dolu ve sürekli öfke patlaması yaşıyor. Lafını sakınmak yerine de açıkça söylemeyi tercih edenlerden. Her ne hikmetse, kadın da bu insan düşmanı erkeğe yani Kont Johan’a (Psanek de diyebilirsiniz ben bu ismini tercih ettim- tam isim Kont Johann Dionys Psanek) gittikçe hayran oluyor. Kocasının şefkatli biri olması ve sevecen olmasının ise hiçbir önemi yok. Hatta öyle ki savaştan dönen asıl kocası yine onu seven, uysal ve sakin bir koca diye bunu beğenmediği gibi huyu Kont gibi olmadığı için, değişmediği için huysuzlanmaya başlıyor. Bunlar çok rahatsız edici şeyler değil mi? Yani roller değişseydi, cinsiyetler tam tersi olsa ve yine böyle bir olay yaşansa yine aynı şekilde
UğurböceğiD. H. Lawrence · Kavis Kitap · 2009161 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2024 876. kitabı
Dünyadan asla nefret edemem. Ama insanın dünyasından nefret ediyorum. Uğurböceği "Birinci Dünya Savaşı devam etmekte, yalnızca şehirleri değil, geride kalanları da darmadağın etmektedir. İngiltere’de bir hastanedeki savaş tutsaklarını ziyarete giden Leydi Beveridge, orada Almanya’dan tanıdığı biriyle karşılaşır: Kont Johann Dionys Psanek’le. Bu hadiseden kızı Daphne’ye de bahseder ve kocası hâlâ askerde olan Leydi Daphne Kont’u sürekli ziyaret etmeye başlar. Böylece Leydi Daphne’yle Kont arasında adı konulmamış bir ilişki yeşerir ve Daphne’nin kocasının askerden dönmesiyle birlikte, savaşın kaosunun ilişkilerine yansımasına tanıklık ederiz. Savaş, herkesi değiştirmiştir: Arkada kalanları, kazananları ve kaybedenleri. Bütün bir Avrupa savaş sonrası sendromunun pençesinde kıvranmaktadır. "Söz konusu D. H. Lawrence oldu mu, bir aşk hikâyesinin altında daima daha fazlası vardır: Uğurböceği de öyle bir hikâyedir, karakterler arası diyaloglarda hem Nietzsche’ye hem de savaş karşıtı düşüncelere rastlarız." "Leydi Beveridge’in delik deşik kalbinde kimbilir kaç kılıç yarası vardı... Ama yine de, kalbinde yeni bir yara için daima yer var gibiydi.”" Uğurböceği
Roman-Edebiyat
UğurböceğiD. H. Lawrence · Kavis Kitap · 2009161 okunma
Uğurböceği
Puan vermedi·96 syf.··
2025 33. kitabı
Birinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği yıllarda savaş esiri olan alman kont Dionys Psanek ile İngiliz lady Daphne nin arasında geçen farklı bir aşk öyküsünü anlatıyor uğur böceği . Ladyy Daphne’nin annesi Ladyy Beweridge İngiltere’de yaşayan zengin ,insanları seven ve ayrıcalıklı bir kadındır . Lady Beweridge ingilterede Alman savaş esirlerinin bulunduğu bir hastaneyi ziyaret ederken bir zamanlar Almanya ziyaretinde tanıştığı ve dost olduğu kont Dionys Psanek ile karşılaşır ve bir sonraki ziyaretine kızı Daphne ile gelir. Kont insanları ve dünyayı sevmeyen aşka inanmayan içinde bulunduğu dünyaya sıkıştığını düşünen özgürlük arayışında bir alman esiridir. (bu arada kitaba ismini veren Uğur böceği kontun’un aile armasıın sembolüdür )Daphne ‘nin kocası da Türkler tarafından esir alınmıştır. Daphne ve Dionys arasında derin sohbetler olur bunun sonucunda çok güçlü bir bağ kurulur Daphne hayata karşı kaybettiği tutkuya tekrar kavuşur. Kontun savaş karşıtı felsefi söylemleri ile öykü daha da güçlenerek sonuçlanır savaşın sonrasında insanlardaki değişimi de anlatan okunması gereken güzel bir öykü. Keyifli okumalar dilerim.
UğurböceğiD. H. Lawrence · Kavis Kitap · 2009161 okunma
6/10
·96 syf.··
2026 3070. kitabı
Kitabı okurken en çok hissettiğim şey huzursuzluk oldu. Uğurböceği, klasik bir hikâye anlatmaktan çok, insanın iç dünyasına, bastırdığı duygulara ve güç ilişkilerine odaklanan bir roman. D. H. Lawrence, karakterleri sevdirmek gibi bir derdin peşinde değil; aksine onları tüm rahatsız edicilikleriyle karşımıza çıkarıyor. Kitapta özellikle kadın karakterin yaşadığı iç çatışmalar dikkat çekici. Aşk, bağlılık ve özgürlük arasında sıkışmış bir ruh hâli var. Lawrence, duyguları romantikleştirmiyor; daha çok karanlık, çelişkili ve bazen de rahatsız edici yönleriyle ele alıyor. Bu yüzden okurken bazı sahneler bana ağır ve boğucu geldi ama sanırım bu da bilinçli bir tercih. Anlatım dili yoğun ve yer yer yorucu. Olaydan çok düşünce ve duygu ön planda olduğu için hızlı okunabilen bir kitap değil. Bazı bölümlerde karakterlerin iç monologları uzadıkça uzuyor ve bu da kitabın temposunu düşürüyor. Buna rağmen, insan psikolojisine dair yaptığı tespitler oldukça güçlü. Genel olarak Uğurböceği, herkesin seveceği bir kitap değil. Daha sakin, daha geleneksel bir anlatı bekleyenleri zorlayabilir. Ama insan ilişkilerinin karanlık tarafını, güç ve tutku arasındaki ince çizgiyi görmek isteyen biri için düşündürücü bir okuma. Bende bıraktığı his netti: rahatsız edici ama unutulması zor.
UğurböceğiD. H. Lawrence · Kavis Kitap · 2009161 okunma
7/10
·95 syf.··
2023 93. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2023 20:40
Savaş sonrası hayatın getirdikleri ve götürdükleri, insanların duygu dünyaları ve ilişkilerini yansıtan, temelinde iki farklı insanın birbirlerini nasıl mıknatıs gibi kendilerine çektiğini gösteren güzel bir uzun öykü.
UğurböceğiD. H. Lawrence · Kavis Kitap · 2009161 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 307. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 16:24
D. H. Lawrence’ın Uğurböceği, savaşın ardından yıkıma uğramış bir dünyanın gölgesinde, aşk, çekim, nefret ve özgürlük arzusunu anlatır. Ana karakter Lady Daphne, savaş gazisi Kont Maximilian ile olan karşılaşmalarında, kendi içsel çatışmalarını ve toplumun üzerindeki baskıları keşfeder. Lawrence burada yalnızca iki karakterin ilişkisini anlatmaz; aynı zamanda savaşın insan ruhunda açtığı yaraları, kadınların bağımsızlık arayışını ve tutkuların sosyal kurallarla çatışmasını inceler. “Uğurböceği”, hem bir sembol hem de kaderin oyunu gibi karşımıza çıkar: küçük ama güçlü, kırılgan ama inatçı. Eser, Lawrence’ın tipik tarzında olduğu gibi bedensel arzular ile ruhsal derinlik arasında salınır. Bu da Uğurböceğini, sıradan bir aşk hikâyesi olmaktan çıkarıp, bireyin kimlik ve özgürlük arayışına dair evrensel bir metin haline getirir.
UğurböceğiD. H. Lawrence · İthaki Yayınları · 2024161 okunma

Yazar Hakkında

D. H. LawrenceYazar · 47 kitap
David Herbert Richards Lawrence (d. 11 Eylül 1885 – ö. 2 Mart 1930), 20. yüzyıl İngiliz yazarıdır. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri, yazmış, çeviriler yapmıştır. Eserlerinde modernizm ve endüstirileşmenin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisi üzerinde durmuştur.