Ülkücünün Çilesi

Galip Erdem
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2016 559. kitabı
Merhum dava adamı, Ülkücülerin Galip Abisini "Ülkücüyseniz" mutlaka okumalısınız! Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri ” kalabalık” a göre uslanmamaktır; kendilerine göre de, yılmamak. Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka ona yeter. Paraya karşı o kadar müstağnidir ki, halkın hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde “zevksiz” bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışlara hiç önem vermez. Elverir ki, inandığına dokunulmasın! Kalabalığın nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış öylece uyumakta, başkalarını da uyumaya teşvik etmekte… Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, Ona hiç kimse “aferin” demez. Üstelik, “böyle olacağı zaten belli idi” buyurulur. Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez. Diğer sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu baştan başa haysiyet kesilir. Şahsına fenalık yapanlara pek aldırmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karşılık beklemez, mükafat istemez, bir garip kişidir…
Felsefe
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
Puan vermedi·251 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 10:00
Esenlikler, Ülkücünün Çilesi okuduğum ikinci Galip Erdem kitabı. Üslubunu ve kişiliğini sevdiğim birisidir. Bu eserinde çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazılarıyla karşımızdadır. “Belki inandıklarımın hepsini yazmayacağım ama inanmadığım hiçbir şeyi de asla yazmayacağım” cümlesi kendisinin şiarını gayet net bir şekilde açıklıyor. #101500511 Yer yer nükteli, ironik ve sert üslubuyla kaleme alır. Bakıldığı zaman meseleler o güne ait diye düşünebiliriz ama bu hata olur. Bahsettiği tüm siyasi, ekonomik, toplumsal olayları bugün hâlâ yaşıyoruz. Dünü yazarken aslında bugünden de bahsetmiş geleceğe de sesleneceğinden eminim. Fikri olaylara gelecek olursak aslında en çok çuvaldızı kendine, kendisini tanımladığı, içine soktuğu gruba batırıyor. Onun içindir ki kendini fikri içtimai olarak “ülkücü” tanımlayanların bu kitabı okuyup acaba bende bu hatalar var mıdır diyerek öz sorguya çekmelerini herkesin kardeşi olarak haddim olmayarak dile getiririm. Gelmişiz yirmi birinci yüzyıla devam eden meseleler; kaba kuvvetle insanlara fikrini sevdirmeye çalışanı mı ararsınız, lafla peynir gemisinin yürüyeceğini zannedip slogan milliyetçiliğinden ileri gidemeyeni mi ararsınız, mecliste kendini yumrularla andıranı mı ararsınız, milli boksörlerimize saldırıp bunun adını ülkücülük sanan mı ararsınız… Hülasa bu liste uzar gider. Bambaşka bir husus ise kitapta geçen şu söz üzerine olacaktır: “Türk milletini sevmekte birleşenler, birbirlerini sevmekte birleşmeğe de mecburdurlar. Aksi takdirde millet sevgileri kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır.” #100829265 Bahsedilen kişilere kısa bir şekilde Türk milliyetçileri dediğimiz zaman, pardon Türk milliyetçisinden kasıt “Ülkücü” mü yoksa “Türkçü” mü olduğu konusunda fikir
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2022 73. kitabı
Galip Erdem / Ülkücünün Çilesi. Galip Erdem (1930-1997) Rize'nin Fındıklı ilçesinde doğdu. İlkokulu Fındıklı'da bitirdi, babasının memuriyeti nedeniyle, ortaokulu Bitlis ve Siirt'te, liseyi Erzurum'da tamamladı. Değişik devlet kurumlarında memuriyet, gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Memuriyette sırasında Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Mamak'ta görülen, ünlü MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasının avukatlığını yaptı. Ülkücülerin, Galip abisi 1997 yılında vefat etti. Eser, Galip Erdem'in Tercüman, Yeni İstanbul, Zafer, Babali'de Sabah, Söğüt, Devlet ve Bizim Anadolu gazetelerinde, 1961-1974 yılları arasında yayınlanmış 97 makalesini içermektedir. Kitabın kapağına konulan yazarın silueti gibi iç sayfaya da vesikalık bir fotoğrafı konulmuştur, ayrıca Galip Erdem'in hayat hikayesini Yücel hacıaloğlu anlatmıştır. Nevzat Kösoğlu'nun yazmış olduğu, takdim yazısı ise en az diğer makaleler kadar dikkat çekicidir. Galip Erdem daha çok konferansları, seminerleri ve sohbetleriyle tanınırdı. Gazete köşe yazarlığı onun için farklı bir tarz olmuş, ama bulunduğu her yerde olduğu gibi günlük, fıkra türü yazdığı yazılarda da Türk milliyetçiliğinin ölçülerinden taviz vermemiştir.
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
Galip Erdem'in Kaleminden Hayat
10/10
·251 syf.·
2019 120. kitabı
Zamanın ötesinden gelen naif bir ses Galip Erdem. 1960'lı yıllarda yazdığı makalelerinin en önemli vurgusu birbirimizi sevmemiz üzerine... Zaten sevginin olmadığı ortamda her türlü niza ve çatışma mümkün. Bir kere insanların birlik olmasının önündeki en önemli engel sevgisizlik. En güzel öğüdü sevgiye herkesin ulaşması hedefini sık sık tekrarlar. Kinin nefretin köklerini kurutmak için çile çeker, sevgisizliğinin neden olduğu sorunları aktarır. Öğütleri dinlenecek kadar güzel ve zamana meydan okurcasına ölümsüz. Dönemine getirmiş olduğu doygun yorumları hasmını kendine getirecek kadar sert iken, dili söylediklerinin ciddiyetiyle tezat oluşturacak kadar naif ve tüy kadar yumuşak. Sevmeyi öğütleyen birinden ülkücülüğü, sadakati, sevecenliği, milliyetçiliği, vatanperverliği ve daha birçok şeyi öğrenmek olası. Keşke daha çok eser bırakmış olsaydı. Gazete köşelerinin Erdem'e dar geldiği aşikar.
Edebiyat
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
Puan vermedi
Galip Erdem'in 1963 yılında Fransız banknotları sebebiyle kaleme aldığı yazıda "bir gün yüz lira üzerinde Yunus Emre'nin fotoğrafını görseniz, hayrete düşmez misiniz? sorusu.. hayrete düştüm, bu ileri görüşlülük karşısında.
Felsefe-Düşünce
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
10/10
·251 syf.··
2016 1. kitabı
·
1347 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2016 00:00
Ülkücünün Çilesi kitabını birkaç cümle ile anlatmak çok mümkün değildir bundan dolayı kendini Türk milliyetçisi hisseden herkesin okuması gereken bir kitap.
Felsefe
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
9/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2020 17:02
Önce yayınevinin ismini görüp uygun fiyatını görünce set olarak aldığım ismini hiç duymadığım, bilmediğim yazarın makalelerinden oluşan bu kitap o yılların özeti olmuş gibi. Gazetede yazdığı makaleleri kitap halinde yayınlayıp okuyucuya sunulan okunması gereken bir eser. Çoğu makalesi çok çarpıcı geldi ve hatta günümüzde bile var olan çarpık siyasetin hala devam ettiğini, hala ülkülerin ölümsüz olduğunu 1962 yılından okuyunca tuhaf oldum. Kalemi güçlü bir yazar sıra diğer kitaplarında.
İlişkiler
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
Galip Erdem
9/10
·251 syf.·
2018 6. kitabı
Galip Erdem bu ülkenin yetiştirdiği en milli entellektüellerden biridir. Dik duruşu eserlerine o kadar yansımış ki kitabı okurken bile yazarın eğilip bükülmediğini, lafı gevelemedigini görürsünüz. Anlatımı gayet billurdur. Bir zumreye mensup genç kuşağın adından bihaber olması çok üzücü. Mutlaka okunmalı ve dimağlara işlemeli.
Siyaset
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
Puan vermedi·251 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
Galip ERDEM ile yaşarken diz dize oturup iki çift laf etmek isteyenler, onun sohbetini dinleyip mefkuresini öğrenmek ve o mefkûreye hizmet etmek isteyenler. Galip ERDEM sohbetine hoş geldiniz.
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma
10/10
·251 syf.·
2020 83. kitabı
·
Ülkücünün Çilesi Galip Erdem Galip Ağabey, milliyetçi/muhafazakar-mukaddesatçı camiada önemli bir yeri olmasına gerektiğine inandığım eski devrin adamlarındandır. Samimi bir dili ve inandığından başkasını yazmayan bir üslubu olmuştur her zaman. Bu eseride 1974 yılına kadar çeşitli toplumsal ve bireysel konularda çeşitli gazetelerde yazılan yazılardan derlenmiş ve oluşturulmuştur. Yazılar günlük yazılar olduğu için gayet samimi rahmetli Galip Ağabey ile sohbet ediyor gibi bir ortamı var kitapta ve yazılarda. Yazıların konularının birçoğu toplumsal tespitlerde bulunulduğu için yıllar önce yazılmış olsa da hâlâ toplumumuz için güncelliğini korumaktadır. Bu yazılarda toplumumuz içinde birçok çarpıklığa değinilmiş ve ne yazık ki bu yanlışlıkların ülkemizde ve toplumumuzda devam ettiği görülmektedir. Günümüzü, yaşamımızı, fikirlerimizi ve toplumsal bir çok durumu sorgulamak adına önemli bir düşünce ve fikir yazıları demeti olduğunu düşünüyorum. Allah rahmet eylesin Galip Ağabey...
Edebiyat
Ülkücünün ÇilesiGalip Erdem · Ötüken Neşriyat · 2012484 okunma

Yazar Hakkında

Galip ErdemYazar · 8 kitap
Galip Erdem, Türk gazeteci ve köşe yazarıdır. Galip Erdem, Fındıklı ilçesinde "Ofluoğlu", adı ile tanınan bir aileye mensuptur. Babası, Rasim Bey, annesi ise Zekiye Hanım'dır. Ailenin tek çocuğu olan Galip Erdem, İlkokulu Fındıklı 11 Mart ilkokulunda bitirdi. Babasının memuriyeti dolayısıyla, ortaokulu Bitlis ve Siirt gibi farklı illerde tamamladı. Babası Rasim Erdem Narman nahiye müdürlüğüne tâyin edilince, Galip Erdem de Erzurum'da lise tahsiline başladı ve 1949 yılında bu liseden mezun oldu. 8 Kasım 1951'de yedek subay olarak askerlik görevine başlayan Galip Erdem, 31 Ekim 1952'de teğmen rütbesiyle bu görevini tamamladı. 27 Nisan 1953 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü Ankara Yenişehir Merkezi'nde ilk memuriyetine adımını atan Erdem, 7 Temmuz 1954 tarihinde memuriyetten istifa etse de Maliye Bakanlığı Millî Emlâk Genel Müdürlüğünde tekrar memuriyete başladı. 6 Ocak 1955 tarihinde bu görevinden de ayrıldı ve daha sonra da İETT idaresinde takip memuru olarak işe başladı. Ertesi yıl bu görevinden de ayrılarak GlMA TAŞ'ne girdi. Buradaki çalışması da 16 ay kadar sürdü. Bu arada Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Galip Erdem, Demokrat Parti'nin son dönemlerinde, 23 Kasım 1959'da Bayındırlık Bakanlığı'nda kısa süre Tevfik İleri'nin müşavirliğini yaptı. 1 Ağustos 1961'de Tercüman Gazetesi 'inde "Tercüman" imzasıyla ilk fıkrasını yazdı. 1 Ocak 1962'de Yeni İstanbul Gazetesinde fıkra yazarlığına devam etti. 10 Mart 1965'te günlük siyasi Zafer Gazetesinde fıkra yazarlığını devam ettiren Galip Erdem, daha sonra Sabah Gazetesi'nde yazmaya başladı. 1 Temmuz 1966 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları Müdürlüğü'ne müşavir oldu, 2 Nisan 1969 tarihinde tekrar fıkra yazarlığına başladı ve "Bizim Anadolu" Gazetesindeki bu çalışması, 31 Aralık 1969'a kadar devam etti. Şubat 1971'de MHP fikriyatını savunacak yeni bir gazetenin finansmanına destek temini çalışmalarında bulunmak üzere Almanya'ya gitti. Bu vesile ile Almanya'nın birçok kentinde yapılan toplantılarda konferanslar verdi. 12 Mart 1971 muhtırası ile birlikte çalışmalarını yarıda bırakan ekiple Türkiye'ye dönen Galip Erdem, Devlet dergisinde bu seyahate ait notlarını "Biz Evropadayken" başlığı altında dizi halinde yayınladı. Galip Erdem, 31 Aralık 1969'da Başbakanlık Plân ve Prensipler Dairesinde danışman olarak başladığı görevini görevinden istifa ettiği 30 Haziran 1973 tarihine kadar sürdürdü. Galip Erdem, 1 Şubat 1974'te Ortadoğu Gazetesi'nde tekrar fıkra yazarlığına başladı. 10 Eylül 1975'te Başbakanlık Müşaviri oldu ve 22 Temmuz 1981 tarihinde Turizm ve Tanıtma Bakanlığında Genel Müdürlük Müşavirliği görevi sırasında emekli oldu ve serbest avukatlığa başladı. Mamak'ta görülmekte olan ünlü MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Dâvasının avukatlığını üstlendi. 1987'de Meray'da (Merzifon Yağlı Tohumlar A.Ş) yönetim kurulu üyeliği, Konya Şeker Fabrikasında denetçilik görevinde bulundu. 1987 yılında Sosyal Güvenlik Eğitim Vakfı Başkanlığı görevinde bulundu. 15 Ağustos 1989'da Namık Kemal Zeybek'in bakanlığı döneminde Kültür Bakanlığı APK Başkanlığında uzman olarak görev yaptı. 12 Mart 1997'de Çarşamba gecesi saat 22.10'da Ankara Gazi Hastahanesi'nde öldü. Cenazesi Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.