Ülkücünün Çilesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.461
Gösterim
Adı:
Ülkücünün Çilesi
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Ülkücünün Çilesi
Ülkücünün Çilesi
251 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhum dava adamı, Ülkücülerin Galip Abisini "Ülkücüyseniz" mutlaka okumalısınız!

Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri ” kalabalık” a göre uslanmamaktır; kendilerine göre de, yılmamak. Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka ona yeter. Paraya karşı o kadar müstağnidir ki, halkın hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde “zevksiz” bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışlara hiç önem vermez. Elverir ki, inandığına dokunulmasın!
Kalabalığın nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış öylece uyumakta, başkalarını da uyumaya teşvik etmekte… Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, Ona hiç kimse “aferin” demez. Üstelik, “böyle olacağı zaten belli idi” buyurulur. Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez.
Diğer sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu baştan başa haysiyet kesilir. Şahsına fenalık yapanlara pek aldırmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karşılık beklemez, mükafat istemez, bir garip kişidir… Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkardır. Gerçek aşıklar gibidir; kıskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzelleşeceğini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür.
Ülkücünün en çok dinlediği “nasihat” tır. “Yapma ” derler, ” hayatını heba etme” derler, “gününü gün et ” derler. O kadar çok şey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbirini tutmaz, gene bildiği gibi yaşar. Ülkücülerin en amansız düşmanları “eyyamperest” lerdir. Menfaatlerine tapan bu adamlar, daha çok kazanmalarına, daha rahat yaşamalarına mani olacak sanırlar da, ülkücüleri ezmeğe çalışırlar! Ne garip tecellidir ki, ülkücünün gayretlerinden en çok faydalananlar da “eyyamperest” lerdir.
Gün gelir, ecel hükmünü icra eder, ülkücü dünyasını değiştirir. “Kalabalık” o’na acır, daha iyi yaşamış olmasını temenni eder. Halbuki o, inançları uğrunda yaşamanın hazzını tadamadıkları için ömrü boyunca “kalabalık” a acımıştır.’’
251 syf.
·16 günde·Beğendi·Puan vermedi
Esenlikler, Ülkücünün Çilesi okuduğum ikinci Galip Erdem kitabı. Üslubunu ve kişiliğini sevdiğim birisidir. Bu eserinde çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazılarıyla karşımızdadır.

“Belki inandıklarımın hepsini yazmayacağım ama inanmadığım hiçbir şeyi de asla yazmayacağım” cümlesi kendisinin şiarını gayet net bir şekilde açıklıyor. #101500511

Yer yer nükteli, ironik ve sert üslubuyla kaleme alır. Bakıldığı zaman meseleler o güne ait diye düşünebiliriz ama bu hata olur. Bahsettiği tüm siyasi, ekonomik, toplumsal olayları bugün hâlâ yaşıyoruz. Dünü yazarken aslında bugünden de bahsetmiş geleceğe de sesleneceğinden eminim. Fikri olaylara gelecek olursak aslında en çok çuvaldızı kendine, kendisini tanımladığı, içine soktuğu gruba batırıyor. Onun içindir ki kendini fikri içtimai olarak “ülkücü” tanımlayanların bu kitabı okuyup acaba bende bu hatalar var mıdır diyerek öz sorguya çekmelerini herkesin kardeşi olarak haddim olmayarak dile getiririm. Gelmişiz yirmi birinci yüzyıla devam eden meseleler; kaba kuvvetle insanlara fikrini sevdirmeye çalışanı mı ararsınız, lafla peynir gemisinin yürüyeceğini zannedip slogan milliyetçiliğinden ileri gidemeyeni mi ararsınız, mecliste kendini yumrularla andıranı mı ararsınız, milli boksörlerimize saldırıp bunun adını ülkücülük sanan mı ararsınız… Hülasa bu liste uzar gider.

Bambaşka bir husus ise kitapta geçen şu söz üzerine olacaktır: “Türk milletini sevmekte birleşenler, birbirlerini sevmekte birleşmeğe de mecburdurlar. Aksi takdirde millet sevgileri kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır.” #100829265
Bahsedilen kişilere kısa bir şekilde Türk milliyetçileri dediğimiz zaman, pardon Türk milliyetçisinden kasıt “Ülkücü” mü yoksa “Türkçü” mü olduğu konusunda fikir ayrılıklarına düşeriz bu yetmez ama bunlar da içinde teşkilatı olanlar, partisi olanlar, ocağı olanlar diye bin bir parçaya bölünür ki maalesef bu acı durum bundan ibarettir. Aslına bakılırsa et ve tırnak gibi ayrılmaması gereken insanlar, topluluklar yedi soydan birbirlerine düşman gibidirler. Aksine milleti sevmekten bahsediyoruz ama milliyetçiler milletten değil midir? Kimse kusura bakmasın ama burada tanıdığım kişilerden bile kendisinden başkasını milliyetçi saymayan, sığ, yüceler(!) de mevcuttur. Burada da yazarımızdan bir söz bırakmadan edemeyeceğim, Erdem der ki: “Milliyetçilerin en büyük düşmanı yine milliyetçilerdir.” Belki çok zor ama imkansız değil herkesin kibirlerini kaf dağlarından indirip saygı ve hoşgörü çerçevesinde bir ömür sürerken ideallerimize ulaşmak dileğiyle. Sürçü lisan ettiysek affola, esen kalın.

#KitapŞuuru
251 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Diğer ideoloji yazarlarından ziyade Galip Erdem'de beni çeken birşey var.
Basit ve anlaşılır diliyle çok fazla şey anlattığı için galiba.Cümlelerinin akıcılığı,ferahlıgı değindiği konuların kalitesi hepsi birbirinden kaliteli.
Ülkücünün Çilesi kitabı diğer kitaplarından ve diğer tüm kitaplarından çok çok üst düzeyde benim gözümde çünkü ilk kez bir yazar Milliyetçilerin kahramanlığını,cesur oluşunu değilde ekliklerini,zayıf noktalarını kaleme almış...
251 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
Önce yayınevinin ismini görüp uygun fiyatını görünce set olarak aldığım ismini hiç duymadığım, bilmediğim yazarın makalelerinden oluşan bu kitap o yılların özeti olmuş gibi. Gazetede yazdığı makaleleri kitap halinde yayınlayıp okuyucuya sunulan okunması gereken bir eser. Çoğu makalesi çok çarpıcı geldi ve hatta günümüzde bile var olan çarpık siyasetin hala devam ettiğini, hala ülkülerin ölümsüz olduğunu 1962 yılından okuyunca tuhaf oldum. Kalemi güçlü bir yazar sıra diğer kitaplarında.
251 syf.
·1347 günde·10/10 puan
Ülkücünün Çilesi kitabını birkaç cümle ile anlatmak çok mümkün değildir bundan dolayı kendini Türk milliyetçisi hisseden herkesin okuması gereken bir kitap.
251 syf.
·10/10 puan
Zamanın ötesinden gelen naif bir ses Galip Erdem. 1960'lı yıllarda yazdığı makalelerinin en önemli vurgusu birbirimizi sevmemiz üzerine... Zaten sevginin olmadığı ortamda her türlü niza ve çatışma mümkün. Bir kere insanların birlik olmasının önündeki en önemli engel sevgisizlik. En güzel öğüdü sevgiye herkesin ulaşması hedefini sık sık tekrarlar. Kinin nefretin köklerini kurutmak için çile çeker, sevgisizliğinin neden olduğu sorunları aktarır. Öğütleri dinlenecek kadar güzel ve zamana meydan okurcasına ölümsüz. Dönemine getirmiş olduğu doygun yorumları hasmını kendine getirecek kadar sert iken, dili söylediklerinin ciddiyetiyle tezat oluşturacak kadar naif ve tüy kadar yumuşak. Sevmeyi öğütleyen birinden ülkücülüğü, sadakati, sevecenliği, milliyetçiliği, vatanperverliği ve daha birçok şeyi öğrenmek olası. Keşke daha çok eser bırakmış olsaydı. Gazete köşelerinin Erdem'e dar geldiği aşikar.
251 syf.
Galip Erdem bu ülkenin yetiştirdiği en milli entellektüellerden biridir. Dik duruşu eserlerine o kadar yansımış ki kitabı okurken bile yazarın eğilip bükülmediğini, lafı gevelemedigini görürsünüz. Anlatımı gayet billurdur. Bir zumreye mensup genç kuşağın adından bihaber olması çok üzücü. Mutlaka okunmalı ve dimağlara işlemeli.
251 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ahhh Galip Ağabey ne güzel anlattın..!
Bizler davayı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik: Dava’yı dağın eteklerinde unutmuştuk!?
Meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.
251 syf.
·Ne Okusam'dan
Ülkücünün Çilesi Galip Erdem

Galip Ağabey, milliyetçi/muhafazakar-mukaddesatçı camiada önemli bir yeri olmasına gerektiğine inandığım eski devrin adamlarındandır. Samimi bir dili ve inandığından başkasını yazmayan bir üslubu olmuştur her zaman. Bu eseride 1974 yılına kadar çeşitli toplumsal ve bireysel konularda çeşitli gazetelerde yazılan yazılardan derlenmiş ve oluşturulmuştur. Yazılar günlük yazılar olduğu için gayet samimi rahmetli Galip Ağabey ile sohbet ediyor gibi bir ortamı var kitapta ve yazılarda. Yazıların konularının birçoğu toplumsal tespitlerde bulunulduğu için yıllar önce yazılmış olsa da hâlâ toplumumuz için güncelliğini korumaktadır. Bu yazılarda toplumumuz içinde birçok çarpıklığa değinilmiş ve ne yazık ki bu yanlışlıkların ülkemizde ve toplumumuzda devam ettiği görülmektedir. Günümüzü, yaşamımızı, fikirlerimizi ve toplumsal bir çok durumu sorgulamak adına önemli bir düşünce ve fikir yazıları demeti olduğunu düşünüyorum. Allah rahmet eylesin Galip Ağabey...
251 syf.
·2 günde·1/10 puan
Yazar kitabında Nazım Hikmet için, bu ülkeye büyük fenalıklar etmiştir derken; 68 kuşağı için molotoflu gençlik derken bu kitabı okuması için kime nasıl önerebilirim? Bu sığ düşünceli zatın kitabını okumak zaman kaybından da öte bir düşünce cinayeti olacaktır. Nazım Hikmet'e dil uzatmak; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan gibi abd den bağımsız özgür Türkiye isteyen 68 kuşagına molotoflu gençler demek bu ülkeye bir ihanettir.
251 syf.
·52 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap merhum Galip Erdem'in köşe yazılarından derlenen muhteşem bir eser. Okudukça 60lı yıllar ile bu yılların arasında pek değişiklik oladığını fark ediyorsunuz. Bugün bir gazete veya dergide yayımlansa kimse fark edemez, akıcı üslubu ile tazeliğini asla yitirmeyecek bir kitap..
251 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Köşe yazılarının toplaması ile yazılan bir kitap çok beğendim her sayfayı değiştirir ken bir saonraki hafta ne yazmış diye merak içinde çevirdim tavsiye ederim
Atsız, günümüzün faziletsizliğinden, ölçüsüzlüğünden öylesine tiksinmiştir ki, bedeni ile bu dünyada, ruhu ile bir başka âlemde yaşar.
Galip Erdem
Sayfa 248 - Baht Utansın
Zalimleri kahreyle Allah'ım.
Mücahitlerinin bileğini güçlendir, yüreğini nurlandır.
Masumların intikamı alınsın.
.
Yükseklerde gözümüz yoktur.
Şu garip memleketin dertleri üzerine düşünülsün, şu masum milletin hakkı çiğnenmesin, yeter.
"Özlediğimiz huzurlu havaya kavuşmamız için, evvela küfür etmeyi marifet sayanların susması, sonra da doğru düşünmeye çalışmanın bir itiyat haline gelmesi lazımdır."
Ama biz, şu veya bu şahsın hükümlerinden korkmuyoruz.
İnanıyoruz ki, beşeri mahkemelerin en âdili dahi, ilahi mahkemenin vereceği hükmün yanında sözü edilmeye değmeyecek kadar önemsizdir.
.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ülkücünün Çilesi
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Ülkücünün Çilesi
Ülkücünün Çilesi

Kitabı okuyanlar 248 okur

  • Yiğit Emre Saygı
  • Mehmet Cuma ÖZTÜRK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%1.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0