Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
980
Gösterim
Adı:
Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663263
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Yazar, ebru san'atının son ustalarından Mustafa Düzgünman'lara âit attâr dükkânı ve çevresindeki şahsiyetlerle ilgili hâdiseleri kendine has tatlı bir üslûpla anlatmaktadır.
Bu kitapla buluşmam tesadüf eseri oldu ama çok iyi oldu. Okulda canım sıkılınca kütüphaneye geçer, kitapların arasında dolaşır, onları seyreder, ilgimi çekenlere bakarım. Kitabın ismini ve kapağını görünce çok ilgimi çekti ve hemen okumaya başladım.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı... Bu dükkandan kimler geçmemişki; neyzenler, hattatlar, musikisinaşlar, tesbih koleksiyoncuları, ebru sanatçıları, şairler ve bunların hepsiyle meşgul olmuş nadide şahsiyet Mustafa Düzgünman.

Kitapta 1920'li yıllardan 1970'li yıllara kadar bir Üsküdar tarihi anlatılmakta. O zamanın kıymetli şahsiyetleri, manevi hayatları, çeşitli uğraşları ve gündelik yaşantıları bir attar dükkanı etrafında sunulmakta. Üsküdar ve insanları, eski zamanlar gerçekten çok hoşmuş. İnsan o zamana gidip onları yaşamak istiyor...

Biraz da yazardan bahsedeyim. Yazarın ismini daha önce hiç duymamıştım, hayatını okuyunca çok şaşırdım. Ahmed Yüksel Özemre Türkiye'nin ilk atom mühendisi, Teorik Fizik ve Nükleer Mühendislik ile ilgi 12 ciltlik ders kitabı yanısıra 26 tane daha kitabı olan, bir çok yerde başkanlık ve danışmanlık yapmış, kendini sanat, spor, ilim ve bilim dallarında yetiştirmiş, İnsan-ı Kamil olmaya çalışmış nadide bir şahsiyet...

Tarih, anı, İstanbul ve nostalji sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum...
İstanbul ve Üsküdar,
beyefendilik,
Sırlı evliyalar,
Kıymetli insanlar,
Hikmet dolu muhabbetler.
Sizi o muhabbetlerin ortasına koyan ve iyiki kitaplar var dedirten bir kitap.
Yazarı TR'nin ilk atom mühendisi ve bir çok uluslararası başarısı olan kıymetli bir şahsiyet, ilim ile irfanın nasıl bir arada olunabileceginin, çok yönlü insan olmanın en güzel örneklerinden biri. Yine çocuklara tavsiyemdir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.271 Oy)19.024 beğeni43.269 okunma2.962 alıntı182.491 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.531 Oy)8.811 beğeni28.632 okunma836 alıntı139.288 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.875 Oy)8.831 beğeni26.279 okunma2.659 alıntı114.378 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.690 Oy)13.385 beğeni34.455 okunma3.363 alıntı145.673 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.251 Oy)9.221 beğeni25.537 okunma1.773 alıntı118.330 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.550 Oy)9.055 beğeni25.283 okunma1.515 alıntı126.130 gösterim
  • Od
    8.5/10 (1.985 Oy)1.970 beğeni7.590 okunma1.214 alıntı31.516 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.228 Oy)4.115 beğeni15.741 okunma1.373 alıntı76.225 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.307 Oy)5.088 beğeni16.952 okunma3.509 alıntı109.133 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.431 Oy)8.008 beğeni22.718 okunma816 alıntı89.456 gösterim
İçeriğiyle ve kullandığı dil ile çok tatlı bir kitap, Üsküdar’da Bir Attâr Dükkânı. Takrîz kısmında kitapta bahsi geçen şahıslar hakkında şu cümleler yer almış:

“Burada anılan zevat arasında kaybettiklerimiz, sadece vücutlarıyla değil, şahsiyetleriyle de yerine konulmaz kimselerdi. Büyük bir vukufla ve kelimelerle çizilen portreler arasında -dünya hayatındayken bile ebedî âlemin rüzgârıyla soluklanan o veli tabiatlılar bahsimizin fevkınde - mesela bir Saim Efendi Amca bugünün insanı için “yaşadığına inanılmaz” gibi görünebilir.”

Kitapta bahsi geçen zatlarla ilgili, yukarıdaki düşünceyi ispat sadedinde algılayabileceğimiz bazı cümleler:

“Nafiz Hoca Ayasofya camii’nde mukabele okuduğu zamanlarda camide izdiham olur, bilhassa hanımlar Nafiz Hoca’yı dinlemek üzere bu camie fevc fevc akarlarmış. Bunun neticesinde Nafiz Hoca’nın benliği kabarmış. Ancak bir müddet sonra nefsinde zuhur eden bu benlik onu rahatsız etmeye başlamış ve bunun tek zahiri sebebinin güzel sesi olduğunu idrak eder etmez de derhal enaniyetinden ötürü Allah’a tövbe edip bu sesi ondan alması hususunda Nasuhî Dergâhı’nda niyazda bulunmuş. Bu halis duası kabul olunmuş ki, ertesi sabah kalktığında o güzelim sesinin gitmiş, yerine kısık ve çatlak bir sesin ikame edilmiş olduğunu sevinçle görmüş.”

“Eşref Efendi Amca son derece sırlı, az konuşan, ama her beyanı inci gibi hikmet dolu olan bir zat idi.”

Her biri birbirinden kıymetli dostların mutat olarak bir araya geldikleri attâr dükkânındaki hallerinin tasviri:

“7-8 kişi bu dükkâna zar zor sığıyordu; ama bu irfan meclislerindeki sohbet ve muhabbetin lezzeti herkesi uhrevi bir âleme ref ettiğinden, kimse bu sıkışıklıktan müşteki olmuyordu.”

Bir çocuğun muhayyilesinin ve düşünce dünyasının nasıl bir ustalıkla inşa edildiğinin güzel bir örneği:

“Benim en çok hoşuma giden, Saim Efendi Amcaların maile kalkıp bizi ziyarete gelmeleriydi. Bu ziyaret benim çocukluğumda yılda iki üç kere vuku’ bulurdu. O zaman Saim Efendi Amca ile babamın birbirlerine Hazret-i Peygamberin ve Ashab-ı Kiramın hayatlarından anlattıkları menkıbeleri büyük bir vecd içinde dinlerdim. Şimdi düşünüyorum da gerek Saim Efendi Amca’nın gerekse babamın ne kadar büyük, ne kadar sağduyulu mürebbiler olduğunu daha iyi idrak ediyorum.”

Bunlar ve daha fazlası… Tavsiye edilesi ve okunası…
"Üç yaşımdan itibaren tam 53 sene bu 'Attar Dükkânı'nın sadık bir müdavimi, sahiplerinin ise üç nesil boyunca dostu oldum" diyerek bu dükkanın hayatında ne derece mühim bir yer teşkil ettiğini ifade eden Ahmet Yüksel Özemre, kitabında, çocukluğundan yetiskinligine, burada ve eski Üsküdar'da geçirdiği günlerini anlatıyor.
Burası bir Attar dükkanı olmaktan öte, ehl-i irfân ve ehl-i sanat'ın toplantı ve sohbet için geldikleri bir mekân imiş. Kitapta; dükkanın müdavimlerinden, orada yapilan sohbetlerden ve bu çerçevede eski Üsküdar'dan bahsediliyor. Kimisi dilinin ağır olduğunu söylese de, bana göre, kullanılan kelimeler insanı alıp anlatılanların yaşandığı zamanlara götürüyor...

Bilhassa İstanbul ve Üsküdar severlerin, okuduklarında hayran kalacakları bir kitap.
Bu kitabı okurken, o dönemde Üsküdar’ın kendine has manevi atmosferinde bulunmayı çok istedim. Dostluğun, diğerkamlığın, komşuluğun ne demek olduğunu çok güzel anlatıyor. Ülkemiz için onca şey yapmış Ahmet Yüksel Özemre’yi bu kadar geç tanımama üzüldüm. Bir attar dükkanında güzel adamların naif sohbetine katılamamış, gratis, Watsons kuyruğunda zaman harcayan gençliğe de üzüldüm.
Eski İstanbul yaşantısını anlatıyor. O güzel,kibar ve masalsı günleri. İnsanlar sıkıntılı ve çalkantılı bir dönmede yaşıyorlar ama mütevekkil ve inançlılar. Hep sevmişimdir o eski günlerin ,yaşantıların anlatımını. Tad veren ve kısa süreliğine de olsa insanı başka bir zamana götüren bir kitap.
Bu dükkana gelenler yalnızca müşteriler değildi. Aktar Hocalar'ın dükkanı zamanın bazı meşhur sanatkarlarının, ariflerinin, sırlı sofilerinin ve meşayihinin sohbet ve muhabbet etmek üzere sürekli uğradıkları bir yerdi; adeta Akademi gibi bir şeydi.
7-8 kişi bu dükkana zar zor sığıyordu; ama, bu irfan meclislerindeki sohbet ve muhabbetin lezzeti herkesi uhrevi bir aleme ref' ettiğinden, kimse bu sıkışıklıktan müşteki olmuyordu.
"Bizde müesseselerin devamlılığını niçin korunmaz?" sorusunun cevabını "Yaradandan başka her şeyin tükeneceği" inancının getirdiği bir "dünya malını umursamazlık" keyfiyetinde aramak kanaatimce hakkın çok uzağında düşünmek olur.
"Kütüphanesinden ben de ödünç kitaplar alır; kısa sürede okur ve iade ederdim. İbrahim Alâeddin Gövsa'nın 4 ciltlik Meşhur Adamlar Ansiklopedisi onun kitapları arasında en çok ilgimi çekeni idi. Her gelişimde bunları mutlaka karıştırır, birkaç meşhur adamın hayatını öğrenirdim."
50 kuruşluk çekilmiş karabiber almak isteyen -buraya dikkat: tanımadığı bir müşterisine, bayatlayınca kokusunu kaybedeceğini hatırlatarak, 25 kuruşluk vermeyi teklif edebiliyor; kasasına daha fazla girecek paranın cazibesini kapılmıyordu!
"Eşref Efendi Amca son derece sırlı, az konuşan, ama her beyânı inci gibi hikmet dolu olan bir zât idi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663263
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Yazar, ebru san'atının son ustalarından Mustafa Düzgünman'lara âit attâr dükkânı ve çevresindeki şahsiyetlerle ilgili hâdiseleri kendine has tatlı bir üslûpla anlatmaktadır.

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Hilmi Karaca
  • Emin
  • Sümeyye Ev
  • ~ Merve Yıldırım ~
  • Selma Kavurmacıoğlu
  • buse
  • Pol Gara-Yeşim Firûzan
  • Sinem Demir
  • Rabia
  • seԋer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%11.8
25-34 Yaş
%23.5
35-44 Yaş
%29.4
45-54 Yaş
%17.6
55-64 Yaş
%5.9
65+ Yaş
%5.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.2
Erkek
%37.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (10)
9
%36 (9)
8
%12 (3)
7
%12 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0