Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı

8,6/10  (7 Oy) · 
15 okunma  · 
6 beğeni  · 
586 gösterim
Yazar, ebru san'atının son ustalarından Mustafa Düzgünman'lara âit attâr dükkânı ve çevresindeki şahsiyetlerle ilgili hâdiseleri kendine has tatlı bir üslûpla anlatmaktadır.
Bekir İstanbul 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitapla buluşmam tesadüf eseri oldu ama çok iyi oldu. Okulda canım sıkılınca kütüphaneye geçer, kitapların arasında dolaşır, onları seyreder, ilgimi çekenlere bakarım. Kitabın ismini ve kapağını görünce çok ilgimi çekti ve hemen okumaya başladım.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı... Bu dükkandan kimler geçmemişki; neyzenler, hattatlar, musikisinaşlar, tesbih koleksiyoncuları, ebru sanatçıları, şairler ve bunların hepsiyle meşgul olmuş nadide şahsiyet Mustafa Düzgünman.

Kitapta 1920'li yıllardan 1970'li yıllara kadar bir Üsküdar tarihi anlatılmakta. O zamanın kıymetli şahsiyetleri, manevi hayatları, çeşitli uğraşları ve gündelik yaşantıları bir attar dükkanı etrafında sunulmakta. Üsküdar ve insanları, eski zamanlar gerçekten çok hoşmuş. İnsan o zamana gidip onları yaşamak istiyor...

Biraz da yazardan bahsedeyim. Yazarın ismini daha önce hiç duymamıştım, hayatını okuyunca çok şaşırdım. Ahmed Yüksel Özemre Türkiye'nin ilk atom mühendisi, Teorik Fizik ve Nükleer Mühendislik ile ilgi 12 ciltlik ders kitabı yanısıra 26 tane daha kitabı olan, bir çok yerde başkanlık ve danışmanlık yapmış, kendini sanat, spor, ilim ve bilim dallarında yetiştirmiş, İnsan-ı Kamil olmaya çalışmış nadide bir şahsiyet...

Tarih, anı, İstanbul ve nostalji sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum...

Kitaptan 7 Alıntı

Bekir İstanbul 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bu dükkana gelenler yalnızca müşteriler değildi. Aktar Hocalar'ın dükkanı zamanın bazı meşhur sanatkarlarının, ariflerinin, sırlı sofilerinin ve meşayihinin sohbet ve muhabbet etmek üzere sürekli uğradıkları bir yerdi; adeta Akademi gibi bir şeydi.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 23)Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 23)
Bekir İstanbul 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

7-8 kişi bu dükkana zar zor sığıyordu; ama, bu irfan meclislerindeki sohbet ve muhabbetin lezzeti herkesi uhrevi bir aleme ref' ettiğinden, kimse bu sıkışıklıktan müşteki olmuyordu.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 26)Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 26)
Bekir İstanbul 
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Kütüphanesinden ben de ödünç kitaplar alır; kısa sürede okur ve iade ederdim. İbrahim Alâeddin Gövsa'nın 4 ciltlik Meşhur Adamlar Ansiklopedisi onun kitapları arasında en çok ilgimi çekeni idi. Her gelişimde bunları mutlaka karıştırır, birkaç meşhur adamın hayatını öğrenirdim."

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 53)Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 53)
Bekir İstanbul 
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Eşref Efendi Amca son derece sırlı, az konuşan, ama her beyânı inci gibi hikmet dolu olan bir zât idi."

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 57)Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 57)

Bereketin Sırrı
Müşterinin hakkının geçmemesi için, malın ambalâjlandığı kâğıdın aynısı terâzinin ağırlık kefesine dara olarak konur ve, daha da garantili olsun diye ayrıca, tartılan malın birkaç gram daha ağır çekmesine özen gösterilirdi. Aktar Hocalar'da herşeyin çok cüz'i bir kârla satılmasına rağmen, kul hakkına hürmet ve riâyet titizliğinin lütfettiği bereket dolayısıyla bu dükkândan iki âile, yâni cem'an 9 kişi, kimseye muhtac olmadan geçinirlerdi. 

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel ÖzemreÜsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre

Doktorlar
Dr. Sıtkı Bey'in ise 1957 model tek kapılı Ford marka bir otomobili vardı. Dr. Amon Efendi'nin hâli vakti pek yerinde değildi; dâvete yayan icâbet ederdi. Bu mubârek; insanlar eğer hasta fakirse, ücretlerini kabul etmek biryana, bir de yazdıkları reçetenin bedelini karşılayacak kadar bir meblâğı da hastanın yastığının altına bırakırlardı. Dr. Sıtkı Murat Bey ayrıca bir de tavuk bırakırmış.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel ÖzemreÜsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre

Abdülbâki Gölpınarlı
Sanırım, sanatoryum döneminden hemen sonra idi; Abdülbâki Gölpınarlı da Attâr Dükkânı'nın müdâvimlerinden olduydu. Mustafa Ağabey onun Arapça'ya ve Farsça'ya vukûfunu, hâfızasının kudretini ve müdekkikli ğini çok takdîr ederdi.

Ancak, her ikisinin de pekçok değer hükmünde tamâmen zıd oldukları yavaş yavaş ortaya çıkınca ve özellikle de Necmeddin (Okyay) Hoca'nın Toygartepe'deki evinin bahçesinde Necmeddin Hoca, Eşref (Ede) Amca, Mustafa (Düzgünman) Ağabey, Necmeddin Hoca'nın oğlu Sâcid Ağabey, Ali Alparslan ve Abdükbâkî Gölpınarlı'nın katıldıkları bir sohbet esnâsında Abdülbâki Gölpınarlı'nın Şeyhü-l Ekber Muhyiddin İbn Arabî için: "O Şeyhü-l Ekber değil, Şeyhü-l Ekfer'dir (yâni kâfirlerin şeyhidir)" iddiasında bulunması üzerine bu ahbablık hemen o anda, gürültülü bir biçimde ve de bıçakla kesilmiş gibi sona erdi.

Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 50)Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı, Ahmed Yüksel Özemre (Sayfa 50)