Serinin yedinci kitabında, Heath'in ölümüyle ruhu paramparça olmuş Zoey'in Nyx'in aleminde kendini bulma çabalarını okuyoruz, ki bu kısımlar ( kitabın yarısını kapsıyor) oldukça sıkıcıydı bence. Zoey'in karamsar ve güçsüz hali hiç çekilmiyormuş. Yalnızca Heath'in aşkının saflığı bu bölümleri güzelleştirmiş.
Bir de bu kitapta çok fazla yazım yanlışı var. Karakterlerin isimleri de karıştırılıp birbirinin yerine kullanılmış çoğu yerde.
Bu kitapta esas karakter Stevie Rae gibiydi. Gücünün sınırlarını zorladı ve aslında tahmin ettiğinden de güçlü olduğunu öğrendi. Aydınlık ve Karanlık'ın hikayesini ben sevdim, olayların neden sonuç ilişkilerini bir mantık çerçevesine koydu ve oldukça etkileyiciydi. Rephaim ile aralarındaki bağ ve hislerin yoğunluğu da öyle güzel anlatılmış ki her cümlesini alıntı yapıp paylaşmak istedim. Stevie Rae'nin halletmesi gereken gönül işlerinden ziyade bir de kötü kırmızı çaylaklar sorunu var ama şimdilik çözülmüş gibi görünüyor. Kesin sonra yine ortaya çıkacaklar.
Kitap genel olarak, hayal gücünün ve mitolojinin sınırlarını aşmış diyebilirim, saçma olmuş mu? Bence olmamış ama fazlasıyla abartılmış. Seri ilerledikçe kurulan evren de genişliyor. Hep daha güçlü, daha büyük, daha mükemmel bir vampir çıkıyor ortaya. Bir zamanlar en güçlü vampirin Shekinah olduğunu düşünüyorduk sonra vampir konseyine umut bağladığımız zamanlara geldik. Ama onlar da pek etkili olamadılar bu süreçte. Geriye bir tek ( tabii daha güçlüleri çıkmazsa) Şamanist İskoç Kraliçe Sgiach ve koruyucusu Seoras kalıyor. Bakalım onlar ne kadar yardım edebilecekler Zoey ve arkadaşlarına, gerçi Stevie Rae'e kimse yardım edemez gibi :)
Bu kitapta Zoey artık üç erkek arasında kalmıyor ve biri eleniyor 😂 Güldüğüme bakmayın çok üzüldüm giden kişi için ama söyleyemem kim. Zoey büyük bir buhran yaşıyor, kendini iyice salıyor. Bu sıralarda Stevie Rae kendi gücünün sınırlarını zorluyor ve değişmeye başlıyor. Aynı zamanda hayatına giren Rephaim ile olan diyalogları çok güzeldi 😍 Devamını söylemeyeyim siz okuyun. Biraz bu kitap sıktı beni tabi onu da söylemeden edemeyeceğim. Özellikle Zoey’in kısımları uzatılmasa daha iyiydi.
Açık ara farkla serinin okuduğum en heyecanlı kitabı buydu. Belki bunda diğer karakterlere daha fazla rol verilmesi de olabilir. Bundan sonra daha da heyecanlı bir hale geleceğini düşünüyorum. Devam edeceğim.
Yine uzun süre ara verip geri döndüğüm bir kitap oldu. Başlarda olaylar biraz yavaş ilerlediği için devam edemedim sanırım. Sonradan da biraz daha hızlandı. Kitap daha çok Stevie Rae ile ilgili oldu, ana olay da Zoey'le ilgili. Yine biraz "drama Queen" olması sebebiyle başına gelenler. Seride ilk kez bu kadar ilerledim, ilk okuduğumda 5. Kitap sonrasına devam etmemiştim. Bu kitap biraz sıkıcı geçti, bakalım devamı nasıl olacak.
Zoey'nin ortalarda pek görünmesi ve Stevie Rae ile Afrodit'i daha çok görüyoruz. . Zoeyin neyse ki yavaş yavaş sevgilileri azaldı ve geriye Stark kaldı. Zaten seriye tahammül etmemin nedenlerinden biri de budur. Bu kitapta Kalona'yı biraz daha iyi tanımaya başlıyoruz ve Neferet'in nasıl şirret bir kadın olduğu daha iyi kafalara dank ediyor. Stevie rae cephesinde de olaylar kopuyordu.
Belki Spoiler !
Neferet’in, Kalona’yı ruhlar alemine Zoey’i öldürmeye göndermesi ile başlıyoruz romanımıza.
Diğer yandan da Stevie için bir baskı söz konusu. Kırmızıların yüksek rahibesiydi ama Zoey artık yok diyerek genel itibariyle onu istiyorlardı.
Öte yandan Stevie ve Rephaim de damgalandıkları için birbirlerini hissediyorlar ve birlikte hareket ediyorlardı. Biri babasını diğeri de en yakın arkadaşını kurtarmak istiyordu ama sakıncalı olan durum her iki kurtarılacak (Zoey ve Kalona) kişinin birbiriyle can düşmanı olmalarıydı.
Sıkıcı bir Stevie romanı olmuştu resmen bu roman. Ara sıra ayıp olmasın diye Zoey verilmiş, bazen de –oldukça nadir- Afrodit ve arkadaşlarından bahsedilmişti.
Tabi bunların yanında iyi şeyler yok mu ? Var. İşte “bir ara hatırladın da hep beraber kusalım” veya “çifte kavrulmuş gerizekalı”, ikizler için “siz aynı beyni ortak mı kullanıyorsunuz veya sağ ve sol beyin” gibi sokak ağzı kullanımı olsun, Afrodit’e ait jeneriklik –ve bol küfürlü- sözler olsun, en azından buralarda bir çekim hissetmek mümkün.
Bir de hep unuttuğum bahsetmediğim biri var. Şiirleriyle gelecekten haber veren Kramisha. Onu eklemezsem bayağı ayıp ederdim herhalde.
Stark bir patlama yapıyor, olaylara İskoçlar dahil oluyor, Zoey'i kurtarmak için kalan günler göz önüne alındığında söylenebilecek en güzel sözü Stark söylüyor ve bu bir dönüm noktası oluyordu. Rahibe ölmesiydi Elementler Kraliçesi olacaktı. İşte bu tahminimce –gelecek kitapla birlikte- bir dönüm noktası olacaktı.
Stark'da arkadaşlarıyla toplanmış ve kutsal ruh ayini ile koruyucusu olduğu Zoey'i geri getirmek için ruhunu bedeninden ayırıp Zoey'e koşuyordu.
Kalona ve Zoey'den finalde efsane yüzleşme. Tabi ben tüm bunları bir kenara bırakarak Heath için biraz üzüldüm ama final de oldukça iyiydi bence. Ancak genel
Zoey'nin ortalarda pek görünmesi ve Stevie Rae ile Afrodit'i daha çok görüyoruz. . Zoeyin neyse ki yavaş yavaş sevgilileri azaldı ve geriye Stark kaldı. Zaten seriye tahammül etmemin nedenlerinden biri de budur. Bu kitapta Kalona'yı biraz daha iyi tanımaya başlıyoruz ve Neferet'in nasıl şirret bir kadın olduğu daha iyi kafalara dank ediyor. Stevie rae cephesinde de olaylar kopuyordu.
Gece evi serisinin 7.kitabını bitirmiş bulunuyorum.
Bu kitapta Zoey'den daha çok Stevie Rae'yi görüyoruz. İlk kitabı okurken Stevie rae ve afroditin bu kadar çok rolü olacağını inanın tahmin etmemiştim. Hep tahmin etmediğim şeyler oluyor zaten spoiler vermek istemiyorum ama mesela rephaim de bunlardan biri :)
Merakla diğer kitaba geçiyorum, seriyi okuyanlara keyifli okumalar diliyorum.
Selamlar. Ben Sülde.
Ve bu seriye ifrit oluyorum.
12 kitaplık bir seri mi ne ama her şey 1-2 ay içerisinde oluyor, Zoey Kızılkuş denilen baş karakter avelin ve kendini bir şey sanan eziğin teki, tüm güçler hep ana karaktere verilmiş ve diğer karakterlerin hepsi figüran, herkes sürekli Zoey'e aşık oluyor, Zoey her kitabın sonunda Shounen manga gibi power-up alıyor, karakterler çocuk gibi konuşuyor...
Seriyi BİR SAAT boyunca gömdüğüm podcastimi dinlemek için linke tıklayınız: youtu.be/rYAh5HiB6pI?si=...
Kanal adım: BenSülde
Kitap sıktı artık ama olsun, Heath'ın ölümü iyi oldu. Zoey artık iki kişiyle uğraşacak :D Rephaimle Steave'e gelince Steave iç sesini dinliyor ve doğru yolda olduğunu düşünüyorum okuyup görcez.
Kızı Kristin Cast ile en çok satanlardan Gece Evi Serisi yazarı ve New York Timesın yardımcı yazarlarından biri olmakla beraber P.C Cast paranormal romen ve fantastik yazar dalında da ödül almış biridir.Sürekli istekli ve ilginç öğrencileri tarafından ilhamla kuşatılan bir halk okulunda birinci sınıf üniversitede öğrencilerine eğitim vermektedir.P.Cyi ilham ile kuşatan başka bir kol ise vampir tamamlama okulu gibi fikirleriyle onun mükkemmel ajansı Meredith Bernstein olmuştur.İnsan psikolojisine güçlü bir kurgu daha eklemek gerekirse,onun biyolojik babasına da Gece Evindeki vampirlerin düntasını doğurduğu için teşekkürler etmek gerekir.P.C Scottie köpekleri ve berbat kedisi Patcht Poo the pud ile birlikte tulsada yaşamaktadır.