Kitabın orijinal adının Desperation (Umutsuzluk) olduğunu öncelikle belirtmem gerekiyor. Ve neden kitapların çevirilerinde en azından isimlerine sadık kalınmadığını hâlâ anlayabilmiş değilim. Desperation, hikâyenin geçtiği virane kasabanın ismi. Öyle bir kasaba düşünün ki; her sokakta, her evde hatta polis karakolunda, odalarda, gardroplarda, tuvaletlerde gözleri oyulmuş, uzuvları kesilmiş, içorganları deşilmiş, kesilmiş elleri akvaryumlara atılmış cesetlerle dolu. Bu da yetmezmiş gibi çıngıraklı yılanlar, akrepler, askeri bir düzende ilerleyip hareket eden örümcekler, yarasalar ve hatta kartallar, çakallar ve kurtlarla dolu sokaklar. Giriş tabelalarına çivilenmiş kedi ve köpek cesetleri, öldürülerek kasap çengellerine asılmış insanlar arasında mecburi bir gezinti yaparken sinsi sinsi seyreden vahşi hayvanların her an gözlerinin üzerinizde olduğunu hayal edin bir an. İşte böyle bir yer Desperation. Tabii bir de en küçük bir yanlışı, yakaladığı kişiye canıyla ödeten çılgın polisimiz Collie Entragian var bir de. Collie için hikâyedeki en ilginç ve unutulmaz karakterlerden diyebilirim.
İstediği kişinin bedenine girip onu yöneten ve dilediği her şeyi yaptırabilme gücüne sahip bir yaratık var karşımızda. Tak isimli bu gözle görülemeyen canavar bir nevi bizdeki cin benzeri, insanların ve hayvanların bedenlerine girerek onları yönlendiriyor ve işi bittikten sonra da posası çıkmış vücutları boş bir çuval gibi bırakıp yeni kurbanlar arayarak yaşamını sürdürüyor.
Elbette bu kadar kötülüğün olduğu yerde, onunla mücadele eden iyi insanlar da olmalı. Sürekli Tanrı'yla iletişim halinde olan küçük David ve çok satan yazarlar listesinde mutlaka adı geçen Johnny Marinville gibi. Yaratık, King'in diğer bir çok kitabında olduğu gibi bir iyi ile kötü arasındaki mücadele romanı aslında.
Bir film izler gibi okuyorsunuz kitabı. Bazı şeyler biraz havada kalsa da fantastik romanlarda bunlar doğal. Stephen King sinemacılara iyi senaryo yazıyor
YaratıkStephen King · İnkılap Kitabevi · 1998710 okunma
#okudumbitti “Vahşet vahşeti doğurur.” King yine yapmış yapacağını demek isterdim. Ama bu kitapta sanki bir şeyler eksik kalmış gibi geldi bana. Yine muazzamdı. Büyük heyecanla sanki film izliyor gibi okudum, soluksuz. Her sayfası ayrı bir merak uyandırıyor. Ne olacak şimdi diyerek hızla soluksuz çeviriyorsunuz sayfaları. Ama son kısımlara doğru olayların diyalog haline gelmesi sürekli her konuşmamın dine ve inanca bağlanması beni bir tık baydı. David in sürekli Allah ile konuştuğunu iddia etmesi bunun bir sonuca bağlamaması falan biraz sanki kitabı havada bırakmış gibi. Bilemiyorum.. Bir eksik vardı ama neydi açıklayamıyorum. Çok beğenmekle biraz sonunu yeterli bulmamak arasında kaldım. Sanırım daha etkileyici bir son beklentim vardı. Çok fazla dini konuya girip sürekli diyalog okumakta beni biraz sıktı sonlara doğru. Ama yine de muazzam bir kitaptı bence. Hayal gücü etkileyici. Harika başlamıştı. Çok etkileyici olmasa da etkilendim. Güzeldi. Keyifle okunabilir tavsiyedir 8/10
YaratıkStephen King · İnkılap Kitabevi · 1998710 okunma
Neden bilmiyorum ama bu kitap yazardan beklemedigim şekilde neredeyse her sayfasi Allah inancı ile süslenmiş değişik bir korku kıtabi olarak hafızamda kalacak. Özellikle David'in çocuk haliyle Allah inancını daha saf hissetmesi beni nedense duygulandırdı. Tabi korku öğelerinin had safhada olduğu kitapta iyi ile kötünün kavgası sürükleyici şekilde anlatılıyor. David, Johnny, Steve, Mary ve Cynthia'nin bu sürükleyici macerası hayal dünyanızin kapılarını açarak sizi başka diyarlara götürüyor. Tüm kahramanlar Nevada'da 50 numaralı çöl yolundan geçerken bir polis tarafından teker teker avlanır ve kimsenin olmadığı ıssız bir kasabanin polis merkezinde kilit altına alınır, ama maalesef getirilenlerden bir çocuk ve bir adam sevdiklerinin önünde öldürülür. Ardından iyi ve kötü savasi başlayarak sizi müthiş bir savasa surukler. Kitabı yıllar önce okuduğumu hatirliyorum ama çok net kalmamıştı aklımda. Ayrıca bu kitabın içindeki kötülüğün ve bu kötülük dolu mekanın yazarin başka kitaplarında da ortaya çıktığıni hatırladım. Yazarın sınır tanımayan hayal dünyasındaki bu diyarı siz de gezmek isterseniz buyrunuz efendim. Teşekkürler Stephen king ve hoş geldin yeni kitap.
YaratıkStephen King · İnkılap Kitabevi · 1998710 okunma
Desperation Maden Kasabası Nevada’nın bitmek bilmez yollarının arasında yani tam çölün ortasındadır. Tabelaya çivilenmiş bir kedi görürseniz korkmayın. Çakal sesleri duyarsanız aldırmayın. Çin Çukuru sizi garip tınılarıyla çağırırsa mutlaka uğrayın.
Stephen King ,bu kitapta korku kumlarını hortum gibi yerden kaldırıp okurun yüzüne vuruyor. İki metre boyundaki polis memuru Mary ve ailesini yolda durdurması ile maceramız başlıyor. Oğlu David ile hayatta kalmaya çalışan Mary, bu tuhaf adamın kendisini tutuklamasıyla kodesi boyluyor. Johnny’de yakalananlar arasında, ünlü bir yazar. Asistanı Steve ve Steve’in karşısına yolda bulduğu otostopçu Cynthia ile bu lanetli kasabadan kaçmanın yollarını arıyorlar.
Kötü karakterimiz yüzyıllardır farklı formlarda insanları kullanarak hayatta kalmaya çalışan Tak. Ben daha önce Düzenleyiciler kitabının incelemesinde de Tak’dan bahsetmiştim. Yaratık ilk, Düzenleyiciler ikinci kitap arkadaşlar.
Kitapta biblo tarzı küçük Can-Tah adı verilen objelerden de bahsediliyor. Onların yakınında olduklarında insanlarda ani duygu değişimleri oluyor. Birdenbire sevişmek gibi. Nefret artışı, saldırganlık bir nevi ilkel duygular ön plana çıkıyor.
“Hiç Tanrı’yı düşünür müsün? diye sordu. Ama boşver, Tanrı’nın bölgesi Indian Springs’te biter ve Tonopah’ın kuzeyine şeytan bile fazla uğramaz. Desperation’da zaten Tanrı yoktur, genç adam.”
Cümlelerin derin anlamı ile insanı düşündüren, bilgeliği ile şaşırtan bir roman.
David karakteri çocuk olmasına rağmen İncil’den ayetler okuyan ve doğaüstü diyebileceğim özelliklere sahip biri. Kitabın kilit noktalarından birinde en yakın arkadaşı ile yaşadığı bir kısım var bam teli.
Örümceklere, çakallara, panterlere dahi hüküm eden çok güçlü bir düşmana karşı hayatta kalma mücadelesi okuyacaksınız. Seversiniz ya da
Özellikle okurken bir film izliyor gibi hissetmek istiyorsanız bu kitap tam sizlik!
Uzun süre sonra tekrardan bir Stephen King kitabı bitirdim. Gerçekten çok özlemişim.
Acaba kitabı okurken oluşturduğu izlenim filmde nasıl diye bakmak için beğendiğim bölümleri açıp izledim. Gerçekten kitabın bende oluşturduğu görseller çok daha kuvvetliydi. Filminde o kadar iyi yansıtıldığını düşünmüyorum. Her bir sayfayı kafanızda bir film gibi yaşatıyor.
Bazı bölümlerde gerildim,özellikle ilk kısımlarında, ama her bölümde olduğu söylenemez. Kitabın geriliminin olay akışıyla birleşimi beni çok etkiledi. Gerçekten 10/10 bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Bu kitabı okuduktan sonra ne Nevada’ya gideceksiniz ne de polislere eskisi kadar güvenebileceksiniz.
Bu kitabı okurken sürekli gelen iki adet korku filmi oldu.Texas Katliamı ve The thing.Stephen King sanki bu iki filmi karıştırıp kendi özgünlüğü ile birleştirerek bu kitabı yazmış.
Bazı insanlar şanssızdır,bazıları ise o şanssız insanlardan daha şanssızlardır.
Nevada’nın 50 numaralı karayolunda başlayan kabus Desperation Kasabası’na kadar uzanıyor.Adeta tüm kabuslar bir gerçeklik halini alıyor.Jackson ailesi,Carver ailesi ve bizim ünlü yazarımız korkunç gerçeklikten kaçmak zorundalar.Konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum.
Kitabın konusu ve karakterleri oldukça özgün,dili oldukça basit ve en sevdiğim noktası ise bize diğer kitaplardan yaptığı göndermeler oldu kesinlikle.
Her kitapta hor görülen ve zayıf olduğu için şiddete uğrayan kadınları,King bizim için adeta terminatörlere çevirmiş.Bunu görmek beni gerçekten sevindirdi.Hatta bizi öyle güzel bir sürpriz karşılıyor ki bunu söylemek spoiler olmaz diye düşünüyorum.
Nevada’dan önceki karayolunun kenarında otostop yapan kadını görünce mutluluktan havalara uçtum.”Çılgınlığın Ötesi” adlı kitapta biliyorsunuz en sevdiğim karakter olan Gert’in yanında zayıf ve çelimsiz bir arkadaşı vardı.Otostopçumuz bu kişi işte CYNTHİA.Bize önceki kitaptaki karakterlere sonradan neler olduğunu bile anlatıyor.Ve o kitaptaki zayıf güçsüz Cynthia bu kitapta vaaav dedirtecek kadar güçlenmiş bir halde geri dönmüş.
Bu kitapta sadece güçlü kadınlar,zayıf erkekler ve ismini cismini bilmediğimiz bir yaratık mı var ? Hayır.
King’in kitaplarını okuyan insanlar çok iyi bilirler,King’in karakterleri ya aşırı saplantılıdır din konusunda yada hiçbir şekilde dinle alakaları yoktur.Bu kitapta King resmen bize Tanrı’nın her zaman aramızda
Uzun soluklu kitap okumayı sevenlere tavsiye edilir. Tıpkı bir korku filmi izlemek gibi birşey.Hayal gücünüz gayet iyi ise çok daha zevkli gelecektir. Sonunu öğrenmek için biran önce bitirmek isteyebilirsiniz :)
YaratıkStephen King · İnkılap Kitapevi · 2005710 okunma
Çölde geçen, baştan sona gerilimli ve karanlık bir roman. Korkudan çok çaresizlik hissini öne çıkarıyor. İnanç, kötülük ve insanın sınandığı anlar üzerine düşündürüyor. Zaman zaman sert ve rahatsız edici ama etkileyici. Psikolojik derinliği olan, kolay okunan ama kolay unutulmayan bir Stephen King kitabı.
Tenha bir yolda aracınızla seyahat ederken polis size durmanızı söylerse ne yaparsınız? Üstelik polisin çok uzun, çok iri ve tuhaf görünümde olduğunu düşünün. Ben kurallara uyan bir sürücüyüm biraz çekinsem de yine dururdum. Gerçi kalabalık bir yolda, normal görünümlü bir polis dur dese de tedirgin olurum. Çünkü polis sizi durdurmuşsa bir problem olma olasılığı oldukça yüksektir. Öyle değil mi?
Bu kısımdan sonra biraz daha detaylara giriyorum, spoiler tehlikesi bulunmaktadır.
Hikayemiz Peter ve Mary' nin Nevada Çölü üzerinde uzanan 50. Otoyol üzerindeki seyahatleri sırasında başlamaktadır. Bu yol hiçliğin içerisinde, tenha haliyle ürpertici bir yoldur. Bu hiçliğin içerisinde bir polis aracının belirmesiyle monoton süreç sona erer, polis çiftimizi durdurur, rutin kontrollerini yapar ve aracın arka plakasının olmadığı yönünde uyarıda bulunur. Tabi bu sırada bagajda, stepnenin altında üzerinde gülen surat bulunan bir torba esrar bulunur, haliyle çiftimiz tutuklanır, Desperation isimli esrarengiz kasabaya götürülür.
Kasabada, emniyet binasındaki nezarethaneye konuldukları zaman orada yalnız olmadıklarını anlarlar. Onlardan daha önce karavanları ile seyahat ederken lastikleri patlayıp polise sığınan ve anlamadıkları biçimde tutuklanan Carver ailesini ve kasabanın yaşlı veteriner hekimi Tom Blingsley ile karşılaşırlar. Tabi sadece Mary karşılaşır çünkü Peter, tuhaf polisimiz tarafından öldürülmüştür. Aynı Carver ailesinin kızları Pie Carver gibi. Bu arada Carver ailesi baba Ralph, anne Ellen, duacı oğul David ve merhum Pie' den oluşmaktadır. Nezerathanedeki bu ekibimize Amerika' yı bir uçtan bir uca Harley' i le geçip, seyahatname yazma planı olan, kariyerinin düşüşündeki Johnny Marinville katılır. Kendisi buyurgan ve geveze özellikleriyle ön plana çıkıyor. Hepsi buraya
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King