Adı:
Yaşanmış Hikâyeler
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739477
Orijinal adı:
Очерки Рассказы
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşanmış Hikayeler
Yaşanmış Hikâyeler
Yaşanmış Hikayeler
Yaşanmış Hikayeler
İnsanlar Arasında, Ana, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim gibi yapıtlarıyla Rus edebiyatının en saygın yazarları arasında yer alan Maksim Gorki, 1890’larda daha yirmili yaşlarda yazdığı öyküleriyle olağanüstü bir başarı kazandı, ünü hızla yayıldı, neredeyse Tolstoy ve Çehov gibi yazarlarla bir tutuldu. Gorki’nin bu dönemdeki öyküleri 1898’de “Eskizler ve Hikâyeler” başlığı altında iki ciltte yayımlandı. Ataol Behramoğlu, bu eserden yaptığı bir seçkiyi Yaşanmış Hikâyeler başlığı altında topladı.

Yaşanmış Hikâyeler’de Gorki’nin, başta “Makar Çudra”, “Çelkaş” ve “Yirmi Altı Adam ve Bir Kız” olmak üzere en iyi öyküleri yer alıyor. Gorki’nin Rusya’da ayaktakımını konu aldığı “serseri döne­mi”ne ait bu öyküler insan sevgisi ve özgürlük tutkusuyla dolu.
304 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Maksim Gorki'nin okuduğum ilk kitabıydı..Okumaya başladıktan bir süre sonra ilk kez olarak içimi yazara ilişkin bir merak kapladı ve hayatına bir göz attım internetten..gerçekten kitapta bahsedilen hikayeleri-birkaçı hariç- yaşadığına inandım; çünkü böylesine büyük bir başarı kazanıp isim yapmış bir yazar nasıl olur da bu kadar zor günler yaşar? diye kendime sorup duruyordum..
1800'lü yılların sonlarında yaşanmış hikayelerden oluşuyor kitap...Kıtlık zamanı..Tüm hikayelerde açlık ön planda neredeyse..Bir de muhteşem doğa tasvirleri..Ve çoğu kez serseriler, toplum dışına itilmiş insanlar var hikayelerde..Kısa bir gezintiye çıkarayım sizi bu sürükleyici ve çoğu hüzünle mutsuz sonla biten hikayelerde sizi..bir fikriniz olsun isterim..zira mutlaka okumalısınız:

-Zobar ve Ladda isimli iki çingenenin sıradışı aşkını,
-Küçük bir kadın için işinden olan Yemelyan'ın masumiyetini,
-İnsanlığı tutan hırsız Çelkaş ve para için alçalan köy çocuğu Gavrilo'yu,
-Hain Şakro'yu,
-Bir düş olmasını dilediği Nataşa'nın gerçekliğiyle bir gece geçiren Maksim'i
-Bu dünyada bir türlü kendine yer bulamayan, duygulu bir yürekle doğan Konovalov'u,
-Sevgiye ilgiye muhtaç Tereza'nın kafasında yarattığı sevgilisi Boles'ten alırmışcasınakomşusuna mektup yazdırtmasını,
-3 adam ve 1 kadını; bir kadın uğruna baba ve oğulun, ve onları biribirine düşürerek o kadaını kazanma çabasına giren serseri bir ayyaşın hikayesini,-
-Bozkırın ortasındaki bir lokma ekmek için işlenen büyük haksızlığı,
-26 adamın sırf tekdüze hayatlarına renk gelmesi adına giriştikleri büyük düelloda, tek başına bir kız çocuğuna istemeden neler ettiklerini
elinizden bırakamadan, bir solukta okuyacaksınız.. Bu kitaba puanım 10 üzerinden 10..Çevrisiyle, sürükleyici ve akıcı diliyle okuduğuma beni pişman etmedi, büyük keyifti..şiddetli tavsiyelerimle:)
304 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olup, Maksim Gorki adıyla bilinen sosyalist, gerçek yazımın öncüsü yazar , 28 Mart 1868’de Rusya da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Rusça’da acı anlamına gelen Gorki ismini 1892 yılında kullanmaya başladı. Babasını beş yaşında kaybettince, anneannesi ve büyük babasının yanına gitti. Okula çok az giden, Gorki erken yaşta çalışmaya başladı. İşçi sınıfının yaşamına yakından tanık oldu. Kalemini ezilenden ve emekten yana kullandı. Yoksulluk ve sefalet içinde yaşayan, özgürlük tutkunu, direnen insanların hayatını konu aldı eserlerinde.

Maksim Gorki, “Çocukluğum, “ “Ekmeğini Kazanırken, “. “Benim üniversitelerim” otobiyografik üçlemesiyle Rus ve dünya edebiyatının en saygın ve sevilen yazarlarından biri oldu. 1906’da yazdığı ve Rus Devrimi’ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. Sosyalist gerçekçi sanat anlayışının edebiyatta ilk uygulayıcısıdır. İşçi sınıfı sanatının ve edebiyatının yaratılmasında etkili isimlerden biri oldu.

Dergilerde (1895) yayımlanan ve bu kitapta yer alan “ Çelkaş” isimli öykü ile Rus edebiyatına başarılı bir giriş yaptı. Yine bu kitap da yer alan "Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız" isimli öyküsü ile daha da ünlendi.
Gorki’nin öyküleri 1898’de Eskizler ve Hikâyeler ismiyle iki ciltte yayımlandı. Ataol Behramoğlu başarılı çevirisiyle bu kitapta yaptığı bir seçkiyi “Yaşanmış Hikâyeler” adı altında, okuyucusuyla buluşturdu.

“Yaşanmış Hikâyeler”’de Gorki’nin, başta “Makar Çudra”, “Çelkaş” ve “Yirmi Altı Adam ve Bir Kız,” “Yemelyan Pilyav,” “Yol Arkadaşım,” “Bir Kere Sonbaharda,” “ Konovalov,” “ Boles,” “ Malva,” “Bozkırda” isimli öyküleri yer alıyor. Gorki’nin Rusya’da yoksul insanlarını konu aldığı öyküler insan sevgisi ve özgürlük tutkusuyla dolu.
Çarlık rejimine karşı olan Gorki, başarıya ulaşmayan 1905 devrimine kadar iki kez tutuklanarak hapis yattı.. 1902’de tanıştığı Lenin’le dost oldu. 1905 yılında Rus Sosyal Demokrat İşçi Parti üyesi olarak bolşevik hareketinde yer aldı. 1906’da İtalya’ya gitti. 1913 yılında Rusya’ya döndü. 1917 Ekim Devrimden sonra( 1921-1929) yılarında İtalya’da yaşadı. 1932 yılında Stalin’in davetiyle SSCB’ne döndü. 1935 yılında oğlunun ani ölümünden bir yıl sonra, 18. Haziran 1936 da yaşamını yitirdi.

Gorki, roman ve öykülerinde, kralların, beylerin, patronların egemenliğine son verilmesinin, sınıfsız, sömürüsüz yeni bir dünya kuracak olan, işçilerin, emekçilerin ve önderlerin uğraş ve direnişinin edebiyatta yer almasının yolunu açtı.
“Yaşanmış Hikayeler” de yer alan öykülerinin bir kaçından kısaca bahsedelim.
“Çelkaş” hikayesinden Çelkaş ve Gavrilo
Çelkaş çevresinde ayyaş olmasına karşın becerikli ve korkusuz bir hırsız olarak tanınır.
Gavrilo ise iş arayan, korkak bir köylü gencidir. Çelkaş ona sandalında kürek çekme işini teklif eder. Gavrilo bu teklifi kabul eder. Fakat sandalla hırsızlık işlerine bulaştığını anladığında çok korkar. Hırsızlık olayı onu çok rahatsız eder. Çelkaşa kıyıya ulaştıklarında onu bırakması için yalvarır. İşin bitiminde Çelkaş Gavrilo’ ya anlaştıkları parayı verir. Paraları görünce Gavrilo’nun tavrı değişir. İkinci bir işe daha çıkabileceğini söyler. Bir taraftanda Çelkaş’ın elinde ki paralara gözünü diker. Çelkaşı yaralama pahasına, elinden parasını alır. Güya düzgün dürüst olan Gevrilaydı. Hırsız olan da Çelkaş’ dı. Fakat şartlar değiştiğinde ahlaklı ve düzgün olarak tanınan bir insanın nasıl değiştiğini bu muhteşem hikayede görmek mümkün. İnsanın böyle iyi görünerek birlikte iş yaptığı insana acımadan, bencilce kötülük yapabilen biri olmasındansa, Çelkaş gibi biri olmasını daha yeğ tututuyor.
“Yirmi Altı Adam Ve Bir Kız” hikayesinden,
Bir bodrum katında yirmi altı adam sabahtan akşama kadar çörek ve gevrek yaparlar. Çalıştıkları yer güneşin girmediği havasız ve sağlıksız bir ortamdır. Patron pencerelerini demirlemiş, işçiler ihtiyacı olan insanlara buradan çörek veremesinler diye. Pis ve lekeli taş duvarlar arasında yaşıyor olmak çalışanlar için oldukça can sıkıcıdır. Ara sıra söyledikleri şarkılarla daha da kederlenirler. Şarkı söylemekten başka ilgilendikleri ve sevdikleri bir başka şey daha vardır. Binalarının ikinci katında nakış işinde çalışan ve onlardan her gün çörek almaya gelen mavi gözlü şirin Tanya dır. Tanya 16 yaşında cıvıl cıvıl hareketli bir kızdır. Tanya nın buraya gelişi çalışanların yüzünü aydılatır ve onları mutlu eder. Onunla konuşurken ses tonlarına ve sözlerine dikkat ederler. Kir pas içindeki bu adamlar bu temiz ve neşeli kızın varlığı onların yanına gelmesi onlardan çörek alması kendilerini iyi hissettirir. Kişilikleri onun varlığı ile yükselir sanki. Tanya onların eksik yanlarının tamamlamıştır. Tanya yanlış yapmayan, ulaşılamayan biridir onların gözünde. Kendilerinin söyledikleri gibi sevecek bir şeyleri olmalıydı , işte Tanya yı bulmuşlar ve onu seviyorlardı. Bir gün yakınlarında bulunan bir fırın ustasının yanlarına gelene kadar. Asker olan yeni usta yakışıklı biridir. Bu askerin Tanyayla yaşayacakları yirmi altı adamda nasıl bir etki bırakacaktır…
Ve diğer hikayeler, hepside etkili ve sürükleyici okuyucuyu sorgulatan ve düşündüren hikayeler. Yoksulluk ve sefalet içinde yaşayan insan hayatlarından kesitler. Sömürüsüz , özgür insanların temel ihtiyaçlarının karşılandığı bir dünyada yaşayacak insanların kişiliklerinin de insana yakışır çıkarsız ve samimi olacağına inancım tamdır. Çarlık Rusyasın da ya da başka bir deyişle sömürü ve baskının yaşandığı, insanların eğitilmediği toplumlarda insanlarında davranışlarında ve ruh hallerinde çarpıklıklar olacağı olasıdır.
304 syf.
·13 günde·10/10 puan
Yine ve yine kalemine hayranlık duyarak okudum. Her bir bölümdeki alt metinler kitaba ayrı güzellik katıyor. Açıkcası bu kitapta bir şeyi daha kesinlikle anladım. Gorki aynı zamanda kesinlikle bir betimleme uzmanı. Uzun betimlemeler okumayı sevmem. Ama Gorki’nin betimlemeleri gerçekten çok özeldi. Betimlediği yerin, olayın ruhunu anlatıyor ve bu durum okuyucuya zevk veriyor.
Özellikle beğendim bazı bölümler oldu. Bunların adını söylemeyeceğim ama Yirmi Altı Adam ve Bir Kız’a değinmeden geçemem. Bu bölümden hiç alıntı yapmadım. Çünkü hikayenin bütünlüğünü bozmaktan, anlatılanları bir kaç cümleye sığmayacağını bildiğimden paylaşmadım (Paylaşsaydım hikayenin tamamını yazmam gerekirdi). Beni etkileyen bir çok noktası oldu en basiti “Çünkü kaba insanlarda güzellikten anlar.” Bu satırı dönüp dönüp okudum. Çok basit bir cümle gibi görünüyor ama bende çok farklı duygu düşünceler uyandırdı. Bu cümleyi okudukça içimde yalın bir hüzün doğuyor.
Kitap genel olarak çok güzel hikayelerden oluşuyor ve bazı sonlar beni gerçekten şaşırttı, bazı karakterler hayal kırıklığına uğrattı ve her bir bölüm bir roman olabilirdi. Bölümler kısa da olsa okuyucuda tatlı duygular uyandırıyor. Özellikle kitap tamamen bittiğinde.
Not: çok fazla zorluk olsa da içten içe o karekterlerin (gezgin ve aç olanların) herhangi birinin yerinde olmak istedim. Kim bilir ne insan gördüler kaç fikirler karşılaştılar... Yaşamı sonuna kadar yaşadılar. Uzun yada kısa, açlıkla ve acıyla... Ama yaşadılar. Ve yaşamak sadece nefes alıp vermek değildir.
Not2: Tüm bu yolculukların yada ağır yaşam şartlarının sebebini tam olarak anlayamam. Yaşam koşulları onları buna yitmiş olabilir. Ama Maksim Gorki de onlardan biriydi ve bence Maksim Gorki hayatı bu kadar derinden görüp yaşamasaydı kalemi bu kadar keskin, anlatışı bu kadar içten ve yalın olamazdı. Onda sevdiğim bir çok özellik olamazdı. Sanırım o zamanların hayat okulları insana daha çok şey öğretiyordu.
304 syf.
"Bir insanı tanımak istiyorsanız onunla yolculuk yapın" cümlesini ispatlar nitelikte olan "Yolcu".Paranın insan üzerinde ne gibi etkiler ortaya çıkarabileceğini ve ön yargılarımızı aştığımız takdirde insanla tanışma fırsatını bizlere sunan "Çelkaş" içerisinde 8 - 10 hikayeyi barındıran bu kitaptan benim için öne çıkanlardan. Sevgi, maddiyat, dostluk gibi temel kavramların akıcı bir dille işlendiği, dram'ın yoğun olarak hissettirildiği Maksim Gorki'ye ait bu eseri okumayı düşünen herkese tavsiye ederim.
304 syf.
·15 günde·9/10 puan
Kitabı okurken yazılışının üzerinden yaklaşık 130 yıl geçmesine rağmen, işlenen konuları ve toplumsal sorunları günümüzde ki problemlere hiç de uzak hissetmedim. Şekil değiştirmiş olabilir ama hala temelinde aynı sorunlarla boğuşuyoruz.
304 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Maksim Gorki! Gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov. Rusça’da “acı” anlamına gelen “Gorki” soyadını tercih etmesi üzerine Maksim Gorki olarak Dünya Edebiyatı’na damga vurmuştur.

Gorki bu romanında “Yaşanmış Hikayeler” e yer vermiştir.

Romanda beni en çok etkileyen “Makar Çudra” ve “Yemelyan Pilyay” bölümleri oldu. Gorki, bu iki bölümde de insanları “gerçek sevgi” konusunda müthiş bir üslupla uyarıyor.

İnsanlara önyargı ile yaklaşmanın daha sonra vicdanları nasıl sızlattığını ve geri dönüşü olmayan hatalara sebebiyet verdiğini “Yaşanmış Hikayeler” romanında sıkça görüyoruz.
304 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
İnsan yaşamının bir de bu yüzü var görmek istersek eğer, her ne kadar günümüzde kılık değiştirmiş olsa da, yine bir şekilde hayat mücadelesinin mücadelesini sürdüren büyük çoğunluk. Gorki, ezilmişleğe, yoksulluğa, sefilliğe, açlığa yönlendirmiş kalemini, hey bakınız böyle yaşamlar var okuyun görün demiş. Ancak her çağın içinde yine benzer yaşamlar, yine de bir çıkış yolu her zaman vardır. Hayatın bu yönünü: Gorki'nin anlattığı kısımları, yaşayan insanlar olduğunu unutmamak gerek.

Okuyunuz..
329 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10 puan
1890'larda yaşanmış olayları anlatırken kullanılan yazı dili öyle akıcı ve betimlemeler öyle detaylı ki hayran kaldım. Dönemin sefaletini, açlığını, özlemlerini, umutlarını okumak insanı düşündürüyor.
304 syf.
·1 günde·9/10 puan
Sırasıyla,

Makar Çudra
Yemelyan Pilyay
Celkas
Yol arkadaşım
Bir kere sonbaharda
Konovalov
Boles
Malva
Bozkırda
Yirmi altı adam ve bir kız

hikayelerinden oluşan bir kitap.. öncelikle Gorki okundukca büyüyen bir yazar benim gözümde. Özellikle başından geçen yada tanık olduğu, duyduğu yaşanmış hikayeler olması ve her bir hikayenin kendine has carpiciligi, hüznü, kederi olması.. kesinlikle anlatılmaz..
Özellikle Konovalov karakteri içinize işleyecek..
304 syf.
·5/10 puan
KISA KISA HİKAYELER,KONULARI BİRBİRİNE YAKIN,FAKİR,EZİK İNSANLARIN SEFİL HAYATLARI,ÖZGÜRLÜĞE DUYDUKLARI ÖZLEM ,GERÇEK YAŞANMIŞ HAYAT ÖYKÜLERİ- ÇOĞU DA KENDİSİNİN YAŞADIKLARINDAN ESİNLENEREK YAZILMIŞ HİKAYELER,
306 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabı gerçekten çok beğendim 10 hikayeden oluşuyor. Ama tam bir ogut verici harika hikayeler. Bazı karakterlerde kendimi buldum. Gorginin ...ana...kitabını okudugumda da çok etkilenmiştim. Ama bu kitabında diline ve betimlemelerine aşık oldum denebilir.
304 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir solukta okunacak güzel bir kitap Maksim Gorki kendi hayatından kesitler sunduğu 10 hikaye yazmış . Okuması kolay çeviri güzel sade bir dili var kitabın herkese tavsiye ederim iyi okumalar dilerim.
Sevinerek belirteyim ki, dünyamızda her şey gelişmekte, yetkinleşmekte. Hapishanelerin, meyhanelerin, genelevlerin yıldan yıla çoğalması bunu yeterince kanıtlamıyor mu?...
İnsanın tekdüze bir hayatı olması korkunç bir şeydir. Eğer bu durum onun ruhunu öldürmediyse, yaşamak gün geçtikçe daha dayanılmaz olur...
“Ama yine de yaşanası zamanlarmış. Özgürlük zamanlarıymış. İstediğin yere gidermişsin. Şimdi herkes uyuşmuş... Şöyle uzaktan bakarsan, çok rahat bir hayat yaşadığını sanırsın. Kitaplar, eğitim... Ama yine de insanların bir koruyucusu yok. Günaha girmeleri yasaklanmış ana günaha girmemek elde değil. Sokaklar bakımlı ama insanların ruhları karmakarışık. Kimse birbirini anlamıyor.”
“Kentlerde boşuna sürtmüşsün Maksim,” dedi. Seni oralara çeken nedir? Çürümüş bir hayattır oralarda yaşanan. İnsana gerekli olan şeylerin hiçbiri yoktur. Ne hava, ne enginlik. İnsanlar? İnsanlar her yerde var.”
Bu daracık mahzene sığamayan şarkılarımız, taş duvarlara çarpar, inler, ağlar, yüreklerimizi usul usul, gıcıklayıcı bir acıyla doldurur, eski yaraları dile getirir, içimize keder salardı…
Maksim Gorki
Sayfa 281 - Yirmi Altı Adam Ve Bir Kız
Her şeyini söylemiş, konuşacak hiçbir şeyi kalmamış olanların suskunluğu ne kadar acı ve korkunçtur. Sözlerine henüz başlamamış olan varsa, kolayca rahatça susabilirler.
“Evet, kış yerin dibine batası bir mevsim. Kış olunca kentler gerekiyor doğrusu... Fakat yine de bütün kentlerin canı cehenneme!.. İkisi üçü bir arada geçinemezken ne diye böyle üst üste yığılır şu insanlar anlamam...”
“Kardeş, köy hayatı demek, özgürlük demektir! Kendi kendinin efendisisindir. Belki yıkık döküktür ama senin olan bir evceğizin vardır. Topu topu bir evleklik de olsa, toprak kendinindir! Bey de sensin, paşa da!.. Herkesten saygı beklemek hakkına sahipsindir...
“İnsanlar, kentler kurmuş, evler kurmuş, kümelenmişler orada. Toprağı bozuyor, havasızlıktan boğuluyor, birbirlerini bunaltıyorlar... Yaşamak mıdır bu?”
Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa soka koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.
Uzun uzun, ateşten arta kalan közlere baktım. Patlak, büyük kor yığını git gide küçüldü, küllendi, görünmez oldu. Az sonra da sadece sıcak bir koku kalmıştı ondan. Bakıyor, düşünüyordum...
“Hepimiz böyleyiz işte... Hiç değilse daha parlak alevlenebilsek...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşanmış Hikâyeler
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739477
Orijinal adı:
Очерки Рассказы
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşanmış Hikayeler
Yaşanmış Hikâyeler
Yaşanmış Hikayeler
Yaşanmış Hikayeler
İnsanlar Arasında, Ana, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim gibi yapıtlarıyla Rus edebiyatının en saygın yazarları arasında yer alan Maksim Gorki, 1890’larda daha yirmili yaşlarda yazdığı öyküleriyle olağanüstü bir başarı kazandı, ünü hızla yayıldı, neredeyse Tolstoy ve Çehov gibi yazarlarla bir tutuldu. Gorki’nin bu dönemdeki öyküleri 1898’de “Eskizler ve Hikâyeler” başlığı altında iki ciltte yayımlandı. Ataol Behramoğlu, bu eserden yaptığı bir seçkiyi Yaşanmış Hikâyeler başlığı altında topladı.

Yaşanmış Hikâyeler’de Gorki’nin, başta “Makar Çudra”, “Çelkaş” ve “Yirmi Altı Adam ve Bir Kız” olmak üzere en iyi öyküleri yer alıyor. Gorki’nin Rusya’da ayaktakımını konu aldığı “serseri döne­mi”ne ait bu öyküler insan sevgisi ve özgürlük tutkusuyla dolu.

Kitabı okuyanlar 193 okur

  • Doğukan İLGAR
  • Ozluyorum seni prensim❤
  • İsmet
  • Nisa Nur M. ރ
  • Yağmur kaleli
  • yasin
  • Nur yılmaz
  • İrfan Karanfil
  • Şeyma
  • Duygu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.7 (2)
9
%6.8 (5)
8
%6.8 (5)
7
%5.4 (4)
6
%0
5
%0
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0