Yüceler Yücesi

Maurice Blanchot
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
365
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
ISBN:
9789759971205
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Yazarın okuduğum 3. Kitabi olmasına rağmen felsefesinden hic taviz vermeden kendi bildigi patikasini genisleterek/ gelistirip bizi de içine dahil ederek yürüyen bir yazar. Felsefi bir düzlemde, soyut fikirleri neredeyse yaşamıyla doğru orantılı olacak şekilde romanlastirmak bu olsa gerek. Hakikatin kendini kandırmaya inandirmaktan başka çaresi yoktu onun gözünde. Münzevi bir hayatın içinden cesurca çıkmış kelimeleri beynimizin yatan/ uyuyan bölgelerine zerk eylemesini iyi becermiş. Üst siyasi akıl, toplumsal dönüşüm konularını da alt metinlerde yedirmesini becermiş. Roman-anlatı türünü asina iseniz bu kitabi ya Cok sevecek siniz. Ya da hiç sevmeyeceksiniz.keyifle ...
Yüceler YücesiMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 201089 okunma
5/10
·365 syf.··
2026 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 20:06
Merhaba arkadaşlar. Ve geldik yazara veda ettiğimiz eserimize. İlk söyleyeceğim söz ise kesinlikle ‘Yahu, bu nasıl bir başlangıç!’ olacak. Neden? Öyle bir giriş yaptık ki neye nasıl başladığımızı unuttum. Kitabın ortasından konuşmak deyimiyle uzun zaman sonra bir kitapta karşılaştım çünkü. Her zaman mükemmelliği arayan bizlerin tam olarak buna sahip olduğu bir ütopyada nasıl mutsuz kalabileceğini anlatıyor bu eser. Yalnız değil, sıradan biri olduğunu söyleyerek yazarın başladığı bu eser, ‘Mutlak’ denilen tanımın zaferinin ardından tek bir devlet yapısında otoritenin ve mükemmelliğin birleşimiyle sistemi yönetiyor ise neden insanlar yine de memnun olmuyorlar ve her şeye itiraz ediyorlar. Sanırım burada felsefik olarak aslında mutluluk ve huzuru getireceğine inandığımız pek çok hayal gerçekleşse bile doyumsuz olan insanoğlunun bununla da yetinmeyeceği; sorun varken çözüm, çözüm varken sorun aradığını konu ediniyor desek yeridir. Hızlı bir not. Bu kitaba dayanmak (katlanmak desek, kızacaklar) oldukça zor. Bunu mutlaka ekleyelim. Dayanabilen herkese şimdiden başarılar, başaran herkese de kocaman tebrikler diyelim. Ancak şu devlet özelinde yazılanların tek bir kelimesinde yanlış yok. Yönetimi, bu yönetime yönelik karşı çıkışlar ve gelişen isyanlar. Yönetimin hedef ve amacı ile buna yönelik eleştiri tam anlamıyla mükemmel diyebiliriz. Çünkü ben de devleti yönetenlerin yani iktidar ve muhalefetin adeta bir danışıklı dövüş içerisinde olduğunu ve birlikte yönettiklerini düşünenlerdenim. Eskiden bu gazetelerle mümkündü günümüzde ise medya kuruluşlarıyla birbirlerine atıp tutarak ama perde arkasında birlikte olarak bunu yaptıklarına inanıyorum. Hızlı not içine özel bir not. Devleti yönetenlere bir grup insan en kısa haliyle ‘Aptal’ gözüyle bakmakta. Eğer kendinizi yönetenlerin
Yüceler YücesiMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 201089 okunma
ANTİFELSEFİ OTORİTE VE İKTİDAR SORGULARI
Puan vermedi·365 syf.··
2022 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2022 19:15
#balnchot 20yy'ın büyük edebiyat kuramcılarından, kendini toplumdan #salinger gibi soyutlayan, #beckett gibi odasına kapanan biri, dolayısıyla Beckettvari #hiçiçinmetinler veya #molloy serisi misali, duvarlardan veya pek çok nesneden fışkıran sular ve görüntülere şaşırmamak gerek, sözcüklere bezemesine de! 24 yaşında, belediye memuru, yasalara uyumlu Henri Sorge'un gün gelir meçhul bir salgının gölgesinde, anarşist komşusu Pierre Boxx'la tanışması, karantina önlemlerinde otoriteyi, yasaları ve varoluşunu sorgulaması, temel kurgu. Kizkardeşi Louise'in boyunduruğunda büyümüş (ensest!) ve hastayken bakıcısı Jeanne'in gözetimi altında, otoriter üvey babasının sözleri arasında, aslında olmayan salgının arka fonunda devletle uyumun önemini sorgular ve gerçekleri keşfetmeye çabalar, hiçliğin efendiliğine boyun eğmiş, gözden çıkarılan hastalar içinde. Komşu fotoğrafçı kadının tekdüze portre fotoları, aşı olmayan veya uyum göstermeyenlerin portrelerine karışır. Bu sorgular, bakıcı kadın Jeanne suretinde hiç bir zaman kabul etmediği Yüceler Yücesi Tanrı'ya kadar götürecektir onu. #karanlıkthomas ve #soninsan gibi karmaşık eserlerini de okuduğum toplumdan bilinçli izole yazarı anlamak güç olsa da, Varoluşcuğun edebiyatın sihirli sözcükleriyle anlatım çabaları da bir o kadar ilgi çekici doğrusu: Hiçlik ve boşluğun aktarımının...
Edebiyat
Yüceler YücesiMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 201089 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
2024 101. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 00:00
Maurice Blanchot hakkında araştırma yapmaya kalkarsanız, felsefesi neymiş bir bakayım da öyle okuyayım derseniz kitaba sıra gelmeyebilir Ki önce felsefesine bakılmalı sonra okunmalı diye düşünenlerdenim. Hakkında yazılanları anlamak Blanchot’u anlamaktan daha zor. İlginçtir yazıların bir kısmında anlatmaktan çok anlamaya çalışılmış…Yüceler Yücesi’nde baskıcı devletin bireyler üzerindeki etkisi, yasa, psikozlu hallerimiz vb irdeliyor. Bir salgın var, Veba ‘dan bir yıl sonra yayımlanmış. Dili de kuru biraz.
Edebiyat
Yüceler YücesiMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 201089 okunma

Yazar Hakkında

Maurice BlanchotYazar · 16 kitap
1907'de Fransa'da, Saône-et-Loire'da doğdu. Roman, anlatı ve deneme yazarı. Ancak bu türler arasındaki ayrımları ve sınırları ortadan kaldıran bir tarzda yazdı. Georges Bataille'ın kurduğu Critique dergisinde Marcel Arland, Raymond Aron, Fernand Braudel, René Char, Michel Deguy, Michel Foucault gibi yazarlarla çalıştı. Daha çok edebiyat ile dil arasındaki ilişkiyi ele alan denemeleriyle tanınmıştır. Melville, Kafka, Bataille, Sade, Artaud, Proust, Musil ve Nietzsche gibi yazarlar ve Mallarmé, Char, Lautréamont, Rilke ve Hölderlin gibi şairler üzerine incelemeleri vardır. Blanchot'ya göre dil, dış dünyayı, gerçekliği yansıtmanın bir aracı değildir; aksine dil, edebiyatın nesnesi olarak, gerçekliği yıkar. Edebiyatın konusu da gerçekliğin yokluğudur. Dolayısıyla yazma eylemi, kelimelerin içlerinde barındırdıkları ölüm vasıtasıyla yokluk ve hiçliğe varır. Eleştiri ancak eserin özünde var olan sessizliği dile getirebilir. Hayatını bütünüyle edebiyata ve kendine özgü o suskunluğa adamış olan Maurice Blanchot, Bataille, Barthes ve Derrida gibi dilin özünü, yapısını ve sınırlarını tartışarak, yazma eylemini ve edebiyatın sorduğu "soru"yu sorgular.