b

Bulantı

2 üye
Takip
S.O.S
Uzun süredir kitaplardan uzağım ve hadsiz bahanelerim var gittikçe normalim yerini alan bu durumdan çok bunaldım neler yapabilirim sizce? Günde 3 saat HayDay 1 saat kodingmoding 2 saat reels kaydırmaca bla bla
Bulantı
“Yeryüzünde, serüven duygusu kadar bağlı olduğum başka bir şey yok belki. Ama bu duygu istediği zaman geliyor, sonra hemen kaçıp gidiyor. Gittiği zaman nasıl bomboş kalıyorum! Yoksa hayatımı yok yere harcadığımı anlatmak için mi bana bu kısa ve alaycı ziyaretlerde bulunuyor?"
Sayfa 88 - Can 51. Baskı haziran 2022 istanbul
Bulantı
Bulantı
Bu müzikte acıyı dindirecek bir nitelik bulup bulamadıklarını bana söylemelerini isterdim önce mutluluk içinde yüzmekten çok uzaktı dışardan Bakıldığında düşünmeden paramı sayıyordum ama derinlerde gece gündüz yakamı bırakmayan belirsiz sorular sessiz şaşkınlıklar halini almış bütün bu düşünceler kıpırtısız duruyordu Andy ile boşa harcadım hayatımla ilgili düşünceler daha altta da bir şafak gibi çekingen halde Bulantı duruyordu o anda müzik yoktu üzgün ve durgundum çevremdeki bütün nesneler benimle aynı maddeden yani sakil bir önceden yapılmıştı dünya öyle çirkindi ki dışarıdan mısın üzerindeki şu kirli bardaklar aynadaki lekeler , Madeleine nun önlüğü ve patron kadının Şişman sevgilisi dünyanın varoluşu öyle çirkindi ki kendimi yakınlarımın yanında gibi rahat hissediyordum
Sayfa 250·Kitabı okudu
Bulantı
Sartre bugün yaşasa bunca çektiğimiz fotoğraflara ve selfilere ne derdi? İnsanın kendisine bakarken ekranda yutulduğu, ötekinin gözünde nasıl görüneceği üzerinden kendisini değerlendirmeye eğilimli olduğu bu zamanda ne söylemek isterdi? Güzel, çirkin, kusurlu, kusursuz, genç, kırışmış, çizgili... diye nitelediğimiz yüzlerimiz için ne düşünürdü? Tüm bu varoluşçuluk serüvenimde artık daha az fotoğraf çektirdiğimi veya selfie çektiğimi fark ettim. Kendimi aynada veya kamera karşısında görmek ve bunu paylaşmanın ardındaki motivasyonumu araştırmaya başladım ve hala devam ediyorum. Selfie çekmenin kötü bir şey olduğunu hiç düşünmedim ve zamanın ruhunu göz ardı edecek değilim. Ancak her zaman ne ve nasıl sorularını cebimde taşıyorum. Selfie çekmemin ardında ne var? Ne oldu da çekiyorum? Bunu nasıl yapıyorum? gibi... Örneğin bu selfieyi bir arkadaşımın doğum gününde arkamdaki duvarın yeşilini ve tepeme vuran ışığı çok beğendiğim ve o gün kendimi iyi hissettiğim için çekmek istemiştim. Siz aynada baktığınızda ne görüyorsunuz?
Bulantı
Çirkin..
Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba çünkü böyle demişlerdi. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler atfedilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına yahut bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.
Bulantı
Bulantı
Bulantı
Tiksinti deselerdi Türkçe ismine daha makbule geçerdi
7/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
BULANTI [EKEL = TİSKİNTİ, onun için Türkçe ismi yetersiz kalıyor] romanı varoluşçuluğun önemli bir eseridir. Onun sayesinde Jean-Paul Sartre aniden ünlü olmuş. Roman, kurgusal bir günlük olarak yazılmıştır. Romanın kahramanı genç tarihçi Roquentin bir anda günlük hayatını işkenceye çeviren belli belirsiz bir Tiksinti/Bulantı duygusuna kapılır. Kendini yalnız hissediyor ve insanlığa ait değil gibi tüm insanlara karşı kayıtsızdır kalıyor. Roquentin, geçmişteki aşkının onu tiksintiden kurtaracağını ummaktadır ancak bu umut boşunadır. Aldığı notların yardımıyla rahatsızlığının nedenlerini bulmaya çalışır. Sonunda şunu fark eder: Tiksinme (Bulantı), kişinin kendi varlığının ve onun anlamsızlığının farkına varmasından kaynaklanır. Onu bu tiksinti duygusundan ancak sanat ve müzik kurtarabilir. Roquentin, bir kitap yazarak işe yaramaz varlığına anlam verebileceğine inanıyor. Romanda Sartre, burjuvazinin kayıtsızlığını ve iğrençliğini ortaya koyar ve ona romanında Bouville kasabasıyla birlikte çirkin bir anıt diker. Konusu az gibi görünen kitap, farklı anlatım tekniklerini harmanlıyor. Odak noktası kahramanın bilişsel sürecidir. Sartre, dört yıl sonra teorik olarak kanıtladığı varoluşçu felsefesinin temellerini zaten romana koymuştur...
Bulantı
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma