Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 14:53
Öncelikle kitap seçiminden dolayı Fazilet hanımı kutluyorum ve okumamıza vesile olduğu için de teşekkür etmek istiyorum. #koaladankitaplarokumagrubu olarak Ocak ayının ikinci kitabı olan İdrisilerin Evi'nden aldığım keyfi umarim kelimelere dökebilirim. Şunu ifade edeyim ki her satirda kendimi olayların içinde hissetmem müthiş bir duyguydu. Sanki sahneler gözümde canlanırken, roman kahramanları beni görmeden onların arasında dolaşıyormuşum gibi bir duyguya kapıldım. Hemen her yorumda göreceğimiz gibi kitabın olağanüstü güzel olan giriş cümleleri daha başlangıçta hoop sizi eserin içine çekiveriyor. Gazale Alizade için şöyle diyor bir ropörtajda çevirmen Zeynep Özel : Şair bir anne, tüccar bir baba, salkım söğüt ağaçları içinde havuzlu güzel bir İran evi, edebiyat mahfillerinin ortasında yalnız bir kız, hayalî arkadaşı Hüseyin’den dinlediği hikâyeleri mırıldanıp not aldırışı, on dört yaşında çıkan ilk kitapla gelen şöhret, Tahran Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki eğitimini zoraki bitirerek Sorbonne’a gidiş, sinema ve felsefe alanlarında lisansüstü çalışmalar, doktorada İşrâki felsefe bağlamında Mevlânâ… İran’ın ünlü şairlerinden Bijen İlahi ile kısa bir evlilik, Selma isimli kızı doğduktan sonra gelen boşanma kararı, kısa sürede gelen şöhret, bol ödüllü kitaplar ve çocukluğundan beri atlatamadığı depresyona eklenen kanserin yorgunluğuyla kendini ormanda asarak ayrılış. Tasavvuf, Hinduizm ve mistisizme olan ilgisiyle harmanlanmış birikimi… (alıntı için link gzt.com/nihayet/gazale-...) İşte tam da yukarıdakine benzer bir evde geçiyor hikaye. Bu çok odalı, güzel bahçeli evde yaşayan Îdrisi hanım, onun yaşı geçgin kızı Lega ve torun Vehhab ve de yardımcıları Yaver. Kendi iç dünyalarında sessiz sakin ama maddi anlamda
2024 Okuma Raporları
İdrisîlerin EviGazale Alizade · Ketebe Yayınevi · 2022100 okunma
Lovecraft'ı Yakmalı mı?*
Puan vermedi·360 syf.··
2020 10. kitabı
Bu kitabın adını duyma serüvenim Metallica'nın ben on beşlerimdeyken duyduğum enstrümantal bir parçasına dayanır. Okuma isteğim ise son birkaç yıldır yöneldiğim fantastik, bilim-kurgu, korku edebiyatı okumalarına. Ancak benim burada bu kitap için düşeceğim not, oyunlar ve diğer yazınlardaki etkisini ya da kitabın hikayelerinin konusunu içermeyecek. Çünkü yarattığı anlatı, evren ve imgeler ve bunların etkisi ile niteliği ilgilisinin malumu olmalı. Benim kitap hakkında değinmek istediğim nokta yazarın bu ve diğer kitaplarında kendini içten içe kendini hissettiren ırkçılığı. Anakronik bir pencereden yaklaşmayacağım ırkçılığa. Bugün *neyse ki* sonunda ana akım olmuş anti-ırkçı söylemlerin ve kabullerin ışığında yargılamayacağım kitabı. İddiam 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başındaki bir entelektüelin *üstün beyaz ırk* fikirlerinin korku içerikli yazılarının satır aralarında zorlanmadan bulunabildiği. "We Can’t Ignore H.P. Lovecraft’s White Supremacy" adlı yazıda Lovecraft için benim de hak verdiğim bir yorumda bulunulmuş: "O, hem kendi zamanının bir ürünü/adamı hem de *Batı'nın Düşüşü* ile ilgili spesifik tarihsel korkuların anlatıcısıydı." Bu yazının altındaki yorumlarda hala aktif tartışmalar yürütülmekte. Ben de bu konudaki fikirlerinizi bilmek ve tartışmak isterim. Link: lithub.com/we-cant-ignore-...
Cthulhu'nun ÇağrısıH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20182,676 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2020 20:25
Öğrenmek isteyen okusun! Öncelikle yazdıklarım kitap incelemesinden ziyade yazar incelemesi veya araştırma yazısı oldu. Bu araştırma-incelemeyi oluşturmak, (geceleri birer-ikişer saatimi ayırarak) bir haftamı aldı. Biraz emek verdim açıkçası. Bu sebeptendir okuyacak olanlara kesinlikle birşeyler kazandıracağımı düşünüyorum. Vakti olan herkesin okumasını içtenlikle diliyorum. Anlatacaklarımı bilenlerin başımın üstünde yeri var. Bilmeyenler eminim memnun kalacaklar. Bu inceleme diğerlerine göre daha uzun olacak ama hepsini içtenlikle okuyanlara sonsuz teşekkür ediyorum. Peki ne anlatacağım? Kitaptan ziyade yazarını tanımayanlar için kendisinden bahsedeceğim. Tabi ki sizlere yazarın biyografisini sunmayacağım.(bunu heryerde bulursunuz) Onu, küçük araştırmalarım sonucunda kendi gözümden, beni etkileyen yerlerini anlatacağım. Evet anlatacağım çünkü Atsız'ın kitapları, hikayesi güzel olduğu için veya rastgele raflarda görüldüğü için okunsun istemiyorum. Kitaplarını eline alanlar Atsız'ın bilincinde olup okusunlar istiyorum. Çünkü ben bu kitabı okurken Atsız'ı tanımıyor olsaydım, böylesine derinden etkilenmezdim. Sizlerde onu tanıyın. Vaktiyle bir Atsız varmış arkadaşlar... •Tam adı "Hüseyin Nihal Atsız" olan sevgili yazarımızı Türkçü ve Turancı olmasıyla tanıdım. Evet evet, Atsız sapına kadar Türkçüdür. Hatta bunun bir çok kanıtı bulunur. Beni bunlar arasında en çok etkileyeni "Topal Asker" hikayesidir. Hikaye dediğime bakmayın gerçektir. Bu hikayeyi benden değil bizzat vereceğim linkten kendiniz dinleyebilirsiniz. Ama bu hikayeyi dinlemek istemeyenlerin, incelememi okumalarına gerek yok. Hemen şuan kapatabilirler. Atsız'ı gerçekten tanımak isteyenler lütfen dinlesin ve sonrasında devam edelim. youtu.be/UDRZXqSZF4Y Şiiri, şarkı olarak söyleyen linki de buraya
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
10/10
·432 syf.··
2020 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 11:50
İçerik hakkında bilgi vermekten ziyade kitapla tanışmamı ve kitabın bana neler hissettirdiğini elimden geldiğince anlatmak istiyorum. 1000Kitap 'da sürekli alıntılarıyla karşıma çıkan ve beni sürekli meraklandıran bir kitaptı. Ama bir türlü kavuşamamıştık. Geçenlerde bir sosyal medya plartformunda bu kitaba ve alıntısına rast geldim. Şöyle de bir yorumda bulunmuştum. "Biri hayrına bu kitabı alsın. Bir türlü kavuşamadık." diye yakınmıştım. Çok değil aradan bir saat geçti bir mesaj geldi. Bu kitabı size almak istiyorum kargo adresinizi gönderebilir misiniz? şeklinde. Birinin şaka yaptığını düşündüm. Ama kitap bana ulaştı. Ve 17 günlük bir yolculuğumuz oldu. Kitapta Friedrich Nietzsche'nin hayatından, düşüncelerinden, ümitsizliğinden bahsedilmiş. Okurken "Ya Nietzsche bu kadar da derin düşünülmezki!" "Hayır hayır Nietzsche bunlar benim düşüncelerimdi." diyip kitapta altını çizmediğim yer kalmadı sanırım. (evet bende altını çizenlerdenim. ) Birde Doktor Bruer var. Nietzsche ile girdiği düello takdir edilesiydi. Bir ara hangisi hangisini tedavi ediyordu diye düşünmeye başladım. Okurken aynı zamanda Nietzscheyi araştırdım. bu onu daha iyi tanımama yardımcı oldu. Ve kitabın 2007 yılında çekilmiş filmi olduğunu öğrenince bir hayli mutlu oldum. Önce kitabı okuyup ardından filmi izlemek.. Kitabını okuduğumda hayal ettiğimle filmini izlerken yaşadığım hayal kırıklığını seviyorum. Evet yanlış duymadınız bu hayal kırıklığını seviyorum. Çünkü görüyorum ki hayal gücüm geniş. Kitabı okurken daha özgürüm. Nasıl mı? Hemen şöyle örnek vereyim. Kitapta bir karakter anlatılırken uzun saçlı dediği zaman o uzunluğu ben belirleyebiliyorum. Mavi gözlü dediği zaman o mavinin tonunu ben belirliyorum. Anlayacağınız daha özgürüm. Ama tabi filmde böyle bir şey söz konusu
Kültür-Sanat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Yıkılmayan Son Kale: "Mustafa Kemal Atatürk!"
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2018 17:57
“Milletimizin zalim olduğu iddiası da sırf iftiradan, baştan başa yalandan ibarettir. Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir. Hatta denilebilir ki, başka dinlere mensup olanların dinine ve milliyetine riyetkar olan (saygı gösteren) yegâne millet bizim milletimizdir.” – Mustafa Kemal Atatürk (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, ikinci baskı, Cilt II, s., 9.) *** Bu inceleme ile birlikte temel olarak şu konulara yanıt bulacağız; 1- “Yalan” nasıl söylenir, 2- “Yalan” çeşitli propagandalar ile nasıl gerçek kabul ettirilir, 3- “Yalan” belgeler ve bilimsel bulgularla nasıl imha edilir, nasıl dik durulur. Emperyalist işgalci devletlerin ve gücü elinde bulunduran odakların bu topraklar üzerinde nasıl bir planı var, yüzyıllardır neden dertleri hiç bitmemiş, birinci dünya savaşı ile birlikte neyin hesaplaşmasının peşine düşmüşler, tarih tezleri ile birlikte nasıl toprak işgalleri yapmışlar hep birlikte göreceğiz. *** Harvard Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Profesörlerinden Albert B.Hart, öğretim üyeleri arasında topladığı 107 imzalı bir metni, senatörlere ve hükümet yetkililerine göndermişti. Bu metinde şunlar yazılıdır: “Türklerin Avrupa ve uygar uluslar çerçevesinde yeri yoktur. Kemalist rejim mutlaka çökecek ve milliyetçi Türk Hükümeti’nin amaçları asla gerçekleşmeyecektir” diyecektir. Bu kitap okunmadan önce, Sayın Özakıncı’nın sadece bu konu üzerine yaptığı 14 programı izledim. Her bölüm ortalama 1 saat 20 dakika sürüyor. En az 16 saatlik bir program izlemişim. İzlediğim diğer programları ayrı tabi ki. Hitler Almanya’sı ile ilgili izlediğim belgesellerin haddi hesabı yoktur, uyarlama kaç film izledim bilmiyorum. Okuduğum kitaplar, makaleler ve elimde ki kaynaklar ile çok
Tarih
Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk DersiCengiz Özakıncı · Otopsi Yayınları · 202392 okunma