Pelin

Pelin
@linpelin
Kitaplar beni umutsuzluktan kurtardı... x.com/linpelin_
Sanat Tarihçi / Ressam
364 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Homeros’tan günümüz edebiyatına kelimelerin yolculuğu…
8/10
·144 syf.··
2025 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 01:01
Şu Şiir İşçiliği
Şu Şiir İşçiliği
,
Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
’in 1967 yılında Harvard Üniversitesi’nde şiir üzerine verdiği altı konferansın metinlerinden oluşuyor.
Ralph Waldo Emerson
Ralph Waldo Emerson
’ın bir kütüphaneyi ölü insanlarla dolu büyülü bir mağaraya benzetmesinden yola çıkan ve o kitapların sayfaları açıldığında, ölmüş yazarların, şiirlerin, eski, unutulmuş kelimelerin yeniden ve farklı anlamlar kazanarak ortaya çıkışı, kitabın ana fikrini oluşturuyor.
Homeros
Homeros
’un
İlyada
İlyada
ve
Odysseia
Odysseia
’sından başlayarak,
Sokrates
Sokrates
,
Aristoteles
Aristoteles
,
Platon (Eflatun)
Platon (Eflatun)
ve
Budda
Budda
dan
Ömer Hayyam
Ömer Hayyam
’a;
William Shakespeare
William Shakespeare
ve
William Morris
William Morris
'den modern edebiyata kadar geçen sürede, kelimelerin anlamlarının nasıl değişikliğe uğradığını gözlemleme şansını buluyorsunuz.
Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
’e göre dil kütüphaneden değil, doğadan ve bulunduğu coğrafyanın folkloründen geliyor. Bu durum her dile kendi içinde taşıdığı bir harmoni ve eşsizlik kattığı gibi, çevirinin önündeki en büyük engellerden de birisi oluyor.
Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
, kitapta öneminden sıkça bahsettiği çeviri sanatını “her şeyi berbat etmek ile evrenin bilmecesini çözmek” arasına konumluyor.
Şu Şiir İşçiliği
Şu Şiir İşçiliği
, ince olmasına rağmen, hızlı okunabilecek bir kitap değil. Okurken satırlar arasında durup notlar alacağınız ve altını çizeceğiniz tonla etkileyici cümleleri olan; sizi, ismini yeni duyacağınız birçok yazarla tanıştıracak bir kitap.
Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
’i seviyorsanız bu okuma sizin için eğlenceye de dönüşebilir.
Şu Şiir İşçiliği
Şu Şiir İşçiliği
, arada dönüp tekrar sayfalarını karıştıracağım kitaplardan… Zamanın ve çevirilerin kelimeler üzerindeki etkisini kelebek sembolü ile özdeşleştiren kapak tasarımına da bayıldım..
Şu Şiir İşçiliğiJorge Luis Borges · Ketebe Yayınları · 202073 okunma
Reklam
Akademiye kabul edilen ilk kadın ressam..
9/10
·300 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 01:06
Artemisia Gentileschi, 1593-1656 (?) yılları arasında yaşamış ve Caravaggio’nun resimlerinden etkilenmiş Barok dönemin önemli ressamlarından.. Babasının resim atölyesinde büyüyen ve kadınların resim yapmasına karşı olan zihniyete rağmen korkusuzca hayallerinin peşinden giden Artemisia’nın dramatik ve bir o kadar da başarılarla dolu hikâyesini anlatıyor
Kan Su Boya
Kan Su Boya
Ailesine, kiliseye ve dönemin erkek egemen zihniyetine karşı gizlice resim yapan Artemisia, büyük yeteneğine rağmen okula alınmıyor. Yaşadığı istismar ve işkenceler resme olan tutkusunu daha da arttırıyor ve Roma’ya giderek kendini geliştiriyor. Roma’da Michelangelo ve Mediciler tarafından korunan Artemisia,1616 yılında Accademia di Arte del Disegno’ya kabul edilen ilk kadın ressam oluyor.
Kan Su Boya
Kan Su Boya
okuduğum ve etkilendiğim en şiirsel biyografi olabilir. Akıcı ve derin… Karakterlerle yoğun bir empati kurmanızı sağlıyor.
Joy McCullough
Joy McCullough
kitabın bazı bölümlerine Avrupa resim sanatında karşımıza çıkan Susanna ve Judith gibi önemli kadın figürlerinin hikâyelerini ekleyerek anlatımı daha da zenginleştirmiş. Artemisia, kadın kahramanları, Susanna ve Judith’i çok sık resmediyor. Onları cesaretleriyle ön plana çıkarıp, “asil, cesur ve güçlü” kadınlar olarak yansıtıyor. Eserlerinde kutsallık fiziksel olarak değil, ruhsal olarak ön plana çıkıyor. Kitap aynı zamanda müthiş bir motivasyon kaynağı. Artemisia Gentileschi, ressam kimliğinin yanı sıra, 20. yüzyılda ağırlık kazanmaya başlayan kadın hareketinin de sembol isimlerinden biri. Onu biraz daha yakından tanımak isterseniz, ayrıca Agnès Merlet’nin 1997 yapımı Artemisia filmini de izleyebilirsiniz.
Sanat
Kan Su BoyaJoy McCullough · Yabancı Yayınları · 2023145 okunma
Kuralları yıkıp, edebiyata sığınmak..
8/10
·256 syf.··
2024 136. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 01:01
Viktorya döneminin baskıcı zihniyeti ve akademinin katı kurallarına kafa tutan John Everett Millais, Dante Gabriel Rossetti ve William Holman Hunt ‘ın 1848 yılında kurmuş olduğu Pre-Raphaelite Kardeşliği (Ön Raffaellocular) ilhamını doğadan ve edebiyattan alıyor. Ön Raffaellocular’ın işledikleri konular; mitolojik öyküler, roman kahramanları ve ağırlıklı olarak Shakespeare karakterlerinden oluşuyor. Bu nedenle tablolar çok daha masalsı.. Viktorya döneminin gelenekçi tutumuna karşı kadın figürler daha ön planda ve bu akımın ressamları kadın modellerini “ilham perileri” olarak görüyorlar. Ön Raffaellocular’ın kompozisyonlarında doğadan birçok parça görüyorsunuz. Resimlerinde renklerle kullandıkları sembolik anlatım; özellikle çiçek sembollerinin anlamlarını okumak çok keyifli. (Dönemi için ince düşünülmüş) Ön Raffaellocu ressamların çoğu aynı zamanda şair. Özellikle Dante Gabriel Rossetti’nin tablolarını şiirleriyle imzalaması çok özel. (en çok bu detayı sevdim) (Kitabın baskı kalitesi de muhteşem..)
Ön RaffaellocularMichael Robinson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202030 okunma
Marie Darrieussecq okumak Muhteşem...
9/10
·128 syf.··
2024 92. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2024 12:09
Burada Olmak Muhteşem
Burada Olmak Muhteşem
, ressam Paula Modersohn - Becker'ın hayatını konu alan bir biyografi. Kitap ismini Rilke'nin mektubunda yazdığı bir cümleden alıyor. Okurken sayfaların çoğunda
Celia Paul
Celia Paul
ile
Burada Olmak MuhteşemMarie Darrieussecq · Harfa Yayınları · 202446 okunma
"Dünya bir masaldır."
10/10
·238 syf.··
2024 90. kitabı
Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası
başucu kitaplarımdan birisi…
İhsan Oktay Anar
İhsan Oktay Anar
’ı yıllar önce bu kitabı sayesinde tanımıştım ve sonrasında kitabı kaç kez okuduğumu hatırlamıyorum bile :)
İhsan Oktay Anar
İhsan Oktay Anar
’ın üslubuna hayranım. Özgür içeriği, katmanlı anlatımı iç içe geçmiş anılar, zamanda yolculuk yapmak gibi... Özellikle yazarın kullandığı Osmanlıca kelimelerle, kitabı okurken 1600’lerin İstanbul’una ışınlanıyorsunuz. Ayrıca argoyu dili zenginleştirecek ölçüde kullanmasına da bayılıyorum, romana bir doz gerçekçilik katıyor. Bazı sayfalarında, okumaktan büyük keyif aldığım
Reşad Ekrem Koçu
Reşad Ekrem Koçu
’dan izlere rastladığımda puslu kıtalar atlası benim için daha da vazgeçilmez bir kitap oldu. Birbirinden farklı ve renkli karakterler en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, küçücük bir odadan tüm dünyaya açılan düşler… İstanbul sokaklarıyla, evleriyle, satıcı ve martı sesleriyle gözünüzde capcanlı beliriyor.
İhsan Oktay Anar
İhsan Oktay Anar
'ın kalemi Türk edebiyatında biricik bir tarz bana göre “aranan kan” da diyebiliriz.
Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası
da ilham alınıp görsel sanatlara farklı şekillerde uyarlanabilecek bir roman. ...Ayrıca sihirli bir özelliği de var; kitabı okuduktan sonra her satırı zihninizden silinmeye başlıyor. Sanki bir düş görmüş ve düşten uyanmışsınız gibi. Bu durumda ismiyle de özdeşleşmiş oluyor. Ne zaman ilham almak ya da düşlere dalmak istesem tekrar okuyorum…
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
Reklam