Lâkin bir şey mutlaka yapılmaması icabederse onu yapmamak lazımdır! — Neden böyle olsun? — Ya tehlikeler, ya tabiatın çıkaracağı maniler! Fergusson ciddiyetle cevap verdi: — Manileri yenmek için keşifler, icatlar yapılmıştır; tehlikelere gelince; onlardan hiç kimse kaçamaz; hayat baştan sona tehlikelerle doludur; masanın başına geçmek, şapkasını başına giymek de tehlikeli olabilir. Önce olacağı olmuş gibi düşünmeli, halin ati olduğunu düşünmemelidir. Zira, ati biraz uzaktaki halden başka bir şey değildir!
Hayata Dair
Hürriyetin ilânını müteakib; gazetelerde meşrutiyeti şeriata hâdim yapmakla, Anadolu ve âlem-i İslâm kıt'asında büyük bir saadetin zuhuruna vesile olunacak ümidiyle neşrettiği makaleler ve muhtelif içtimalardaki nutukları, hep bu mezkûr niyet ve tasavvurunun neticesi idi. "El-Hutbetü'ş-Şamiye", "Sünuhat" ve "Lemaat" gibi bazı eserlerinde de görüldüğü gibi, "Şu istikbal zulümatı ve inkılabları içerisinde en gür ve en muhteşem sadâ, Kur'anın sadâsı olacaktır!" diye beyanatı vardı. Abbasileri müteakiben, âlem-i İslâm içinde İslâmî idareyi ele alan Türklerin bin senelik muazzam idaresinden ve hilafet sürmelerinden sonra, bütün dünyayı dehşete veren bir harb-i umumî meydana gelmiş, Osmanlı Devleti inkıraz bulmuş; İslâm'ın ebedî düşmanları, merkez-i hükûmeti istila ederek, müslümanlığın mahvolduğu kanaatına varmışlardı! İşte Bedîüzzaman, İlahî kudretin tecellisiyle ve ihsanıyla, böyle en elzem bir vakitte, dine revaç verebilecek bir teşekkülün zuhuru dolayısıyla ve kendisi de beraber çalışmak ümidiyle Ankara'ya gelmişti. Avn-i İlahî ve mu'cize-i Peygamberî ile düşman taarruzlarını def'eden ve milletin idaresinin başına geçen yeni Hükûmet-i Cumhuriyede, doğrudan doğruya Kur'an'a istinad eden ve Âlem-i İslâm'ın vahdetini nokta-i istinad yapacak ve İslâmiyet'in hakikatında mevcud kuvve-i ulviye ile maddî ve manevî medeniyeti meydana getirecek bir niyet ve gayeyi bulundurmak ve aşılamak üzere mecliste çalışıyordu. Fakat pek kuvvetli maniler karşısına çıktı.
Sayfa 144
Alıntı
Reklam
Günün hayatına girmek için baloya ait ümidine sarılmak istiyordu fakat buna da cesareti yoktu ve ne olduklarını bilmediği bir alay meçhûl ve yüzleri örtülü mâniler, ümidinin önünü kesiyorlardı..
Alıntı
Yakın ve uzak tarihte bize cennet müjdelenmiş, yine de fünyaya çakılı bir soydan gelmişiz. Dünya buhran geçirmiş, biz tevekkül etmişiz, aç kalan isyan etmiş biz azla ve yokla yetinmişiz. Hikâyeler, masallar, menkıbeler, destanlar, koşmalar, maniler, türküler dinlemişiz. Hepsinde sabır, gönül kırıklığı, dünyanın boşluğu ve fanilik çınlamış durmuş.
MUAYYEN TEKFİR HAKKINDA EHLİ SÜNNET'İN MEZHEBİ
Soru: Muayyen tekfirin Ehli Sünnet'in mezhebi olmadığı doğru mudur? Cevap: Hayır doğru değildir. Bilakis Ehli Sünnet muayyen tekfir eder. Fakat şartlar yerine gelip maniler kalktığı zaman muayyen tekfir eder. Bu meseleleri, ilimde derinleşen alimler anlarlar. Onlar, nüfuz ehil/yetkin kişilerdir. Onlar, delilleri aslından anlarlar. Onlar, açık küfrü (küfrül bevah) bilirler. Onlar, levazımları (bağlayıcılığı) ve şartları bilirler. Onlar, manilerin ortadan kalkmasını bilirler. İşte bunlar, muayyen kimse üzerine tekfir hükmünü uygulayabilirler. Bir adam açık küfür sözü söylerse ve bu adamda şartlar oluşur, maniler de kalkarsa böyle bir kimse için "Muayyen tekfir Ehli Sünnet'in mezhebi değildir" denmez. Bilakis böyle bir kimsenin hakkında Ehli Sünnet'in mezhebi tekfir etmektir. Şartların yerine geldiği, manilerin ortadan kalktığı kişiyi Ehli Sünnet tekfir eder. Fakat dikkat edin! Ömrünün baharında yeni ilim talebinde bulunan gençler, 'Açık küfür işledi' örtüsü altında hayırlı kişileri ve alimler tekfir ediyor. Böyle bir kişiye 'Açık küfür nedir?" diye sorsan, delaletini bilmediği âmm bir deLil ortaya atar. Delilin mantukunu, mefhumu kendisi de bilmez. Bazen de tekfir konusunda kendisinden daha cahil olan birini taklit eder. Böyle bir kimseden sakınmak gerekir. Muayyen tekfir için küfrün açık bir küfür olması, hüccetin ikame edilmesi ve şüphelerin giderilmesi gerekir.
Sayfa 299 - Minber yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Maniler
"Sen bir beyaz baklasın/ Allah seni saklasın/ Gel sarılıp yatalım/ Cümle âlem çatlasın."
Medu Yayıncılık, Asmalara Su Yürürken, Levon Bağış·Kitabı okudu
Dergi
Reklam
Reklam