Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi?
Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:23
Martı Jonathan, varolma amacını ve nedenini arayan bir martıdır. İçinde bulunduğu sürü, -tıpkı biz insanlar gibi- karınlarını doyurup, günlerini tamamlamak için uçmaktadır. Bu yaşayış hali Jonathan’ı tatmin etmemektedir. Jonathan, hayatını ve varlığını tanımaya çalışan, öğrenmeye meraklı bir martıdır. Her gün daha hızlı, yüksekten uçabilmek için alıştırmalar yapar, ailesinin ve toplumunun tepkisiyle karşılaşsa dahi arayışından, düşüncelerinden, çabasından vazgeçmez. Yaşamak için birçok neden olduğunu düşünür. Nedenlerin peşine düşer. Yaşamın, yalnızca karın doyurmak için balıkçı teknelerin etrafında dönüp dolaşmak olmadığına, yeteneğini ve zekasını kullanarak kendini bulabileceğine inanmıştır. İnancı ve bu uğurdaki iradesi Jonathan’ı özgürlüğüne taşır. Jonathan başarmıştır, yeteneğini kim olduğunu fark etmeyen birçok martıdan çok daha iyi şekilde uçmaktadır. Tattığı hissi başka martıların da bilmesini ister, öğrencileri olur, uçuş dersleri vermeye başlar. Öğretileri öyle benimsenir ki gelecekte Tanrı Jonathan olarak anılacaktır. Fakat, aynı gelecekte, Jonathan’ın bu derecede azizleştirilmesinden kaynaklı, hikayesi bazı martılara efsane gibi gelerek, kendilerine olan inançlarını yitirmelerine yol açar. Kaybettikleri inancı geri getirecek olan, yine kendileri gibi uçan ancak kendisine inanan bir martı olacaktır. Martı, debelenip durduğumuz hayatları düşünmek için muazzam bir kitap. İnsanı içinde yaşadığı toplumla, yakın çevresiyle beraber düşünmeye teşvik ediyor. Yaşadığımız hayat gerçekten bizim mi? Yoksa rahatlığı ve güvenliği seçerek, kendi hayatımızı yaşama riskini almadan topluma uyum mu sağlıyoruz? Uğruna özgürlüğümüzden, yalnızca yemek içmekten ibaret olmayan farklı yaşama sebeplerini keşfetmekten, öğrenmekten vazgeçiyoruz. Güvenli bölgelerimizde kalmak için
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:36
​Bəlkə də, insanın sahib olduğu ən böyük xəzinə azadlıqdır. Axı dünya sadəcə içində yaşadığımız dörd divardan, bizi əhatə edən süni sərhədlərdən və bizi tabe edənlərin iradəsindən ibarət deyil, o, bunlardan qat-qat daha böyükdür. İnsanın əllərinə qandal, ayaqlarına zəncir vura bilərlər, lakin onun düşüncələri həmişə müstəqil qalmalıdır. Fərd istədiyini düşünə bilməli, sosial qadağaların və adətlərin çox vaxt real təhlükə kəsb etmədiyini anlamalıdır. Bu daxili müstəqillik dərk edildikdə cəmiyyət anlayır ki, başqalarına zərər verməyən heç bir azadlıq məhdudlaşdırıla bilməz. ​Lakin bu azadlığı dadmaq üçün cəmiyyətin doqmatik qaydalarına qarşı çıxmaq lazımdır, çünki sürünü kor-koranə izləməklə azad yaşamaq qeyri-mümkündür. Axı həyat təkcə sahildəki yemi oğurlamaq, sadəcə qarın doyurub ömür sürməkdən ibarət deyil. Əgər "qanadlarımız" və qarşımızda ucsuz-bucaqsız bir genişlik varsa, uçmaqdır həyatın əsl mənası... İstədiyin o ali azadlığa qovuşmaq və hələ də sahildə qalan sürü insanlarını da bu ucalığa təşviq etməkdir...
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,3bin okunma
John von Neumann - Bilgisayar ve Beyin Üzerine
7/10
·82 syf.·
2026 14. kitabı
İncelemeyi hak eden bir yazar ve kitap olduğunu düşünerek başlamak istiyorum. Bilgisayar ve Beyin John von Neumann Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en eski ve en seçkin akademik ders serilerinden biri olan Silliman Konferansları’nı vermek, tüm dünyadaki akademisyenler arasında bir ayrıcalık ve onur olarak kabul edilir. Geleneksel olarak öğretim görevlisinden yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca bir dizi konuşma yapması, ardından derslerin el yazmasını Silliman Konferansları’nın evi ve merkezi olan Yalze Üniversitesi’nin himayesinde yayınlanacak bir kitap haline getirmesi istenir. John von Neumann’da bu ayrıcalıklı kişilerden birisiydi. Neumann kariyer olarak Zürih Teknik yüksek okulu’nda ve Budapeşte Üniversitesinde kimya ve matematik okudu. 1927 yılında Berlin üniversitesinde doçent olarak atandı, bunların dışında Hamburg üniversitesinde bir yıllık misafir öğretim üyesi, Princeton’da akademik kadroya katılarak ABD’de kalıcı olarak yerleşti. Neumann’ın bilimsel ilgisi; kuantum, matematiksel mantık, ergodik, sürekli geometri, işlemciler, soyut matematik, kuramsal hidrodinamik, diferansiyel denklemler, nükleer fizik ve fiziğin uygulamalı alanları olmuştur. Yer aldığı projeler ENIAC, JONIAC. Neumann Joniac projesinde beyin ve işleyişi hakkkında çalışmalara başlayıp nöroloji ve psikiyatriye merak salmıştır. Çevresinde bu tür uzmanların olmasını istemiş ve bunlarla temaslar kurup konferanslar düzenlemeye başlamıştır. Silliman konferanslarıyla da bu işi geliştirmeyi ve büyütmeyi düşünmekteydi. 1955de talihsiz bir haber sonrası Neumann’a kemik kanseri teşhisi konuldu ve aniden hastalığın verdiği olumsuzluklarla donuklaştı. Silliman konferansları için hazırladığı notları bir yandan düzenlemeye çalışıp alanında çalışmalar yapmaya devam etmekteydi. 1956 ocak ayında tekerlekli
Bilim
Bilgisayar ve BeyinJohn von Neumann · Tübitak Yayınları · 202364 okunma
Zamansız Bunalımların Sahnesi: Bugünün Gözüyle Martı
Puan vermedi·76 syf.··
2026 26. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:01
Anton Çehov’un Martı eseri, 19. yüzyıl Rusya’sından ziyade, günümüzün "beğenilme" savaşı veren ve sahte illüzyonlarda kaybolan modern insanını anlatan zamansız bir yüzleşme rehberidir. Karakterlerin trajik yalnızlığı ve monologları, gerçek iletişimin koptuğu dijital çağda saf ideallerin öldürülmesini simgeleyen bir ayna işlevi görüyor. Çehov bize vurulan bir martının ölüsünü gösterirken, aslında kendi ellerimizle öldürdüğümüz saf ideallerimizi ve günümüz dünyasının ruhsuz koşturmacasında kaybettiğimiz benliğimizi hatırlatıyor.
MartıAnton Çehov · Kapra Yayınları · 202026,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:27
Neden bu kadar az okunmuş bu kitap, anlayamadım doğrusu. Tadımlık, hoş bir öykü kitabıdır kendisi. Kısa kısa güncel hayattan özellikle Diyarbakır'da geçen öyküler mevcut. Yazar Dicle Üniversitesi tıp fakültesi mezunu imiş, öykülerin akışını ve yazarın kalemini sevdim.
Geçkin Bir KadınAltay Martı · Chiviyazıları Yayınevi · 19975 okunma
SPOİLERLİ!
8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:03
Çok büyük heyecanla başladığım bir kitaptı, kapağına ayrı bayılıyorum zaten o ayrı. Hiç beklediğim gibi olmadı diyebilirim. Beni şaşırttığı bazı yerleri oldu. Özellikle ilk bölümlerde Jane'e üzülmemek elde değildi ama cidden kapağında yazıldığı gibi yıllar sonra gelen mutluluk ama geç gelen mutluluk diye eklemeliydiler. Nedense bu dönemlerde yazılan kitaplarda bir hristiyan olmanın yüceliği üzerine oluyor hep ama hep mi böyle olur? Hiç mi şaşmaz. Ayrıca bu kitaplardaki evlilik aşkını anlamıyorum, belki o zamanlar için normal gelebilir ama şimdi okurken, sadece evlilik değil, daha on sekizinde olan bu kızın kendisinden 20 yaş büyük olan bir adama olan bu aşkı nedir? Emin miyiz bunun başka bir şey olmadığına! Bir de her şeyi bu çok yakışıklı, hu çirkin, bu güzel diye kategoride sokma aşkı da var. Bu çirkin çünkü kötü, bu güzel çünkü iyi. Yani insanı meraklandırıyor ama bu detaylar beni çok rahatsız etti. Keşke hiçbiri ile evlenmeyip ayakları üzerinde duran biri olsaydı. At. John salağı da tam bir salaktı. Jane sürekli o öyle yüce ve harika diyorud ama alakası yoktu,kendini beğenmişin tekiydi. Bir de Martı yayınlarının bu çevirisinde içinde Fransızca yazılan kısımların Türkçe hali de eklenebilirdi mesela. Bu kadar zor bir şey değil bence. Neyse çok şükür bitti. Ama okunur mu okunur? Denk gelirseniz bir şans verin!
Jane EyreCharlotte Brontë · Martı Yayınları · 201342,3bin okunma