Mavi Okur

Mavi Okur
@maviokur17
O gemi bir gün mutlaka gelmeyecek...
Öğretmen
Yüksek Lisans
233 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
Kitabı okuduğum şekliyle kabul edersem, yarım kalmış olduğuna kanaat getiririm. İçten içe verdiği mesaja odaklanırsam tam kıvamında olduğunu söylerim. Yazar bir aşk macerası üzerinden sığıntı olmayı, başarıyı, yalnız kalmayı, zamanı ve en önemlisi de savaşı anlatıyor. En önemlisin savaş olmasının nedeni içten içe verdiği mesaj. Hislerin doruklarında yaşanan, asli olarak başlangıcı bir hayranlık olan görünür görünmez bir ilişkiden savaşın ne kadar itici, ötekileştirici ve yalnızlığa mahkûm edici olduğu vurgulanmış. Zweig mesajını vermiş. Savaşın yüzü soğuktur. Zaman... Dakikalar, saatler, günler, haftalar, aylar, seneler... Her şey geçiyor ve değişiyor. Hisler de bakışlar da bedenler de fikirler de... Yalnız aşk değişmiyor. Çünkü aşka şekil veren zaman ve insanlar değil aşktır. Aşk asla yeniliğinden bir şey kaybetmiyor. Kadının saçlarına karlar yağsa da...
Edebiyat
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Reklam
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2018 44. kitabı
Saat zamanı değil vakti gösterir. Saatin vakte etki etmek gibi bir hususiyeti yoktur. O sadece ân'ı gösterir. Ki durum itibariyle de saatin zamana hüküm sürmesini düşünmek ahmaklık olur. Zacharius Usta bu konuda yanılgıya düşüyor. Saat yapma konusunda usta olan kahraman bu ustalıkla meşhurlaşınca kendisini zamanın hakimi olarak görüp yaratıcı ile ortaklık payesine erdiriyor kendini. Dinsel açıdan bakılacak olursa ne büyük kayıp. Hem kibir hem de şirk. Zaten kitapta da saatçilik üzerinden bilim ile din arasında başlayan çatışmaya işaret ediyor kitap. Yazılış tarihi 19. yüzyıl olunca akla aydınlanma çağının devamı ve bilmin yükselişi ve buna karşılık olarak da din kurumunun bilim karşısında zayıflaması ve Kilisenin sözünün toplum karşısında güçsüzlüğe uğraması akla geliyor. Bilim geliştikçe ve Kilise geri planda kaldıkça özellikle buluşlarda bulunan bilim insanlarının bazıları toplum ve kendi şahısları nezdinde ayrıcalıklı olduklarını hissettiler. İşte bu kanıda kibir ön plana çıkıyor. Zacharius Usta kitabı bunu ele alıyor. Ancak Zachurius Usta bu durumu kibir olarak değil kendi hakkı olarak kabul ediyor ve kendince bir zaman felsefesi oluşturuyor. Yazar da bilim din çatışmasında din tarafını seçiyor ve görüşünü en etkili bilim, düşünce aracı olan zaman ile yapıyor. Saat yapımı ustasının zamana hükmedebileceğini düşündürmesi ile tüm bilim dallarına görüşünce dinin üstünde bir iş olmadığını, saat yapmakla zamana hükmedilmeyeceğini ifade ediyor. Hem de masalsı bir sekilde. Bilim din karşıtlığı haricinde bir çıkarımda daha bulunulabilir: Zacharius Usta işini kalpten yapıyor. Her şeyini vererek hazırlıyor saatlerini. O saatlere fısıldayan adam. Belki de saat adam. Çünkü herhangi bir saat sebepsizce durunca onun da kalbinde sebepsizce bir tekleme oluyor. Yazıldığı dönem için
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Binbir Gece Masalları'ndan süzülmüş gibi! Mükemmel kurgu, harika olay örgüsü, devasa ince nüanslar... Kitabı okurken, çocuk masalı dinlermiş gibi, bir yandan da tüm olayları kahramanlarla beraber yaşıyormuş gibi. Öyle muazzam detaylar var ki... Şeytan ayrıntı da gizlidir, sözü bu kitapta o kadar bariz ortadaki. Bir konu hakkında tüm terimleri sayıp döküyor yazar, iyi bir araştırmacı olduğu çok belli. Ayrıntıda gizli olan bu. Günümüz popüler yazalarından uzak, din ve diyanetten nemalanmadan ve piyasa yapmadan, çıplak gözle yazara baktığımızdaki duruşundan daha olgun hâliyle yazılmış bir kitap. Yazarın içi dehşet bir şekilde donanımlı. Bu cümlelerden, ifadelerden o kadar belli ki. Hayran kalmamak elde değil. Butimar'dan sonra, herhalde burası zirvedir diye düşünmüştüm. Butimar'ın üstüne koymuş. Kitap çok nazik. Sıkmıyor. Usandırmıyor. Merak uyandırıyor durmadan. Kitabın sonu yazıldığı gibi bitmemiş olsa idi mutlaka devam kitabı gelir diye düşünürdüm. Ancak bu hali ile de devamı gelebilir. Yazar bu kitapla şu sözü o kadar gerçekçi kıldı ki: 'Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır.' Kaan Murat Yanık yaşamış. İyi ki de yaşamış. Doyurucu kitapları var. Butimar, Uçurtma Mevsimi, Uzakların Şarkısı... Kitap şunu anlatıyor, bunu söylüyor demek taraftarı değilim. Çünkü bana anlattığını kimseye anlatmayacak. Başkalarına anlatacaklarından da bana bahsetmedi. Bu her kitap için böyle. Bu kadar övgüden sonra hiç mi eleştirilecek yani yok, elbette var. Ünlü düşmelerine çok dikkat edilmemiş. Bu derece önemli bir kitapta göze batan bir eksiklik gibi geldi bana. Okumak çok şey kazandıracaktır.
Edebiyat
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,796 okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
Sıla duruşu, sesi, edebi uğraşı ve son olarak bu kitabı ile de şarkıcıdan öte 'sanatçı' olduğunu ortaya koydu. Şiir yazmak, şair olmak... Bu farklı bir konum. Kitapta çok güzel şiirler, sözler mevcut. Şiirlerin altındaki tarihler ve saatler de ayrı bir hoşluk vermiş şiirlere. Bu şiir bu tarihte ve şu saatte yazılmış. Bu çağrışımda bulunuyor insanda. 'Ben o saatte, o tarihte ne halde idim?' Şiirler çok hoş. Ancak şiirler şair olarak değil şarkıcı olarak yazılmış bana göre. Kelimeleri yazarak değil de söyleyerek şiirleştirmiş. Kelime kullanımı... 'Gelcen, gitcen, yapcan, etcen vs.' Sıla'da harika bir his yoğunluğu mevcut. Yaşanmışlık had safhada. Ancak kelimelere biraz daha özen göstermeli.
Edebiyat
Anlatsam Geçer mi?Sıla Gençoğlu · Doğan Kitap · 2017932 okunma
9/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Nur Baba; din kisvesi altında, insanların dini duygularını kullanıp onların maddi ve manevi olarak sömürülmesini anlatmakta. Bu kitap yazıldığı dönemden ziyade dini kullanan insanların var olduğu tüm dönemlere ışık tutuyor. Elbette akademik bir araştırma değil bu eser ancak bariz bir inceleme ve gözlem var eserde. Eğer varsa böyle bir tür bu kitap mutlaka İnceleme Roman ya da Gözlem Roman sınıfında yer alır. Yakup Kadri'yi tanıma adına harika bir başlangıç olabilir bu eser, dini kullanan ve kendilerine din konusunda pay çıkarmaya çalışan zavallıları tanıma adına da önemli bir roman.
Nur BabaYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20181,439 okunma
Reklam