Biz Muhiddini Arabî Hazretlerinin dediği gibi " Menşe-i küfrü tanımak mecburiyetindeyiz."
Sayfa 53
Edebiyat
RUH-İ MUHAMMED
Ruh-i Muhammedi... Sırr-ı Azâm; bütün, büyük sır... Lâtife-i Rabbâniye; Rabbânî lâtife... Menşe-i Ervah; ruhların kökü... Sultan-ı Hakikat... Sırr-ı İlâhî... Aşk-ı İlâhî... Nokta-i Küll.... Nokta-i Vahdet... Nokta-i Kübra; büyüklük, ulu luk mihrakı... Ruh-i Ekmel; eksiği olmayan, kâmil... Adem-i mânâ... Şems-i Bâtın; bâtın güneşi... Ruh-i Kuts... Ruh-i Arif; bilen, bilici... Ruh-i Natık; konuşan... Kelme-i Ehemm; öne alınmış önemli söz, sözün öne alınmışı... Levh-i Azam; bü tün suretlerin bulunduğu... Şems-i Hakikat; hakikat güneşi... Aklı Küll... Akl-ı Evvel... Cevher-i Alá... Melek-i Mukarreb; Allah'a en yakın olarak üstün bulunan... Kalem-i Alâ... Bunlar, Külli ruh'un isimleri... Ve bir Ayet meâli: – "De ki, ruh, Rabb'imin emrindendir!"
Sayfa 354 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Vâridât: Mehdi, İbda Yay.
Ölçüler ve Anlayış
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İNSANLIK O'NUN (sav) KADROSUDUR...
(...) İşte bütün insanlarda ortak olan, bazen rüyâlarda, sanat eserlerinde, çeşitli insan davranışlarında, bazen de reenkarnasyonu düşündürten gerçekleşmelerde vesaire her vakit dile gelen bu şey, “hakikat-i ferdiyye”dir; insanî hakikattir. Tarih onda yaşar hikâyesini. Bütün ruhların kökü olan (menşe-i ervâh) odur. Bütün ilimler ve sanatlar, ondan sâdır olur. İnsan bilse de, bilmese de, tersinden veya düzünden, doğrulayıcı veya yalanlayıcı olarak O’nun kadrosudur...
HAKİKAT-İ FERDİYYE “Çöle İnen Nur”-, 9 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Hakikat-i Ferdiyye
İzm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. Itibarları menşe'lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.
Sayfa 92·Kitabı okuyor
Türk ve İslam Türkiye Devleti, iki saadetin tecelli ve tezahürüne menba ve menşe olmakla dünyanın en bahtiyar bir devleti olacaktır. (inşallah sedaları)
İşaret itibariyle kıymetli iki sözü aktararak hatime çekilelim: Şair Yahya Kemal, "Bir sanatı değiştirenler o sanatın kendi dairesinden yetişirler" demiş. Felsefeci Heidegger cenapları sa bunu tamamlıyor gibidir: "Düşünce, sadece aynı menşe ve kadere sahip bir düşünce yoluyla dönüşüme uğratılabilir". Bizde de böyle mi oldu, bugün böyle mi oluyor derseniz, hep birlikte düşünelim derim.
Sayfa 73·Kitabı okuyor