Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele (İstanbul: Cem, 1983) adlı kitabında Vahdettin hükümetlerinin siyasetini incelemekte, Nur Bilge Criss ise, İstanbul Durİng the Allied Occupation 1918-1923 (doktora tezi, George Washington Universily, 1990). [Türkçesi: işgal Altında İstanbul, İstanbul: iletişim, 1993] adlı çalışmasında işgal güçlerinin siyaseti üzerinde durmaktadır.
"Türkiye'deki Kemalist hareket, komünist bir felsefeye sahip değil. Bunu çok iyi biliyoruz. Fakat Türkler, bizim düşmanlarımızla çarpışıyorlar. İngilizler Çanakkale'yi geçerek Kafkasya'ya dayandıkları takdirde, biz komünizmi değil dünyada, Rusya'da bile yaşatamayız; ayakta tutamayız! Bu bakımdan her ne pahasına olursa olsun, Türkiye'ye yardım etmekle mükellefiz. Bugün Rusya'da 20 milyon insan, bir açlık tehlikesiyle karşı karşıyadır. Buna rağmen biz Türklerin Milli Mücadele'den muzaffer çıkmasına yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Ölen her Türk neferi, bizim kuvvetimizi de zaafa uğratacaktır! "
Şeyhülislâm Dürrîzâde’nin millî hareketi halifeye karşı isyan olarak niteleyen fetvâsına (11 Nisan 1920) karşı 5 Mayıs’ta Ankara Müftüsü Rıfat , bir fetvâ çıkararak Anadolu Millî Hareketi’ni İslâm adına onayladı ...
Enver, Mustafa Kemal’e Sofya’da kalmasını söylüyor ve Kemal öfkeleniyor. Askeri bir hedefi olmadığı için aptalca olduğunu düşünmekle birlikte yine de bu savaşın içinde olmak istiyor. Bulgaristan’ın olaya imparatorluk tarafında katılmasını güvence altına almak için uğraşmak üzere işe girişiyor ama sürgün kendisini aşındırmakta.
190. Alay bütün gücüyle bir taaruz daha gerçekleştirir ve gece yarısına doğru Gülçeşme Yaylası’nı tekrar ele geçirir. Yarbay Sabit Bey’in cesareti ve inadı Soumilas’a galip gelmiştir. Sabah gün doğana kadar 190. Alay koskoca bir Yunan tümeniyle ölesiye vuruşur. Güneş yükselirken yetişen 15. Tümen mevzileri 190. Alay’dan teslim alır. Millî Mücadele tarihinin en kahramanca harekâtı sona ermiştir. Bu kritik tepeler düşmana bırakılmamıştır ama bedeli de çok ağır olmuştur. Dağa gece koşarak taaruz eden yaklaşık 1.000 savaşçıdan ancak bir bölük kadarı ayakları üzerinde yürüyerek inebilir. Geriye kalanlar ya Gülçeşme Yaylası’nda vatana eklenmiş ya da burada vatana bir parçasını hediye etmiştir.
Kadınların gasp edilen haklarını geri kazanmak için yüzyıllardır verilen mücadele bir çok ölümlü sonuç sağladı. Kazanılmış hakların kaybedilmemesi için mücadeleye devam etmek gerekir.