• 1878'deki Berlin Antlaşması'yla; Bulgaristan'ın ve Doğu Rumeli'nin özerkliği, Romanya'nın, Sırbistan'ın ve Karadağ'ın bağımsızlığı tanındı. Niş Sırbistan'a, Dobruca Romanya'ya, Teselya ve Narda Yunanistan'a verildi. Bosna Herkes Avusturya'nın yönetimine bırakıldı. Ardahan,Kars,Batum ve Güney Moldova Rusya'ya , Kotur İran'a verildi. Böylece birkaç kaza ve 6 sancak kaybedildi.( T.Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi, C.12, s. 131)
  • Gagavuzca, Güney Batı Türkçe diye da anılan Oğuz dilleri öbeğinden 2001 verilerine göre iki yüz otuz bin kişinin konuştuğu bir dildir. Gagavuzların büyük çoğunluğu Moldova Cumhuriyetinin güney kesimlerinde oturur. Burada yaşayanların sayısı 171.070 dolayındadır. Ayrıca Ukrayna, Orta Asya ve Kazakistan'da yaşarlar. 20 bin dolayında Gagavuz ise Bulgaristan ve Romanya'da bulunur.
    Gagavuz adı eski bir açıklamaya göre "Kök-Oğuz" "Gök-Oğuz" adından gelir. Bu adı "kara-oğuz" biçiminde açıklayanlar da olmuştur. Son dönemlerde ise "Keykaus" adından geldiği ileri sürülmüştür.
    Gagavuzların kökeni üzerine kimi varsayımlar ileri sürülür. Bulgar tarihçilerine göre, Gagavuzlar sonradan Türkleşmiş Bulgarlardır. Salt dinlerini korumuşlardır. Sözde Osmanlıların baskısı ile dillerini yitirmişlerdir, de dinlerini korumuşlardır. Deliorman kesiminde oturan Müslüman Türkler ise, yine aynı baskı yüzünden hem dillerini, hem de dinlerini değiştirmişlerdir! Yunan tarihçiler ise Gagavuzları Rum kökenine bağlama çabası içinde gözükürler.
  • ACHTUNG!
    Mit Wirkung!



    Kırılmış, paramparça, mahvolmuş... Kaputt, Almancada tam olarak bu anlamlara geliyor.


    İtalyan Gazeteci-Yazar Malaparte'ın ikinci Dünya Savaşı'nı çeşitli cephelerde izleyerek,yaşadıklarını,şahit olduklarını kendi kaleminden okuyoruz.

    Bu kitabın yazım süreci çok sancılı geçmiş,Malaparte kitap yazım aşamasındayken,taslaklarını kaptırmamak için onları uzun soluklu bir maceraya atmış,taslakları bir kaç parçaya bölüp zamanın büyükelçilik çalışanları ve bürokratlarına emanet ederek (bunlardan biride Türk),İtalya'da tekrar teslim alıp birleştirir.

    Savaş zamanı yazılan kitap,gözlemlerini ve yaşadıklarını aktarabilmesi açısından Malaparte'a Alman subayları ile ahbaplık,akşam yemekleri,partiler ve arkadaşlıklar kurmasını sağlar.

    Malaparte bu kitabı için "Korkunç derecede acı ve neşeli bir kitaptır" der,doğruda söyler,soykırım,savaş,dostluklar,ihanetler,yalanlar,insanların ne derece kötü ve kindar olabilecekleri sizin zihninizde canlandırılmaya bırakılır.Ve bu gayet başarılı bir şekilde yapılır.

    Kitapta özellikle değinilmesi gereken bölümler var,tabii ki tahmin edeceğiniz gibi İkinci Dünya Savaşı deyince akla ilk gelen Yahudiler,esirler ve... Yahudi Fahişeler!Bir çok yerini okurken içiniz sızlayacak.

    Bu kitap bana olduğu gibi muhtemelen size de bir çok bölümünde Kosinski'yi hatırlatacak.Evet evet Boyalı Kuş!Yanılmadınız ;)

    Bendeki kitap Toplum Yayınları 1969 baskısı,bunu şu nedenle söylüyorum;Yeni baskısı vardır sanırım,ancak bu kitaptaki önsöz onda varmıdır bilemem,daha kitabın önsözün de ne okuyacağınızı,nelerle karşılaşacağınızı hissedebiliyorsunuz.Malaparte'ın Hitler ve Mussolini'ye ince ince göndermelerine şahit oluyorsunuz.Adamın kalemi çok sağlam ve etkili.

    Kitap savaş zamanı cephelerde yazılmış deyince yanlış anlaşılmasın,savaş bu kitapta ikinci planda,genelde perde arkasından seslerini duyuyorsunuz,savaşın olduğunu biliyorsunuz ama onunla pek samimi olmuyorsunuz.Daha ziyade savaşın kıyısında olan ama köküne kadarda savaştan etkilenen insanların yaşadıklarına şahit oluyorsunuz.

    Bir çok bölüm hayvan isimleri ile başlıyor,Atlar,Fareler,Köpekler,bölümlerde savaşın sadece insan için değil hayvanlar içinde nasıl bir yıkım olduğunu gösterebilmek için...gerisi mi?Kitabı okuyacaksın artık ;)

    Betimlemeler ve arada olayları ve diyalogları anlatımı gereksiz ve sıkıcı görünebilir,ancak devamı niteliğindeki olayları ve diyalogları anlamak açısından önemli,kesinlikle ve kesinlikle çok çok iyi bir kitap,mutlaka ama mutlaka okunmalı derim.Tabi yine üzerine basarak belirteyim,herkesin her kitaptan alabileceği tat ayrıdır,illede size bu kitaba bayılacaksınız demiyorum,sadece ben bu kitabı da,yazarı da tuttum diyorum.

    Bu inceleme hiç düşünmeden sıcağı sıcağına,çala kalem yazıldı,kitap kesinlikle bu incelemeyi haketmiyor,çok daha iyi,çok daha detaylı,çok daha etkili bir inceleme çıkması gerekirdi.Bu kez bu kadar ;)

    Romanya,Polonya,Ukrayna,Moldova,Finlandiya veee..İtalya,malaparte ile uzun bir geziye,iç kıyıcı,zihin bulandırıcı bir savaş ve insan incelemesine varsanız kesinlikle tavsiyedir.


    Tanıtım Bülteninden;
    -------------------------------------

    "Orospuluk etmek şimdilerde İtalya'da pek revaçta. Herkes orospuluk ediyor, Papa da, Kral da, Mussolini de, sevgili prenslerimiz de, kardinaller de, generaller de, hepsinin yaptığı orospuluk işte. İtalya'da hep öyle olmuştu, hep öyle olacak. Ben de orospuluk ettim, hem de yıllar yılı, bütün diğerleri gibi. Derken o hayattan iğrendim, isyan bayrağını açtım, soluğu hapiste aldım. Ama soluğu hapiste almak da orospuluk etmenin bir biçimi. Kahramanlık taslamak da, özgürlük için savaşım vermek de orospuluk etmenin bir biçimi İtalya'da. Kurtuluş yok..."

    Sunum Yazısından;
    -----------------------------------

    Avrupa’nın kurban halklarının öykülerini aktarıyor Kaputt;sanatı, düşüncesi, siyasal yaşamıyla tarihe kök salmış derin ve süzme kültürüyle “kurban Avrupa”nın halklarının ve bireylerinin öyküleri onlar. Ve saldırgan devletler Almanya’nın ve İtalya’nın halkları da giderek o korkunç kıyımın kurbanı olmaya hükümlüler, inanılmaz bir kibirle gözü dönmüş ırkçı
    gaddarlık kasırgasının kurbanları.O iki uğursuz kader yılında, Malaparte görünürde birbirinden
    bağımsız, kopuk kopuk öyküleri yoluyla, Avrupa savaşını geçmişi ve geleceğiyle, öncesi ve sonrasıyla özetleyerek sunuyor,bir kez okunduktan sonra bir daha unutulmayacak, okurun
    belleğine kazılarak tedirginlik etkisini sürdüren olağanüstü, her türlü düş gücünü aşan gerçek tablolar çiziyor.

    Son Cümle ;
    ---------------------------------

    Ne yapalım bayım,Sinekler kazandı savaşı!
  • Afganistan, Almanya, ABD, Andorra, Angola, Antigua ve Barbuda,  Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bahama,  Bahreyn, Bangladeş, Barbados, Batı Sahra, Belçika, Belize, Benin,  Beyaz Rusya, Bhutan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bolivya, Bosna Hersek,  Botsvana, Brezilya, Brunei, Bulgaristan, Burkina Faso, Brundi, Cape  Verde, Cezayir, Cibuti, Cook Adaları, Çad, Çek Cumhuriyeti, Çin,  Danimarka, Doğu Timor, Dominika, Dominik  Cumhuriyeti, Ekvador, Ekvador Ginesi, El Salvador, Endonezya, Eritre,  Ermenistan, Estonya, Etiyopya, Faroe Adaları, Fas, Fiji, Fildişi Sahilleri, Filipinler, Filistin, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gambiya,  Gana, Gine, Gine Bissau, Grenada, Guatemala, Guyana, Güney Afrika  Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Güney Kore, Gürcistan, Haiti,  Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Honduras, Hong Kong, Irak,  İngiltere, İran, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya,  İzlanda, Jamaika, Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Karadağ, Katar,  Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kribati, Kolombiya, Komor, Kongo,  Kosta Rika, Kuveyt, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Kore, Küba,  Laos, Letonya, Lesoto, Liberya, Libya, Liechtenstein, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Madagaskar, Malavi,  Maldivler, Malezya, Mali, Malta, Mauritius, Marshall Adaları, Meksika,  Mısır, Mikronezya, Moldova, Moğolistan, Monako, Moritanya, Mozambik,  Myanmar, Namibya, Nauru, Nepal, Nikaragua, Nijer, Nijerya, Niue,  Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Özbekistan, Pakistan, Palau, Panama  Papua Yeni Gine, Paraguay, Peru, Polonya, Portekiz, Porto Riko, Romanya, Rusya, , Ruanda, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Saint Vincent ve Granada, Samoa,  San Marino, Sao Tome ve Principe, Senegal, Sırbistan, Seyşeller,  Sierra Leone, Singapur, Slovakya, Slovenya, Solomon Adaları, Somali,  Sri Lanka, Sudan, Surinam, Suriye, Suudi Arabistan, Svaziland, Şili,  Tacikistan, Tanzanya, Tataristan, Tayland, Tayvan, Togo, Tonga, Trinidad Tobago, Tunus, Tuvalu, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Umman, Uruguay, Ürdün, Vanuatu, Vatikan, Venezüella, Vietnam, Yemen, Yeni Zelanda, Yunanistan, Zambiya, Zimbabve.

    Liste bitti.
    Çünkü dünya bitti.
    Türkiye’de “benzin” işte bunların hepsinden daha pahalı...
    Hepsinden.