Acı ve Mutluluk
Acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.
Sayfa 177 - Nora Seed·Kitabı okudu
Edebiyat
İrade Terbiyesi
Allah faydalı işleri irade terbiyesi ardına koymuştur. Hayat kendinizi yokuş aşağı bıraktığınızda iyi yerlere ulaşacağınız bir yol değildir. Kolay olan şeyler çoğunlukla uzun vadeli mutluluk vermez. İnsanların büyük bir kısmı anlık hazlar peşinde ömür tüketirler. Anlık hazlar pik yapar ve mutlu eder. Bu mutluluğun peşinden ise yoksunluk ve hüzün gelir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayatın varış noktası hiçbir zaman mutluluk olmamıştır. Mutluluğun daim olması gibi bir durum da söz konusu değildir, arada sırada mutlu oluruz, arada sırada kendimizi kötü hissederiz ama hayatın büyük bir kısmında ortalama gider hayat, ne mutlusundur ne de mutsuzsundur. 
Bir şeye düşkünlük ya da ikinci bir meslekle uğraşmak, mutluluğun kaynağı olmayabilir ama katı gerçekleri ve katlanılması güç acıları unutmanın bir yoludur .
Sayfa 116
1000k
Bir Yazar Bir Kitap
* Size öyle bir hikaye anlatacağım ki, anlatacaklarım bittiğinde, öğrendiklerinizin bir kısmını unutmak isteyeceksiniz. Heyhat, hepimiz unutmayı becerecek kadar şanslı değiliz. Bazen hayatınızda tüm taşların yerli yerine oturduğunu, ömrünüzün kalanını birbirine geçmiş Lego parçaları arasında sessiz sedasız tamamlayacağınızı düşünürsünüz. Bu, evvela güven ve huzur duymanızı sağlar, sonra da sıkıntı. Ben sıkıntı safhasındaydım. Her şey olması gerektiği gibiydi, peki ama yeterince güzel miydi? Doğru ile güzel arasındaki mesafe, kendi halinde bir insanın başını derde sokmaya kâfi miydi? Güzel ama yanlış bir ihtimal, tadını yitirmiş doğrudan evladır çoğu zaman. Bir yanlışı, sırf güzel olduğu için sevebilir insan. Bir şeyi güzel bulmaksa, galiba onun kalpte yarattığı kıpırtıyla ilgili. Hadi o kıpırtının adını heyecan koyalım. Yıllar sonra ilk defa heyecanlandım. Yıllar sonra ilk defa, gece uyumadan evvel ve sabah uyandığımda aynı kişiyi düşündüğü¬mü fark edip telaşa kapıldım. Yıllar sonra ilk defa, gece gündüz demeden içimden onunla konuştum, ona sözler hazırladım. San¬ki dünyadaki her şeyden emekliye ayrıldım da kendimi tümüy¬le o ikinci varlığa adadım. Hadi o adayışın adını da aşk koyalım. Bilim insanları, aşkın bir çeşit hastalık olduğunu söylüyor; obsesif kompülsif bozukluk. Yıllar sonra, bile isteye ve bizzat illetin kendisinden şifa umarak, yatak döşek hastalandım. Açıkçası, yatak kısmı başlangıçta eğlenceliydi, fakat çok geçmeden aşkın ne feci bir bela olduğunu nedametle hatırladım. Onu ilk gördüğümde, üzerinde lacivert bir ceket vardı; la¬civert rengi hiç sevmem. Dudaklarından aşağı sarkmış bıyık¬ları arasından harıl harıl bir şeyler anlatmaktaydı; bıyıkla¬rı ve anlatacak mühim şeyleri varmış gibi şevkle konuşanları da sevmem. Yakışıklı biri sayılmazdı, ama
HEP KİTAP
Sürekli planlar yapıyorsun, yetişmeye çalışıyorsun. Mutluluğun, prodüksiyon gerektiriyor senin.