Netice itibarıyla başını ağrıtan,canını sıkan bu uzaklaşmalar onu din adamlarına yaklaştırmak şöyle dursun içindeki uçurumu derinleştiriyordu.
Kitap Alıntısı
Fazla kıskançlık kötü netice verir. Bu huydakilerden sonunda korktuklarına uğrayanlar çoktur. İnsan aldatmak istemese bile bu kıskançlık azabının hıncıyla öç almak sevdasına düşüyor.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sahibi olduğu işi, selefinin haksız yere yok edilişine borçlu olmanın neden olduğu küçük düşme, Almanya’da Yahudilerin uzmanlık alanlarından uzaklaştırılmasıyla aynı moral bozucu etkiyi doğurdu. Bu durum, işgücü sahibi herkesi, hoşlarına gitsin ya da gitmesin, devletin ve varislerinin işlediği suçların bilinçli bir suç ortağı yapar. Netice itibarıyla herkes daha duyarlı ve küçük düşürülmüş bir kişi haline geldikçe, rejimi daha ateşli bir şekilde savunacaktır.
Türk ve Japon reformcuların felsefelerindeki farklılık, belki başka hiçbir hususta olmadığı kadar bariz ve karakteristik biçimde yazı meselesinde ortaya çıkar. Basitliği ile öne çıkan ve sadece 28 harften teşekkül eden Arap alfabesi dünyanın en mükemmel ve en yaygın alfabeleri arasında olmasına karşın Türkiye'de bu alfabe kullanımdan kaldırılmıştır. Diğer yandan Japonya, kendi içindeki Romalıların Latin alfabesini kabulü cihetindeki taleplerini reddetmiştir. Japonya reformalardan sonra dahi 46 işaret ve 880 ideogramı barındıran girift yazısını muhafaza etmeyi tercih etmiştir. Bugün Japonya'da okuryazar olmayan yoktur. Türkiye'de ise Latin alfabesinin kabulünden 40 yıl sonra bile nüfusun yarısından fazlasının okuryazarlığı yoktur. Böyle bir netice, körlerin dahi görebileceği cinstendir.
Alıntı
HEPİMİZ EŞİTİZ AMA BAZILARIMIZ BİRAZ DAHA EŞİT!..
(...) 1990’ların ortasında emperyalizmin “demokrasi dayatması”nı ve onun yukarıdan aşağıya manzarasını anlatıyor. Tıpkı bugün. Ne tesadüf, bir maden ocağı örneği de var. Diyor ki, sen evinde vatandaşına arslan kesilirsen, mahallede sana arslan kesildiklerinde de ağlamaya hakkın olmaz! __Şöyle: "Netice şudur: Batı’nın demokrasiyi dayatması, herkesin eşit olarak haklardan istifade edeceği bir dünya bütünlüğü için değil, George Orwell’ın ünlü eseri “Domuzlar Diktatoryası”nda geçtiği gibi, “hepimiz eşitiz ama, bazılarımız biraz daha eşit” anlayışı çerçevesinde bir düzene boyun eğdirme zorbalığıdır. İşi biraz daha açmak istersek, bizdeki anayasa ve kanunların herkes için geçerli hükümleri önünde, sayısız “adamına göre muamele” örneklerini hatırlatmak yeter. Düşününüz ki, Genelkurmay -eski- Başkanı Doğan Güreş’in oğlu asker kaçağı, Savunma Bakanı Mehmet Gölhan’ın oğlu asker kaçağı; ama “boğazına kıl kaçtı” hesabı uyduruk bir raporla askerlik mükellefiyetinden kaytaran bu çocuklar, bunu dünya âlem bilirken, hukuku da kendilerine uyduran babaları sayesinde halk çocukları ile “kanun önünde eşit” oluyorlar. Başbakan Tansu Çiller’in oğlu, annesinin yalısının karşısında asker; yâni biraz daha asker!.. Şu ân Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel’in, kardeşi, yeğeni, kayınbiraderi, velhasıl sülâlesi, 30 yıl bin bir türlü para yolsuzluğuna bulaştı, Demirel’in kendi adı yolsuzluk olaylarına karıştı, ama alayı tertemiz!.. Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğulları, kızı, karısı ve sayısız maiyeti sayısız dalaverelere karışarak menfaat temin ettiler; küçük oğlunun arabasını kullanan ve şantaj yoluyla para sızdırmak için giden ekipte bulunan bir polis, aldıkları ihbarı değerlendiren ve kimin önünü kestiklerini bilmeyen bir polis ekibini taradı, bir komiser öldü, üç polis yaralandı…
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -VI-, 16 Mayıs 2014, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
Ben insanların kötü olduğuna inanmıyorum Nevzat. Seksenime merdiven dayadım, vardığım netice bu. İnsan ne iyidir, ne de kötü, hem şeytan vardır içimizde hem de melek. Hangisini uyandırırsak, hangisini beslersek, o ele geçirir ruhumuzu.
Sayfa 392·Kitabı okuyor