40. BÖLÜM
✨️ Serkan ✨️
Ceketimi koltuğun arkasından kaptığımda, kapı bu anı bekliyormuş gibi aralandı. Asistanım, elindeki dosyalarla içeri girdi. Adımları hızlıydı, sesi ise bitmek bilmeyen telaşının tınısını taşıyordu. “Serkan Bey, üçte yönetim kurulu toplantınız var. Ayrıca sözleşme...” Sözünü, keskin bir tavırla kestim. “Toplantıyı yarına erteleyin.”
“Ama yarın sabah için programınız tamamen dolu...”
“O zaman öğleden sonraya kaydırın,” dedim, ceketimi omuzlarıma geçirirken. Gözlerim saatteydi. “Şu an gitmem gereken önemli bir görüşme var. Bu meseleyi kendi aranızda çözün.”
“Emredersiniz.”
Tam odadan çıkıyordum ki proje müdürüyle burun buruna geldim. Elindeki dosyalar bir barikat gibi önümde yükseliyordu.
“Serkan Bey, yeni ihale dosyaları... Karar için süre daralıyor, mutlaka bakmanız lazım.”
Hepiniz bu anı mı beklediniz?
Dosyayı elinden hırsla çekip aldım. Sayfaları hızla, sadece can alıcı noktaları yakalamaya çalışarak çevirdim.
“Şu teklifi kabul edin. Şu firmayı ise derhal listeden çıkarın; risk oranları çok yüksek, güven vermiyorlar. Diğerleriyle ön görüşmelere başlayın.”
Müdürün kaşları hayretle yukarı kalktı. “Ama efendim, rakip firmanın fiyatı çok daha düşük, eğer...”
“Benim dediğimi yapın! Fiyat her zaman tek kriter değildir. Kaliteyi ve hızı ön plana koyun, işi bize kendi ayaklarıyla getirsinler.”
“Peki, Serkan Bey.”
Koridor boyunca yürürken sekreterim peşimden geliyordu. “Serkan Bey, bu akşamki gala daveti için katılımınız özellikle bekleniyor...”
Cidden sabrımı zorluyorsunuz...