M.

Yarım Kalmış Bir Çığlık ve Umut: "Bekle Beni"
8/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 00:13
Ne yalan söyleyeyim, Zülfü Livaneli’nin yeri bende her zaman başkadır. Serenad ya da Engereğin Gözü gibi eserlerinde yakaladığı o derinliği ve ruhu bildiğim için, Bekle Beni’yi elime alırken beklentim oldukça yüksekti. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda ise içimde hem tanıdık bir hüzün hem de "keşke"lerle dolu bir tat kaldı. Hikayenin Ruhu ve Sevdiklerim Roman, ismini Konstantin Simonov’un o meşhur ve ciğer yakan şiiri "Bekle Beni"den alıyor. Sadece bu referans bile kitaba 1-0 önde başlamam için yetti. Hikaye bizi 1968 kuşağının o fırtınalı yıllarına, Selim ve Leyla’nın aşkına götürüyor. Livaneli, bir aşk hikayesi üzerinden aslında Türkiye’nin o karanlık dönemine, 12 Mart darbesine, aydınların yaşadığı baskılara ve sürgünlere bir "saygı duruşunda" bulunmuş. Kitabın en sevdiğim yanı, Livaneli’nin her zamanki gibi su gibi akan dili oldu. Sayfalar arasında kaybolmak çok kolay; dönemin kasvetine rağmen okuru yormayan, akıcı bir anlatımı var. Özellikle Selim’in yaşadığı işkence ve sürgün süreçlerinde, özgürlüğün ve "nefes almanın" kıymetini anlattığı bölümler insanın içine işliyor. İktidar ve Birey: Selim ile Diktatörün Yüzleşmesi Romanın belki de en teatral ve düşünsel ağırlığı yüksek bölümleri, Selim ile Diktatör’ün karşı karşıya geldiği o "satranç oyunu" tadındaki sahnelerdi. Livaneli burada sadece bir mahkum ile celladını değil; aslında "kaba güç" ile "fikrin" savaşını sahneye koyuyor. Diktatörün o kendine has, kötülüğü rasyonelize eden, hatta yer yer "babacan" bir tonla sunduğu zehirli mantığı okurken tüylerim diken diken oldu. Gücün insanı nasıl yozlaştırdığını ve muktedirlerin, halkı "yönetilmesi gereken bir sürü" olarak gören o kibirli bakışını çok net hissediyorsunuz. Ancak burada da küçük bir şerh düşmek isterim: Bu diyaloglar yer yer bir roman kurgusundan
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Kitapperisi isimli okura yanıt verildi
M.
Kitapperisi eminim çok daha güzellerini yazacaktır. (Ömrü uzun olsun.) Çok kıymetli bir entelektüel, ülkemiz için büyük bir kazanç varlığı..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yarım Kalmış Bir Çığlık ve Umut: "Bekle Beni"
8/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 00:13
Ne yalan söyleyeyim, Zülfü Livaneli’nin yeri bende her zaman başkadır. Serenad ya da Engereğin Gözü gibi eserlerinde yakaladığı o derinliği ve ruhu bildiğim için, Bekle Beni’yi elime alırken beklentim oldukça yüksekti. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda ise içimde hem tanıdık bir hüzün hem de "keşke"lerle dolu bir tat kaldı. Hikayenin Ruhu ve Sevdiklerim Roman, ismini Konstantin Simonov’un o meşhur ve ciğer yakan şiiri "Bekle Beni"den alıyor. Sadece bu referans bile kitaba 1-0 önde başlamam için yetti. Hikaye bizi 1968 kuşağının o fırtınalı yıllarına, Selim ve Leyla’nın aşkına götürüyor. Livaneli, bir aşk hikayesi üzerinden aslında Türkiye’nin o karanlık dönemine, 12 Mart darbesine, aydınların yaşadığı baskılara ve sürgünlere bir "saygı duruşunda" bulunmuş. Kitabın en sevdiğim yanı, Livaneli’nin her zamanki gibi su gibi akan dili oldu. Sayfalar arasında kaybolmak çok kolay; dönemin kasvetine rağmen okuru yormayan, akıcı bir anlatımı var. Özellikle Selim’in yaşadığı işkence ve sürgün süreçlerinde, özgürlüğün ve "nefes almanın" kıymetini anlattığı bölümler insanın içine işliyor. İktidar ve Birey: Selim ile Diktatörün Yüzleşmesi Romanın belki de en teatral ve düşünsel ağırlığı yüksek bölümleri, Selim ile Diktatör’ün karşı karşıya geldiği o "satranç oyunu" tadındaki sahnelerdi. Livaneli burada sadece bir mahkum ile celladını değil; aslında "kaba güç" ile "fikrin" savaşını sahneye koyuyor. Diktatörün o kendine has, kötülüğü rasyonelize eden, hatta yer yer "babacan" bir tonla sunduğu zehirli mantığı okurken tüylerim diken diken oldu. Gücün insanı nasıl yozlaştırdığını ve muktedirlerin, halkı "yönetilmesi gereken bir sürü" olarak gören o kibirli bakışını çok net hissediyorsunuz. Ancak burada da küçük bir şerh düşmek isterim: Bu diyaloglar yer yer bir roman kurgusundan
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Kitapperisi isimli okura yanıt verildi
M.
Diğer kitaplarına kıyasla ben de çok zayıf kaldığını düşünüyorum. Livaneli’nin hayatından izler taşıması sebebiyle ilgimi çekmişti, incelememin sonunda bu hususta eleştiri de yaptım naçizane.. konu çok güzeldi, çok daha derinlemesine (ondan beklentimiz doğrultusunda) yazsa idi muazzam bir eser çıkardı diye hayıflanmıyor değilim. (Zülfü abi okursan kızma bana, haddimiz değil seni eleştirmek ama… 😆)
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2019 00:50
Kafka; insanlar arasındaki bağın çıkar ilişkisine dayanmasını böcek metaforu kullanarak anlatmış. Eğer çevrendekilerin çıkarına uygun davranırsan, eleştirmezsen, boyun eğersen toplum tarafından sevilirsin; hatta bir süre sonra bu durumu senin görevin haline getirirler. Öyle ki sen bunu yapmak zorunda olan bir robotsundur artık. Onlar da bu duruma nötrleşmişlerdir. Bir gün kendin olmayı denediğinde ise seni uzaklaştırmışlardır artık kendilerinden. Toplumdan dışlanırsın. Çünkü onlara bir faydan kalmamıştır. Bir böcekten farksızsındır. Eser 1915'te yayınlanmasına rağmen günümüz ilişkilerini başarılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Herkese tavsiye ederim.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
M.
Kafka'nın bu zamansızlığını günümüzün 'modern köleliğiyle' harika bağdaştırmışsınız. İnsanın sadece üretebildiği kadar değerli görüldüğü bu çağı düşününce, aslında her sabah birer Gregor Samsa olarak uyanıyoruz sanırım.
Eğer bir kitap olsaydın hangisi olurdun?
Anket
M.
Tehlikeli Oyunlar