Alice, Dis hakkında birçok şey okumuştu. Lanetlilerin Diyarı. Kederli Şehir. Vergilius'un Aeneis'inde Dis, bütün cehennemin adıydı; onun içinde, üç duvarla çevrili ve ateş ırmağıyla sarılmış bir kaleydi. Dante içinse Dis yalnızca cehennemin altıncı çemberinden dokuzuncusuna kadar uzanan bir şehir, yıkık mezarlarla dolu bir diyardaki büyük bir kaleydi. Başkaları Dis ile Pandemonium'un aynı şey olduğunu söylerdi; Lucifer'in ve şeytanların krallığı. Dis'in iğrenç, uğursuz, Tanrı tarafindan terk edilmiş bir yer olduğu yazılırdı. Hiç kimse ona kentin güzelliğinden söz etmemişti.
Alıntı
Alice, Dis hakkında birçok şey okumuştu. Lanetlilerin Diyarı. Kederli Şehir. Vergilius'un Aeneis'inde Dis, bütün cehennemin adıydı; onun içinde, üç duvarla çevrili ve ateş ırmağıyla sarılmış bir kaleydi. Dante içinse Dis yalnızca cehennemin altıncı çemberinden dokuzuncusuna kadar uzanan bir şehir, yıkık mezarlarla dolu bir diyardaki büyük bir kaleydi. Başkaları Dis ile Pandemonium'un aynı şey olduğunu söylerdi; Lucifer'in ve şeytanların krallığı. Dis'in iğrenç, uğursuz, Tanrı tarafindan terk edilmiş bir yer olduğu yazılırdı. Hiç kimse ona kentin güzelliğinden söz etmemişti.
Sayfa 419
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanların rekabet etme, pazarlık etme ve bahse girme dürtüsü olmasaydı, Pandemonium pekâlâ vatandaşsız kalabilirdi. Dans, köpek yarışı, keman çalma: Cehennemin uçurumları için hepsi birdi; hepsi de eğer yeterince akıllıca oynanırsa, bir ya da iki ruh kazanabileceği bir oyundu.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Edebiyat
immortality
“I came here to claim a prize, not to be played with.” Tella held out a hand as if to collect. Legend laughed, deep and rumbling. “I’ll always want to play with you. But tonight I’m not playing. I want you, Donatella Dragna. I’ve never felt like this about anyone, and I’ve never asked anyone this, either.” His voice dropped so low it made her toes curl inside her slippers and half the butterflies on her skirt take flight. Scarlett was right. He was going to propose. His eyes grew brighter and his smile turned tempting. “I want to keep you, Tella. I want to make you immortal.” Everything inside of Tella went still. Immortal. He was asking to make her immortal, not to marry him. “I’d say you could take all the time you need to think about it. But now that the Fates are awake, I don’t want to wait anymore. I don’t want to risk losing you.” Legend’s hands wrapped around her waist. He looked as if he wanted to kiss her again, but this time it wouldn’t be just a quick brush of his lips. She could feel his hands growing hotter as his fingers spread out over her rib cage. If she leaned in, he’d kiss her until it consumed her, until she couldn’t breathe without him and she gasped yes to whatever he asked. Tella let him hold on, but she didn’t lean in. She hadn’t been entirely prepared for him to propose and she definitely wasn’t prepared for this. “I’m not sure I know what you’re asking. Are you offering to make me one of your performers?” “No.” His fingers stroked up and down her waist. “You’d be different. My performers aren’t immortal, just ageless. My magic keeps them from growing old, but I can only bring them back to life during Caraval, when my power is at its peak. Outside of Caraval, there’s nothing I can do for them. But as an immortal, if you died, you would always
Sayfa 132·Kitabı okudu
Hardt ve Negri bile bu koşutluğu onaylar: beyin bilimlerini nasıl bize beyinde herhangi bir merkezi Benlik olmadığını, kararlarımızın yerel faillere ait bir pandemonium'un etkileşiminden çıktığını, ruhsal yaşamımızın, ona dayatılmış herhangi bir merkezileştirici birimden yoksun "otopoietik" bir süreç olduğunu (tesadüfen, günümüzün "merkezsiz" kapitalizmiyle açık koşutluk içinde olan bir modeldir bu) gösteriyorsa, bu yeni, kendi kendisini yöneten çokluk toplumu da, günümüz bilişselciliğinin, egoyu, bütün gösteriyi idare eden herhangi bir merkezi karar verici Benliğe sahip olmayan, birbiriyle etkileşen faillerin bir pandemonium'u olan ego şeklindeki bilişselci fikre benzeyecektir... Negri'nin Komünizm fikrinin "postmodern" dijital kapitalizme ürkütücü bir şekilde yakın durmasına şaşmamak gerek.
Sayfa 17 - Enver’e Yayınları, 1.Basım, 2008, İstanbul.
"Postmodern olacağım derken, sakın anakronik olma da..." "Anakronik olmak, bağlamın dışına düşmek, postmodern durumun bir gölge olayı. Senin usçu belirlenimciliğinin bire bir karşılıklarına ters düşüyor olabilir, ama çağımızın Zeitgeist'ı bu. Eklektik zamanlarda yaşıyoruz. Bizden önce yaşanmış olanların hepsi, ağır bir yük gibi sırtımızda. Uçsuz bucaksız bir çöplükteki işe yarar parçaları ayıklamaya çalışan berduş eskiciler gibi seçiyoruz silahlarımızı bu tükenmez cephanelikten. Bu bir pandemonium, sevgili Teşrifatçı. Bir binyıl sonu kıyametini yaşıyoruz."
Sayfa 101 - YKY, İstanbul, 2022.·Kitabı okudu
Alıntı