Hardt ve Negri bile bu koşutluğu onaylar: beyin bilimlerini nasıl bize beyinde herhangi bir merkezi Benlik olmadığını, kararlarımızın yerel faillere ait bir pandemonium'un etkileşiminden çıktığını, ruhsal yaşamımızın, ona dayatılmış herhangi bir merkezileştirici birimden yoksun "otopoietik" bir süreç olduğunu (tesadüfen, günümüzün "merkezsiz" kapitalizmiyle açık koşutluk içinde olan bir modeldir bu) gösteriyorsa, bu yeni, kendi kendisini yöneten çokluk toplumu da, günümüz bilişselciliğinin, egoyu, bütün gösteriyi idare eden herhangi bir merkezi karar verici Benliğe sahip olmayan, birbiriyle etkileşen faillerin bir pandemonium'u olan ego şeklindeki bilişselci fikre benzeyecektir... Negri'nin Komünizm fikrinin "postmodern" dijital kapitalizme ürkütücü bir şekilde yakın durmasına şaşmamak gerek.
Sayfa 17 - Enver’e Yayınları, 1.Basım, 2008, İstanbul.