Onların laiklik anlayışı, kilise ile devletin ayrılmasından çok, devlet bürokrasisi içinde onun bir parçası haline getirilmesi ve itaat altına alınmasıydı.
bu kuram, Türklerin aslen Orta Asya’da yaşamış olduklarını ama ku¬ ra klik ve kıtlık yüzünden Çin, Avrupa ve Yakındoğu gibi başka bölgelere göç etmek zorunda kalmış olduklarını ka¬ bul ediyordu. Böylelikle Türkler dünyanın yüksek uygar¬ lıklarım yaratmışlardı. Yakındoğu'daki Sümerler ve Hitıtler aslında ilk Türklerdi. (1930’larda kurulmuş olan iki büyük devlet bankasına Sümerbank ve Eubank adlarının verilmiş olması bir tesadüf değildir). Atilla ve Cengiz Han, uygarlaş¬ tırma misyonunun icracıları olarak tanımlanmıştı. Bu ku¬ ram Türklere kendi geçmişleri ve kendi ulusal kimlikleri için yakın geçmişten yani Osmanlı döneminden bağımsız bir övünç duygusu vermeyi amaçlıyordu.
Sayfa 277 - 1925-1935 reform politikaları: Laiklik ve ulusçuluk·Kitabı okudu
Bu teori, bütün dillerin baş¬ langıçta Orta Asya’da konuşulan, tarihin en eski dönemleri¬ ne ait olan tek bir dilden çıktığını, bütün diller içinde bu kökene en yakın olanın Türkçe olduğunu ve bütün dillerin Türkçeden geçerek bu en eski döneme ait olan dilden geliş¬ miş olduklarını kabul ediyordu.