Gerçek, her zaman kuyunun dibinde olmayabiliyor. Hatta çok daha önemli bilgilerin daima yüzeyde kaldığına inanıyorum. Biz derinliği, vadi kuytularında ararız ama o dağ tepelerinde çıkar. Bu tarz yanılgılara nasıl düşüldüğünü anlamak için gök cisimlerini inceleyebiliriz. Bir yıldıza öylesine bakıp geçmek, retinanın dışına aksetmesini sağlayacağı için -dışı hafif ışıklara karşı ortasından daha duyarlıdır- o yıldızı iyice görmek, aydınlığın zevkine varmak demektir; çünkü gözümüzü tamamen ona çevirdiğimizde aydınlığı sönecektir. Bu durumda göze daha çok ışık gelse de diğer durum çok daha temiz bir kavrayışa imkân sağlar. Yersiz derinlik düşünceyi bulandırıp zayıflatır; dikkatinizi bütünüyle verip sürekli olarak bakarsanız eğer Çoban Yıldızı bile gökyüzünden silinip yok olabilir.