Bir görüntü değilsin;varsın, ama kendini görüntüye indirgiyorsun.
Kendi varlığını bahane etmek olanaksız olduğuna göre (artık kendimizi seyretmiyoruz, baştan çıkarıcılık bitmiştir!), kala kala görünüşü göstermek kalıyor, artık ne olmak ne de seyredilmek kaygısı bile taşınmıyor. Artık, "varım, oradayım değil", "ben görünürüm, ben görüntüyüm" -look, look! Narsizm bile denmez buna, bunun adı derinliği olmayan bir dışa dönüklülük, reklam amacı güden bir tür saflıktır, artık herkes kendisinin emprezaryosu olmuştur. )
başlık genel düşüncem...
Alıntı
Basılı gazetenin avantajı, insanın her zaman geriye dönme, belli bir haberi yeniden okuma, yanında bulunan birine gazeteden bir alıntı yapma, hatta bir iki kez dikkatle okuyup düşündükten sonra yayın yönetmenine bir mektup yazma şansı sağlamasıdır. Yeni teknoloji her an değiştirilip tazelenen haberlerle buna son vermektedir şimdi. Haberler birbiri ardından uçup gitmelidir, çünkü vakit nakittir. Haber satmak büyük çapta bir iş. Gazeteler, radyo ve televizyon aracılığıyla ne kadar çok haber satılırsa, bunların sahiplerine o kadar çok kâr getirir. (Haber olmasa reklam olasılığı da düşük olurdu; reklam ise kurumun kârlılığının daha da artması demektir.) Olup bitenlere duyduğumuz ilgi ve olaylar karşısındaki tüketici merakımız, giderek daha çok ve daha sık haber satarak para kazananlar tarafından sömürülmektedir. Haberlere gerçekten anında "gereksinme"si olan yegâne insanlar borsadaki günlük dalgalanmaları ve hisse senetlerine ilişkin haberleri izleyen kişilerdir.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birdenbire bul aşkı Bu tuhfe bulanındır
Varolmak reklâm ve propagandadır. Yapılanı övmek, iş ve eser verme ahlâkına aykırıdır. İnsanların kalbinde, zihin ve ruhlarında, doğruyu, gerçeği, iyiyi ve güzeli birden bilme, yakalama ve anlama, kısaca bulma özelliği vardır. Bu anlayışı, Şeyh Galib'in: "Birdenbire bul aşkı Bu tuhfe bulanındır" beytini burada sınırlı bir anlamda kullanarak gözümüzün önünde canlandırmış oluruz. Eser, bir "tuhfe"dir. Hakikat bir tuhfedir. Kalbde bir aşk gibi birdenbire görülür, bulunur.
Sanıyoruz ki, herhangi bir şey bizi alıştığımız yoldan ayırdı mı, her şey mahvolur; oysa ancak o zaman yepyeni ve iyi bir şey başlıyor. Yaşam var oldukça mutluluk da oluyor.
Sayfa 409·Kitabı okudu
O amaç toplumsal bir ahenge hizmet ediyor. İşimi onun hizmetine verdim. Başka bir şeyin hizmetine de verebilirsin. Neye verebilirsin? Deli gibi para kazanmaya da verebilirsin. Ama ben okuduğum reklam metinlerine bile takılırım. Her televizyon işini kabul edemem. Dünya görüşümle, bakış açımla; insanlara iletmek, söylemek istediğim şeylerle uyumlu olması önemlidir. Yoksa samimiyetle yapmam da mümkün değil.
United Colors of Benetton reklam panolarını aklınıza getirirseniz, sadece tüketirken eşit olduğunuzu anımsarsınız. Toplumsal adaletten bahsetmek söz konusu bile değildir: Amerikan hapishanelerindeki göçmenler ve siyahların sayısı, beyaz Anglosakson Protestanlara göre onlarca kat daha fazladır. Kurumsal ırkçılığın her yerde mevcut olduğu gerçeği gibi, fakir olanın dışlanması da Amerikan kültürünün bir parçası haline gelmiştir.