Bir rüzgârın esmekte olduğunu hissetmiyor musun Bu gençler, bu çamaşırcının kızları, bu mülâzımlar, daha niceleri Esen bu yelin önünde birer kuru yaprak sadece. Yele kapılmamak mümkündü.Eğer bu çamaşırcının kızları, bu mülâzımlar inanç ağırlığına sahip olabilselerdi. Bütün değerlerin bir başkasıyla, hem de kökünü şeytandan alan bir yabancısıyla değiştirilme gayreti, DEĞİŞİKLİK onları en hazırlıksız, en gaflet içinde bulundukları anda yakaladı. Aslında gafil olan onlar değildi. Sendin. bendim. Mescitti. Türbeydi. Konaktı. Kısaca bizdik,"
Yaşamdan maksat bir lisan öğrenmek, bir meslekte söz sahibi olmak mıydı? Yaradılışın ve yaradılışımın sırrı bu kadar mahdut olabilir miydi? Tabiatın kucağında yaşanması gereken hayat böyle mi sarfedilmeliydi? Beni tutup sürükleyen rüzgar neydi?
Şunu kabul etmeni istiyorum, yetişmiş, şuurlu, hür insan beyninden daha mühim hiçbir şey yoktur. İşte böyle bir beynin, bütün ömründe yaptığı tek haraket yahut müdahale, tarihi değiştirebilir.
... Bu "öz dil" gibi acayip bir "öz vatan" anlayışıydı. İyi ama "Edirne" öz vatandı da "Selanik" ve "Üsküp" neden değildi?
Kars, Ardahan öz vatandı da Kerkük neden değildi?
Bugün hâlâ yüzde doksanı Türk olan 300.000 nüfuslu bu şehir, Lozan hudutlarımızın dışında bıraktı diye artık vatan sayılmayacak mıydı?