Gökhan Cansu

Sizce?
- "Sizce insanlar neden evleniyor olabilir?" + "Tutku?" - "Hayır... Çünkü hayatımızda bir tanığa ihtiyacımız var. Gezegende milyarlarca insan yaşıyor. Peki bir tek yaşamın ne gibi önemi olabilir? Ama evlilikte her şeyle ilgilenmeye söz veriyorsunuz. İyi şeylerle, kötü şeylerle, korkunç şeylerle, sıradan şeylerle... Hepsiyle. Her zaman, her gün... Diyorsunuz ki, 'Senin yaşadığını fark eden biri olacak.' Çünkü ben varım. Hayatına tanıklık eden biri var, senin tanığın benim." 🎬Shall We Dance
Alıntı
Gökhan Cansu
Herkesin sebebi farklı. Kimi aile evinden kurtulmanın tek yolu bu olduğu için evlenir, kimi yalnız kalmaktan korktuğu için, kimi hayatını düzene sokmak için, kimi evlenmeyi bir "başarı" ölçütü olarak gördüğü için, kimi dolaptaki yemeği bile ısıtıp yiyemediği için evlenir. Vardır herkesin bir sebebi.
Reklam
au revoır, 2023 :)
2023 benim için bol bol kitap okuduğum bir yıldı. Yılın ortasında bir kaç ayı boş geçtim, hatırlıyorum. Hatta hedefi tutturamayacağımı düşündüm bir ara. Ama neyse ki toparladık :) Bu yıl ağırlıklı olarak ne okudum bakalım- bir yazarı sevdiysem, otomatiğe bağladığım için hızımı alamayıp tüm kitaplarını bitiriyorum :) Ağırlıklı olarak bu yıl Hakan Günday kitaplarını bitirmişim mesela. Ha önyargımı da bu yıl yıktım bu yazarla ilgili. Sonra bir çok yeni ve bilmediğim yazarla tanışmışım- Mine Söğüt mesela. Beni o güzel, gotik temalı kitaplarıyla kendine hayran bırakmış. Şiir kitaplarından özellikle Küçük İskender Ali Lidar Ahmet Telli Yılmaz Odabaşı okumuşum. Aleister Crowley tanımışım mesela :) Tek bir tarzda değil okuduğum kitaplar, anlaşılan her şey denemişim. Bu çok keyif verici bir şey , siz de deneyin derim :) Bazı underrated şair ve yazarları keşfetmişim mesela - Cihan Oğuz gibi. Psikoloji alanında da bir çok fikir edindiğim kitaplar varmış listede. Hakan Bıçakcı ve Barış Bıçakçı gibi beyin yakan tarzlarıyla dikkat çeken yazarlar keşfetmişim :) Mehmet Özkaya gibi gelecek vaat eden genç bir şairi tanımışım mesela. Burada ismini yazmadığım daha bir sürü yazar ve şair var, ama keşfettiğim her yeni kitapta aslında kendimi daha çok keşfetmişim onu anladım. 2024 için şimdiden bir sürü kitap ayırdım okunacak ve sabırsızlıkla bekliyorum :) Nice okumalara ve alıntılara 1000k la birlikte :)
1000k

Gulzar K.

@Sailormoon89
·
Hızlı okuma tekniğim var küçüklüğümden beri. Eskiden kullanmıyordum, son 2 yıldır kullanıyorum. Kitap okumak çok iyi geliyor. Umarım 2023 te hedefi tuttururum.
2023 OKUMA HEDEFİ
350/350 kitap - %100 tamamlandı
350 kitap okudu
350 kitap
66,1bin sayfa
82 inceleme
4722 alıntı
Gökhan Cansu
Günde 183 sayfa okumak bana pek gerçekçi gelmedi.
Oblomov'un boşvermişliğini çok seviyorum. Eylemsizlikten öte bilinçli bir duruşu var. Toplumun açgözlülükleri, dedikoduları ve sahteliklerini görmemek için bazen en iyi yol koltuğundan hiç ayrılmamak... instagram.com/p/CwafozaNUmH
Edebiyat
Oğuz Aktürk isimli okura yanıt verildi
Gökhan Cansu
Size katılıyorum. Oblomov çok özel ve birleştirici bir roman kahramanıdır. Ben sadece yegane kelimesine takıldım. Yegane tek demek. "Yegane roman kahramanlarından biri" ifadesi anlatım bozukluğu olmuyor mu? Saygılar...
Ne var ki Swann'ın yaklaşmakta olduğu yaşta, yani gözümüzün açılmaya başladığı ve karşılıklı olmasını pek de beklemeden, sırf âşık olmanın zevki için âşık olmakla yetinebildiğimiz yaşta, kalpler arasındaki yakınlaşma, gençlikteki gibi aşkın kaçınılmaz biçimde yöneldiği hedef değildir, ama çağrışımlar yoluyla ona sıkı sıkıya bağlı kalır ve böyle bir yakınlaşma aşktan önce ortaya çıkarsa, aşkın nedeni haline gelebilir.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Edebiyat
Gökhan Cansu
- ALINTININ DEVAMI - Gençlikte, âşık olduğumuz kadının kalbine sahip olmayı hayal ederiz; daha ileri yaşlarda, bir kadının kalbine sahip olduğumuzu hissetmek, ona âşık olmamıza yetebilir. Dolayısıyla, özellikle aşkta öznel bir hazzın peşinde koştuğumuz ve bu yüzden de bir kadının güzelliğine duyulan hayranlığın aşkta en baskın unsur olmasının beklenebileceği yaşta, aşk -en fiziksel aşk bile- temelinde, başlangıcında bir arzu olmadan doğabilir. Bu yaşa gelinceye kadar, hayatımızda aşka birçok kez maruz kalmışızdır; aşk artık şaşkın ve edilgen kalbimizin karşısında tek başına, kendi meçhul ve kaçınılmaz yasalarına göre ilerlemez. Ona biz destek olur, hafızanın yardımıyla, telkinle yönlendiririz onu. Belirtilerinden birini tanıdığımızda, hatırlayarak diğer belirtileri canlandırırız tekrar. İçimizde baştan sona kayıtlı olan aşkın şarkısını ezbere bildiğimizden, şarkının devamını getirebilmek için, -güzelliğin esinlendiği bir hayranlıkla dolu- başlangıç notalarını bir kadının söylemesine gerek duymayız. Kadın şarkıyı ortasından -kalplerin birbirine yaklaştığı, iki kişinin bundan böyle sadece birbirleri için var olacaklarından söz ettikleri noktadan- söylemeye başladığı takdirde de, bu müziğe yeterince alışkın olduğumuzdan, beklenen notalarda hemen karşımızdakine katılıveririz.
Reklam