Kim bunlar?
Dağlardan geldiler. Ayaklarında ham çarık, kırmızı postal, sarı edik... Bacaklarında nar kabuğuna, ceviz kabuğuna boyanmış el dokuması kalın yün şalvar, yakaları işlemeli Maraş manısından çizgili
Sayfa 321·Kitabı okudu
sarı mintan
şimdi yine dönüşüyorum tutulmaya hazır bulut tanesinde yürüyor, yüzleşiyor özleşiyorum. fırsat buldukça bakmadan edemediğim sarı mintanımdan benek benek ferini öpüyor, öpüşüyorum. bana katılmadan beni katleden insanüstü duyguları kamufle edilen benzer bişeyleri terzi açlığında boğuyor boğuşuyorum. var'la yok gibi duran varlığını iğrenç fakat tutkulu hapishanlerin en metruk su bardağıyla içmeden edemediğim beyaz hayalleri yakıyor buna da yakıştırıyorum. şimdi yine dertleniyor eski boğum kafasız pencere. ama ben yine de devranlaşıp dönüyor döndükçe güzelleşiyor güzelleştikçe dönüşüyorum.
Padişah Genç Osman'ın Katli...
Kademe kademe teşviklerle, tahriklerle siyasete alet edilen yeniçeriler Yemişçi Hasan Paşa Vakası'ndan sonradır ki, kılıçlarını çektikleri zaman, haklı veya haksız, sözlerini yürüteceklerini,
Sayfa 195·Kitabı okudu
Kurtuluş Savaşı yıllarında hemen hemen köylerden tek bir erkek bile inmezdi pazara. Bıyıkları terlemeden askerlik şubesine çağrılır, ihtiyatlığa istenen saçı sakalı kırlaşmış babaları, amcaları, dayılarıyla birlikte sıraya girerler, çarşı içinden kavallarını, kemanelerini çala çala geçip Daday üzerinden Kastamonu'nun yolunu tutarlardı. Üstleri başları hep bir örnekti. Kirli beyaz şalvarın altında çarık, sırtlarında yıkana yıkana sararıp solmuş bir mintan, arkalarında da yerli bezinden büzgülü torbalar. Torbanın da üstünde durulmuş bir pösteki... Kar kış, çamur çepel demez yola girerler, Şube Reisi Şaban Bey'in nutkunu dinledikten sonra mezarlık altında Demirci Köyü'ne doğru yollanırlardı. Bu nutuk onları, yüreklendirmekten çok, korkutmak için söylenirdi sanki... Eğer şeytana uyup da bir kaçan olursa mutlaka asılacaktı. "Düşman vatanın harimi ismetine girmişti... Bunu süngüsüyle kim çıkaracaktı, önünden sen ben kaçarsak!"
Sayfa 60 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
11- kalpaklı süvari
Gecenin arkasında bir yerde, Ufaldıkça gaz lâmbaları, Nehrin omuzlarına yaslanıp
Şiir
3haziran63
Haydarpaşa garında 1941 baharında         saat on beş.