Goethe'yi ve Schiller'i okuyan, kendi ülkesinin romandan şiire kadar en önemli ürünlerini özümleyen bu adamın, kayalıklarda gizlendiğini hiç kimse aklının ucundan bile geçirmiyordu. Kayalıklarda, buzlara karşı bir köy enstitüsü ateşi parlattığını o keskin gözlü kurtlar bile görememişti. Zamanımızın bu modern Don Kişot'unu iki ateş arasında oturtan mağrur kayalar bile şaşkınlık içindeydi. Bu adam, Şolohov'un Don Kazaklarından çok şeyler öğrenmişe benziyordu. Acıları Lezgi kaması gibi parlayan engin ruhlu insanların mı soyundandı yoksa. Ona Balzac'ı, Tolstoy'u, Steinbeck, Rivera'yı, Nazım'ı ve Bostanlı Süleyman Nakış'ı bu denli sevdiren neydi acaba? Palamut kuşuna neden haddinden fazla, kendi acılarını unuturcasına acı duydu?
Amaçlar krallığında her şeyin ya bir bedeli vardır ya da değeri.
Immanuel Kant
Güzelliği ikinci yaratıcımız olarak adlandırmak sadece şairane bir özgürlük değil, felsefi bir hakikattir de.
Friedrich Schiller
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tezer Özlü çok küçük yaşlarda edebiyatla ilgilenmeye başladı, gerçek dünyasının edebiyat dünyası olduğunu kavradı. Dünya yazının tüm klasik yapıtlarını küçük yaşta okudu. Ortaokul dönemlerinde Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Gogol, Steinbeck, Hemingway, Lagerlöf, Camus, Rilke, Hölderlin, Goethe, Schiller çok yakından tanıdığı yazarlardı.”