Buydu üst üste kilitlenen kapılarımın hikmeti.
Buydu üst üste kilitlenen kapılarımın hikmeti. Yedi duygumdan giriş yapıp iç âlemimdeki sekizinci kapı olan kalbimi dünyaya karşı kilitliyordum. Bu kapılardan geçiş ölçüsünde iç âlemin kapıları açılıyordu. O zaman ulaşılıyordu sekiz mertebeli cennet makamlarına.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Din
Mahpus
Sekiz yılı aşkındır buradayım," dedi saçı sakalı ağarmış, gözlerine yarınsızlık çökmüş adam. Bu dört duvar, bir kapı, bir pencere arasında. Yalnızlıkmış en büyük ceza. Öyle düşünmüş insanoğlu ezelden beridir ki mahpusluğu icat etmiş. Kapatıp bir odaya tek başına, bir de hedeften gün koymuşlar ki daha çok ısırap çeksin diye. Yanılmışlar oysa. En zorudur, ilk zamanlar. Öfken bir yandan, çaresizlik bir yandan çullanır üstüne. Öcümü aldım demek de hafifletmez ruhunu. Paşa paşa yatarım, diye düşünmek de hikâye. Kapanınca demir kapı üzerine, yatarsın kuzu gibi, ağlarsın kendine. Bu delikte geçecek ömrüne. Artık göremeyeceğin sevdiklerine... Ne de olsa alışmış insan, istediği zaman istediği yere gitmeye. Tıkılınca birden bir deliğe, delirmemek için tutarsın kendini. Bir de düşününce burda geçecek günlerini, heba edeceğin ömrünü. Yolarsın saçını başını. Haykırırsın: "Çıkarın beni!" diye.... Kimse duymaz oysa. Duysa da güler geçerler. "Adam gibi çek cezanı." derler, ağlama çocuk gibi. Erkeklikten ödün verilir mi? Susarsın elbet. Hem de öyle bir susarsın ki, gün olur, kulakların bile yabancılar sesini. Yatarsın boylu boyunca, başlarsın ezberlemeye tavandaki çatlakları, duvarlardaki eski kiracıların bıraktığı izleri, kapıdaki sürekli başka hayvanlara benzettiğin pas öbeklerini. Onlar büyür, sen küçülürsün zamanla. Kanatarak da olsa geçer günler. Ama ahh o geceler! Onlar geçmek bilmez işte! Karanlıktan ürker saatler. Gündüzleri uyursun da geceleri diken dolu olur döşekler. Düşünceler, özlemler sarar her bir yanını. Gözyaşları geceleri bekler. Utanırlar gözden düşmekten, kimse görmesin diye karanlığı özler.
Sayfa 93·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sekiz basamak yukarı. Dört basamak daha. Sağdaki kapı.
Kürsüden inmeme izin verildiği anda, üzüntü azgın bir dalga gibi beni yıkayıp geçti. Kımıldamadan paravana baktım. Sana doğru koşmak, içine doğru kıvrılıp yeniden rahmine yerleşmek istedim. Tarihi yeniden yazmak istiyordum, bu defa beni normal bir anne gibi seveceğin bir tarih. Yepyeni pırıl pırıl.
Beş saniye geçti, altı, yedi, sekiz,dokuz.... Ve kapı açıldı.
Sayfa 233·Kitabı okudu
Alıntı
Düş
Birden aklıma, çocukluğumuzda oynadığımız bir oyun geliyor. (Garip değil mi; bir düşte insanın aklına bir şeyin gelmesi?) Kapıların zilini çalıp kaçmak oyunu bu. Birkaç kapının zilini çalıyorum, ama çocukluğumdaki gibi kaçmıyorum. Bekliyorum. Ve çaldığım hiçbir kapı açılmıyor. Böyle sekiz-on kapıyı çalıp hiçbirinin açılmadığını görünce, oyunun anlamı kalmıyor.
Sayfa 24 - Sel Yayıncılık 7. Baskı, Mart 2008·Kitabı okudu
Edebiyat
ÎLBER ORTAYLI’NIN YEDİ ROTASI 1) Müthiş ve dengeli bir karışım görmek için... Ispanya’yı görmelisiniz. Seyahatinize Barcelona’dan başlayabilirsiniz. Böylece hem bu güzel karışımın unsurlarından birini görmüş olursunuz hem de dünyaya açık, medeni Ak deniz’i yaşarsınız. Akdeniz başlı başına bir dünyadır. İspanya elbette Barcelona’yla bitmez. Akdeniz’e nüfuz et mek için daha epey dolaşmak gerekir. Mesela Endülüs... Bi zim kültürümüzün bir parçasıdır, mutlaka ziyaret edilmelidir. Keza İspanya, Ortaçağ İslam tarihinin en önemli merkezlerin den biridir. Madrid’in güneyindeki Toledo’ya Endülüs Emevi- leri döneminde “Tuleytula” denirdi. Cordoba ya da, biliyorsu nuz, “Kurtuba.” İkisi de tarih ve kültürümüzde uzaktan da ol sa izleri olan önemli şehirlerdir, muhakkak ziyaret edilmelidir.Cordoba’dan güneye indiğinizde, El-Hamra Sarayı’nın bu lunduğu Granadayı (Gırnata) ve nihayet Sevillayı (İşbiliye) görürsünüz. Böyle bir gezi yaparsanız, sekiz asırlık Müslüman Ispanya’nın dünya tarihindeki önemini ve Avrupa’ya etkilerini gözleyebilirsiniz. 2) Akdeniz’deki “biz”i yaşamak için... Dubrovnik başta olmak üzere, yukarıda Saraybosna’dan baş layan bir geziyle, bize yakın bütün kıyıları gezmek gerekir. Ad riyatik kıyıları ve Dalmaçya özellikle nefistir. Yunan adalarının hemen hepsi çok güzeldir. Midilli yeşildir, hoştur; Sakız o kadar hoş değilse de orijinaldir. Rodos bana fazla turistik gelir, yine de eutcıcsandır. Yunanistan’ın kendisi, el değmemiş, temiz kalmış bir ülkedir. Bu bir başarıdır ama Selanik’! maalesef bu başarıya dahil edemem. Etmeyi çok isterdim ama edemem. Yunanistan deyince, görmeyenler Girit’i de muhakkak görmeli. Çünkü Girit’i bilmeyen Akdeniz tarihini ve 17 ilâ 20’nci yüzyıl Türk tarihini de anlayamaz. 3) Hayattan bunaldığınız zaman... Bosna’ya gitmelidir. Çünkü