Hayatın "gerçek" duygusuyla kim muhatap ?
gerçeklik...
taşın yerini değiştirmek, haddi aşmadan bir taşı bir taşın üstüne koymak adaleti gerektirir.. Mekânın taşını kim koyacak ?
mekânın musikisini kim yapacak ?
hattını kim yazacak , şiirini kim söyleyecek ?
gerçek hayatı kuran akıl, şiiriyle mimarisiyle, musikisiyle bir bütündür..
bütün hakikatin parçalandığı bir yere giderken dünya, bütünlüğü kaybettiğimiz yerdeyiz..Hakikati kaybettiğimiz yerde gerçekliği ararken kayboluyoruz.
Eğer kalbinizde birikmiş cümleler, aklınızı işgal etmiş fikirler kâğıda dökülmezse, bir başkasına aktarılmazsa, içten içe sizi çürütmeye başlar.
Paylaşılmamış hakikatler, insan kalbini ve tüm vücudunu zamanla kemirmeye, içten içe aşındırmaya başlar.
Hakikatin ağır yükü altında ezilen ruh, bir başka ruhla ilk teması kurabilirse yeniden dirilir.Aksi halde yalnızlık telaşı insanı kendisinden bile şüphe ettirecek kadar içimize sirayet eder.