bhmflzf ( Mehmet ), bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okudu

Kene
Kırk gün sırtınızda taşıdığınız birisine, " Artık sırtımdan in, yoruldum." dersen, o kişi artık senin düşmanın olacaktır. O ana kadar yaptığın iyilikleri bir çırpıda çöpe atacak ve kişiliğini hedef alacaktır. Onu sonsuza kadar sırtınızda taşımanız gereklidir bu kişiye göre.

Sen, Erol Anar (Sayfa 133 - Chiviyazıları)Sen, Erol Anar (Sayfa 133 - Chiviyazıları)
Hcrt Ct, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Iskender ve korsan
İskender'
Söyle nasıl cezalandırayım seni
Dileğin zincire vurulmak mı asılmak mı
Yol kesmenden bıkıp usandı
Denizlerin o tükenmez zenginliği

'Korsan'
İskender! Bu mudur yiğitlik dediğin yazık sana
Rezil ediyorsun meslektaşını baksana
Benim işim de kan dökmek tıpkı senin gibi
İkimiz de aynı yolun yolcusuyuz aslında
Ben denizde sen karada

Cavidname, Muhammed İkbalCavidname, Muhammed İkbal

Kadın Kalabalığa girdi taciz ettiniz, otobüste yalnız kaldı tecavüz ettiniz. Açık giyinince tahrik ediyorsunuz dediniz, kapalı giyindi içini merak ettiniz. Kız çocukları okumasın dediniz, hastaneye gidince bayan doktor istediniz. O kadar mı açtın cinselliğe çaresize saldırdın. İstediğini alamayınca da yakıp yıktın. Sana hiç öğretmediler mi zorla güzellik olmaz diye. Milyonlarca kadını öldürdün bir kez daha bir kez daha hiçlik yaşattın kadınlara. Bir kez daha dedin ki sizin yeriniz yok. Ve bir kez daha dedin ki kadın cinsel bir araçtır. Araca ulaşamayınca ölüme ulaştırdın. Oysaki sen evine gittiğinde annen hazırladı sofrayı, sen yemek seçiyorsun diye sevdiklerinden yaptı. Temiz giyin diye hiç bekletmedi kıyafetlerini yıkadı, ütüledi dolabına astı. Okul toplantılarına hep annen geldi. Alfabeyi tekrar ezberledi seninle. Sen üşüme diye uykusundan uyanıp üstünü örttü senin. Karşılıksız sevdi seni. Yeri geldi arkadaş oldu, yeri geldi öğretmen oldu, yeri geldi kardeş oldu, yeri geldi baba oldu sana.
Şimdi bir düşün bakalım senide bir kadın doğurmadı mı.?

Tuğba Karaca, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... 

O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...

Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. 
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. 

O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.

Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.

Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. 

Senin ve benim gibi...

Az, Hakan GündayAz, Hakan Günday

Bir kaç yağmur damlar
Sonra sen damlarsın odama
Bir kaç damla damlar
Damlalar da ağlar...
Ve o boynu bükük çeker gider...
K.TATAROĞLU

Sezen B., bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

Nesne ile öznenin konuşmasına devam :)
ÖZDEK: Buna inansam, (en başta, iyisiyle kötüsüyle şu gelip geçici bireylerinkine ayrılmaz biçimde bağlı olan) varoluşa, bağımsız yaşamı olan bir şey diye bakacak ölçüde ileri gitsem bile, o,yine de bana bağlı kalırdı. Çünkü, sen bir nesnen olduğu sürece öznesin. Bu nesne de benim. Onun çekirdeği, içeriği, kalıcı bölümü benim. Onu bir araya bağlayan benim. Ben olmasam varoluş senin bireylerinin düşleri, düşlemleri ölçüsünde tutarsız, seyrek, tözsüz olurdu. Düşler, görünüşteki içeriklerini bile son çözümlemede benden ödünç almışlardır. ÖZNE: Benim varoluşumu, onun bireylere bağlı olduğunu kabul ederek tartışmana hiç izin yok. Çünkü benim bireylere bağlı olduğum gibi sen de bacına, biçime bağlısın. Şu ana dek onsuz görülmüş değilsin. Şimdiye dek seni ya da beni, çıplak, yalıtılmı ş gören göz yok. Çünkü biz ikimiz de salt soyutlamayız. Temelde kendini algılayan, bizim tarafımızdan algılanan bir varlık var. Gel gör ki onun kendinde varlığı ne algılamada ne de algılanmaktadır; çünkü bu işlevler ikimizin arasında ayrı ayrı bölüştürülmüştü

İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, Arthur Schopenhauer (Sayfa 30 - Biblos)İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, Arthur Schopenhauer (Sayfa 30 - Biblos)
RABİA YILMAZ, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

''Şöyle bir düşününce, madem bir işi üstlendik, el ele verip gülümseyerek yapalım da emekler boşa gitmesin. Hem yapıp hem surat edince, herkes mutsuz oluyor. Oysa yutkunup güler yüzle o işi yapınca minnet duyguları ve teşekkürlerle olayı toparlıyorsun.''

Ya Sen Olmasaydın, İpek OngunYa Sen Olmasaydın, İpek Ongun
HadRa, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Bir gün bir âşık sevgilisinin kapısını çalar. Sevgili içerden seslenir.”Kapıyı kim çalıyor?"diye. Âşık
"Benim, ben." deyince sevgilisi ona:,"Git buradan! Sen henüz olgunlaşmış değilsin," diyerek kapıyı açmaz. Bizim bu zavallı âşık yollara düşer acıyla. Tam bir yıl sonra geri döner ve sevgilisinin kapısını tekrar çalar. Sevgili yine sorar. "Kapıyı kim çalıyor, kim o!" diye. Bu defa aşık: “Ey gönlümü almış olan; kapıdaki de Sensin, sen" diye yanıtlar. Bu kez sevgili kapıyı açar ve:

"Mademki sen ben oldun, ey ben gel içeriye, gönül evi dardır oraya iki kişi sığmaz,"

Mesnevi Cilt 1, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 132 - Kırkambar Kitaplığı)Mesnevi Cilt 1, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 132 - Kırkambar Kitaplığı)
bhmflzf ( Mehmet ), bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okudu

Yarışmalar toplumuna dönüştük. Öyle bir insan tipi yaratıldı ki, köşeyi en kısa yoldan nasıl döneceğini düşünüyor ve buna ulaşmak için, kendi içinde var olan o birkaç gram değeri de ayakları altında çiğniyor. Artık insanlar özel hayatlarını pazarlıyor ( satmaya başladı).

Sen, Erol Anar (Sayfa 48 - Chiviyazıları)Sen, Erol Anar (Sayfa 48 - Chiviyazıları)
Yunus Temiz, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Aşk, asla paylaşılmayan sır
Leyla'ya sordular:
"Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni?"
Kara gözlü, kara saçlı, kara benli Leyla iç geçirdi, üzüldü:
"Dostlar, bu nasıl bir soru, bana böyle bir soruyu nasıl sorarsınız ki?!.. Elbette ben onu daha çok sevdim, onun beni sevdiğinden..."
"İyi ama Leyla, o senin için deliye döndü, çöllere düştü, adı Mecnun'a çıktı ve kurtlarla, kuşlarla konuşur oldu..."
"İşte bakın o gitti, bana olan aşkını ona buna anlattı, ben ise aha şuracığımda, kalbimin içinde onun aşkını saklayıp durdum, hiç kimse ile ne paylaştım, ne kimseye dert yandım. Şimdi siz karar verin, o mu beni daha çok sevmiş; ben mi onu?.."

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 87)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 87)