Edebiyat derslerinde mesela, tahtaya şairlerin doğum ve ölüm yılları arasına kısacık bir çizgi çekerlerdi, ancak bize onların hangi dertler yüzünden öldüklerini anlatmazlardı. Ya da coğrafya dersinde dünyanın enlemini boylamını öğretir, ancak kıtalar arasında yapılacak bir yolculuğun o muazzam duygusundan bahsetmezlerdi. Ve tarih derslerinde herkesin kendi ırkı en iyisi, en güzeliydi. Herkes kendi imparatorluk masallarını anlatırdı, ancak kimse savaşların yıkıcılığından söz etmezdi.
Rukiye Türeyen %98 engelli; hareket ettirebildiği tek parmağıyla kitap yazmış. Tek hayali kitabının geliriyle 38 yıldır kendisine bakan annesine ev alabilmek.
twitter.com/berbatedebiyat/...
Nasıl bir kitap bu? : youtu.be/BRILFNoKQPA
Biz ne işe yarıyoruz peki? Böyle bir habere en çok kulak vermesi gereken kitle biz olabiliriz Türkiye'de.
Bu gönderiyi paylaşan 61 kişiye;
(10'u ismini belirtmek istemeyen bir kullanıcıdan),
(5'i benden),
(5'i Çaça'dan),
(5'i Haruni'den),
(5'i Murat Ç'den),
(5'i Ayhan GÜVEN'den),
(5'i ismini belirtmek istemeyen bir kullanıcıdan),
(4'ü ismini belirtmek istemeyen bir kullanıcıdan),
(2'si https://1000kitap.com/Nesrinay Hanım'dan),
(3'ü ismini belirtmek istemeyen bir kullanıcıdan),
(3'ü ismini belirtmek istemeyen bir başka kullanıcıdan),
(2'si Yüceyurt'tan),
(2'si halil er'den),
(2'si hipermorik'dan),
(2'si ismini belirtmek istemeyen bir kullanıcıdan),
(1'i Twitter'dan ismini belirtmek istemeyen bir başka kullanıcıdan) olmak üzere Rukiye Türeyen'in Kanadı Kırık Melek’in Kanadına Takılanlar kitabını hediye edeceğiz.
Henüz kitabı okumadım, ama okuyacağım. Böyle bir haberden sonra hediye etmem için kitabı okumuş olmama gerek yok. Kitabın edebi anlatımı, güzelliği, yazım tekniği şu aşamada umrumda değil, benim için hayaller önemli.
*Kişileri 5-6 Aralık gibi belirlerim.
Sınav dönemime denk geldiği için yavaş ve sindirerek okudum ama o kadar akıcı, o kadar içinde hissettiren bir eser ki... Okuduğum süreyi uzatmak için kendimi durdurmak zorunda kaldım birçok defa. Kitap bittiğinde karakterler tüm özellikleriyle canlanıyor kafanızda ve kendinizi o insanları gerçekten tanımış gibi hissediyorsunuz. Muhteşem naiflikte yine muhteşem dramlar barındıran çok güzel bir kitap fakat gerçekten sağlam bir psikolojiyle okumanız gerekiyor. Bundan sonra birilerine kitap önermek durumunda kaldığımda aklıma ilk gelecek kitaplardan biri.
Kitabı gözyaşları içinde bitirdikten sonra düşündüğüm tek şey okumak için ne kadar geç kalmış olduğumdu. Çocuklar o kadar güzel, masum ve farklı varlıklar ki onları hiçbir zaman tam anlamıyla anlayamıyor ve gelişimlerine yardım edemiyoruz. Zeze'nin yaşadığı da buydu ama daha beş yaşında bu kadar acı yaşamak bu çocuğun geleceğinin ne olacağını düşünmeye itiyor beni. Ayrıca kitabın yasaklanması sanırım onu daha çekici kılıyor.