Güzel bir kadına, güzelsin dersen, ona ne sunmuş olursun ki? Yalnızca gerçeği. Sana bunun hiçbir maliyeti yok. Ama çirkin bir kadına güzelsin dersen, güzellik kavramını onun uğruna çarpıtmakla ona büyük bir saygı sunmuş olursun. Bir kadını iyi yanları için sevmek anlamsızdır. Bunu zaten hak etmiştir, bu bir ödemedir, bir armağan değildir. Ama onu günahları için sevmek gerçek bir armağandır, çünkü hak edilmemiş, Kazanılmamış bir şeydir. Onu kusurları için sevmek, tüm iyilikleri onun uğruna feda etmektir. Aşkı nasıl işareti budur, çünkü vicdanını, mantığını, dürüstlüğünü ve o paha biçilmez kendine olan saygını kurban etmiş olursun.
Kendinin olmayan düşüncelere hayran, ama kendininkine değil. Bir şeyi ne denli az kavrıyorsa, o denli sıkı inanıyor ona. Sana diyorum ki: Kendi kurtarıcın, yalnızca sen kendin olabilirsin! Sen kendini aşağıladığın için, Küçük Adam, onlar da seni aşağılıyorlar, seni sevmiyorlar Onlar seni çok iyi tanıyorlar. Yalnızca kendinin bileceği, en berbat zaaflarını biliyorlar senin. Seni bir sembole kurban ettiler, sen de onları kendi sırtında iktidara taşıyorsun. Büyük adam yaşamın amacını senin gibi zengin olmakta, kızlarının kurallara göre evlenmelerinde, politik kariyerde, profesör süslerinde görmüyor. Senin gibi olmadığı için onu ‘dahi’ ya da ‘tuhaf’ olarak adlandırıyorsun. Ama o senin boş gevezelik toplantıların yerine kendi düşünceleriyle yalnız kalmayı tercih ettiğinde onun toplumsal olmadığını söylüyorsun. Sen Küçük Adam, bu sıradan dürüst adamın karşısında yozlaşmışlığın içinde kendini ‘normalliğin’ prototipi olarak çıkarıyor ve ona ‘anormal’ diyorsun. Onu küçücük ölçülerinle ölçüyorsun ve senin normallik ölçülerine uymadığını düşünüyorsun. Hedefe ulaşmak için her türlü aracın, adi ve alçakça aracın da mubah olduğunu sanıyorsun. Hedef, ona ulaştığın yoldur. Bugün atacağın her adım, yarınki yaşamındır. Yaşamın ne zaman iyi ve güvende olacak, diye soruyorsun Küçük Adam. Hayat dolu olmak güvenlikten, sevgi paradan, özgürlük parti ya da kamu görüşünden daha önemli olduğu zaman yaşamın iyi ve güvende olacak. Varlığının derininde düşüncen, duygularınla çelişki halinde değil de uyum için etkili olduğu zaman, yaşamın iyi ve güvende olacak. yeteneklerini vaktinde kavrayıp, yaşlandığını vaktinde anladığın zaman; artık büyük savaşçıların cürümlerini değil büyük bilgelerin düşüncelerini yaşayacağın zaman…yaşamın iyi olacak. Sen yönlendirme ve akıl istiyorsun, Küçük
Duygu ve Düşünce
Reklam
Kötü olan dünyaya sahip olmak değil,dünyanın sana sahip olmasıdır
Dünya hayatını sevmek değil, Dünya hayatını ahirete zarar verecek şekilde sevmek kötüdür, başa beladır.
Sayfa 265 - Altıncı cilt Söz: Aliya İzzetbegoviç·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Birini tutkuyla sevmek için herhangi bir şeyin, mesela kalbi yerinden oynatan bir gülümsemenin yettiğini altı yaşımdan beri biliyorum.
Sayfa 231·Kitabı okuyor
İsteyen çaresini, istemeyen bahanesini bulur...
"Asıl olan, inanın, birazcık istemek. İnsan istediğinde aşılmaz gibi görünen dağlar da aşılır, çözülmez denilen sorunlar da çözülür. Konuşmak isteyen yolunu bulur, görmek isteyen çaresini bulur. Herkes her zaman yoğundur; mesele, verdiğiniz değer kadar zaman yaratmak. Gerisi lafügüzaf. Çünkü hayatın durmak bilmeyen akışında sevmek, zaman yaratmaktır. Sevmek eylem gerektirir demiştim ya hani, bu tamamen onunla alakalıdır."
bilmem ki nasıl anlatayım bağışlanmaz suçu dünyayı sevmek
Reklam
Reklam