çocukken aynı sınavda çözemedikleri tek soruyla o tek sorunun cevabıyla boğuşmaktalar: Onca ağırlığına rağmen neden batmaz bir gemi Her gemi batmak için son bir yolcu mu bekler ..
Sayfa 8 - gemi·Kitabı okuyor
Alıntı
“Tek eğlence kaynağının bir sınavda benden sadece bir puan fazla almak olmasının üzücü olduğunun farkında mısın?” Gülümsemem yüzümden âdeta kayıp düştü. Kaşlarımı çatarak ona baktım. “Kendini bir şey sanma. Tek eğlence kaynağım bu değil.” “Tabii.” Sesi inanmamış gibiydi. “Değil dedim.” “Karşı çıkmadım ben de.”
Sayfa 105
İnsanların ihtiyaç duydukları şeyleri istemelerinden, kendilerini iyi hissetmek için istemeye evrildiği (bkz. Ben Çağı belgeseli/Adam Curtis) sonsuz hazlar çağında, bu istekler karmaşasını makul bir sıraya koyabilmek başlı başına bir mesele olarak önümüzde durmakta. Bir yandan sınavda yüksek başarı hayalleri kuran, diğer yandan kafasına göre takılmayı isteyen ergenler gibi çoğumuz. Yetişkin olmak çelişik istekleri tutarlı hale getirecek bir düzenleme ile muhal olanı hayal edip durma çocuksuluğundan kurtularak enerjisini doğru hedefler için planlı bir şekilde kullanmak demektir. Bu ikisini -mümkün ile muhali, doğru ile yanlışı- ayırt edebilecek ferasete, hayırlı olanı tercih edebilecek ihtiyar kapasitesine ve kararları doğrultusunda ilerleyebilecek bir azme sahip olabilmek, insan eğitiminin bir numaralı hedefi olmalıdır.
Sınavda Çıkmayacak Sorular
Teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlar Çeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarını Ortadoğu'yu ihtiyaç halinde seviyorlar, gökdelenleri her haliyle Eve geç gelmeyi borsaya bağlıyorlar, geriye kalanları astrolojiye 'Konuşan tartı'lardan korkmuyorlar bir de -Ben bazen korkuyorum- Artist diyorlar erken ölenlere bir akşamüstü her yer kalabalık Her yer kalabalık, üzgünüz yeteri kadar ve Rimbaud mahkemelerde sanık Sırayla ölüyor kumbarası kırılmış çocuklar, tez konusu bile değiller İçinden Ortadoğu geçmeyince şiir de olmuyor, bir şeyler kahrolsun!
Sayfa 39 - 40 Profil Kitap 4. Baskı
Yalova üniversitesinde, Sosyal Hizmetler okuyan bir öğrenci
Gözde anlasa da anlamasa da, inansa da inanmasa da, iyi not almak için sınav kağıdına "hocaların hoşuna gidecek cümleler" yazmış: Aslında, mültecilik konusunda net bir düşünceye sahip değilim. Bu insanlar ülkeye alınmalı mı alınmamalı mı, nasıl alınmalı, bil­miyorum... Ama sınavda dedim ki; "Tabii ki almalıyız". Sınav ka­ğıdına dünya evrensel bildirgesiyle ilgili bir şey yazmak yerine, ensar-muhacir kardeşliğini yazdım. Yazıyorum, yazdıktan sonra bunların bana ait olmadığını o kadar hissediyorum ki... Ama ora­da onu yazmam gerektiğini hissediyorum. Bu beni rahatsız ediyordu; artık gerçekten değişmeye başladığını hissediyordum. Değişmek kötü bir şey değil ama sınav kağıtla­rına çoğu zaman gerçek düşüncemi yazmadım. "Sanat" denince benim aklıma başka şeyler geliyor ama derste "Güzel Kuran okunması da bir sanattır," diyorlardı, ben de bunla­n sınav kağıdına uzun uzadıya yazdım. Ya da sınav için hadis araş­tırıyordum. Sınavlarda sürekli bir dine bağlama eğilimi oluyor. En alakasız konuyu bile bağlıyorum. Çoğu kişi böyle.
Gözde sadece, dini perspektifle anlatılan ders içeriklerine maruz kalmıyor. Aynı zamanda başarılı olmak için bunları öğrenmesi de gerekiyor. Göç ve Mültecilik dersinin sınavı için okuması gereken notları şöyle aktarıyor: Hoca, bize 120 sayfa sınav notu gönderdi. 60 sayfa insan haklarıyla ilgili evrensel bildirgelerden sorumluyduk. Geriye kalan 60 say­fa, sadece dini hadis, dini bilgilerdi. Ve anlamıyordum da! Otur­dum onlara çalıştım. Çünkü sınav kağıdına onu yazdığın zaman kesinlikle daha yüksek puan alıyorsun, 100 alıyorsun. Bu dersin notlarına ben de ulaştım. Yarısı gerçekten göç ve mül­tecilik üzerine. Geri kalan kısmı anlamak ise hakikaten zor. Başın­da, "Makaleler" yazsa da bu metinlere makale dernek pek müm­kün değil. Bazılarının sonunda selamlar, dualar var. Örneğin biri­nin son paragrafı şöyle: Yeryüzünü yönetme görevini bihakkın yerine getirebilmesi için beşeri akıl, irade, vicdan, iman, haysiyet, varlıklara isim verebil­me gibi yüksek kabiliyetlerle donatarak onu insan kılan Rabbimize hamdolsun. Vahyin insanı inşa etmesine en güzel örnek olan sev­gili Efendimiz'e salat olsun. Hak ve hürriyet temelinde vahye muta­bık bir hayat inşa etmeye gayret eden tüm insanlara selam olsun... Bu "makale"lerin göçle ve mültecilikle neredeyse hiç alakası yok. Dahası, metinler anlaşılır da değil. lyi not almak için gerçek­ten cümleleri ezberleyip sınavda tekrar etmekten başka çare yok gibi görünüyor. Tıpkı bir duayı anlamını bilmeden, Arapça olarak ezberlemek, gerektiğinde ezberden okumak gibi...