Puan vermedi·136 syf.·
2026 5. kitabı
#kitapyorumum #50sef50efsanetarif The Kitap Yayınları Şükran KAYMAK Merhaba arkadaşlar bugün sizlere en iyi şekilde açıklanmış bir yemek kitabı ile geldim Arada yemek yapmakta lazım dimi ama Şükran hanım güzel mi güzel lezzetli bir Pideli köfte yapmış bende hemencik denedim #kitapyorum PİDELİ KÖFTE MALZEMELER 1/2adet pide köfte için 1su bardağına yakın rondadan geçirilmiş ekmek 500gr kıyma 1adet yumurta 1adet soğan 1_2dis sarımsak 1tatli kaşığı dolu dolu tuz 1cay kaşığı karabiber 1cay kaşığı kırmızı biber 1cay kaşığı kimyon 3_4adet kaşığı sıvı yağ kızartmak için köfteleri Tuz Domates sosu için 1yemek kaşığı tereyağ 2yemek kaşığı domates salçası 1cay bardağı su Karabiber
50 Şef 50 Efsane TarifKolektif · The Kitap · 202371 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 419. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 00:00
"SAĞIR ŞEZLONG" "Ne yaparsan yap imkansızdı bu kokudan kurtulmak. Ekşimiş yoğurt, beklemiş soğan, unutulmuş zaman, vazgeçilmiş hayat kokusu." Bugünün dünyasında, ruh sağlığını korumak, ilişkileri sürdürebilmek ve umutlu kalabilmek hiç kolay değil. Belki de bu yüzden “Sağır Şezlong” sadece bir öykü kitabı değil, içsel arayışta olan okuyucular için bir dost gibi yanında duruyor. Söylenmemiş sözlere tercüman oluyor, suskunluklarımızın altını çiziyor. Birbirinden bağımsız ama tematik olarak birbirine dokunan 12 öyküden oluşuyor kitap. Her biri hayatın farklı dönemlerinden, farklı karakterlerin hayatındaki küçük ama önemli kırılma anlarına odaklanıyor. Okurken bazen 90’ların sayfiye kasabasına, bazen Bomonti’de gergin bir yemek masasına, bazen de kurmaca bir adada sessiz bir şezlongun üzerinde yaşanan içsel hesaplaşmaya gidiyoruz. Yasak bir aşktan ölüme uzanan hikâyelerden, yirmi yıl sonra babalarını ziyaret eden iki kız kardeşin verdikleri kararla babalarının hayatını değiştirme çabasına kadar birçok farklı öykü karşımıza çıkıyor. Evlere temizliğe giden, intihara meyilli bir kadının kendisine âşık olan bir adamla evliliği, ama sadece bir bileklik yüzünden kezzapla hayata tutunmaya çalışan bir “yaşayan ölü”ye dönüşmesi… Bir ağacın dallarına yüklenen anlam ile felçli bir hastanın yaralı kalbi… Ve tabii kurmaca bir adada şezlong üzerinde yaşanan içsel hesaplaşma… Hepsi bu kitapta. Peki ya kitaba adını veren Şezlong hikâyesi? Annelik yorgunluğu ve hayata komik bir isyanın birleştiği bu öykü, kitabın ruhunu çok güzel özetliyor. Sessiz isyanlar, söylenemeyen sözler, saklı kalmış sırlar. Komik bir isyanın dile gelişini okumak, bence kitabın en tatlı sürprizlerinden biriydi. “Sağır Şezlong” hepsine ışık tutuyor. Tüm öykülerde ortak olan şey; ruhların sessiz isyanları,
Edebiyat
Sağır ŞezlongSıla Özçelik Yener · Yaka Yayınları · 202510 okunma
Reklam
Biraz uzun sürdü bu inceleme
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 21:59
Okuma eylemi sabit değil; zamanla biçim değiştiriyor, anlamı da farklılaşabiliyor. Bazen aynı kitabı seneler sonra okurken farklı bir pencereden yeniden bakmak gibi. Bir roman, bir hikâye, bir şiir her okurda başka bir yerden açılır, başka bir yerden sızar içeri. Bazen bir ses, bazen bir imge, bazen bir boşluk etkiler insanı. "Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası" da bana yeniden farklı bir pencereden bakmamı sağladı. Biraz şiir kitabı incelemesinden çok, şairin hayatının incelemesi gibi olmuş olabilir bu yazı. Kitabı ilk okuduğum zamanlarda pek bir şey anlamadığım olmuştu. Sonradan yeniden elime alma, okuma fırsatı buldum. Bu sefer bir şarkı üzerinden giderek şiirlerini yeniden okudum. Şairin kendine has bir yalnızlığı var. Ötekileştirildiği, dışlandığı sıralarda boşuna kullanmıyor "Arkadaş" mahlasını. Yine ötekileştirmeye karşı avaz avaz şiirlerinde kendini ifade ediyor. Şiirlerine karşı gelen yol arkadaşları oluyor. Hatta 2021 yılında "Merhaba Canım" belgeseli çekimleri yapılırken, arkadaş olduğunu neredeyse inkâr edecekler olmuş. Belli şiirleri basılmıyor, yaşarken hiç şiir kitabı olmuyor zaten. "Bir gün bir şiir kitabım olursa, adı 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' olacak," diyor. Kısa ömrü yoksulluk, hastalık (osteomyelit), acı ile geçiyor. Yaşadıklarını; isyanını, mizahı, ironiyi, acıyı, hüznü şiir yoluyla anlatıyor. “Onlara rağmen. Yaşarken zaten manipüle edilmiş, öldükten sonra eseri tırpanlanmış. Ama bugüne ulaşan şiirlerinde dahi kendini avaz avaz ifade eden bir insan var karşımızda.” “Allah ile kediyi eş görmek… Bir leylekle solucanın sevişmesinden, farklılıkların sevgisinden bahsetmek… Bunlar gerçekten döneminin acı edebiyatının içinde büyük cesaretle yaptığı şeyler. Dönemin entelektüel çevresi “şuna biraz mantık anlatın, leylekle solucan arkadaş olur mu”
Şiir
Sakalsız Bir Oğlanın TragedyasıArkadaş Zekai Özger · Ve Yayınevi · 20191,093 okunma
9/10
·160 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2024 14:00
Az önce bitirdim ve ben ne okudum diye soruyorum kendime. Kendi zihnimimi okudum yoksa zihnimden geçenler mi yazıldı ben onu okudum. Ayfer Tunç,un “Bir Deliler Evinin Yalan Yalnış Anlatılan Kısa Tarihi isimli kitabında yazar eline bir kamera almışsa sanki karakterler çekiyor hissi vuku bulmuştu bende. Karakterli şuan hatırlamıyorum ama x kişisini anlatırken onun komşusu y kişisine, y kişisinden onum kuzeni z kişisine derken bir çok karakter anlatılıyordu kitapta. İşte Mutzuluk Zamanlarında Mutluluk kitabının ana karakter Wahrlich’in zihnine bir kamera tutulmuş gibi hissettim okurken. Karakter bir düşünceden başka bir düşünceye oradan başka bir anıya geçiyor. Beni derinden etkileyense şu; gündelik hayatta her an bir insanla karşılaşıyoruz ve onların içinden neler geçiyor bilmiyoruz. Her biri bir dünya. Bende metroları, pazarları, otobüsleri, durakları kısacası topluluk olan yerleri çok severim çünkü gözlemlemeyi severim . Yanımdan geçen insanın bakışından hal ve hareketinden hatta bazen nefes alıp verişinden bile bir kanaate varırım o kişinin neler hissettiğine dair. Wahrlich’in balkona astığı günden güne değişimi izlediği pantolonu … Bunu ancak görmeyi sevenler anlayabilir. Wahrlich’in gözlemlediği her olay nesne veya durumda sık sık annesine ve çocukluğundaki anılara gitmedi de beni ona yakın hissettirdi. Bazen sivri bibere bile bakıp çocuklumda yaşadığım bir anıya gideririm. Bazen evimizin balkonundan görünün manzara çocukluğumu hatırlatır hatta akşam üzeri mutfaklardan gelen kavrulmuş soğan kokusu beni yıllar öncesine götürür. İnceleme değilde sadece duygularımı paylaşmak istedim. Benim gibi zihni çocukluğunda kalmış, gördüğü bir şeyde aklına başka başka şeyler gelen, gözlemlemeyi seven herkesin çok beğeneceği kendimden çok şey bulacağı bir kitap .
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20205,6bin okunma
10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2024 206. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 07:31
BİZİM MAHALLEDE BAHAR Kedileri bizim evin Sokağa baharla çıkar. Ağaçta ne işi var farenin Ağaç da yok bizim orda Ama serçesi boldur mahallenin. Karşı evde bir kadın çorabı sallanıyor Teki kiracı kızın bacağında, Hele dinsin rüzgâr Mahalleye ten kokusu sinecek. Pencerelerde marul demetleri sallanır Taze soğan kokusu siner sokağa, Ağaçlardan önce şehirde Zerzavatçının beygiri yeşillenir.
Aşk ve Şiir
Seçme ŞiirlerCahit Irgat · Adam Yayınları · 1999378 okunma
Puan vermedi·639 syf.·
2024 6. kitabı
İnce Memed 1 İnce Memed 2 İnce Memed 3 İnce Memed 4 Toplu halde bir şeyler yazmak istedim nacizane :) İnce Memed 1 "Duvarın dibinde resmim aldılar Ak kağıt üstünde tanıyın beni." ~ "Hangi günü gördük akşam olmamış..."(s.355) Umutla, sabırla; ağalık sistemine, haksızlığa, zulme karşı başkaldıran, Yaşar Kemal'in söylemiyle; "İçinde başkaldırma kurduyla doğmuş" bir insanın 'mecbur adam'ın," İnce Memed'in hikayesi... ~ "İnce Memed dedikleri de bir sabi çocuk. Ama tepeden tırnağa yürek..." (s.344) Toroslar'dan Akdeniz'e uzanan Dikenlidüzündeki beş köyün en büyüğü Değirmenoluk Köyüdür. Memed, annesi Döne ile beraber Değirmenoluk Köyünde yaşar. Beş köyün de ağası Abdi Ağadır. Her sene köylülerin ekip biçtiklerine el koyar, onları muhtaç hale getirir. ~ "Dünya parayla alınır. Yürek alınmaz."(s.92) Bütün köylerin topraklarına sahip olmuş lâkin bir yüreğe sahip olamamış bir Abdi Ağa. ~ "İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli."(s.159) diyerek İnce Memed, Deli Durdu'nun çetesine katılır. Acımasız bir soyguncudur Deli Durdu. İnce Memed, onun yaptıklarını kabullenemeyince Cabbar ve Recep Çavuşla yanından ayrılır ve böyle böyle başlar hikaye... ---------- İnce Memed 2 "Kırlangıç yapar yuvayı Çamur sıvayı sıvayı." İnce Memed, Vayvay Köyünde Koca Osman ve Kamer Ana'nın evine sığınır. Ali Safa Bey Vayvay Köyünün ağasıdır. Abdi Ağa ölünce kardeşi Hamza, Değirmenoluk Köyünün ağası olur. İnce Memed'in; ~ "Abdi gitti. Sonra Kel Hamza geldi Abdi'den bin beter. Eli kanlı. Kan kusturdu millete. Eee, bunun sonu ne olacak? Abdi gitti, Hamza geldi. Bir Hamza bin Hamza etti..."(s. 233) sorgulamalarıyla geçiyor daha çok bu seri. Fakat köylülerin bütün ümidi İnce Memed'tedir. ~ "Zulme karşı koymamak zalime ortak olmaktır."(s.181) düsturunca
Edebiyat Roman
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
Reklam
Reklam