"Eğer bir hata yaptıysan özür dile. Minnet duyuyorsan teşekkür et. Kafan karıştıysa soru sor. Bir şey öğrendiysen öğret. Sıkıştıysan yardım iste. Yanlışsan kabul et. Karşılıksız verebiliyorsan ver. Birini seviyorsan ona şimdi söyle."
Arkadaşlarından birisine söyle tavsiyede bulunmuştu:
Bir arkadaşının hoşlanmadığın bir şey yaptığına dair bir haber alırsan, sakın ola ki hemen ona karşı düşmanlık besleyip dostluğu kesme. Böyle yaparsan, yakinen bildiğin bir şeyi şüphe sebebiyle terk etmiş olursun. Boyle bir durum olursa, o arkadaşına, "senin şöyle şöyle yaptığına dair bana bir haber ulaştı" de. O haberi sana getireni zikretmen de uygun olur. Eğer inkâr ederse, "sen ondan daha doğru söyledin ve bu işten uzaksın" de ve daha fazla bir şey söyleme. Eğer itiraf ederse ve o işi yapmakta bir mazeretini bulursan, o mazereti kabul et. Eğer o işi yaptığını reddetmezse, " işi yapmaktaki amacın neydi" diye sor. Eger bir özür beyan ederse kabul et. Eğer arkadaşın herhangi bir mazeret beyan etmez ve sen de bir çıkış yolu bulamazsan, onun o işi yaptığını kabul et ve onun bir kusur işlediğini düşün.
Biraz sonra uyumaya gideceksin. Düşün bakalım; eğer yarın uyanmazsan, eğer bugün dünyadaki son günün olacaksa hayatta yaptıklarınla gurur duyar mıydın? Hele sor bunu kendine!